Terörsüz bir Türkiye, elbette hepimizin ortak temennisi olacaktır. Fakat barış ile hafıza arasında bir tercih yapmak zorunda değiliz.
Bu ülkenin binlerce evladı, terörle mücadelede hayatını kaybetti. Onların geride bıraktığı aileler, yarım kalan hayatlar ve ödenen ağır bedeller varken, hain terör örgütüyle yürütülen herhangi bir sürecin, adı ne olursa olsun, meşruiyet ve meşruiyet algısı açısından sorgulanması kaçınılmazdır.
Devletin görevi yalnızca geleceği kurmak değil, geçmişte ödenen bedelin anlamını da korumaktır.
Ben, şehitlerin hatırasını ve hukukun üstünlüğünü gölgeleyen bir yöntemi “çözüm” olarak asla ama asla kabul edemem.
Terörsüz Türkiye hedefi evet.
Terörün ve şiddetin siyaseten ödüllendirildiği bir yöntem, hayır.