• 14-04-2025, 14:36:02
    #1
    Benim ellerinizden öper iki tane oğlum var. Yaşları 6 ve 4. Bu bayram herkesin elini öperek bayram harçlığı topladılar. İkisi konuşmuşlar, PlayStation 5 istiyorlar.
    “Baba, biz topladık, bu para yeter. 6 bin TL. 😄 PlayStation 5 al bize.” dediler.
    Ben de “Üzerine eklerim.” düşüncesiyle ikinci el PlayStation araştırmalarına başladım.
    Sarı sitede bir tane buldum, 15.000 TL. İlan sahibiyle görüştüm. Ben İstanbul'dayım, kendisi Konya'da olduğunu söyledi. Elden alamazsam Trendyol’a koyabileceğini ve oradan satın alabileceğimi belirtti. Ben de Trendyol güvenilir olduğu için “Olur.” dedim. Kendisi, Trendyol’dan aldığımda zaten 3 gün içinde iade hakkım olduğunu, ürünü denersem ve beğenmezsem iade edebileceğimi söyledi.
    Ben de Trendyol’a yükleyince bana link atmasını istedim.
    Sonra bana bir link attı: guvenilirtrendyol.eonline.comom gibi bir şeydi. 😄 Haydaaa!
    Bir de arıyor, "Birlikte geçelim siparişi." diyor.
    Ben de dedim ki: “Sürekli çalıştığım bir dolandırıcım var, ayıp olur kendisine. Kusura bakma.” dedim, kapattım ve engelledim.
    Durumu atlattık. Bir de artistlik yapıyorum: “Beni kimse dolandıramaz!” diye. Amaaa... Büyük konuşmamak gerekiyormuş. Asıl hikâye şimdi başlıyor:
    Letgo’dan bir ilan buldum, aradım. Kendisi Pendik’te oturduğunu ve astsubay olduğunu söyledi. PS5, 13 yaşındaki oğluna hediye gelmiş ama epilepsi hastası olduğu için oynayamıyormuş. Bu yüzden satıyormuş. Fiyat çok önemli değilmiş ama piyasadaki fiyatlarla hemen hemen aynıydı.
    Kendisine, “Bana konum atabilir misin? Gelip alayım.” dedim. Nöbete gideceğini, istersem arkadaşına bırakabileceğini, gidip ürünü deneyebileceğimi ve beğenirsem alabileceğimi söyledi.
    “Tamam.” dedim. Bana konum gönderdi. Ben de yanımda polis memuru bir arkadaşımla birlikte verdiği konuma gittim.
    Bu sözde astsubay olan kişi beni aradı:
    “Bulabildin mi evi?” dedi.
    “Evet, buldum, şimdi gireceğim.” dedim.
    Arkadaşına numaramı verdiğini, daire için onu aramam gerektiğini söyledi.
    Verdiği numarayı aradım. Kendisi balkondan bana el salladı: “Buradayım!” diye. Polis memuru arkadaşımla birlikte daireye çıktık. Bildiğiniz yeni evli, mutlu bir aile evi. Yenge de evdeydi. Arkadaş kapıyı açtı, içeri girdik.
    PlayStation TV’ye bağlıydı.
    “Kardeş, hoş geldin, buyur dene.” dedi.
    Oturduk, denedim. Hiçbir sorunu yoktu.
    Ödeme konusuna gelince, “Tamamdır, ben ödemeyi yapayım. O arkadaşa mı yapayım, size mi?” diye sordum.
    Ev sahibi, “O arkadaşa yapabilirsin.” dedi.
    Ben de sözde astsubaya ödemeyi gönderdim.
    Aradan 2 dakika geçti. Beni aradı:
    “Bakiyedeyim, karttan parayı çekemiyorum. 2 bin TL daha göndermen gerekiyor.” dedi.
    Ev sahibi arkadaşa tekrar sordum: “2 bin daha istiyor, göndereyim mi?”
    Ev sahibi: “Gönder.” dedi.
    Bunun üzerine 2 bin TL daha gönderdim.
    Beklerken ev sahibiyle sohbet ediyoruz. Arkadaş, adliyede savcının katibiymiş.
    Yenge, “Kahve yapayım mı?” dedi.
    “Gerek yok.” dedik.
    Otururken sözde astsubay tekrar aradı:
    “Kardeş, 1.000 TL daha atman gerekiyor. Acil.” dedi.
    Bu sefer şüphelendim. Ev sahiplerine sordum:
    “Bu arkadaşı gerçekten tanıyor musunuz? 1.000 TL daha istiyor.” dedim.
    Ve olay burada patladı.
    Yenge: “Nasıl yani, siz tanımıyor musunuz? Sizin kuzeniniz olduğunu söyledi.” dedi.
    Ben de: “Ne kuzeni? Siz tanımadığınız kişiye mi para attırıyorsunuz bana?” dedim.
    Onlar da: “Sen tanıyorsun diye gönder diyoruz.” dediler.
    “Abi, size bu arkadaş nereden ulaştı? Neden bu kişiye para gönderiyoruz?” dediğimde olayı anlattılar:
    Bu PlayStation gerçekten ev sahiplerinin. İlanı onlar koymuş. Sözde astsubay bu insanları aramış:
    “Benim bir PlayStation’ım vardı. Sizin gibi ilana koymuştum. Kuzenime 15 bine söz verdim ama alt komşumun oğlu kanser, ona verdim. Sizin ilandaki PlayStation 25 bin. Kuzenim size gelse, ürünü alsa, parayı bana gönderse; ben de üstünü ekleyip size yollasam olur mu?” dedim
    Ev sahibi de “Olur, sorun değil.” dedi.
    Ben de gidiyorum, beni kuzeni sanıyorlar.
    Ev sahibi zannediyor ki ben kuzenine 15’i atacağım, o da üstüne 10 koyup 25’i ona yollayacak.
    Balkona çıkıyoruz, bir ekran görüntüsü yakalıyoruz. Ve dolandırıldığımızı anlıyoruz.
    1 polis memuru,
    1 savcı katibi
    ve ben… Dolandırılmış olduk.
    Hemen karakola gittik, ifadelerimizi verdik.
    Sonuç bekleniyor...
    Bu arada yaptığımız sorgulamalarda ortaya çıktı:
    IBAN kiralık, telefon numarası açık hat.
  • 14-04-2025, 14:37:16
    #2
    gecmiş olsun
  • 14-04-2025, 14:38:23
    #3
    Geçmiş olsun hocam.
  • 14-04-2025, 14:39:37
    #4
    Epilepsi ile oyunun nasıl bir bağını kurdunuz da bu mazeret aklınıza yattı, he tamam o zaman dediniz anlayamadım. Geçmiş olsun.
  • 14-04-2025, 14:42:25
    #5
    Aynı şeyi araba ticaretlerinde de yapıyorlar dikkatli olmak lazım.
  • 14-04-2025, 14:43:02
    #6
    geçmiş olsun, hakim-savcı da dolandırılıyor. meslek önemsiz, para çıkacaksa bir şekilde çıkıyor.
  • 14-04-2025, 14:43:55
    #7
    sunucuoptimizasyon.com
    helcurt adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Epilepsi ile oyunun nasıl bir bağını kurdunuz da bu mazeret aklınıza yattı, he tamam o zaman dediniz anlayamadım. Geçmiş olsun.
    Epilepsinin ne olduğunu biliyor musunuz?

    Geçmiş olsun aslında bilindik bir yöntemdir bu, hatanız girdiğiniz evde önce satış sürecinin tüm detaylarını paylaşmamak olmuş. Onlar sizi kuzen, siz onları satıcının arkadaşı sanıyorsunuz ama kurgu bambaşka.
  • 14-04-2025, 14:44:59
    #8
    Elazığlı168 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Epilepsinin ne olduğunu biliyor musunuz?

    Geçmiş olsun aslında bilindik bir yöntemdir bu, hatanız girdiğiniz evde önce satış sürecinin tüm detaylarını paylaşmamak olmuş.
    Evet bizde ırsi, kardeşlerimde var.
    Siz biliyor musunuz asıl hocam?
  • 14-04-2025, 14:45:02
    #9
    Valla nasıl bir sarmala dusmussunuz şaşırdım. Geçmiş olsun umarım bulursunuz / bulunur