• 19-01-2026, 22:36:21
    #10
    Çevremdeki her kes ya tanıtıkları sayesinde ya da eski işyerinde elde ettikleri ortam ve çevre sayesinde kendi kurdukları iş yerlerinde başarılı oldular. Türkiye' de sıfırdan bir işyeri açıp ortamın çevren olmadan bir yerlere gelmen oldukça zor hele ki bu zamanda bu şartlarda. Bir çok kişinin de cesaretten ziyade maddi olanağı kısıtlı olduğu için zaten atılamıyor. Adamın ufak bir birikimi vardır. Risk alamıyor. Ancak para sorunu olmayan herkes çok rahat iş kurar batırır. Bu da aile den gelen bir düzenli gelir ile alakalı bir durum. Eğer zengin doğmadıysan kendi ayaklarının üzerinde durmanın şartları oldukça zor.
  • 19-01-2026, 22:41:19
    #11
    Daha önceden 1 kez batmış bir kişi olarak şunu söyleyebilirim. Mevcut işinizin kıymetini bilin. Şuan piyasa o kadar kötü durumda ki geçen yıl aldığınız maaşlara bile yeni iş bulmak zor artık. Mevcut işinizi bırakmadan önce pasif gelirlerden mevcut maaş kadar kazanıyor olmanız gerekiyor. Aksi halde çok büyük sıkıntıya girersiniz. Mevcut işiniz kötü bile olsa işsizlikten iyidir. Evet insan gençliğinin en verimli yıllarını ş€refsiz bir patronun boyunduruğu altında geçirdiğini düşünür ama bu durumdan pat diye kurtulmanın bir yolu yok. Önce pasif gelirler oluşturun, bu kazançlar size yetecek bir noktaya gelsin, ondan sonra tazminatınızı da alabilecek şekilde ayrılmaya çalışın. Bunun dışında yapacağınız her hareket size zarardan başka birşey yazmaz.
  • 19-01-2026, 22:52:39
    #12
    Hocam 2 iş olur fakat bi süre sonra yorucu olur ama kafada düşündüğünüüz en çok istediğiniz iş daha mantıklı olacaktır. Herkes istiyor evden calısılan iş ama bazı şartlar bırıkımsızlık buna ımkan sağlamıyor.
  • 19-01-2026, 23:03:17
    #13
    Yorumlarda herkes benzer sorunlardan bahsetmiş. Herkesin çekincesi aynı. Yazdıkları aynı. " Riske girecek kadar kenarda birikimin olmalı, az olsun öz olsun, şu zamanda zor, çevren olmazsa yapamazsın" gibi gibi.. Peki ya çözüm? Çünkü aynı şartlarda aynı sorunlara sahip olanlar içinde bir şekilde başarıya ulaşanlar var. Sorunlardan dert yanmayı bırakıp, birşeyler yapmış ve bir adım atmışlar.
  • 20-01-2026, 00:06:56
    #14
    Oturun oturduğunuz yerde deli olmayın.
    Genç isen evli değilsen yada çocuğun yoksa. Bazı riskler alıp birşeyler deneyebilirsin.
    Evliysen çocuğun varsa burda durum kritikleşiyor. Paranı boşa harcarsan batırırsan maddi sıkıntılara girersen o piskoloji adamı maffeder.
    Hayatın boyunca içinden çıkmayacağın bir duruma sokar senin. Genç ve bekarsan çok önemli değil vereceğin zarar kendinedir.
    Sıfırdan tekrar başalrsın.

    Çocuk söz konusu olunca öyle olmuyor. Hasta olduğunda doktara götürememek ilaç alamamak ihtiyacını giderememk ölümden beterdir.
    Durum kötüye gidince insan eşinden bunu neden sakalr diye düşünüyordum eskiden. Yaşayarak cevabını aldım.
    Çok şükür bugün iyiyim ama yaşadığımıda bir ben bilirim. Hiçbirisinide unutmuş değilim.

    Bir var cebinde 50 lira ile gezmek. Birde var 1000 lira kazanıpta 900 kaybedip cebinde 100 lira kalması.
    İnan bana 50 lira gezmek daha iyi. Kaybetme piskolojisi çok kötü birşey. Serdar ortaç o kadar kaybetmesine rağmen neden sürekli kumar oynadığını o piskolojiye girmeyen anlayamaz.
    Lanet olası o piskolojiden kurtulmakta çok zor. Serdar ortaş hepimizden zengin ama yaşadığı acı ve piskoloji hepimizinkinden beter.
  • 20-01-2026, 11:21:05
    #15
    dede- baba - amca 10 kişilik bir ticaret ailesiyiz hepimiz ticaret yaparız herkesin kolu farklı ama kimse maaşlı calışmıyor bizde sormak istediğiniz cesaret edemediğiniz birşey varsa danışabilirsiniz.
  • 20-01-2026, 11:21:28
    #16
    risk almayan viski içemez
  • 20-01-2026, 11:40:04
    #17
    sen ağa, ben ağa;
    bu ineği kim sağa?

    bismillah deyip, işe niyetlenmek bile masraf.
  • 20-01-2026, 12:17:14
    #18
    ne iş yaparsanız yapın ama kayıt dışı yapın. vergiye bir defa kayıt olursanız adamı inek gibi sağarlar. herşey dükkan açmak değildir kayıtdışı yapabileceğiniz bir sürü legal ticaret yolu var, al satçılık var, depoculuk var. mesela bir akrabam nakit parasıyla malı stok yapıp fiyatlar yükselince toptancılara satarak geçiniyor. vergi yok, ruhsat yok, aidat yok kazandığı cebe kalıyor.

    tanıdığım elektrikçi, tesisatçı, boyacı, tabelacı, demir doğramacı kaç kişi varsa zamanında dükkan açıp çevre edinmiş ve sonra dükkanı kapatıp eski müşteri portföyüne iş yaparak geçimini sağlıyor. imalat tarzı şeylere ihtiyaç olunca fason ürettirip (birkaç günlüğüne başkasının dükkanında da imalat yapabilir) günlük yevmiyeli elemanlarla montaj yapıp parasına bakıyor. yani ne iş yaparsanız yapın sabit maliyetleri, yasal zorunlulukları minimum seviyede tutun. illa ki vergi vereceğim diyen varsa tüketerek vergisini ödeyebilir.