• 06-10-2010, 19:05:09
    #1
    Yaklaşık 2 aydır birçok vps satışı yapan firmaya Intel Server Systems sunucu satışı yaptık. Bu tip VDS/VPS satışı yapan birçok firma donanım tarafında eksikliklere sahip olduğu için genelin kullandığı makinalara yöneliniyor.

    Bütün makale boyunca bahsettiğimiz bütün ürünleri ve hizmetleri Kuarktek olarak sizlere sunmaktayız. Ürünü biz temin ettiğimizde çözüm için hehangi bir ücret almamaktayız. ( Örn. RAID kartı alınınca sununcunun vps satışı için buna uygun ayarlanması )

    Örneğin ilk kullanılmaya başlandığında 2500-3000TL gibi fiyatlara malolan Core i7 920 makinalar bugün 2000TL civarına toplanabiliyor. Intel'in en son işlemci mimarisi ile üretilen bu desktop işlemcileri masaüstü için oyunlar dışında gereksiz olan muazzam bir işlem kapasitesine sahip oldukları için online hizmet sektörünün ilgisini çekmiş ve makinalar geçtiğimiz sene içerisinde Core i7 serisine kaymaya başlamıştır.

    Öncelikle Intel Core 2 ve Intel Core i platformuna bir göz atmak lazım.

    Intel Core 2 İşlemci mimarisi

    Bu mimari 2006 yılında Conroe serisi ile lanse edilmiş oldu. İlk çıkan işlemciler dualcore işlemcilerdi. Önceki Pentium mimarisine nazaran daha uzun pipelinelar, daha verimli kullanılan önbellek, branch prediction, instruction fusion gibi birçok özelliği bünyesinde barındırıyorlardı. Böyle %20 - 80 arasında bir performans sıçraması yaşandı. Daha sonra Kensfield çekirdeğine sahip Intel Core 2 işlemciler piyasaya çıktı. Q6xx serisi işlemciler ( Q6600 vb. ) ilk Intel Core 2 Quad olarak adlandırılan alt mimariye ait işlemciler olarak hosting ve vps hizmetleri veren firmaların fiyat/performans gözdesi işlemciler oldular. Uygun fiyata 4 çekirdeğin performansı hem müşteriler hemde hizmet sağlayıcıları tarafından çok ilgi gördü. Ardından yine mimari olarka iyileştirmelere, daha az ısınma özelliğine ve daha yüksek önbelleklere sahip Yorkfield serisi işlemciler geldi. Q8xx ve Q9xx serisi bu işlemciler ( Q9550 sektörde en çok kullanılan işlemcilerden birisi olmuştur. ) daha az ısındıkları için daha uzun süreler hata vermeden çalışabiliyordu. Q6600'ün sık sık istediği restart problemleride çözülmüş oldu, 100'lerce gün açık desktop Q9550 makinalar ortaya çıkmaya başladı.

    İşlemci çekirdekleri ve bellek

    Bellek bant genişliği Pentium mimarisinden itibaren Intel için önünde çekirdeği arttırmaya yönelik bir engel oldu. Core 2 Duo E6600 işlemci ile Core 2 Quad Q6600 işlemci arasında çok çekirdek performansında 1.6'larda kalan katsayının en büyük sebebi her iki işlemcininde ortak kullandığı bellek mimarisinin sınırlarına ulaşmış olmasıydı. Anakartın üzerindeki kuzey köprüsü işlemci ile bellek arasında bir köprü görevi görüyordu. FSB ( Front Side Bus ) işlemciyi kuzey köprüsüne bağlıyordu. ( P35 / X38 / P45 / X48 vb. ) Aynı zamanda belleklerde kuzey köprüsüne bağlıydı. Ayrıca ağ kartı, ses kartı, sabit diskler vb.. bütün i/o cihazlarıda yine kuzey köprüsüne bağlıydı ve bütün bu parçalardan kuzey köprüsüne farklı veriyorlları ile akan veriler kuzey köprüsünden işlemciye sadece bir veriyolu ile bağlıydı. FSB. Buda çekirdek sayısı arttıkça arta işlem kapasitesinin ihtiyaç duyduğu bellek bant genişliğini arttırıyordu. Intel çekirdekler tarafından aranan bilginin belleğe ulaşmadan önbellekten çekilebilme olasılığını arttırmak için sürekli yeni modellerde önbellek arttırımına gitti. FSB hattı köprü gişeleri gibi 50 tane şeritten 4 şeride düşmek ile aynı durumu yaşatıyordu işlemciye.

    Intel Core i Mimarisi

    Intel Core i mimarisi önceki mimarinin en büyük problemini kapatma yönünde atılan bir adım oldu. Bellekler ile kuzey köprüsünün iletişimi kesildi. Bellekler direk işlemciye bağlandı ve işlemcinin içine sadece belleklerin kontrolunden sorumlu IMC ( Integrated Memory Controller ) denilen bir modül eklendi. Böylece anakartın üzerindeki köprü yongası ile işlemci arasındaki veri hattı kapasitesinin büyük bir çoğunluğu boşa çıktı. Sırf bu iş için QPI denilen veri hattı teknolojisi üretildi ve işlemcide kullanıldı. Yine birçok müşterimizin yanıldığı noktalardan bir tanesi Intel Core i işlemcilerde kullanılan 6.4GT/s / 4.8GT/s şeklindeki işlemci özelliğinin bellek ile hiçbir alakası yoktur. Bu tamamen işlemci ile anakart köprüsü arasındaki veriyolunun hızıdır. Artık bu veriyolunda sadece ağ kartları, ekran kartları, sabit diskler, USB gibi cihazların verileri kullanılmaktadır. 4.8GT/s bir QPI veri hattı hızı ( i7 920 / i7 930 ) saniyede 19.2 GByte veri aktarımına izin veriyor. Yani 153,6 Gbit/s. Böyle bir bant genişliğini doldurabilmeniz için makinaya 153'tane full yükte 1Gbit ağ kartı takmanız gerekir. Aynı şekilde bellek bant genişliğide kendine özel veri hattına ve micro çekirdeğe sahip olduğu için 4 ile 11 kat arasında artış gösterdi. Buda ortaya özellikle sanallaştırma için canavar bir mimari çıkardı.

    Sektörün tercih ettikleri

    Bugün sanallaştırma üzerine yoğunlaşan birçok firma Core 2 Quad Q8300/Q9300/Q9550/Q9650 veya i7 920 ve i7 930 işlemci kullanmaktadırlar. Aşağı yukarı her bir makinaya 7-10 arasında VPS açılmaktadır. Makinaların neredeyse hepsi desktoptır. Yani dekstop bir kasa, desktop bir anakart vb.. Bu öncelikle enerji kullanımını ciddi oranda arttırmaktadır. Onboard ekran kartlı anakartlar kalitesiz üretildikleri için genelde harici ekran kartı takmak tercih edilir. Anakartın üzerine koyulan onlarca yeni teknoloji ve yonga anakartın mimarisini ve temel yazılımını karmaşıklaştırır. Intel Core 2 Quad mimarisinin en büyük dezavantajı bellek bant genişliği yüzünden 3-4 VPS'ten sonra işlemci yükü olmamasına rağmen açılan her VPS'te diğer VPS'lerin performansında düşüş yaşanmasıdır. Bu mimari ile günümüzde hala firmalar VPS satışı yapmaktadır fakat firmalar artık her makinaya X kadar VPS garantisi şeklinde müşteriye hizmet kalitesini arttırmak amaçlı makina özelliklerine doğru kaymaktadır.

    Intel Core i serisi makinalarda ise durum yine aynıdır. Bellek bant genişliği muazzamdır, işlemci gücü aşırı artmıştır fakat yine makina başına açılabilen VPS sayısı 7-12 arasında kalmıştır. Aslında değişen birşey vardır, buda artık Core 2 Quad mimarisindeki 1GB'lık bir VDS ile Core i mimarisindeki 1GB'lık VDS performansı arasında dağlar vardır. Oyun VDS'i satanlar aynı bellek miktarı ile düşük lagde daha yüksek oyuncu kapasiteleri sunucular satabilmeye başlamışlardır, bu tarafta problem yaşanmamaktadır fakat hosting tarafında hala ciddi miktarda VPS açılımı yapılamamaktadır. Kimi zaman sabit disklerle ilgili problem vardır, kimi zaman hız şikayetleri.

    ECC ( Error Correcting Code ) Bellek

    Bellek miktarları aşırı büyüdü ve bellekler aşırı hızlandı. Masaüstünde kullandığımız bellekler artık 12GB seviyelerine rahatlıkla çıkabilmektedir. Wikipedia'ya göre maximum bir gigabytelık alanda bir saatte bir bit bozulma yaşanmaktadır. Minimum ise bir gigabytelık alanda bir yüzyılda bir bit bozulma yaşanmaktadır. Bu tabiki işlem gören bit sayısına görede değiliklik göstermektedir. Örneğin aşırı yük altında çalışan 12GB'lık bir VPS sunucuyu ele alırsak en kötü ihtimalde saatte bellekte 12bitten fazla bozulma yaşanacaktır.En iyi ihtimallede bir yüzyıl sonra 12bitlik bozulma yaşanacaktır. Bellek içindeki veri bozulmanın bu kadar rastgele olabiliyor olması, neye göre olduğu gibi durumlara çözüm bulmak yerine mühendisler bu verilerin bozulmuş olsalar bile ulaştıkları yerde düzeltilebildikleri bir teknoloji üretmiştirler. ECC bellek teknolojisi. Bir bitlik bozulma herhangi bir resim verisinde olursa bu bir problem olmaz, fakat daha önemli bir dynamic stack, kernel, service dll gibi verilere denk gelirse makinanın çökmesine sebep olabilir. Ayrıca yukardaki veriler düşük GB'a sahip makinalar için verilmiştir. Intel mühendisler 8GB bellek üzerine çıkıldığında bellekteki bit bozulma riskinin 20 kat arttığını açıklamıştır. Buda bellekte zaten aşırı miktarda veri giriş çıkışı ve işlemesi yaratan VPS/VDS sunucular için aslında en büyük problemdir. Özellikle 12GB'lık i7 920/930 makinaların restart atmasının genel olarak arkasındaki problem budur.

    VPS ve İşlemci

    Bir makinanın içine sabit bir tür VPS açılacak ise ( Örn. Full hosting, Full Metin2 vb.. ) o makinanın ihtiyacı üç aşağı beş yukarı belirlenebilir. Her bir VPS için verilecek bellek miktarına karşılık ihtiyaç duyulacak işlem gücü belirlenebilinir. i7 920/930 karşılığında risk limitlerinde kullanılabilecek 8-12GB belleğe karşılık oldukça yüksek bir işlem gücüne sahiptir. Maliyetli olan bu işlemciler için kullanılan yan parçalar da işe uygun olmamalarına rağmen maliyetlidir. Bugün bir X3430 işlemci ile i7 930 işlemci neredeyse aynı fiyattadırlar ( Dell X3430 veya HP X3430 işlemci değil Intel X3430 olarak kutulanan işlemciler. Aralarında aslında hiçbir fark yoktur. ) X3430 Core i5 mimarisi kullanmaktadır, Core i7 930 ise i7 mimarisinde üretilmiştir. Core i5 çift kanal bellek mimarisi kullanmaktadır, Core i7 3 kanal bellek mimarisi kullanmaktadır. Core i7 930 aslında X3430 işlemciden çok daha iyi bir işlemcidir fakat Core i7 930 önündeki en büyük engel anakarttır.

    Sanallaştırma ve Anakart

    Anakart çok gözardı edilen bir parçadır sanallaştırma konusunda. Şöyle göz ardı edilmektedir, bazı firmalar en düşük fiyatlı anakartı kullanmakadır fazla önemli olmadığını düşünerek, bazıları ise en üst seviye içinde tonla ekstra kullanılmayan özellik olan ve bir dünya para olan anakartları seçmektedir anakartla ilgili hiçbir problem olmayacağını düşündüğü için. X58 chipseti desktop için imal edilmiş bir chipsettir. SLI ve Crossfire teknolojisini barındırır, bu iki teknojide ekran kartları içindir. Aslında X58 tamamen ekran kartlarına yönelik bir mimaridir. Ekran kartları ile işlemci arasında çok hızlı transfer yapmak, oyunlar için maksimum performansı almak için üretilmiştir. Bunun getirdiği en büyük dezavantaj chipset yongasının büyük bir kısmını pci express kontrolculerinin kaplamasıdır. Öte yandan Intel 3420 chipset ( Masaüstünde P55 chipsetin karşılığı sunucu tarafındaki chipset ) tamamen saf bir yapıya sahiptir. Sabit disk ve ağ kartından gelen veriler önceliklidir. Amaç işlemciye işlenmesi gereken verinin en hızlı şekilde ulaştırılmasıdır. X58 chipsette ise amaç ekran kartına verinin en hızlı şekilde ulaştırılmasıdır, işlemci ikinci plandadır. Bu fark yüzünden işlemci ile ilgili verinin muazzam boyutlara ulaştığı, sabit disk i/o miktarının aşırı fazlalaştığı ve ağ kartına sürekli ciddi boyutlarda verinin gidip geldiği bir sanallaştırma yapısında X58 chipset bir noktada çuvallamaya başlamaktadır. Bu nokta ise ne işlemcinin maksimum noktasıdır, nede belleklerin. Bu yüzden açılan VPS adedi arttıkça her VPS'in performansında düşüş yaşanmaktadır. Aynı zamanda anakartın üzerinde barındırdığı birçok ek özellik ( Bios update tools, USB3, Ekstra SATA/IDE controller, ses kartı, realtek desktop ağ kartları ) çalışmasa bile BIOS tarafından orda olduğu ve kontrollerinin yapılması gerektiği bilinmesi gerektiği için BIOS yazılımını karmaşıklaştırır. Bu karaşıklık biostan dolayı oluşan uyumsuzlukları ve çökmelerin miktarını arttırır. Bu yüzdendirki desktop anakartlarda aşırı sıklık ile bios update yayınlanır. Bu updateler yeni çıkan birçok belleğe ve parçaya uyumluluklarıda içermek için gerekli düzeltmelere sahiptir. Bu düzeltmeler bazen eski performansın alınamamasına kadar varan problemlere sebep olabilir.

    Birçok kişinin bilmediği şey Intel 3420 chipset bir anakarta i5/i3 desktop işlemcilerinde takılabilindiğidir ve böyle bir deneme yapıldığında aynı işlemci ile desktop anakartında alınan performanstan çok daha iyi performans alınabilindiği görülecektir. Bunun kanıtı şu anda satış yapmış olduğumuz mevcut X3430 sunucularda sanallaştırma yapan müşterilerimizdir. i5 serisi bir işlemci olan X3430 ile i7 serisi bir işlemci olan i7 930 makinalara göre çok daha yüksek adetlerde VPS açabilmektedirler ve bunu bütün sunucu maliyeti olarak aynı fiyata malederek yapabilmekteler. Aynı şekilde i7 920/930 işlemcilerde Intel 5500 veya 5520 chipset sunucu anakartına takılabilinmektedir. Anakart hiçbir şekilde uyumsuzluk yapmamaktadır. Sadece tek işlemci kullanılabilir şekilde konfigurasyon ayarlanabilir. Xeon 55xx ve 56xx seris işlemciler çift işlemci kullanımı için kendi aralarında da haberleşebilmek için ekstra birer QPI hattına sahiptirler. i7 920 ve 930'ların bu işlemcilerden tek farkladır bu QPI hattının olmamasıdır. Bu yüzden sunucu anakartlarına takılıp çalıştırılabilinir. Hatta Intel Workstation 5500 veya 5520 chipset anakartlarına takılıp workstation çözümü olarakta rahatlıkla satılabilinir. Aynı şekilde X34xx / X35xx serisi xeon işlemcileri P55 anakartlarda, 55xx ve 56xx serisi işlemcileride X58 chipset desktop anakartlarda kullanabilirsiniz. Bizzat şu anda bu yazıyı yazdığım makina Gigabyte X58A UD7 ve X5680 işlemci kullanmaktadır hiçbir problem olmadan.

    Sanallaştırma ve Sabit Disk

    Sanallaştırma için en önemli şeylerden bir tanesi sabit disk bant genişliğidir. Birçok sanal makinanın üzerinde çalıştığı bir diske birçok ufak yada büyük okuma ve yazma isteği gönderilir. Bu istekler özellikle diskin plakaları üzerindeki ayrı noktalardan isteneceği için plakalara ait kafaların veriye yönlenmeleri zaman alacaktır. Her bir veriye kafa kayması sırasında zaman kaybı olur. Sabit diskler için belirlenen Random Access özelliği ms cinsinden rastgele ayrı noktalardaki datalara ortalama ulaşım süresini verir. Milisaniye cinsinden olan bu değer her kafa oynamasında ortalama kaybedilen süreyi gösterir. Örneğin hosting vpsleri barındıran bir sunucuda bir diskte 5 vps tutulduğunu varsayalım. Özellikle hosting vpslerinin içi binlerce dosya ile doludur. İmaj dosyaları, kod dosyaları vb.. Diskin kafası bir noktada iken kendisinden istenen veri plakanın dönüşünde kafaya denk gelmiyorsa kafa yer değiştirecektir. Saniyede bir diskten yüzlerce farklı noktadaki dosya isteği doğunca diskin kafasının yer değiştirmesinden dolayı kaybedilen zaman sunucuda ciddi yavaşlamalara sebep olur. Hatta sırada bekleyen işlemler arttıkça işletim sistemleri donar. Bunun sebebi işletim sistemi diskten istediği veriyi almadan bir başka process isteyemeyeceği bir işlemde olabilir. Bu durumda diskten dolayı vps kitlenmeleri doğar ve sonucunda reboot gerekir. Çeşitli sanallaştırma yazılımlarında her bir diskteki okuma ve yazma gecikmeleri raporlanabilir. Bu gecikmelerin ortalama 40ms üstüne çıkmaması gerekmektedir. 40ms civarında seyreden bir diskte ani bir disk istek yükü binerse veri isteği sırası şişecektir ve vps kitlenmesi muhtemel hale gelecektir.

    Mevcut birkaç teknoloji özellikle VPS'ler için çok önemlidir fakat birçok firma tarafından kullanılmamaktadır. Özellikle desktop makinalarda kullanılan sanallaştırma yazılımlarında NCQ destekli disklerin ana işletim sistemine driverlarının düzgün yüklenip NCQ özelliğinin aktif edilmesi gerekmektedir. NCQ ( Native Command Queing ) arka arkaya gelen veri isteklerini sırayla işlemek yerine belli bir algoritmaya göre sırada yerlerini değiştirir. Böylece kafanın o anda yakınında olan veriler önce okunur ve zaman kaybı minimuma iner. NCQ destekli bir diskiniz varsa NCQ'yu nasıl aktif edebileceğinizle ilgili çeşitli forumlarda birçok dokuman bulabilirsiniz. Diskin içindeki vps çeşitlerine göre %0-25 arası performans kazanımı gözlemledik. Özellikle hosting VPS'leri için çok önemli bir değerdir.

    Ayrıca disklerin cache belleklerinede önem verilmemelidir. Cache bellekler günümüzde bir pazarlama aracı haline gelmişleridir. 250GB 16MB cache bellekli bir disk yeri geldiğinde 1TB 64MB/32MB cache bellekli bir diskten %20 daha performanslı çalışabilir. Cache bellek sık kullanılan verileri cache belleğe atmaya çalışır fakat vps makinaları tek bir virtual disk dosyası yaratır ve bu dosya içine sanal olarak birçok dosya varmış gibi veri yazar. Sabit disk ise sadece virtual disk dosyasını görür ve bu dosya cache bellekten büyük olduğu için cache belleğe alınmaz. Bu durumda vpsler için büyük cache belleğinde bir faydası olmaz cünkü kullanılmaz. Eğerki fazladan disk takabileceğiniz bir anakartınız varsa ufak kapasite fakat hızlı diskleri tercih etmek çok daha verimli bir vps makinanız olmasını sağlar. Günümüzde üst seviye anakartlara 10 veya üzeri disk takılabilmektedir. Kasanızda yer olmasa bile diskleri kasanın iç tabanına ufak bir metal plaka ile vidalayarak fazladan disk koyabileceğiniz bir ortam yaratabilirsiniz. Böylece desktop makinalarda sıkça olan disk çökmelerine karşıda VPS makinalarınızı yaydığınız için büyük disklere göre disk çökmelerinden daha az vps etkilenir.

    Eklenecekler:
    • Düşük konfigurasyon yüksek adette sunucumu? Yüksek konfigurasyon düşük adette sunucumu?
    • Sanal sunucuların donanımsal analizini yaparak performans arttırmak
    • Sanal sunucularda backup seçenekleri
    • Vmware ile bir sanal sunucunun bir başka sunucuda mirror olarak çalışması



    http://www.kuarktek.com

    Kuark Bilişim Teknolojileri
    Murat Özsaygılı
    0532 5928847
    msn: murat_ozsay@hotmail.com
    e-posta: murat.ozsaygili@kuarktek.com
  • 06-10-2010, 19:05:45
    #2
    Sanallaştırma ve RAID

    RAID işlemi birçok açıdan sunucularda korkulan bir çözümdür. RAID ile ilgili en çok korkulan şey veri kurtarmada karşılaşılacak maliyet ve problemlerdir. Bu konuya daha fazla değinmeden önce öncelikle RAID'in ne olduğunu daha iyi anlamak gerekiyor.

    RAID ( Redundant Array of Independent Disks ) basitçe açıklanacak olursa birçok diskin sanal olarak belli özelliklere sahip tek bir disk olarak çalışmasıdır. İki türlü RAID çözümü vardır. Sofware ( SW RAID ) ve Hardware ( HW RAID ). Aslında ikiside donanımsal olarak yapılır, software RAID çözümünde anakartın üzerinde hali hazırda gelen trafikten sorumlu I/O Hub denilen çipin içindeki özelliği ve işlemcinin işlem kapasitesini kullanarak yapılan RAID çözümüdür. HW RAID ise ayrıca takılan ve bu iş için özel olarak üretilmiş RAID kartları ile yapılan uygulamalara denir.

    SW RAID kesinlikle sunucu sektöründe uygulanmaması gereken bir çözümdür. RAID ile ilgili bütün işlemlerde sunucu ve disk trafiğinden sorumlu basit bir disk üzerinden yapılan bu işlem sunucu disk işlem trafiğini kaldıracak bir yapı için tasarlanmamıştır.

    HW RAID ise kendi raid kartı, raid işlemcisi ve raid belleği ile sistemin geri kalanından bağımsız bir iç bilgisayar gibi çalışır. Bu yapının amacı daha üst merci olan sunucu anakartına,işlemcisine ve işletim sistemine istenen veriyi en hızlı şekilde ulaştırmaktır.

    Raıd türlerine göre hız / güvenlik kombinasyonları yapabilirsiniz.
    • RAID0: İki veya daha fazla diski tek diskmiş gibi çalıştırabilir. RAID0 mantığında bir veri bloğunu disk sayısına bölerek her diske bir parçasının yazılması ile hızı yakalayabilmek vardır. Diyelimki tek bir diskinizin okuma hızı 80MB/s, 800MB'lık bir dosyayı okumanız 10sn sürer. Öte yandan bu dosya 2'ye bölünüp iki farklı diske yazılırsa ve okuma sırasında yarısı bir diskten yarısı bir diskten çekilirse iki diskin toplam okuma hızı 80+80=160MB/s olacak ve okuma süresi 5sn'ye düşecektir. Tabiki bu değerler teoridedir. Bu hızlarda yapının kalitesine göre hız düşüşleri olacaktır. RAID0'ın problemi disklerden bir tanesi göçerse bütün array ( disklerden oluşturulan virtual disk. İşletim sistemi bunu tek disk olarak görür. ) devre dışı kalır ve yedeğiniz yoksa verilerin geri dönüşünü yapamazsınız.
    • RAID1: İki veya daha fazla diskin ayna şeklinde kullanıldığı çözümdür. Bu çözümde n tane 500GB'lık diski RAID1 yaparsanız n-1 tane diskiniz uçsa bile array çalışmaya devam eder, makina durmaz, sadece array degraded olur. ( Degraded: Arrayın yapısındaki bir bozulma. ). Bozulan diskleri değiştirip rebuild yaptığınızda sisteminiz normal konuma geçip işlemeye devam eder. RAID1 hiçbir hız avantajı sağlamaz. n tane 500GB disk kullandığınızda disk kapasitenizde 1 x 500GB olacaktır.
    • RAID5: Üç veya daha fazla diskin kullanıldığı çözümdür. Bu çözümde diyelimki A-B-C diye 3 tane 500GB diskiniz olsun. Veri iki parçaya bölünür ve bu veriden parity check diye üçüncü bir veri yaratılır yani elinizde toplam 3 parça olur. Bu parçaları ayrı ayrı disklere yazar. Her verinin parity check bilgisi bir başka disktedir. Böylece 3 diskten bir tanesi çöktüğünde sistem çalışmaya devam eder ve bozulmuş diski değiştirdiğinizde sistemi tekrar normale döndürebilirsiniz rebuild işlemi ile. RAID5 RAID0 kadar okuma hızına sahiptir fakat yazma hızı RAID0'a göre çok düşüktür. Tek diske göre yinede performans kazanırsınız. Yazma hızının düşük olmasının sebebi bir bilgi arraye yazılırken parity check bilgisininde yazılıyor olmasıdır. Toplam kapasiteniz n disk için n-1 disk kadardır.
    • RAID10: RAID10, RAID1 ve RAID0'ı birleştirir. 2 katmanlı bir raid mimarisi yaratır. Minimum 4 disk ile yapılabilinir. diskler 2'lik gruplara ayrılarak 2 tane RAID1 sanal disk yaratılır sonra bu 2 sanal disk RAID0 yaratılarak bir tane RAID10 disk yaratılır. Toplam kapasiteniz 2 diskinki kadar olur fakat burda hem disk çökmesine karşı korunmuş olursunuz hemde 2 diski RAID0 yapmak kadar performanslı olur.

    Öncelikle sanallaştırma yaparken bir sunucuda 3'ten fazla az yük bindiren sanal sunucu açacaksanız RAID işlemi tamamen gereksizdir. Diyelimki 4 disk ile RAID0 yapsanız bile 4 x 80MB/s okuma elde edemeyeceksiniz. Taş çatlasın 200MB/s okuma elde edebileceksiniz. Burdaki kaybınız gereksiz tabiki. İkincisi ise RAID array tek bir disk olarak görülür ve işletim sistemi tarafından buna göre işlem görür. Diyelimki bir sanal sunucunuz diske abandı, bütün disk bant genişliğini kullanmaya başladı, bütün yumurtalarınız tek sepette olunca diğer sanal sunucularda bundan etkilenir fakat sanal sunucuları ayrı ayrı disklere dağıttığınızda problemli vps sadece bulunduğu diskteki diğer vpsleri etkiler.

    Öte yandan karşılaştığımız ender bir iki durumda çok güçlü vps çözümlerinde RAID0 gerekebilir. Örneğin 16GB bellekli bir makinada tek bir VPS 9GB bellek harcıyor ve ciddi disk işlemi yapıyor. Öte yandan aynı makinada müşterinin kendi satış sitesi, bir başka müşterisinin VPS makinası gibi çözümler mevcuttur. Bu 9GB'lık VPS makinasını ayrı bir dedicated makinaya alması durumunda boşa vereceği donanım ücreti ve elektrik ücretini ödemek istemez. Bu durumda daha ucuza malolacak olan bir RAID kartı ile bu vps'e ait 2 tane disk RAID0 yapılarak ciddi performans kazancı elde edilir. ( Vmware ESX ve ESXI'da istediğini büyüklükte makinalar açabilirsiniz. Performans açısından herhangi bir problem çıkarmaz. Hatta belli donanımları sadece o vps'in kullanımına sunabilirsiniz. Örneğin dedicated ağ kartı, dedicated raid kartı vb. )


    Sanallaştırma ve RAID Kartı

    RAID kartı özellikle siz hosting ve vps işi ile uğraşan arkadaşlar için büyük bir nimettir. Çoğu kişi RAID ile ilgili bilgiye sahip olmadığı için, ingilizcesi pek iyi olmadığından kaynak bulamayacağını düşündüğü için veya başlı başına sektörde yanlış RAID çözümü uygulamış meslektaşlarının başına gelenlerden dolayı bu parçayı tamamen göz ardı eder.

    Raid kartının yaptığı en önemli şey sabit disk ile ilgili bütün işlemleri kendi üstüne alır ve işlemcinin fazladan işlem yapmasına, verilerin git gel yapmasına gerek kalmaz. Ama asıl önemli olan anakartın aşırı veri okuma sırasında oluşan darboğazlardan dolayı diskle bağlantıyı koparması sonucu oluşan vps kitlenmesini minimuma indirir. RAID kartının veri önceliği belirlemesi anakarta göre çok daha hızlı ve verimli çalışır. RAID kartı kendi biosuna, DDR2 belleğine, işlemcisine ve SATA/SAS portlarna sahiptir. İsterse yazılması gereken veriyi DDR2 belleğinde bekletip okunması gereken veriyi çeker.

    Makinanızdaki diskleri RAID kartına bağlanamız demek illaki RAID yapmanız gerekiyor demek değildir. RAID kartının biosu anakartın biosundan sonra hemen karşınıza gelir. Intel RAID Kartlarında CTRL+I veya CTRL+G gibi kombinasyonlar ile biosuna girersiniz ve kolay bir arayüzde sanal disklerinizi yaratabilirsiniz. Her bir sanal diske bir tane sabit disk atarsanız RAID yapmadan raid kartının bütün nimetlerini kullanarak bir sistem kurabilirsiniz.

    RAID yapıyor olun yada yapmayın yukarıda anlattıklarım aklınıza yattıysa ve bunu uygulamayı düşünürseniz bilmeniz gereken çok önemli birşey var. RAID kartları üzerlerindeki bellekleri disklere yazılacak verileri bekletmek için kullanır. Bu ciddi bir performans kazanımı sağlar, disklerin üzerindeki yük azaldığında veriler yazılır. Yazılmamış bir veriyi işletim sistemi isterse de direk belleğinden çekip verir. Fakat bu DDR2 bellek volatile memory kategorisine girer. Yani elektrik kesilirse içindeki bütün bilgiler gider. Yani yazılmayı bekleyen bir veri varsa yazılma ve veri bozulmalarına sebep olabilir. Bunu önlemenin 3 yolu vardır, birincisi elektriğin kesilmeyeceğinden emin olursunuz, ikincisi raid kartlarına takılan BBU ( Battery Backup Unit ) gibi bataryalar ile elektrik kesilmesi halinde 24 saate yakın verilerin kaybolmasını engelleyebilirsiniz. Sistem tekrar güç kazandığında ve elektrik geldiğinde verileriniz disklere düzgün bir şekilde yazılır. BBU unitesi bir raid kartı fiyatına malolur. Üçüncü seçenek ise sanal diski yaratırken Write Through / Write Back seçeneklerinin seçildiği bölümde Write Through seçeneğini seçersiniz. Bu durumda veri anında hem DDR2 belleğe hemde diske yazılır. Bu toplam performansta bekletme yapılamayacağı için biraz düşüşe sebep olabilir fakat elektrik kesintisinde veri kaybınızı engeller.

    Intel RAID kartlarını neredeyse bütün desktop anakartlar ile birlikte kullanabilirsiniz. İhtiyacınız olan boş bir x8 pci express slotudur.


    Sanallaştırma ve Güç Kaynağı

    Aslında güç kaynakları sanallaştırma yapacak makina sahiplerinden çok dc sahiplerini ilgilendiren bir durum. Artık yedekli güç kaynakları her yerde. Bugün ATX bir kasa üzerine bile yedekli güç kaynakları satın alabileceğiniz firmalar mevcut. Bazı verimerkezleri güç kaynağının şebekeden çektiği amper üzerinden fiyatlandırma yapabiliyor. Burada güç kaynağının en önemli özelliği power factor denilen özelliktir. PF güç kaynağının şebekeden çektiği enerjiyi ne kadar kayıpla DC elektriğe çevirip makinanın parçalarını beslediğidir. ATX kasalarda bu 0.6-0.5'e kadar düşer. Bu durumda 100W enerji harcayan bileşenler şebekeden 200W enerji çekebilirler. İyi bir sunucu güç kaynağı minimum 0.8 PF'ye sahip olmalıdır. Bu değer güç kaynakları üzerinde verimlilik olarakta belirtilir. Aslında güç kaynağı sanallaştırma için değil her tür barındırma olarak kullanılan sunucu için önemli bir faktör, fakat sanallaştırma sunucuları ciddi yük bindirimi yaptığı için güç kaynağınıda en çok zorlayan kullanım türü olmakta. İkinci dikkat edilmesi gereken ise güç kaynaklarının zamanla yıprandığı ve watt kapasitelerinin düştüğüdür. Örneğin dandik bir atx kasa içindeki 300-400W güç kaynağı senede %10-20 güç kaybeder. Zaman içinde oluşan HDD bozulmaları, anakart yanmalarının ilk sebebi düzenli bir voltaj beslemesi alınamadığıdır. Güç kaybeden güç kaynağının içindeki bileşenler yıprandıkça sisteme beslenen 12v,5v ve 3.3v voltajları değişkenlik göstermeye başlar. Sunucu sistemlerin yük dengesi çok değişken olduğu için örneğin bir anda 50W güç çekerken bir anda 200W güç çekebilirken voltajların yük altındaki değişimleri çok büyük problemlere, reset atmalara, kitlenmelere ve parça bozulmalarına sebep olabilir. Özellikle sanallaştırma da bir işlemciye gelen 12v voltaj beslemesi değişken olursa işlemcide anlık problemlere sebep olabilir, buda rastgele vpslerin kitlenmesine sebep olabilir ve bunun sebebinin güç kaynağı olduğunu bulana kadar harcayacağınız iş gücü ve müşteri size 80+ kaliteli bir güç kaynağı almaktan çok daha pahalıya malolabilir. Vmware voltaj beslemelerini gösterebilmektedir. Bu durumda sık sık 12v, 5v ve 3.3v beslemeleri kontrol etmek, not etmek ve bunların aylık değişimlerini gözlemlemek güç kaynağınızın eskime durumu hakkında size bilgi verecektir.

    Bir diğer dikkat edilmesi gereken husus ise güç kaynaklarının watt kapasiteleridir. Bugün neredeyse bütün güç kaynaklarının üzerine artık peak watt değerleri yazılamaktadır. Yani 400W oem bir güç kaynağı sürekli 400W beslemesi yapamaz. Genelde üzerinde ufacık yazı ile 350W continious gibi ibareler olur. 400W'ı ise sadece 60-120sn gibi bir süreç sisteme verebilir. Bir diğer faktör ise güç kaynaklarının üzerinde yazan değerler oda sıcaklığında çalışacakları değerlerdir yani 25C. Bu dış ortamın veya güç kaynağının içinden akan havanın değil güç kaynağı içindeki kapasitör vb. parçaların sıcaklığıdır. Fakat güç kaynağı 20-26C arası olan dc ortam sıcaklığında bu komponentler 50C gibi sıcaklıklarda çalışırlar ve bu watt kapasitesinde çok ciddi düşüşlere sebep olabilir. Örneğin 400W peak değerdeki bir güç kaynağı aslında sürekli 240-250W güç sağlayabilecek kapasiteye sahip olabilir çalışma koşullarında. Buna birde zamanla eskime payınıda eklerseniz aslında ATX makina olarak kullanılan sunuculardaki disk patlamaları veya anakart yanmalarının neden bu kadar sık yaşandığınıda çözmüş oluyoruz.

    Kısaca i7 bir işlemci 4 disk = 600W 80+ güç kaynağı..



    http://www.kuarktek.com

    Kuark Bilişim Teknolojileri
    Murat Özsaygılı
    0532 5928847
    msn: murat_ozsay@hotmail.com
    e-posta: murat.ozsaygili@kuarktek.com
  • 06-10-2010, 23:17:30
    #3
    Çok güzel ve aydınlatıcı bir makale. Konu bence sabitlenmelidir. Ellerinize sağlık.
  • 07-10-2010, 20:37:50
    #4
    Update #1

    Sanallaştırma ve sabit disk ile ilgili bölüm eklendi.

    Eklenecekler arasına sanallaştırma ve güç kaynağı eklendi.
  • 07-10-2010, 23:40:35
    #5
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Ellerine sağlık muhteşem bir makale olmuş. Elime kağıdı kalemi aldım, tv'yi kapadım. Not ala ala okumaya başladım.
  • 11-10-2010, 19:46:44
    #6
    Sanallaştırma ve RAID
    Sanallaştırma ve RAID Kartı eklendi.
  • 15-10-2010, 06:10:52
    #7
    Verdiğimiz bilgilerden faydalanıyorsanız veya kendiniz bilmenize rağmen başkalarına yararlı olacağını düşünüyorsanız ilginizi bekliyoruz. Vps bölümü ilan bakımından çok aktif bir bölüm olduğu için konu çok çabuk aşağılara kayıyor.

    İlgi olduğu sürece hem bu konuda hemde diğer konularda bilgilerimizi paylaşmaya devam edeceğiz.
  • 15-10-2010, 07:43:00
    #8
    Makale için teşekkür ederim. Çok güzel bir makale olmuş.
  • 27-11-2010, 11:10:22
    #9
    Faydalı bilgiler aktarmışsınız. Çok teşekkürler. Devamını da getirmeniz dileğiyle...