İnsanların o pazaryerlerinden alışveriş yapmasının sebebi ürünün faturasının verilmesi, bir sorun olduğunda koşulsuz iade alınması veya servis süreçlerinin yürütülmesi ve daha sayamayacağımız kadar ek avantaj sunulması. (kargo ücreti avantajı, banka kampanyaları vb) Dava açtığında veya tüketici hakem heyetine gittiğinde karşında kurumsal bir firmanın olması. Millet bilmiyor mu gidip dükkandan almasını? "Garantisi benim" kalıbını ne çabuk unuttunuz? Faturasını sorunca faturaya gerek yok denmesini? Ürün arızalı çıkınca "ben sattım beni bağlamaz artık" denmesini? Unutma ki pazaryerleri arızalı ürünlerin servis süreçlerini de yürütüyor. Müşteri bilmiyor mu platformdan aldığında daha pahalıya aldığını? Millete kulp bulmak yerine "millet neden pazaryerlerine yöneldi" diye sormanız lazım kendinize. Pazaryerinden ürünü alırsın karşında muhatap vardır. Senin bahsettiğin gibi sitelerden alışveriş yaptığımızda karşımızda muhatabın olup olmadığını nasıl bileceğiz? Hazırlanmış süslü sosyal medya hesaplarına, kurumsal görünümlü web sitelerine itibar etmiyor kimse. Zaten itibar sağlamak en zor konu. İşlem hacmine göre gelen şikayet ve çözüm oranlarına bakarsan kendin de bir müşteri olarak pazaryerlerine evet dersin. Pazaryerlerinin yarattığı istihdamı,katma değeri (ek olarak sunulan ürün ve hizmetler, marka işbirlikleri ve dahası) bir kenara iteleyip ortaya konulan "standart" ı es geçemezsin. Sen kendi dükkanında bir ürünü 100 tl ye müşteriye satarsın sonra dayıoğluna 50tl ye verirsin ama pazaryerlerinde herkes eşittir ve pazaryerinin sunduğu ek avantajlarla tüm müşteriler aynı hizmeti alır. Sen dayıoğluna aynı ürünü 50 den verirken müşteriye 100tl dediğinde aradaki farkın ahirette sana sorulacağını hiç düşünmezsin. Oysa pazaryerleri için dayıoğlu amcaoğlu yok fiyat belli ürün belli kuponun kampanyan vs varsa fiyat düşer yoksa herkes aynı fiyattan alır. Pazaryerlerinin çıkardığı üyelik paketlerine de değinmiyorum bile.
Müşterinin kafası çalışmıyormuş ve bu meseleleri anlamıyormuş gibi "saksıyı çalıştırın" diyerek müşterilere hakaret ettiğinin farkında bile değilsin mesela sırf şu muameleyi görmemek için bile pazaryerlerine evet diyorum. Her nerede satış yapıyorsan onu da bana özel mesajla belirtirsen yanlışlıkla senden alış veriş yapmak istemiyorum. Sen 100 tl ye satarken ben 300tl satandan alacağım ki sen de otur sağa sola "müşterinin saksısı çalışmıyor" yaz. Bir gün oturup düşün ama neden ben 100 tl ye ürünü satamıyorken 300 tl ye satan nasıl satıyor diye.
Oturup pazaryeri öveceğim hiç aklıma gelmezdi, bu da yaşandı.
Öncelikle zaman ayırıp objektif şekilde yanıt verdiğiniz için teşekkür ederim.
Şunu bilmenizi isterim.
Ben satıcı değilim.
İşetmelere e-ticaret alanında sıfırdan satışa anahtar teslimi altyapı kurulum ve yönetim danışmanlığı sunan bir şirketim var.
- Millet bilmiyor mu?
- Evet bilmiyor. Neden derseniz. Hakkını aramanın doğru yolunu bilmiyor. İnternet ortamında kime güvenilir kime güvenilmez bunu öğrenebilmenin yollarını bilmiyor. Dolayısıyla biraz kolaya kaçıyor. Ama biraz pahalı bir kolaylık. Doğru yerden alışveriş yaparsa zaten devlet hakkını koruyacağı şekilde bir sistem kurmuş. Çok fazla uğraşmadan edevlet üzerinden girerek tüketici hakem heyetine başvuruda bulunabiliyor. Onlarca örneğini yaşadık ve süreçleri doğru yönettik. Rakam ve belgelerle de detaylı bilgi iletebilirim.
- İşlem hacmi: Tam bir entrika.... Aslında işin arka planını biliyorsanız pazaryerleri dahil bir üründen 300k yorum, takip, bot vb sahte içeriklerin olduğunu sizler de inkar edemezsiniz. Bilmiyorsanız biraz araştırmanızı öneririm, takıldığınız yerde destek olabilirim. (Mevcut platformda pazaryeri botlarının satışı yapıldığından haberiniz yoksa)
- Pazaryerlerinin sağladığı istihdam : Aslında o istihdam her zaman vardı. Sadece bizim insanımız fazla garantici ve risk almayı sevmediği için riski alan istihdamı sağlayıp karşılığında da
"SÖMÜRME" hakkı görüyor kendinde. Günlerce istihdam sağladıkları kuryeler grev yaptı.....vb gündemi takip edin lütfen.
- Pazaryerlerinde herkesten kasıt müşteri ise kısmen doğru diyebilirim ama yine de tartışılır. Ancak satıcılar arasında çifte standart uyguladığı için 150milyon ceza yiyen ama bu sistemi de bir şekilde rüşvet ve katakulli ile aşan bir pazaryerinin kimlerin ne kadar hakkına nasıl girdiği konusunda da bilginin olmadığını görüyorum.
- Dükkanda dayıoğluna ucuz verme diye bir kavrama girersek zaten en önemli konulardan birisi de bu. Mahalle esnafı dayısının oğluna uygun fiyattan verebilir. Ama diğer müşteri de pazarlık yapabilir. Dayıoğlundan yeri geldiğinde borç alırsın borç verirsin bu akrabadır. Yakınlarınla yapacağın ticaret konusunda bir kısıtlama yok. Ama zaten pazaryeri müşteriyi koruyormuş eşit davranıyormuş gibi gösterip ALICIYA DA SATICIYA DA herkese eşit şekilde
"KİTLİYOR". Bu eşitlik konusunda kesinlikle katılıyorum.
- Pazaryerlerinin çıkardığı üyelik paketleri. Tam bir tezgah. Ancak genele bakıldığında belli bir kesimin düzenli kullandığında karlı gibi görünüyor ancak uzun vadede sürekli alışverişe teşvik eden bir sistemin parçası haline getirerek tüketimi ve dolayısıya sürekli alışverişi tetikliyor ki.... Bu aslında en tehlikelisi. Mahalle esnafı mahalleliyi bu şekilde bir baskı altına almıyor. Bayağı derin mevzu.
UFF. En sevdiğim kısıma geldik. Saksıdan ne anladığınla ilgili saksı konusuna da bakış açın için uzun uzun yazmak isterdim.
Saksı demek, içinde toprak olan, düzgün bakım yaptığında içindeki çiçeğin, bitkinin, böceğin, toprağın yani ekosistemin sağlıklı olacağı anlamını taşıyan bir benzetmedir.
Eğer doğru ve düzenli bakımını yapmazsan sineklenir, bitkiler kurur, etrafı böcek bile sarar, kötü kokar.....
Yani saksı aslında güzel bir şey değerlendirirsen.
Eğer gerçekten e-ticaret konusunda daha detaylı bilgi almak istersen özelden yazabilrisin. Buradan da devam edebilirsin. Ya da hayatına devam edebilirsin.
Saygılar