Ben Dış ticaret ve Türk Dili Edebiyatı mezunuyum.
Eşim dış ticaret, çocuk gelişimi, iç mimari, iş güvenliği, yaşlı bakımı, yerel yönetimler mezunu. Belki başka vardı aklıma gelmiyor.
Ben tekini, eşim iki bölümü örgün okudu. Kalanı açıktan. Yani bir çok şeyi deneyimledik. Üniversite kişisel gelişim için çok önemli. Bunu bilir, bunu söylerim. Ayakta durmayı, tek başına yaşamayı, kötülükleri, iyilikleri, dostlukları, düşmanlıkları her şeyi öğretiyor. Güvenmeyi de, çelme takılmayı da görüyorsun. Okumak Türkiye için bazı istisna öğrenciler hariç meslek için gereksiz bir kayıp. RTV mezunu çok arkadaşım var; sağda solda başka iş yapmaya başladı. Çok mühendis tanıdığım var ya başka iş yapıyor ya da asgari ücret ile çalışıyor. Mezun olduktan sonra ben dahi banka gibi alakasız sektörlerde iş yaptım. Sadece fabrikada bölümüm ile kısmen alakalı muhasebe ve ihracat kısmında yetki aldım. Haricinde mi? Şu an okulunu okumadığım yedek parça işi yaparken, eşim cafe işletiyor.
Bu işleri okumadan da yapardık ve yapanların çoğu böyle. Ama dedim ya kişisel gelişim... Okuduğum dönemde öğrendiğim bir çok bakış açısı ve alternatif düşünceler sayesinde 1.5 yıl içinde kaldığım sektörde deli cesareti ile kendi işletmemi açabildim.
Diyeceğim o ki okurken o bölümde kariyer yapma hayali ile okuma. Zaten saçma sistem seni genelde istediğin mesleğin bölümüne değil, kazandığın bölüme veriyor. Okuluna git. 2 yıl oku, 4 yıl oku, 5 yıl oku. O sırada elinden gelen her şeyi deneyimle. Üniversite bittiği zaman gerçek hayat seni acımasız bir şekilde bekliyor olacak. İşte o hayata hazırlık olarak düşün.
Fabrika dedim ya ben bilgime bilgi, deneyimime deneyim kattığım için bütün fabrikanın bütün muhasebe işlemlerini yaparken çok iyi ücret alıyordum ve işimde özgürdüm karışan yoktu, bölüm olarak mantıken benden üst seviye olarak gıda mühendisliği okuyan arkadaşlar asgari ücret alıyordu ve her türlü kısıtlamaya maruz kalıyordu.
Oku ama diploma sana hayat sunmayacak, o diplomayı alırken yaşadığın tecrübe ve bilgi sana hayat sunacak.