• 09-07-2025, 00:10:21
    #28
    Profesyonel Tasarım Hiz.
    Memur kafasındaki insanlara bayılıyorum ya (bakın dikkat edin, memurlar demiyorum, memur kafasındaki diyorum, memur olup bu kafada olmayan, mecburiyetten yapanlara lafım yok).

    Bu tip insanların en bilinen ortak özelliği (%90) ne biliyor musunuz? Mal biriktirme hastalığı. Hayatı mal mülk biriktirmek zannediyorlar. Bu insanlar genelde yaşamak için çalışmaz, çalışmak için yaşarlar.

    Hayatlarında yaşama dair tek iz resmi tatillerde memleketlerine gitmek ve hafta sonu mangal yapmaktır. Çocuk da varsa tamam, kendini çocuğuna adar, çocuğu için en iyisini istediği için bütün eline geçen ekstraları onun eğitimine vb. harcar ve bu yüzden yerinde saymaktan hiçbir zaman kurtulamaz.

    Genelde evden yemek getirirler, cimri değillerse bile buna doğru evrilirler. Ulaşabilecekleri maks servet (miras, şans, ek iş vb. hariç, tamamen memurluk emeği ile) 2 ev ve ortalama bir arabadır. Tabii bu da 60 yaşından önce zor.

    Biriktirdikleri bu malları da genelde çocuklarının geleceği için bir garanti olarak görürler ve kendileri yiyemeden bu dünyadan göçüp giderler (32 yaşındayım ve biriktirdiği malı yiyerek giden görmedim, belki ilerde görürüz, önyargım yok, ben sadece gerçeklerle ilgilenirim).

    Hayırlı-hayırsız çocuk oranına %50 dersek uğruna yaşamından vazgeçerek mal biriktirdikleri çocukları da maalesef yüksek olasılıkla kendini gerçekleştirmiş farkındalıklı insanlar olmayacakları için (%95'i) hemen evlenip çocuk yaparak bu döngüyü devam ettirir ve genç yaşta hayatlarını kendi çocuklarına adarlar; ve aynı şekilde, yaşayamadan bu dünyadan göçüp giderler.

    Şimdi gelelim buraya kadar okuyup da ne saçmalıyor bu adam diyen zekai kesime, biraz da bilimle ilerleyip onları da tatmin edelim:

    “Memur kafası” olarak tarif ettiğim profil, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin ilk iki basamağına sıkışıp kalan bir güruhtur. Nedir bunlar: Güvenlik ve aidiyet. Mal/mülk biriktirme arzusu tamamıyla geleceğe dair korku ve belirsizlik duygusundan kaynaklanır. İşte “Yaşamak için çalışmak” değil, “çalışmak için yaşamak” algısı burada anlam kazanıyor. Söz konusu insanlar hayata karşı sürekli bir korku ve belirsizlik içinde olduklarından, kendilerini güvenli alanda (konfor alanlarında, memurlukta, garanti olanda yani) tutmak için sürekli çalışmaları gerektiğine inanıyorlar. Yani çalışmak için yaşıyorlar, ve bunu yaparken de yaşamayı unutuyorlar.

    Bu tiplemenin nihai ve en büyük hedefi "emeklilik" oluyor. İşte piramidin ilk 2 basamağında, yani ihtiyaçlar hiyerarşisinin ilk iki basamağına sıkışıp kalmalarının temel sebebi bu. Korku. Fakat bunun bedeli çok ağır oluyor çünkü korkusunu yönetemeyen ve bu iki basamakta sıkışıp kalan birey piramidin en tepesine, yani "kendini gerçekleştirme" kısmına bırakın ilerlemeyi, yaklaşamıyor bile. Hayalinde o yok bile. Onun amacı, güvenli alanda 60 yıl saklanarak 3. ve 4. basamağa ulaşabilmek. Yani emeklilikten sonra "yaşamaya çalışmak".

    Eğer günümüz Türkiye'sinin stresini atlatabilir de yaşarsa 3. basamakta torunlarını severek yaşamaya başlayacağını düşünüyor. Çoğu insan, emekli olmanın aslında "yorgun ölmemeniz" için verilmiş bir "dinlenme süresi" olduğunun farkında değil. Çoğu banka emekli insanlara uzun vadeli kredi bile vermez, neden? Çünkü gidicisiniz.

    Sizin hayalinizi kurduğunuz ve hayatınızdan 60 yıl ödeme yaparak satın aldığınız 3. basamak işte bu. 4. basamak ise prestij, başarı ve kariyerle ilgili, buraya ulaşmak isteyen malum kitlemiz emekli olduktan, yani 3. basamağa ulaştıktan sonra köye yerleşip hayvancılık veya vb. işler yaparak hayata devam etmek istiyor. Not: %90'ı yaşadığı metropolden çıkamadan bu dünyayı terk ediyor.

    Sıkıldınız biliyorum ama şuraya bağlayacağım, memur olun, ne olursanız olun, ama memur kafasında olmayın. Eğer o kafada bir ortamda yetiştiyseniz de o zinciri kırıp sizden sonraki nesli serbest bırakın. Nesilde devrim yapan kişi olun. Hayırlı geceler.

    Ek: incelersiniz

  • 09-07-2025, 01:14:51
    #29
    eycreative adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam evet yazılımcıyım ama aslımda yazılım öyle bir şey ki her dakka her saniye gelişen bir şey, konunun fazlasıyla takipçisi olup sürekli güncel teknolojilere yönelmek gerekiyor. Ben bayadır artık yazılımdan uzaklaştım çünkü gerçekten iş yok. Yapay zeka çok fena taş koydu bu sektöre. Öyle basit de değil proje geliyor bir sürü spesifik olay var işin içinde, ödeme alt yapıları, otomasyonlar. Fiyat veriyorum adam direk kaçıyor çünkü 50 ye yapacağım şeyi 5 e yapabilecek binlerce insan var bu sektörde. Kimisi yapay zekay vasıtasıyla yapıyor kimi de ucuza çalışmayı tercih ediyor. Bunun gibi yazılım sektörünü batıran onlarca detay var. Yani çok üsty düzey hale gelip banka gibi sektörlerin yazılım departmanında çalışmadığınız sürece asgari ücretin birkaç tık üstüne talim. Yani denizlide sağlam bi firmada yazılımcı arkdaşım var oyun yapıyorlar ama maaşı 35bin bandında. Siz düşünün artık.
    bu cevap yeterince açıklayıcı oldu hocam çok teşekkür ederim
  • 09-07-2025, 01:22:39
    #30
    imdelibas adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Memur kafasındaki insanlara bayılıyorum ya (bakın dikkat edin, memurlar demiyorum, memur kafasındaki diyorum, memur olup bu kafada olmayan, mecburiyetten yapanlara lafım yok).

    Bu tip insanların en bilinen ortak özelliği (%90) ne biliyor musunuz? Mal biriktirme hastalığı. Hayatı mal mülk biriktirmek zannediyorlar. Bu insanlar genelde yaşamak için çalışmaz, çalışmak için yaşarlar.

    Hayatlarında yaşama dair tek iz resmi tatillerde memleketlerine gitmek ve hafta sonu mangal yapmaktır. Çocuk da varsa tamam, kendini çocuğuna adar, çocuğu için en iyisini istediği için bütün eline geçen ekstraları onun eğitimine vb. harcar ve bu yüzden yerinde saymaktan hiçbir zaman kurtulamaz.

    Genelde evden yemek getirirler, cimri değillerse bile buna doğru evrilirler. Ulaşabilecekleri maks servet (miras, şans, ek iş vb. hariç, tamamen memurluk emeği ile) 2 ev ve ortalama bir arabadır. Tabii bu da 60 yaşından önce zor.

    Biriktirdikleri bu malları da genelde çocuklarının geleceği için bir garanti olarak görürler ve kendileri yiyemeden bu dünyadan göçüp giderler (32 yaşındayım ve biriktirdiği malı yiyerek giden görmedim, belki ilerde görürüz, önyargım yok, ben sadece gerçeklerle ilgilenirim).

    Hayırlı-hayırsız çocuk oranına %50 dersek uğruna yaşamından vazgeçerek mal biriktirdikleri çocukları da maalesef yüksek olasılıkla kendini gerçekleştirmiş farkındalıklı insanlar olmayacakları için (%95'i) hemen evlenip çocuk yaparak bu döngüyü devam ettirir ve genç yaşta hayatlarını kendi çocuklarına adarlar; ve aynı şekilde, yaşayamadan bu dünyadan göçüp giderler.

    Şimdi gelelim buraya kadar okuyup da ne saçmalıyor bu adam diyen zekai kesime, biraz da bilimle ilerleyip onları da tatmin edelim:

    “Memur kafası” olarak tarif ettiğim profil, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin ilk iki basamağına sıkışıp kalan bir güruhtur. Nedir bunlar: Güvenlik ve aidiyet. Mal/mülk biriktirme arzusu tamamıyla geleceğe dair korku ve belirsizlik duygusundan kaynaklanır. İşte “Yaşamak için çalışmak” değil, “çalışmak için yaşamak” algısı burada anlam kazanıyor. Söz konusu insanlar hayata karşı sürekli bir korku ve belirsizlik içinde olduklarından, kendilerini güvenli alanda (konfor alanlarında, memurlukta, garanti olanda yani) tutmak için sürekli çalışmaları gerektiğine inanıyorlar. Yani çalışmak için yaşıyorlar, ve bunu yaparken de yaşamayı unutuyorlar.

    Bu tiplemenin nihai ve en büyük hedefi "emeklilik" oluyor. İşte piramidin ilk 2 basamağında, yani ihtiyaçlar hiyerarşisinin ilk iki basamağına sıkışıp kalmalarının temel sebebi bu. Korku. Fakat bunun bedeli çok ağır oluyor çünkü korkusunu yönetemeyen ve bu iki basamakta sıkışıp kalan birey piramidin en tepesine, yani "kendini gerçekleştirme" kısmına bırakın ilerlemeyi, yaklaşamıyor bile. Hayalinde o yok bile. Onun amacı, güvenli alanda 60 yıl saklanarak 3. ve 4. basamağa ulaşabilmek. Yani emeklilikten sonra "yaşamaya çalışmak".

    Eğer günümüz Türkiye'sinin stresini atlatabilir de yaşarsa 3. basamakta torunlarını severek yaşamaya başlayacağını düşünüyor. Çoğu insan, emekli olmanın aslında "yorgun ölmemeniz" için verilmiş bir "dinlenme süresi" olduğunun farkında değil. Çoğu banka emekli insanlara uzun vadeli kredi bile vermez, neden? Çünkü gidicisiniz.

    Sizin hayalinizi kurduğunuz ve hayatınızdan 60 yıl ödeme yaparak satın aldığınız 3. basamak işte bu. 4. basamak ise prestij, başarı ve kariyerle ilgili, buraya ulaşmak isteyen malum kitlemiz emekli olduktan, yani 3. basamağa ulaştıktan sonra köye yerleşip hayvancılık veya vb. işler yaparak hayata devam etmek istiyor. Not: %90'ı yaşadığı metropolden çıkamadan bu dünyayı terk ediyor.

    Sıkıldınız biliyorum ama şuraya bağlayacağım, memur olun, ne olursanız olun, ama memur kafasında olmayın. Eğer o kafada bir ortamda yetiştiyseniz de o zinciri kırıp sizden sonraki nesli serbest bırakın. Nesilde devrim yapan kişi olun. Hayırlı geceler.

    Ek: incelersiniz

    Evet çok haklısınız aslında ancak memurluğu bir garanti olarak görmek sanırım insanların ekonomik olarak gelecek görememesinden kaynaklanıyor. Ülkenin hali malum, özel sektöre girince yarının garantisi olmuyor, fazla para kazanabilme şansın var ama bu kaç ay, kaç sene sürecek belirsiz. Memurlukta ise artık bir garanti var ve beyniniz en azından sürekli acaba yarın ne olacak gibi düşüncelerle meşgul edip yormuyor. Evet belki memurlukta diğer kesimlere göre zihnen yorulmuyorsunuz (iş alanı, çalışma şartları vs) ama gelecek konusunda acaba mı demiyorsunuz, diğer kesime göre bu konuda en azından daha rahat bir kafanız ve hayatınız oluyor. Malum ülke şartlarında da artık garantici olmak gerekiyor biraz da hayatta kalabilmek için, bu yüzden ona göre yol çizmek istiyorum.
  • 09-07-2025, 01:46:44
    #31
    Yazılım sektörü ölü memur ol kurtul
  • 09-07-2025, 02:13:06
    #32
    celal1387 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    YAZILIMDA PARA FALAN YOK


    bu sene bilgisayar mühendisliğinden mezun oldum. sınıfın yarısı işsiz.
    çoğu üniversitede böyle. KPSS düşünüyoruz. gidin memur olun siz de. sektör aşırı doldu taştı. alakası olmayan herkes yazılımcı oldu.
    Hocam, hangi üniversiteden mezun oldunuz. Çevremde de bu tür söylemler var ama bu sorunun üniversite ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Bir Bilkent, İtü, Marmara, Fırat gibi yerlerden mezun olursa iş bulur gibi.
  • 09-07-2025, 12:55:03
    #33
    Merhaba, 14 yıllık memur hayatımdan Kasım ayında istifa ederek ayrılıyorum.
    Önemli olarak rızka kefil olan Allah cc. ın sözü.
    Çalıştıktan sonra rızık seni gelip buluyor.
    Yoksa zaten çalışsan da olmuyor.
    Şöyle bir yorum yapayım. Yazılımcısın ama iyi bir pazarlamacı mısın? Benim ağzım iyi laf yapar konuşur o işi bağlarım mesela. Bu yapıda biri ise ticaretle uğraş. Ama yok iş bana gelir yaparım çıkıp işe saldıramam yeteneğim yok dersen memurluk tabiki ve artı kalan zamanda ek iş olarak yazılım yapabilirsin. Sigorta ve sabit maaş geleceğinden aldığın işi yaparken zevkle yaparsın. Buradaki dezavantaj hem memurluk yaparken hem de yazılım yapacaksan bu memurlukta evde yokken yazılım ile uğraşırken evde yok olacaksın. Sosyal hayatın ailenle zamanın para hırsına yenilip kaybolmasın bu yıllar geri gelmeyecek çünkü.
    Hakkında hayırlısı olsun...
  • 09-07-2025, 13:40:14
    #34
    yapay zekanın hedefindeki sektörlerden bir taneside yazılım sektörü.
    Şu anda 5-6 yazılımıcının işini chatgpt ile 2-3 kişi yapabiliyor. ilerleyen süreçlerde bu oran azalmaya devam edecektir.
  • 09-07-2025, 13:48:22
    #35
    kardelenkurt adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba, 14 yıllık memur hayatımdan Kasım ayında istifa ederek ayrılıyorum.
    Önemli olarak rızka kefil olan Allah cc. ın sözü.
    Çalıştıktan sonra rızık seni gelip buluyor.
    Yoksa zaten çalışsan da olmuyor.
    Şöyle bir yorum yapayım. Yazılımcısın ama iyi bir pazarlamacı mısın? Benim ağzım iyi laf yapar konuşur o işi bağlarım mesela. Bu yapıda biri ise ticaretle uğraş. Ama yok iş bana gelir yaparım çıkıp işe saldıramam yeteneğim yok dersen memurluk tabiki ve artı kalan zamanda ek iş olarak yazılım yapabilirsin. Sigorta ve sabit maaş geleceğinden aldığın işi yaparken zevkle yaparsın. Buradaki dezavantaj hem memurluk yaparken hem de yazılım yapacaksan bu memurlukta evde yokken yazılım ile uğraşırken evde yok olacaksın. Sosyal hayatın ailenle zamanın para hırsına yenilip kaybolmasın bu yıllar geri gelmeyecek çünkü.
    Hakkında hayırlısı olsun...
    Çok teşekkür ederim, rahat kafada olmak istiyorum aslında. Özel değilse siz neden istifa ediyorsunuz?
  • 09-07-2025, 13:55:34
    #36
    delikurt8 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çok teşekkür ederim, rahat kafada olmak istiyorum aslında. Özel değilse siz neden istifa ediyorsunuz?
    Cezaevinde çalışıyorum.
    Yıpratıcı bir meslek.
    Vardiya sistemi ile uyku sorunu oluşuyor bu da sağlık sorunlarına yol açıyor.
    Bayram seyran izin olayı sıkıntı. Daha kaç bayram çoluk çocuğum geçireceğim ki? Bu dünyada bunları yaşamadıktan sonra boşa çaba olarak görüyorum.
    Fazla mesai verilmiyor hakkımız olduğu halde.
    Doğrucu davut olursanız anında başka cezaevine gönderiyorlar. Birçok iş arkadaşım intihar etti etmeye devam ediyor fakat tvlerde göremezsiniz.
    Her olayda içinde iseniz mahkeme süreçleri ve sıra gelen soruşturmalar oluyor.
    Mahkumla sıkıntımız yok idare baskıları beni bu sürece getirdi.
    2025 ocak ayında 25 yıl çalışan memur 650 k toplu para 23k maaş bağladılar emeklilik 2048 yazıyor benim.
    Hanım üstüne reklam ajansım var limited şirketi ordan devam edeceğim inşallah.
    Eylülden beri maaş almıyorum gss yatırıyor devlet. Kasım 10 da sürem bitiyor istifa edeceğim.
    Rızık ve ecel kaçırmaz zamanını gelir bulur seni.
    Masa başı normal memurluk iş olsaydı peki diye sorarsan da benim bu işlerden artık zaman kalmıyor. İşin ucuna geldim bir de toplu para ve emekli maaşı duyunca rızık Allah tan diyip bir yola girdim. Şuan Allah a şükür keşke daha önce etseydim istifa diyorum.