• 22-11-2025, 03:53:00
    #1
    Selam olsun,

    Güzel insanlardık yahu.
    Arkadaşlarımız olurdu, güven diye bir problemimiz yoktu.
    Birlikte vakit geçirirdik, ailecek görüşürdük, birbirimizi öncelerdik.
    Sünni mi? Alevi mi? Hristiyan mı? Dinsiz mi? sormazdık yani aklımıza bile gelmezdi ya iyi insandı ya kötü. Ya dostumuzdu ya değil.
    Netti her şey.

    Bakkaldan leblebi tozu aldığımızda leblebi tozu alırdık içinde farklı şeyler olmazdı.
    Süte bile çok çok su katılırdı ki sağlığımıza zararı yoktu.
    Sucuk yine sucuktu, tereyağların üzerinde %60 süt içerir gibi şeyler yazmazdı çünkü tereyağı sütten yapılırdı %100 olması normaldi.
    Durumu bizden kötü olana destek olurduk, anne babamıza faydamız olurdu.
    Aile bağları, dostluklar ne güzel şeylerimiz vardı.

    Hayallerimiz vardı en basitinden.
    Ev, araba 30 yaşını geçmeden alabilir miyiz diye.
    30 dan sonra zaten alınırdı iyi kötü zira ya anne emekli olurdu ya baba emekli olurdu ikramiyesiyle bir ev alınırdı evlada.

    Ticarete girsek en iyisini, en kalitelisini satmaya çalışırdık. Arkamızdan laf ederlerse yüzümüz kösele değildi kızarır, utanırdık.
    Ucuzcu demesinler kaliteli desinler, itibarım olsun gibi düşünceler değerliydi.

    Hülasa bir omurgamız vardı.
    Bize ne oldu?
    Hangi konu özelinde baksam o kadar büyük çöküşlerimiz olmuş ki kimseyi kırmadan ifade edecek bir kelime seçemiyorum.

    Hakikatten güzel insanlardık.
    Şimdiyse güzel insanların iyi niyetinin altı eşelenip acaba ne hinlik var diye arayan insanlar olduk.
    Gerçekten samimi olarak soruyorum hiç utanma hissi oluşmuyor mu?
    Başkası adına utanmak milli sporumuz oldu lakin kendi adıma dahil geldiğimiz halden dolayı çok utanıyorum.
    Biz böyle değildik.

    En basitinden yoklukta olsa, zorlukta olsa, aksilikte olsa yüzü gülen eğlenceli insanlardık.
    Maddi gücümüz olmasa bile evladımızın yüzü gülüyordu, eşimiz mutluydu, biz keyifliydik.
    Şimdi mutsuz olmamız için son çıkan bir telefonu almamış olmak yetiyor.
  • 22-11-2025, 03:55:24
    #2
    serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selam olsun,

    Güzel insanlardık yahu.
    Arkadaşlarımız olurdu, güven diye bir problemimiz yoktu.
    Birlikte vakit geçirirdik, ailecek görüşürdük, birbirimizi öncelerdik.
    Sünni mi? Alevi mi? Hristiyan mı? Dinsiz mi? sormazdık yani aklımıza bile gelmezdi ya iyi insandı ya kötü. Ya dostumuzdu ya değil.
    Netti her şey.

    Bakkaldan leblebi tozu aldığımızda leblebi tozu alırdık içinde farklı şeyler olmazdı.
    Süte bile çok çok su katılırdı ki sağlığımıza zararı yoktu.
    Sucuk yine sucuktu, tereyağların üzerinde %60 süt içerir gibi şeyler yazmazdı çünkü tereyağı sütten yapılırdı %100 olması normaldi.
    Durumu bizden kötü olana destek olurduk, anne babamıza faydamız olurdu.
    Aile bağları, dostluklar ne güzel şeylerimiz vardı.

    Hayallerimiz vardı en basitinden.
    Ev, araba 30 yaşını geçmeden alabilir miyiz diye.
    30 dan sonra zaten alınırdı iyi kötü zira ya anne emekli olurdu ya baba emekli olurdu ikramiyesiyle bir ev alınırdı evlada.

    Ticarete girsek en iyisini, en kalitelisini satmaya çalışırdık. Arkamızdan laf ederlerse yüzümüz kösele değildi kızarır, utanırdık.
    Ucuzcu demesinler kaliteli desinler, itibarım olsun gibi düşünceler değerliydi.

    Hülasa bir omurgamız vardı.
    Bize ne oldu?
    Hangi konu özelinde baksam o kadar büyük çöküşlerimiz olmuş ki kimseyi kırmadan ifade edecek bir kelime seçemiyorum.

    Hakikatten güzel insanlardık.
    Şimdiyse güzel insanların iyi niyetinin altı eşelenip acaba ne hinlik var diye arayan insanlar olduk.
    Gerçekten samimi olarak soruyorum hiç utanma hissi oluşmuyor mu?
    Başkası adına utanmak milli sporumuz oldu lakin kendi adıma dahil geldiğimiz halden dolayı çok utanıyorum.
    Biz böyle değildik.

    En basitinden yoklukta olsa, zorlukta olsa, aksilikte olsa yüzü gülen eğlenceli insanlardık.
    Maddi gücümüz olmasa bile evladımızın yüzü gülüyordu, eşimiz mutluydu, biz keyifliydik.
    Şimdi mutsuz olmamız için son çıkan bir telefonu almamış olmak yetiyor.
    Çok basit ayrıştırıldık. Kindar bir nesil yetişti.
    Kabul edin veya etmeyin, sorumlusu da belli.
  • 22-11-2025, 04:10:46
    #3
    Yazdıkların hepimizin içine dokunan şeyler. Eskiden insanlar daha netti, daha samimiydi. Şimdi teknoloji hem genci hem yaşlıyı başka birine çevirdi. Herkes ekrana bakıyor, herkes birbirini kıyaslıyor, güven kalmadı. Genç bozuldu derdik ama yaşlılar bile aynı hale geldi.

    Ekonomi de yük bindirdi hocam. Azla mutlu olan insanlar şimdi geçim derdinden nefes alamıyor. Eskiden ev araba hayaldi ama ulaşılırdı, şimdi bir telefon alamayınca bile moral bozuluyor.

    Biz böyle değildik hocam. Ama tamamen kaybolmadık, sadece tozlandık. Kim bilir 5-10 seneye ne olur, daha mı kötü olur, yoksa belki yeniden toparlanır mıyız bilmiyoruz. Ama umudu kaybetmezsek o eski taraf yine ortaya çıkar.
  • 22-11-2025, 04:35:47
    #4
    Birdik ikilendik ikiydik dört olduk dörttük çok olduk çok olunca yok olduk.
    Binaydık yıkıldık yıkıldıkça dağıldık dağıldıkça yıldık.
    Bi hadiste bir kişinin yiyeceği iki kişiye iki kişinin yiyeceği dört kişiye yeter denmiş paylaşmayı bilirdik yiyeceğide sevgiyide merhametide bi taze gülümsemeyide şimdi bir kişinin ne bölecek iyisi var ne doyacak midesi...
  • 22-11-2025, 04:40:31
    #5
    Cevabı çok belli olan bir soru değil mi : D
  • 22-11-2025, 06:30:12
    #6
    maalesef sorunun cevabı belli. 90larda çocuk olan biri olarak güler eğlenirdik gecelere kadar sokağımızda oynardık. sabah uyanır okula gidip geldiğimizde yine aynı döngü sürerdi para, ekonomi, enflasyon vs nedir bilmezdik, bilmezlerdi. yeni nesil maalesef çok şanssız hiç bir zaman 90lar kuşağının 80ler kuşağının yaşadığını o çocuk olmanın hissiyatı dertsiz tasasız bir devri maalesef yaşayamayacaklar. dediğiniz gibi o leblebi tozunun bile verdiği heyecanı hiç bir zaman alamayacaklar.
  • 22-11-2025, 06:53:24
    #7
    selâmlar..evet çok güzel günlerdi kıyısından köşesinden tutunduğumuz o günler hep anı olarak kalacak..güven ve ahlâkî yozlaşmaya gelince gündüz kuşağı programlrı ve sosyal medya kısıtlanmadan güven sorunu çözülemez..cinayet/tecavüz haberlerini sürekli duymak bu sorunu çözmez aksine katlanarak çoğalmasına sebep olur gördüğümüz gibi..ben ve çevrem, hepimiz birbirimize güveniriz ve bu güven medyada gösterildiği gibi değildir..bundan hiç pişman olmayız..
    bu tekelleşmeye/kötü gidişata prim verdikçe bu çoğalacak..herkes kendi evinin önünü süpürürse sorun kalkacak ama gel,gör ki bu trmizlemeye kimse yanaşmıyor
  • 22-11-2025, 07:21:56
    #8
    90 larda da aynıydı aslında sadece haberimiz yoktu.
  • 22-11-2025, 10:09:05
    #9
    Atatürk'ün 6 ilkesinden biri, "milliyetçilik"tir. Din ve ırk ayrımından uzak, ortak yurttaşlık temelindedir. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.

    "Adam kayırma, ötekileştirme, ..." vb. ayrıştırıcı yapılan ne varsa belki bazı şahısları maddi refaha kavuşturur ama genel olarak ülkemizi geriye götürmekten başka işe yaramaz.