• 20-12-2024, 08:49:19
    #55
    Allah kimseyi doktorlara muhtaç bırakmasın...
  • 20-12-2024, 13:14:50
    #56
    Kapkap adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir doktor olarak hiç yakıştıramadım sizlere bu yazdıklarınızdan dolayı kınıyorum sizi
    Öncelikle doktorda insan hastalanabilir, işi çıkabilir, viziti olabilir, ameliyatı olabilir, gece sabaha kadar acilde dolanmış olabilir keşke günümüzün sadece 8 saati doktorluk yapsaydık. Vergi olayına gelince aldığım maaşın %35i vergi yani bizde vergi veriyoruz. Bu meslekte 20 yıldır çalışıyorum keşke sanayide bir kaporta ustası veya inşaata bir duvar veya kalıp ustası veya bir demirci ustası olsaydım bende hastaneye gidip doktor döverdim ahlaksızız biraz sizi tenzih ediyorum biz hariç herkes çok iyi ve ahlak abidesi asla sinirli hasta veya egosu tavan yapmış bir hastamız olmaz problem bizde bundan dolayı doktorlar adına sizden özür diliyorum. Kısacası keşke biz siz olsaydık sizde biz.

    Hocam affınıza sığınarak, lise mezunu bir cahil olarak anlamadığım için sormak istiyorum;

    Öncelikle doktorda insan hastalanabilir, işi çıkabilir, viziti olabilir, ameliyatı olabilir, gece sabaha kadar acilde dolanmış olabilir keşke günümüzün sadece 8 saati doktorluk yapsaydık - Bu kısımdakilerin tamamı kabul edilebilir gerekçeler peki bu kadar masum durumlarda randevu almış olan hastalara sms gibi bir bilgilendirme yapılarak randevunuz xx saatine ertelenmiştir demek bu anlattıklarınızdan daha mı zor?


    Vergi olayına gelince aldığım maaşın %35i vergi yani bizde vergi veriyoruz. - Kimse doktorlar neden vergi ödemiyor demedi sanırım, yaptığımız eleştirilerin arkasında yatan durumlar hasta olmuş bir doktorun başka bir doktordan hizmet almak istemesi durumunda da yaşanabilir.


    Bu meslekte 20 yıldır çalışıyorum keşke sanayide bir kaporta ustası veya inşaata bir duvar veya kalıp ustası veya bir demirci ustası olsaydım bende hastaneye gidip doktor döverdim - Bahsettiğiniz meslekleri seçmek için halen vaktiniz var istifa edip dilediğiniz sektörde çalışabilirsiniz ama kaporta ustası veya inşaat ustası olduğunuzda doktor dövmek istemenizin sebebini anlayadım, yoksa sizede hastahanede insan dışı mahluk gibi davranacaklarından mı şüpheleniyorsunuz?


    İstisnalar kaideyi bozmaz lafını çok severim, hangimiz hangi işi yapıyor olursak olalım muhakkak sinir bozucu, tilt edici müşteriler/hastalar/öğrenciler v.b. hayatımızın genelinde oluyordur, olacaktır. Hayatımızda kötü insanlara zaman zaman hizmet vermemiz/muhattap olmamız gerekiyor diye insanların tamamını aynı kefeye koymamıza gerek yok diye düşünüyorum (bizler bazı doktorların yaptığı aşağılık davranışlardan dolayı tüm doktorları yargılamadığımız gibi)

    Yada sizin gibi ; Tüm insanlık adına üstün olan sizlerden; hasta olup sizden acizane şifaya sebep olmanızı beklerken kapınızda el pençe kol divan sıra beklerken azar yediğimizde azarı hak etmediğimizi düşündüğümüz için özür dileriz. Yanlış teşhis koyup babamı 45 yaşında adamı öldürerek 2 evladını babasız bıraktığınız için özür dileriz. Siroz hastası babama psikolojik rahatsız ciğerleri temiz diyerek ciğer naklini engellediğiniz ve öldürdüğünüz için teşekkür ederiz, sezeryana gerek yok normal doğuma elverişli diyerek kızımı solunumsuz ölü doğurttuğunuz için teşekkür ederiz. Platine gerek yok atel yeterli kendi kendine düzelir dediğiniz parmağımın pergel gibi kalmasını sağladığınız için teşekkür ederiz. Yenidoğan ünitesinde yaşanan rant ve cinayetler için teşekkür ederiz. Tüm bunları size yaşattığımız için çok üzgünüz çok özür dileriz.

    Yukarıda yazdıklarımın hiç birisi mesleğinin yüz karası olan hayatımızda çok büyük kayıplar yaşattıran muhattap olduğum doktorlar dışında başka doktorlara yöneltilmiş zanlar değildir. Sadece sinirli hasta veya egosu tavan yapmış bir hastanızın olması sizden şifa bekleyen normal insanlara karşı tutumlarınızı değiştirmenize sebep olmadığını anlatmaya çalışrken zırvaladığım şeylerdir.

    Canımızı emanet ettiğimiz doktorlar canımızı yakıyorlar...
  • 20-12-2024, 16:00:48
    #57
    Kesinlikle haklı aile hekimi 3 haftadır yok başkasına vekalet vermişler. Vekalet verdiği de mesai 08:30'da başlamasına rağmen 09:30'da hala yoktu piyasada.
    Geldiğinde de diyor ki kan alma saati geçti yarın sabah erken gel kan ver. Sanki bizim işimiz yok her gün sağlık ocağına geleceğiz.

    Resmen dalga geçiyor, bunlar gibileri hak ediyor bazı şeyleri.

    Özellikle aile hekimi ve acil doktorları insanı zıvanadan çıkarır.
  • 20-12-2024, 17:48:08
    #58
    Doktorlarımızda sorun yok doktorları eğitiminden denetimine kadar ilgilendiren sistemde sorun var.

    Gerçekten yoğunluk var hemde aşırı derecede bunun sebebi ise artık doktorlar hayat kurtarma felsefesi yerine para derdine düştü çoğu estetiğe kaydı.

    Ne diyelim doktorları bile para kaygısına düşüren bu sistem utansın.
  • 20-12-2024, 18:00:07
    #59
    bizim buradaki sağlık ocağıda öyle 10den önce dr çok zor geliyor
  • 22-12-2024, 09:27:15
    #60
    Sanırım çok işsizim. çünkü konudaki tüm mesajları tek tek okudum. Bir sosyolog ve sade bir vatandaş olarak bazı tespitlerde bulanacağım, bazı mesajlarda okuduğum cümlelere yanıt vereceğim. Yazının ne kadar uzun olacağı konusunda herhangi bir fikrim yok O sebeple şimdi kalkıp kendime bir çay dolduracağım ve geri gelip yazıma devam edeceğim.

    Evet çayımı alıp geldim. Devam edebiliriz.

    Öncelikle hastaneleri çok sık kullanan biri değil. Sağlıklı bir bireyim. Sigaraya bile 25 yaşından sonra başladım (neden başladıysam?) Elbette diğer tüm insanlar gibi benim de dönem dönem sıklıkla hastaneye gitmişliğim olmuştur.

    Öncelikle belirtmeliyim ki bu ülkede "halkın her kesimi tarafından saygı duyulan meslek hangisidir?" diye sorsanız ilk 3 cevap arasında kesinlikle "hekimlik" yanıtı yer alır. Dünyanın bildiğim her yerinde de hekimlere "doktor" ya da "medical doctor" deniyor. Yani bizim ülkeye özel bir şey değil. Hatta öyle ki doğup büyüdüğüm ilçede üniversite okurken "lisans üstü eğitime devam edip mümkünse doktora yapmak istiyorum" dediğimde birçok insan "tıp mı okuyacaksın?" diye sormuştu. Felsefe doktorasını yapana röntgen göstermeye çalışan insan var ülkemizde "sen bak anlarsın, doktorsun" fikri ile...

    Bu halkın hekimlere bir kini ya da öfkesi yok arkadaşlar. Aksine çıkın dışarı, evladı okuyan bir anne-babaya sorun "çocuğunuz büyüdüğünde hangi mesleği icra etsin istersiniz?" diye büyük çoğunluğu "doktor olsun" diyecektir. Halkımız tüm okumuş insanlara saygı duymaz ama doktora saygı duyar. Forumdaki tıp öğrencisi arkadaşlar ve doktor arkadaşlar genelleme yapan konu sahibini kınarken sanki kendileri de genelleme yapıyormuş gibi geldi. Yanılıyorsam aflarına sığınıyorum.

    Ancak doktorları seviyoruz ve saygı duyuyoruz diye de gördüğümüz çarpıklıklardan şikayet etmeyecek değiliz. Doktorun yaptığı iş ne kadar kutsal ve insanoğlu için gerekli ise temizlik işçisinin yaptığı iş de o kadar kutsal ve insanoğlu için gereklidir. Temizlik işçilerine karşı bir küçümsemede bulunmuyorum yanlış anlaşılmasın. Birisi kalkıp da cımbızla bir lafı çeker diye her şeyi açıklamaya çalışıyorum kendimce.

    İşvereni, işçisi, memuru, köylüsü, doktoru... Hepimiz vergi veriyoruz. Devletin vergi toplama amacı da halkına hizmettir. Nasıl bir restoranda 100 Liralık yemek soğuk gelince carlıyorsak (şahsım adına sıcak gelmesi gereken yemek soğuk gelirse ben carlarım ) vergilerimiz hizmete eksik döndüğü zaman da tepki göstermemizden daha doğal bir şey yoktur. Sorun da büyük oranda sistemdedir. Dünyanın en ucuz sağlık hizmetlerinden birine sahibiz bence, bu doğru. Ancak bu sistemin dört dörtlük çalıştığı ve tam anlamı ile amaca hizmet ettiği anlamına gelmez. Ayrıca dünyanın en iyi sosyal devletlerinden biri olduğunu düşündüğüm Norveç'te bile halinden memnun olmayan insanlar var. Çünkü bir devlet hizmetinin ilgili devlet tarafından görece diğer devletlerin sunduğu hizmetten daha iyi olması, sistemin tam anlamı ile amacına hizmet ettiği anlamına gelmez.

    Yukarıdaki sistemi felç eden en önemli şey @Yeniceri;'nin dediği gibi "giderlerse gitsin" zihniyetidir. Siz milyonlarca Lira harcayarak okuttuğunuz doktora "giderseniz gidin" derseniz, bu halkın vergilerini daha başta çarçur etmiş olurusunuz. 1 haftadır Afyonkarahisar Mavi Hastane'de genel çocuk cerrahı olmadığı için acil hastaları Kütahya'da yeni açılan şehir hastanesine sevk ediyorlar ambulanslarla. Çoluk çocuğun acı çekip şifa bulamamasına mı yanarsınız yoksa şifa bulduralım diye başka şehre transfer edilirken harcanan paralara mı?

    Arkadaşımızın biri Tuik verilerinden bahsetmiş. Ben bu söyleme karşı söylemde bulunan @Yeniceri;'ye katılıyorum. Aynı Tuik'in enflasyon oranı %50 bile değil. Hala bu kurumun verilerini şüphesiz kabul eden var ise ona da diyecek bir şeyim yok. İnanmaya devam edebilir. Ama biz şüpheci olanlara göre doktorların iş yükü bir hayli arttı.

    Devlet hastanelerinde Türkçe konuşmayı bilmeyen ve diploması doğrulanamayan tabipler türedi. Çoğu Suriye uyruklu maalesef. Sosyal medya ve Youtube bu hekimlerin rezaletleri ile dolu. İnanmak istemeyen Fatih Altaylı, Yılmaz Özdil gibi muhaliflerin kaynak göstererek yayınladığı videoları izleyebilir. Adamları sevmek zorunda değilsiniz zira ben de bayılmıyorum ama gerçek söylenen bir şey var ise ortada, bunu da inkar etmek en edepli ve iyimser tabir ile "saflık" olarak nitelendirilebilir. Özellikle Fatih Altaylı'nın Türk Tabipler Birliği başkanı ile yaptığı söyleşi programını izlemenizi tavsiye ederim. Bizzat tabipler birliği başkanı neler anlatıyor duyun.

    Sağlık sisteminin dijital kısmını bile beceremedik maalesef. Saat 08:00'da randevu veren sistemden randevu alıp geç kalmamak için azami 07:50'de hastaneye gittiğinizde en az 1 saat bekliyorsunuz. En azından çevremde (İstanbul ve Afyonkarahisar'da) durum böyle. Doktora (sormak affedersiniz şey ister ama) sorduğunuzda da "o saatte vizitim var, sistem hep öyle randevu veriyor" diyor. Ha bu cevabı doktor arkadaşlardan almak da çok büyük bir şans. Çünkü benim gördüğüm devlet hastanesi doktorları pek cevap vermeyi seven arkadaşlar değil

    Sistem sorunlu ama bazı doktorlar da çok sorunlu. Empati kurup anlamaya çalışmak güzel olur fakat "insanın neresi ağrıyorsa canı oradadır der" eskiler. Yani doktor arkadaşların empati beklediği kişiler maalesef ki hasta olduklarından dolayı o an sağlıklı empati kuramayabilirler. Elbette bu demek değil ki "hasta sağlık çalışanına şiddet göstersin" ve yapmadığını bırakmasın.

    "Eşim doktor ve sağlık sektörüne yıllardır hizmet veriyorum" diyen bir üye (sanırım @OTOMARKET; idi değil ise yanlış etiket için kusuruma bakmasın) aslında harikulade bir sosyolojik tespit yapmış. Kısaca; "yeni doktorun burnu havada olur, yaşlı doktor mesleki tükenmişliğin hırsını hastasından alır, orta yaşlı doktor iletişime en açığıdır" demiş. Her ne kadar bu dahil tüm genellemelerin hepsi yanlış olsa da benim gördüğüm tablodan da bu sosyolojik tespit çıkıyor.

    Yukarıdaki paragrafta desteklediğim tespit elbette hekimlik mesleğini icra eden herkesi kapsamaz. Geneli böyledir de diyemem. Ama sistemin kötü oluşu ile birleşince, bunu yapanlar azınlık bile olsa, sağlık hizmeti almayı çileye dönüştürüyor.

    Yazılanları toparlamaya başlamak gerekirse;

    *Sistem kötü doktorları ve hastayı yoruyor.
    *Ortadoğu ülkesi olmamızdan mütevellit eğitimimiz ne olursa olsun ve hangi mesleği icra edersek edelim maalesef naif davranamıyoruz.
    *Yorgun ve nezaketsiz olan taraflar da birbirine ya şiddet uyguluyor, ya hizmet vermiyor.

    Bu arada bir üyemiz "sağlık tamamen paralı olmalı ve muhtaçlara devlet yardım etmeli" demiş. Başka bir üye de "Amerikan sağlık sisteminin aynısı olmalı" cümlesini sarf etmiş. Açıkçası acil serviste ağrılar içinde kıvranırken önümde burnu aktığı için duran insanları görünce ben de onlara katılıyorum. Ancak iyileşince yeniden "sosyal demokrat Tülin" oluveriyorum Aslında tüm sorunumuz da bu... Sürekli olaylara içinde bulunduğumuz pencereden bakıyoruz. Ama bu sorun garip bir şey değil, insanın defosu. İnsan varoluşu itibarı ile bir parça bencil bir varlıktır.

    Yazıyı burada noktalıyorum. İnanın tekrar okuyacak mecalim kalmadı Arada da birkaç ticari özel mesaj ve Whatsapp mesajı geldi cevap vermek zorunda kaldım ve dağıldım. Bu sebeple olası imla hataları, anlam bozuklukları gibi durumlar var ise şimdiden özür dilerim. Sağlıklı kalın. Tabi bu ülkede böyle bir şey mümkünse.
  • 22-12-2024, 09:38:27
    #61
    Üyeliği durduruldu
    TulinPinar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sanırım çok işsizim. çünkü konudaki tüm mesajları tek tek okudum. Bir sosyolog ve sade bir vatandaş olarak bazı tespitlerde bulanacağım, bazı mesajlarda okuduğum cümlelere yanıt vereceğim. Yazının ne kadar uzun olacağı konusunda herhangi bir fikrim yok O sebeple şimdi kalkıp kendime bir çay dolduracağım ve geri gelip yazıma devam edeceğim.

    Evet çayımı alıp geldim. Devam edebiliriz.

    Öncelikle hastaneleri çok sık kullanan biri değil. Sağlıklı bir bireyim. Sigaraya bile 25 yaşından sonra başladım (neden başladıysam?) Elbette diğer tüm insanlar gibi benim de dönem dönem sıklıkla hastaneye gitmişliğim olmuştur.

    Öncelikle belirtmeliyim ki bu ülkede "halkın her kesimi tarafından saygı duyulan meslek hangisidir?" diye sorsanız ilk 3 cevap arasında kesinlikle "hekimlik" yanıtı yer alır. Dünyanın bildiğim her yerinde de hekimlere "doktor" ya da "medical doctor" deniyor. Yani bizim ülkeye özel bir şey değil. Hatta öyle ki doğup büyüdüğüm ilçede üniversite okurken "lisans üstü eğitime devam edip mümkünse doktora yapmak istiyorum" dediğimde birçok insan "tıp mı okuyacaksın?" diye sormuştu. Felsefe doktorasını yapana röntgen göstermeye çalışan insan var ülkemizde "sen bak anlarsın, doktorsun" fikri ile...

    Bu halkın hekimlere bir kini ya da öfkesi yok arkadaşlar. Aksine çıkın dışarı, evladı okuyan bir anne-babaya sorun "çocuğunuz büyüdüğünde hangi mesleği icra etsin istersiniz?" diye büyük çoğunluğu "doktor olsun" diyecektir. Halkımız tüm okumuş insanlara saygı duymaz ama doktora saygı duyar. Forumdaki tıp öğrencisi arkadaşlar ve doktor arkadaşlar genelleme yapan konu sahibini kınarken sanki kendileri de genelleme yapıyormuş gibi geldi. Yanılıyorsam aflarına sığınıyorum.

    Ancak doktorları seviyoruz ve saygı duyuyoruz diye de gördüğümüz çarpıklıklardan şikayet etmeyecek değiliz. Doktorun yaptığı iş ne kadar kutsal ve insanoğlu için gerekli ise temizlik işçisinin yaptığı iş de o kadar kutsal ve insanoğlu için gereklidir. Temizlik işçilerine karşı bir küçümsemede bulunmuyorum yanlış anlaşılmasın. Birisi kalkıp da cımbızla bir lafı çeker diye her şeyi açıklamaya çalışıyorum kendimce.

    İşvereni, işçisi, memuru, köylüsü, doktoru... Hepimiz vergi veriyoruz. Devletin vergi toplama amacı da halkına hizmettir. Nasıl bir restoranda 100 Liralık yemek soğuk gelince carlıyorsak (şahsım adına sıcak gelmesi gereken yemek soğuk gelirse ben carlarım ) vergilerimiz hizmete eksik döndüğü zaman da tepki göstermemizden daha doğal bir şey yoktur. Sorun da büyük oranda sistemdedir. Dünyanın en ucuz sağlık hizmetlerinden birine sahibiz bence, bu doğru. Ancak bu sistemin dört dörtlük çalıştığı ve tam anlamı ile amaca hizmet ettiği anlamına gelmez. Ayrıca dünyanın en iyi sosyal devletlerinden biri olduğunu düşündüğüm Norveç'te bile halinden memnun olmayan insanlar var. Çünkü bir devlet hizmetinin ilgili devlet tarafından görece diğer devletlerin sunduğu hizmetten daha iyi olması, sistemin tam anlamı ile amacına hizmet ettiği anlamına gelmez.

    Yukarıdaki sistemi felç eden en önemli şey @Yeniceri;'nin dediği gibi "giderlerse gitsin" zihniyetidir. Siz milyonlarca Lira harcayarak okuttuğunuz doktora "giderseniz gidin" derseniz, bu halkın vergilerini daha başta çarçur etmiş olurusunuz. 1 haftadır Afyonkarahisar Mavi Hastane'de genel çocuk cerrahı olmadığı için acil hastaları Kütahya'da yeni açılan şehir hastanesine sevk ediyorlar ambulanslarla. Çoluk çocuğun acı çekip şifa bulamamasına mı yanarsınız yoksa şifa bulduralım diye başka şehre transfer edilirken harcanan paralara mı?

    Arkadaşımızın biri Tuik verilerinden bahsetmiş. Ben bu söyleme karşı söylemde bulunan @Yeniceri;'ye katılıyorum. Aynı Tuik'in enflasyon oranı %50 bile değil. Hala bu kurumun verilerini şüphesiz kabul eden var ise ona da diyecek bir şeyim yok. İnanmaya devam edebilir. Ama biz şüpheci olanlara göre doktorların iş yükü bir hayli arttı.

    Devlet hastanelerinde Türkçe konuşmayı bilmeyen ve diploması doğrulanamayan tabipler türedi. Çoğu Suriye uyruklu maalesef. Sosyal medya ve Youtube bu hekimlerin rezaletleri ile dolu. İnanmak istemeyen Fatih Altaylı, Yılmaz Özdil gibi muhaliflerin kaynak göstererek yayınladığı videoları izleyebilir. Adamları sevmek zorunda değilsiniz zira ben de bayılmıyorum ama gerçek söylenen bir şey var ise ortada, bunu da inkar etmek en edepli ve iyimser tabir ile "saflık" olarak nitelendirilebilir. Özellikle Fatih Altaylı'nın Türk Tabipler Birliği başkanı ile yaptığı söyleşi programını izlemenizi tavsiye ederim. Bizzat tabipler birliği başkanı neler anlatıyor duyun.

    Sağlık sisteminin dijital kısmını bile beceremedik maalesef. Saat 08:00'da randevu veren sistemden randevu alıp geç kalmamak için azami 07:50'de hastaneye gittiğinizde en az 1 saat bekliyorsunuz. En azından çevremde (İstanbul ve Afyonkarahisar'da) durum böyle. Doktora (sormak affedersiniz şey ister ama) sorduğunuzda da "o saatte vizitim var, sistem hep öyle randevu veriyor" diyor. Ha bu cevabı doktor arkadaşlardan almak da çok büyük bir şans. Çünkü benim gördüğüm devlet hastanesi doktorları pek cevap vermeyi seven arkadaşlar değil

    Sistem sorunlu ama bazı doktorlar da çok sorunlu. Empati kurup anlamaya çalışmak güzel olur fakat "insanın neresi ağrıyorsa canı oradadır der" eskiler. Yani doktor arkadaşların empati beklediği kişiler maalesef ki hasta olduklarından dolayı o an sağlıklı empati kuramayabilirler. Elbette bu demek değil ki "hasta sağlık çalışanına şiddet göstersin" ve yapmadığını bırakmasın.

    "Eşim doktor ve sağlık sektörüne yıllardır hizmet veriyorum" diyen bir üye (sanırım @OTOMARKET; idi değil ise yanlış etiket için kusuruma bakmasın) aslında harikulade bir sosyolojik tespit yapmış. Kısaca; "yeni doktorun burnu havada olur, yaşlı doktor mesleki tükenmişliğin hırsını hastasından alır, orta yaşlı doktor iletişime en açığıdır" demiş. Her ne kadar bu dahil tüm genellemelerin hepsi yanlış olsa da benim gördüğüm tablodan da bu sosyolojik tespit çıkıyor.

    Yukarıdaki paragrafta desteklediğim tespit elbette hekimlik mesleğini icra eden herkesi kapsamaz. Geneli böyledir de diyemem. Ama sistemin kötü oluşu ile birleşince, bunu yapanlar azınlık bile olsa, sağlık hizmeti almayı çileye dönüştürüyor.

    Yazılanları toparlamaya başlamak gerekirse;

    *Sistem kötü doktorları ve hastayı yoruyor.
    *Ortadoğu ülkesi olmamızdan mütevellit eğitimimiz ne olursa olsun ve hangi mesleği icra edersek edelim maalesef naif davranamıyoruz.
    *Yorgun ve nezaketsiz olan taraflar da birbirine ya şiddet uyguluyor, ya hizmet vermiyor.

    Bu arada bir üyemiz "sağlık tamamen paralı olmalı ve muhtaçlara devlet yardım etmeli" demiş. Başka bir üye de "Amerikan sağlık sisteminin aynısı olmalı" cümlesini sarf etmiş. Açıkçası acil serviste ağrılar içinde kıvranırken önümde burnu aktığı için duran insanları görünce ben de onlara katılıyorum. Ancak iyileşince yeniden "sosyal demokrat Tülin" oluveriyorum Aslında tüm sorunumuz da bu... Sürekli olaylara içinde bulunduğumuz pencereden bakıyoruz. Ama bu sorun garip bir şey değil, insanın defosu. İnsan varoluşu itibarı ile bir parça bencil bir varlıktır.

    Yazıyı burada noktalıyorum. İnanın tekrar okuyacak mecalim kalmadı Arada da birkaç ticari özel mesaj ve Whatsapp mesajı geldi cevap vermek zorunda kaldım ve dağıldım. Bu sebeple olası imla hataları, anlam bozuklukları gibi durumlar var ise şimdiden özür dilerim. Sağlıklı kalın. Tabi bu ülkede böyle bir şey mümkünse.
    İşsiz olduğunuz belli zaten. Hemen hemen bütün konularda sizin mesajlarınızı görüyorum. Mesaj yazmadığınız bir konu yok gibi. Bazı konulara konu ile alakası olmayan yorumlar yapıyorsunuz. Bazı konularda haklı olduğunuz yönlerde var. Sanırım imzanızı gösterme gibi bir alışkanlığınız da var.🙂
  • 22-12-2024, 09:41:26
    #62
    tiscali adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İşsiz olduğunuz belli zaten. Hemen hemen bütün konularda sizin mesajlarınızı görüyorum. Mesaj yazmadığınız bir konu yok gibi. Bazı konulara konu ile alakası olmayan yorumlar yapıyorsunuz. Bazı konularda haklı olduğunuz yönlerde var. Sanırım imzanızı gösterme gibi bir alışkanlığınız da var.🙂
    Merhaba yapıcı olmayan kaba yorumunuz için teşekkür ederim. Çünkü bana böylesi yakışır.

    Keşke imzamdaki konunun müşterisi olsa forumda. Sadece 2 kişi bu ürünü satın aldı. Derdim imza olsa son açtığım konu daha çok müşteri çeker hocam. Kapanan konsol hesabı açıyorum. Bu forumda yüzlerce var bu hizmeti alacak kişi ama derdim imza değil.

    Konu ile alakalı olmayan bir mesajıma denk gelirseniz yine kendinize yakışan şekilde uyarabilir ya da yorum yapabilirisniz.

    İyi pazarlar dilerim.
  • 23-12-2024, 15:15:38
    #63
    TulinPinar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sanırım çok işsizim. çünkü konudaki tüm mesajları tek tek okudum. Bir sosyolog ve sade bir vatandaş olarak bazı tespitlerde bulanacağım, bazı mesajlarda okuduğum cümlelere yanıt vereceğim. Yazının ne kadar uzun olacağı konusunda herhangi bir fikrim yok O sebeple şimdi kalkıp kendime bir çay dolduracağım ve geri gelip yazıma devam edeceğim.

    Evet çayımı alıp geldim. Devam edebiliriz.

    Öncelikle hastaneleri çok sık kullanan biri değil. Sağlıklı bir bireyim. Sigaraya bile 25 yaşından sonra başladım (neden başladıysam?) Elbette diğer tüm insanlar gibi benim de dönem dönem sıklıkla hastaneye gitmişliğim olmuştur.

    Öncelikle belirtmeliyim ki bu ülkede "halkın her kesimi tarafından saygı duyulan meslek hangisidir?" diye sorsanız ilk 3 cevap arasında kesinlikle "hekimlik" yanıtı yer alır. Dünyanın bildiğim her yerinde de hekimlere "doktor" ya da "medical doctor" deniyor. Yani bizim ülkeye özel bir şey değil. Hatta öyle ki doğup büyüdüğüm ilçede üniversite okurken "lisans üstü eğitime devam edip mümkünse doktora yapmak istiyorum" dediğimde birçok insan "tıp mı okuyacaksın?" diye sormuştu. Felsefe doktorasını yapana röntgen göstermeye çalışan insan var ülkemizde "sen bak anlarsın, doktorsun" fikri ile...

    Bu halkın hekimlere bir kini ya da öfkesi yok arkadaşlar. Aksine çıkın dışarı, evladı okuyan bir anne-babaya sorun "çocuğunuz büyüdüğünde hangi mesleği icra etsin istersiniz?" diye büyük çoğunluğu "doktor olsun" diyecektir. Halkımız tüm okumuş insanlara saygı duymaz ama doktora saygı duyar. Forumdaki tıp öğrencisi arkadaşlar ve doktor arkadaşlar genelleme yapan konu sahibini kınarken sanki kendileri de genelleme yapıyormuş gibi geldi. Yanılıyorsam aflarına sığınıyorum.

    Ancak doktorları seviyoruz ve saygı duyuyoruz diye de gördüğümüz çarpıklıklardan şikayet etmeyecek değiliz. Doktorun yaptığı iş ne kadar kutsal ve insanoğlu için gerekli ise temizlik işçisinin yaptığı iş de o kadar kutsal ve insanoğlu için gereklidir. Temizlik işçilerine karşı bir küçümsemede bulunmuyorum yanlış anlaşılmasın. Birisi kalkıp da cımbızla bir lafı çeker diye her şeyi açıklamaya çalışıyorum kendimce.

    İşvereni, işçisi, memuru, köylüsü, doktoru... Hepimiz vergi veriyoruz. Devletin vergi toplama amacı da halkına hizmettir. Nasıl bir restoranda 100 Liralık yemek soğuk gelince carlıyorsak (şahsım adına sıcak gelmesi gereken yemek soğuk gelirse ben carlarım ) vergilerimiz hizmete eksik döndüğü zaman da tepki göstermemizden daha doğal bir şey yoktur. Sorun da büyük oranda sistemdedir. Dünyanın en ucuz sağlık hizmetlerinden birine sahibiz bence, bu doğru. Ancak bu sistemin dört dörtlük çalıştığı ve tam anlamı ile amaca hizmet ettiği anlamına gelmez. Ayrıca dünyanın en iyi sosyal devletlerinden biri olduğunu düşündüğüm Norveç'te bile halinden memnun olmayan insanlar var. Çünkü bir devlet hizmetinin ilgili devlet tarafından görece diğer devletlerin sunduğu hizmetten daha iyi olması, sistemin tam anlamı ile amacına hizmet ettiği anlamına gelmez.

    Yukarıdaki sistemi felç eden en önemli şey @Yeniceri;'nin dediği gibi "giderlerse gitsin" zihniyetidir. Siz milyonlarca Lira harcayarak okuttuğunuz doktora "giderseniz gidin" derseniz, bu halkın vergilerini daha başta çarçur etmiş olurusunuz. 1 haftadır Afyonkarahisar Mavi Hastane'de genel çocuk cerrahı olmadığı için acil hastaları Kütahya'da yeni açılan şehir hastanesine sevk ediyorlar ambulanslarla. Çoluk çocuğun acı çekip şifa bulamamasına mı yanarsınız yoksa şifa bulduralım diye başka şehre transfer edilirken harcanan paralara mı?

    Arkadaşımızın biri Tuik verilerinden bahsetmiş. Ben bu söyleme karşı söylemde bulunan @Yeniceri;'ye katılıyorum. Aynı Tuik'in enflasyon oranı %50 bile değil. Hala bu kurumun verilerini şüphesiz kabul eden var ise ona da diyecek bir şeyim yok. İnanmaya devam edebilir. Ama biz şüpheci olanlara göre doktorların iş yükü bir hayli arttı.

    Devlet hastanelerinde Türkçe konuşmayı bilmeyen ve diploması doğrulanamayan tabipler türedi. Çoğu Suriye uyruklu maalesef. Sosyal medya ve Youtube bu hekimlerin rezaletleri ile dolu. İnanmak istemeyen Fatih Altaylı, Yılmaz Özdil gibi muhaliflerin kaynak göstererek yayınladığı videoları izleyebilir. Adamları sevmek zorunda değilsiniz zira ben de bayılmıyorum ama gerçek söylenen bir şey var ise ortada, bunu da inkar etmek en edepli ve iyimser tabir ile "saflık" olarak nitelendirilebilir. Özellikle Fatih Altaylı'nın Türk Tabipler Birliği başkanı ile yaptığı söyleşi programını izlemenizi tavsiye ederim. Bizzat tabipler birliği başkanı neler anlatıyor duyun.

    Sağlık sisteminin dijital kısmını bile beceremedik maalesef. Saat 08:00'da randevu veren sistemden randevu alıp geç kalmamak için azami 07:50'de hastaneye gittiğinizde en az 1 saat bekliyorsunuz. En azından çevremde (İstanbul ve Afyonkarahisar'da) durum böyle. Doktora (sormak affedersiniz şey ister ama) sorduğunuzda da "o saatte vizitim var, sistem hep öyle randevu veriyor" diyor. Ha bu cevabı doktor arkadaşlardan almak da çok büyük bir şans. Çünkü benim gördüğüm devlet hastanesi doktorları pek cevap vermeyi seven arkadaşlar değil

    Sistem sorunlu ama bazı doktorlar da çok sorunlu. Empati kurup anlamaya çalışmak güzel olur fakat "insanın neresi ağrıyorsa canı oradadır der" eskiler. Yani doktor arkadaşların empati beklediği kişiler maalesef ki hasta olduklarından dolayı o an sağlıklı empati kuramayabilirler. Elbette bu demek değil ki "hasta sağlık çalışanına şiddet göstersin" ve yapmadığını bırakmasın.

    "Eşim doktor ve sağlık sektörüne yıllardır hizmet veriyorum" diyen bir üye (sanırım @OTOMARKET; idi değil ise yanlış etiket için kusuruma bakmasın) aslında harikulade bir sosyolojik tespit yapmış. Kısaca; "yeni doktorun burnu havada olur, yaşlı doktor mesleki tükenmişliğin hırsını hastasından alır, orta yaşlı doktor iletişime en açığıdır" demiş. Her ne kadar bu dahil tüm genellemelerin hepsi yanlış olsa da benim gördüğüm tablodan da bu sosyolojik tespit çıkıyor.

    Yukarıdaki paragrafta desteklediğim tespit elbette hekimlik mesleğini icra eden herkesi kapsamaz. Geneli böyledir de diyemem. Ama sistemin kötü oluşu ile birleşince, bunu yapanlar azınlık bile olsa, sağlık hizmeti almayı çileye dönüştürüyor.

    Yazılanları toparlamaya başlamak gerekirse;

    *Sistem kötü doktorları ve hastayı yoruyor.
    *Ortadoğu ülkesi olmamızdan mütevellit eğitimimiz ne olursa olsun ve hangi mesleği icra edersek edelim maalesef naif davranamıyoruz.
    *Yorgun ve nezaketsiz olan taraflar da birbirine ya şiddet uyguluyor, ya hizmet vermiyor.

    Bu arada bir üyemiz "sağlık tamamen paralı olmalı ve muhtaçlara devlet yardım etmeli" demiş. Başka bir üye de "Amerikan sağlık sisteminin aynısı olmalı" cümlesini sarf etmiş. Açıkçası acil serviste ağrılar içinde kıvranırken önümde burnu aktığı için duran insanları görünce ben de onlara katılıyorum. Ancak iyileşince yeniden "sosyal demokrat Tülin" oluveriyorum Aslında tüm sorunumuz da bu... Sürekli olaylara içinde bulunduğumuz pencereden bakıyoruz. Ama bu sorun garip bir şey değil, insanın defosu. İnsan varoluşu itibarı ile bir parça bencil bir varlıktır.

    Yazıyı burada noktalıyorum. İnanın tekrar okuyacak mecalim kalmadı Arada da birkaç ticari özel mesaj ve Whatsapp mesajı geldi cevap vermek zorunda kaldım ve dağıldım. Bu sebeple olası imla hataları, anlam bozuklukları gibi durumlar var ise şimdiden özür dilerim. Sağlıklı kalın. Tabi bu ülkede böyle bir şey mümkünse.

    Zamanınızı ayırıp düşüncelerinizi paylaştığınız için çok teşekkürler, söylediklerinizin %90'lık kısmına %100 katılıyorum. Kendi yazdıklarımı sizinkiler ile kıyaslayınca aklıma şu video geldi affınıza sığınarak ;
    https://www.youtube.com/watch?v=VPtGo3cttl8