42 yaşına gireceğim. Bu yaşıma kadar bir sürü cenaze namazına katıldım. Hepsinin ortak özelliği ortalama 20 dakika. Evet 20 dakika. Yani sizden kurtulmaları gereken süre. O 20 dakika içinde ölen kişinin çocukları, eşleri, abisi, kardeşi, ablası, dayısı amcası, akrabaları, komşuları.. Tanıdıkları kimler varsa herkes birbirini ezercesine mezara toprak atmak için birbirleri ile yarışıyor. Madem seviliyorsak bu telaş niye ? Neyin yarışındayız ? Hiç mi sevilmiyoruz yoksa çok mu seviliyoruz ? Yoksa akşama maç mı var ? Yada bir sinema veyahut konser mi var ? Yoksa biriyle mi randevumuz var ? Bu acelecilik niyedir bilinmez ama bizden kurtulmaları için gereken süre ortalama 20 dakika.,
Yani ne yaparsak yapalım, ne bırakırsak bırakalım bizden kurtulmaları için gereken süre. Toplasan 20 dakika içinde gömmeye çalışmaları, 3. günde dünyevi işlere odaklanma, 41. günden sonra alışma. Toplam 44 gün 20 dakika. Hafızalarda kalacağımız süre bu kadar. O yüzden çok da değer vermemek mi lazım ? Ne yaparsak yapalım çoğumuz bu süre zarfından sonra hafızalardan ilk başta geçici daha sonra da kalıcı olmak üzere silineceğiz. Değer mi ;? Açıkçası görüşlerinizi merak ediyorum
Sadece 20 dakika mı ?
5
●214
- 29-12-2025, 14:35:45Farklı bir durum olsaydı yaşanılmazdı.
Ölene dek yas tutulmaz. Ölene dek dert edemezsin. Ama hayat zaten her yerde böyle.
Bir sebzenin yetişmesi 2-3 ay
Yemek yapmak 2 saat.
onu yemek 15 dk
yemeği çıkartman 15 saniye.
Kısacası hayatın düzeni bu
Aam fikirleriniz , sevginiz , anılarınız arkanızdakilerin aklında kalacak. Fiziksel dünyada kısa sürsede manevi ve duygusal dünyada varlığınız devam edecek.
Bu yüzden sevdiklerinizle güzel anılar vakitler geçirmeye özen gösterin. - 29-12-2025, 14:44:46Hocam merhabalar düşünceleriniz çok kıymetli ve haklı bakış açılarını da yansıtmaktadır. Bu konuya farklı bir bakış açısıyla yorum getirmek istedim. Özellikle defin işlemleri gibi davranışların aslında standart bir ritüele dönüştüğünü görmemiz bazı şeyleri kabullenmemizde fayda sağlayacaktır. Sizin paylaşımınız psikolojik ve realistik bir tarafı öne çıkarmakla beraber ben de bunun altyapısı olabileceğini düşündüğüm bir durumu ifade etmek istedim. Öncelikle kendi topraklarımız ve inancımız gereği İslamiyette cenazenin bekletilmemesi önerilmektedir. Bir de bu sürecin biyolojik tarafı vardır. Cenazelerin hemen defnedilmesi koku ve bakteri açısından çok önem arz etmektedir. Ayrıca defin, cenaze merasimlerinde bu durumun getirdiği baskı ile acıyla baş edememe ve o nedenle de kaçınma davranışı ile süreci hemen bitirme güdüsü doğuyor olabilir. Ayrıca psikolojik olarak hayatta kalma refleksiyle birlikte insanlar gündelik işlerine hemen dönme düşüncesine istemsizce de olsa başvuruyorlar. Aslında insanlar ölüden değil de ölümün kendilerine hissettirdiklerinden kaçarlar. Bu yüzden o 20 dakika ölene değil kendi ölümlerine ayrılan 20 dakika da olabilir.