• 11-10-2026, 23:39:37
    #37
    iyisite.NET
    Argosa adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Artık Kafelerin doluluk oranlarına bakmıyorum bile hocam. Yollarda artık eski araba yok çok lüks arabalar dolu içerisinde ergen denilecek çocuklar bulunuyor Araba bayileri ağzına kadar dolu Kuyumcular da aynı şekilde anlam veremiyorum çoğu insanın gizli bir kabarık yastıkları mı var yoksa biz mi birikim yapamıyoruz veya az kazanıyoruz bu değirmeni bir biz mi keşif edemedik düşüncesi kafadan çıkmıyor.
    Çocuğum ana okuluna gidiyor.
    Sınıfta 28 çocuk var. Geçenlerde bir toplantı yapıldı 10 aile istenen bazı şeyleri almakta zorlandıklarını söylediler. 3 aile hiç bir şekilde alamıyor. Diğerleri de aldığımızda çok zorlanıyoruz bazen yetişemiyoruz, çocuğa yalan söylemek zorunda kalıyoruz diyenler oldu.
    Geçenlerde Esenyurtta bir adam babasının evinde intihar etti borçları yüzünden.
    Ben de bunları görmekten diğerlerini gözüm hiç görmüyor.

    Beni de kuyumcuda görmüşlerdir. 181 Gr altın borcu almıştım. Bulduğum her fırsatta yemeyip her türlü parayı gram almaya çalışırken uğraşıyordum. ( Bu benim zenginliğimden değildi mesela )

    Yine çevreme bakıyorum. Birbirinden altın, dolar borcu alanlar ödemek için buldukları her fırsatta aldıkları cinse göre TL den çevirip köşeye koyuyorlar ki borç bitsin diye.

    Onun dışında Araçlar konusuna gelecek olursak da. Eniştem araç aldı ama nasıl aldı. Çocuklara sünnet yaptı oradan gelen 350 bin + köşedeki 150 bin + kredi ile 500 bin gibi bir kredi çekti. Totalda 1,5 milyona geliyor o araç ona. ( Yani uzunca bir süre borç ödeyecek bir sıkıntıya girdi. İşten çıkma şansı bile yok )

    Amcamınoğlunun 1 aracı vardı. Yemez, içmez, gezmez biraz para biriktirdi ve kredi de çekerek Hyundai nin suv model 2. el aracını aldı.

    Böyle bir çok örnek sayabilirim. Eminim sen de sayabilirsin.

    Diğer tarafa da bakacak olursak.

    İllegalden para kazananlar, ticarette şansı olanlar, atadan, dededen zengin olanlar biraz daha hızlı yaşayabiliyor.
  • Dün, 00:24:08
    #38
    Linux adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çocuğum ana okuluna gidiyor.
    Sınıfta 28 çocuk var. Geçenlerde bir toplantı yapıldı 10 aile istenen bazı şeyleri almakta zorlandıklarını söylediler. 3 aile hiç bir şekilde alamıyor. Diğerleri de aldığımızda çok zorlanıyoruz bazen yetişemiyoruz, çocuğa yalan söylemek zorunda kalıyoruz diyenler oldu.
    Geçenlerde Esenyurtta bir adam babasının evinde intihar etti borçları yüzünden.
    Ben de bunları görmekten diğerlerini gözüm hiç görmüyor.

    Beni de kuyumcuda görmüşlerdir. 181 Gr altın borcu almıştım. Bulduğum her fırsatta yemeyip her türlü parayı gram almaya çalışırken uğraşıyordum. ( Bu benim zenginliğimden değildi mesela )

    Yine çevreme bakıyorum. Birbirinden altın, dolar borcu alanlar ödemek için buldukları her fırsatta aldıkları cinse göre TL den çevirip köşeye koyuyorlar ki borç bitsin diye.

    Onun dışında Araçlar konusuna gelecek olursak da. Eniştem araç aldı ama nasıl aldı. Çocuklara sünnet yaptı oradan gelen 350 bin + köşedeki 150 bin + kredi ile 500 bin gibi bir kredi çekti. Totalda 1,5 milyona geliyor o araç ona. ( Yani uzunca bir süre borç ödeyecek bir sıkıntıya girdi. İşten çıkma şansı bile yok )

    Amcamınoğlunun 1 aracı vardı. Yemez, içmez, gezmez biraz para biriktirdi ve kredi de çekerek Hyundai nin suv model 2. el aracını aldı.

    Böyle bir çok örnek sayabilirim. Eminim sen de sayabilirsin.

    Diğer tarafa da bakacak olursak.

    İllegalden para kazananlar, ticarette şansı olanlar, atadan, dededen zengin olanlar biraz daha hızlı yaşayabiliyor.
    Kesinlikle hocam herkesin çevresinde yada kendisi borçlu olan kişiler çok fakat ben - den değil tamamen + da olanlar gözüme çok batmaya başladı.
  • Dün, 01:30:10
    #39
    SaatciAdam adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Herkesi kafede görüyorsun ama orda gördüğün adam belki 1 ayda 3 defa gidebiliyor. Tatilde görüyorsun ama farklı kişiler paylaşıyor 100 kişide 10 kişi sana fazla hissettiriyor. Ankaradan yola çıkalım. Milyonlar yaşıyor kafelerin kapasitesi kaç max 50 herkes ayda 3 kere gitse sen dolu görürsün. Biraz algı yanılgısı bu, bi araba beğendiğinde trafikte paso onu görmeye başlaman gibi.

    Tabi şu da var. Ülkede biriktirip bişey almak hayal oldu. Ana-Baba-Amca-Dayı zamanında zeki davranmadıysa 28.000₺ maaşla 60.000₺ maaşla çöp bile alamazsın. Ankara’da eli yüzü düzgün bi ev almak istiyorsan 5-6.000.000₺ bulman Lazım. Dandik arabalar 1.500.000₺ ‘den başlıyor iyisi 2 ila 3 milyon. İnsanların bir şeye ulaşma amacı kalmadı. Ulaşabildiği ne ? Günlük yaşam. Arkadaşlarla buluşma, ucuz yollu tatiller, cafelerde oturmak vs.

    Artık cafe’de oturmayı bile lüx görürseniz bu ülkede, bu düzenin yolcusu olursanız indiğiniz durak cafede bile oturamadığınız bi durak olur. En başından beri insanlar birbirine bişeyleri fazla göre göre bu hale geldi. Önceden herkesin evi var, arabası var diyorlardı, bi zaman sonra herkesin telefonu var demeye başladılar, şimdi herkes Cafeler dolu diyor.

    1 sonra ki ne olacak herkesin evinde makarna var? Bulgur var mı ?
    Katılıyorum, ekonomi söylenildiği düzeyde iyi olsaydı zaten bu konu dahi açılmazdı; keza dibine kadar katılıyorum, tamamıyla algı durumu ile alakalı bir olay/görü…
  • Dün, 02:01:14
    #40
    Merhaba,
    273 milyar 868 milyon TL faiz
    geçen eylül ayı genel ödenen para tutarı. Faiz ile geçinen çok kişi var bizim akrabalarin cogu faiz ile geçiniyor, ana paranın değer kaybi pek kimsenin umrunda degil.
  • Dün, 06:59:19
    #41
    Saitama adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bu arkadaş 3 sene sonra aktif olmuş ve nedense hep bu ay yazmaya başlamış bakalım ilerde kokusu çıkar
    Merhaba

    Lütfen konu baltalayan yorumlarda bulunmayınız. Bu nedenle bir gün uzaklaştırıldınız.

    İyi forumlar.
  • Dün, 08:11:53
    #42
    heri19 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ülkenin 7-8 milyonu zengin zaten bu sayi da o kafelerin vs dolmasi için yeterli sayi.
    çoğu gösteriş ve başkalarının hayatına özenmekten ibaret, başkalarının hayatı diye dizi var sttarda izle ustam tamda bu konuyu işliyor.
  • Dün, 09:41:46
    #43
    Kafeye giden biri zengin değildir. Zenginler kafeye gitmez, üzerine fakirlik sinecek ortamlarda bulunmazlar.
  • Dün, 09:53:47
    #44
    Argosa adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kesinlikle hocam herkesin çevresinde yada kendisi borçlu olan kişiler çok fakat ben - den değil tamamen + da olanlar gözüme çok batmaya başladı.
    Kirli bakışın diyelim, kimin ne derdi var nereden biliyorsun? Dışarıdan bende normal gözükürüm fakat -600 içerideyim. Sen kimsin ki insanlar senin gözüne batıyor?
  • Dün, 11:47:50
    #45
    Bu durum aslında "Kafe Ekonomisi" olarak adlandırılan ekonomik olgunun bir yansıması. Kavram, 2008-2009 döneminde Yunanistan ekonomisini inceleyen araştırmalarla öne çıkmıştı. "Kafe Ekonomisi" kavramına biraz göz atarsanız, sorduğunuz soruların cevabını büyük ölçüde bulacağınızı düşünüyorum.