• 07-10-2026, 09:40:41
    #28
    Gokenim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şuan sizin gibi düşünenler sebebiyle sokakta binlerce okumuş işsiz var hiçbirisinin eline bir mesleği yok. Okudukları bölümler de 5 para etmez bölümler.
    Elbette okumak herkesin hakkı. Ama okumaya niyeti olmayan adamı zorla okutmaya çalışmanın nesini savunuyorsunuz gerçekten?

    yarın çocuğunuz olup okulda bu tip 2 tane hıyarla mücadele etmeniz gerekince anlarsınız
    Hocam benim hangi düşüncem okumuş işsiz tanımına uyuyor ?

    İlk ve Ortaoğretimi çöp gibi geçirmiş, Lise 1'de akran zorbası yaşayıp 1 seneyi 1 puanla tekrar edip, geri kalan 4 yılda "acaba bu sene okulda kalır mıyım?" telaşıyla okulu bitirmiş ve 2 Yıllık MYO'ü 3.5 Senede bitirmiş birisiyim Üniversite ortamıyla beraber bazı şeylerin farkına vardıktan sonra 21 yaşında kendimi buldum. Çok şükür 14 Senedir de aktif olarak çalışıyorum

    Zorunlu eğitimde zaten adamın yeri yok. Günümüz çocukları zaten okumaktan çok telefondan ya oyun oynuyor yada video izliyor. Başka bir etkinlikleri de yok.

    Okula gitmese o çocuk ne yapacak hocam ?
  • 07-10-2026, 09:50:37
    #29
    Bence burada sorun zorunlu eğitimin olması değil, herkese aynı eğitim yolunun dayatılması.

    Okumaya ilgisi olmayan veya akademik eğitimde zorlanan bir çocuğu yıllarca sadece sınıfta tutmanın çok anlamlı olmadığı konusunda katılıyorum. Ama çözüm “zorunlu eğitimi tamamen kaldıralım” olmamalı. Çünkü 13-14 yaşındaki bir çocuğun o yaşta verdiği “ben okumak istemiyorum” kararının bütün hayatını belirlemesi de doğru değil.

    Bunun yerine ortaokuldan itibaren çok daha güçlü mesleki eğitim seçenekleri olması lazım. Çocuk matematikte, edebiyatta çok başarılı olmayabilir ama elektrik, otomotiv, yazılım, mobilya, kaynak, tesisat, aşçılık gibi bir alanda inanılmaz yetenekli olabilir. Hem temel eğitimini almaya devam eder hem de gerçekten bir meslek öğrenir.

    Bir de okulda problem çıkaran her öğrenciyi “okumaz bundan” diyerek sistemin dışına atmak bana doğru gelmiyor. Bazen aile problemi vardır, bazen çevresi kötüdür, bazen çocuk gerçekten yanlış yönlendirilmiştir. 14-15 yaşındaki bir insan hâlâ değişebilir.

    Paylaşılan bıçaklı saldırı gibi olaylar elbette çok ciddi ve okul güvenliği konusunda daha sert önlemler gerektiğini gösterir. Ama birkaç ağır olay üzerinden bütün eğitim sistemini “istemeyen okumasın” noktasına getirmek de çözüm olmayabilir.

    Benim tercihim şu olurdu: Temel eğitim zorunlu kalsın ama lise çağında akademik lise dışında çok güçlü meslek okulları, çıraklık ve işletmede eğitim seçenekleri oluşturulsun. Çocuk hem sokakta kalmasın hem de mezun olduğunda elinde gerçekten para kazanabileceği bir beceri olsun.

    Yani mesele herkesi üniversiteye göndermek değil; her gence kendine uygun bir yol göstermek.