Gözlem yapmayı severim. Benim dışımdaki mahkumları, infaz memurlarını, gardiyanları
ve hapishanenin genel yapısını tüm detayına kadar inceledim.
Tüm acı ve tatlı gerçeklerle birinci ağızdan yaşadıklarımı kısaca sunmak istiyorum size.
Kimse benim yolum oraya düşmez demesin. Çünkü bende öyle diyordum...
--------------
İlk giriş anımdan, çıkışıma kadar tüm ortam adeta tek bir amaç için tasarlanmış; itaat et.
Gözüme ilişen her şey üstümde egemenlik kuruyor. Göz dağı veriyor.
Dokunduğum her yer tedbir içeriyor. Çelik kadar sert.
Hatta içime çektiğim hava bile otoriter buyurganlığında. Zor nefes alıyorum.
İçerideki uyarı levhaları aynen şu şekilde:
"Mahkumların camdan dışarıya ziyaretçi kabul odasını izlemesi yasaktır!!!"
Sondaki üç ünlemin ne anlam ifade ettiğini tahmin etmek güç değil (:
Kanun dışılığımın cezasını, burada daha ağır kurallarla ödeyeceğimi biliyorum.
İçeriye adımımı attığım ilk anda, artık şundan eminim; bundan sonra kanunlara itaat edeceğim.
--------------
İlginçtir. Tüm cezaevi çalışanları çok neşe saçan insanlardı.
Özellikle gardiyanlar cana yakındı. Sanırım ben açık cezaevi mahkumu olduğum içindi.
Yani burada koşullar biraz daha yumuşatılmış.
Gardiyanlar tarafından, çoğu otelde bile göremeyeceğim nezaketle ağırlandım resmen.
Böylesi mahkum - gardiyan ilişkisi için eğitim aldıklarını düşünüyorum.
Hatta mahkumların cezası bitmeden önce rehabilite edildiği bir ortam olarak görüyorum artık orayı.
--------------
Başlıktaki "cezaevinden yeni çıktım" bir mahkum abimin sözü. Bakmayın raconvari söz olduğuna.
Ayhan abi dünya tatlısı, midesine düşkün tombik bir adam. Kendisi sucu.
Eşiyle birlikte ilk çocuklarını bekliyorlardı.
Benden hemen sonra o gelmişti. Onun burada ne işi var diye düşündüm.
Ama hayat işte, kimin ne olacağı belli olmuyor.
Bir ömür gibi gelse de, ikimizde aslında sadece 1 gün oradaydık. Hatta ikimiz aynı gün beraber çıktık.
Bunu kutlamak için lokantaya gittik. Ama Ayhan abi hala moddan çıkamamıştı.
Biriyle telefonda görüşürken "ceza evinden yeni çıktım delirtmeyin beni" diyordu

--------------
Tabi gelen her mahkum Ayhan abi kadar masum değildi.
Açık cezaevi pek çoğu için lütuftur.
Ama kıymet bilmez bazıları, sizi de kendini de yakabilir.
Tartışmadan, kavga etmeden günlerinizi geçirmelisiniz.
Aynı zamanda korkak davranmamakta gerekiyor.
Kendinizi ezdirmeden, orta yolcu olunmalı kısacası.
Benim gittiğim yer çoğunlukla roman mahkumların olduğu cezaeviydi.
Kendileriyle geçinmenin zor olduğunu düşünenler var. Ben öyle düşünmüyorum.
Çingeneleri seviyorum. Doğduğum yer bir çingene mahallesi.
Ve onların neden suça bu kadar eğilimli olduklarını da gayet iyi biliyorum.
--------------
Özetle, eğer pandemi koşulları olmasaydı, şuan orada olacaktım.
Kimsenin orada olmasını istemem. Yinede olursa bu hayatın sonu değil.
İnsan oranın havasını soluduktan sonra bambaşka biri olarak dönüşebilir.
Kitap okumaya ve sorgulamaya bol vakit bulunabilir.
Gözlemlerseniz, tarih boyunca buradan çıktıktan sonra çok büyük noktalara gelen insanlarda var.
Pek korkulacak kadar öcü bir ortam olmasa da,
HİÇBİR ŞEY ÖZGÜRLÜĞÜN YERİNİ TUTAMAZ.
--------------
19 kişi bunu beğendi.
Hocam geçmiş olsun be...