• 14-12-2024, 05:50:13
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Umarım düşüncemi doğru bir şekilde aktarabilirim.

    Şimdi değerli arkadaşlar şöyle bir örnek vereyim
    Bir şeyin icadı , keşfi..

    keşifle başlayalım. Dünyanın yuvarlak olduğunu bilenen kaynaklarda ilk ortaya atan kişi "Pythagoras " m.ö 7. yüzyılda yaşamış.
    Dünyanın yuvarlak olduğunu mevcut kaynaklarda öne süren kişiler bu aşağıda yazdığım kişilerdir. Elimize ulaşmayan daha eski dönemlerdede bence vardır..
    • Pythagoras (M.Ö. 6. yüzyıl): Dünyanın yuvarlak olduğunu ilk öneren düşünürlerden biridir. Evrenin düzeni ve simetrisi ile ilgilenmiş ve gezegenlerin şeklinin küresel olması gerektiğini savunmuştur.
    • Aristoteles (M.Ö. 384–322):Dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlamak için gözlemler yapmıştır:
      • Ay tutulmalarında, Dünya’nın Ay üzerinde oluşturduğu gölge her zaman yuvarlaktır.
      • Uzaklardaki gemiler ufuktan kaybolurken önce gövdesi, sonra yelkenleri gözden kaybolur.
    • Eratosthenes (M.Ö. 276–194): Dünyanın çevresini ölçen ilk bilim insanıdır. Gölge uzunluklarını ölçerek Dünya’nın yuvarlak olduğunu ve yaklaşık çevresini hesaplamıştır.
    Dünyanın güneşin etrafında döndüğünü yani bir yörüngesi olduğunu keşfeden kadına gelelim. O dönemin en zeki adamları bu kadının görüşüne karşı çıkıyorlar.

    Hypatia (M.S. 360–415)


    Astronomi Çalışmaları:
    • Hypatia, gezegenlerin hareketleri ve gökcisimlerinin yörüngeleri üzerine çalışmıştır.
    • Dünya merkezli (geosantrik) ve Güneş merkezli (heliosantrik) modelleri anlamaya çalıştı. Ancak, onun bu konuda kesin bir teorisi olup olmadığı belirsizdir.
    • Güneş ve gezegenlerin hareketleriyle ilgili cihazlar geliştirdiği düşünülmektedir.


      Şimdi bu insanlar ortada net bir şey yok iken.. Mevcut veriler ile sonuca ulaşabilmişler bir şekilde.. Yani görmeden görebilmişler hesaplamışlar..
      Dünyanın yuvarlak olduğunu.. birisi biz bir yörüngedeyiz güneşin etrafında demiş..



      Şimdi gelelim günümüze. yavaş yavaş

      E=mc² Denklemi..
    • Einstein'ın ünlü formülü E=mc², maddenin enerjiye dönüşümünü ifade eder. Bu denklem, atom çekirdeğinin parçalanmasında (fisyon) büyük miktarda enerjinin açığa çıkacağını gösterir.
    • Bu teori, nükleer enerjiye olan temel bilimsel anlayışı oluşturdu ve atom bombası geliştirme fikrini mümkün kıldı.

      Bu teori sayesinde nükleer enerji / atom bombası ortaya çıktı.. Yani E=mc² Denklemi ortaya çıkaran kişi gidip bir şey test etmedi.. sadece bir teori idi..

      Bitti mi bitmedi?
    • 1. James Clerk Maxwell (1831–1879):

      • İskoç fizikçi Maxwell, 1864 yılında elektromanyetik dalgalar teorisini geliştirdi.
      • Maxwell, ışığın bir tür elektromanyetik dalga olduğunu ve bu dalgaların elektrik ve manyetik alanların birleşik hareketiyle oluştuğunu matematiksel olarak ispatladı.
      • Elektromanyetik dalgaların uzayda hareket edebileceğini öne sürerek, radyo frekanslarının teorik temelini attı.



        Değerli dostlar teorileri üreten insanların elinde somut bir şey yok. Adam düşünüyor hayal ediyor ortaya atıyor.. ve gerçeğe dönüşüyor..
        Tabi her Teori kanıtlanmadığı için gerçek değildir.. Ama aksinide kanıtlayamıyoruz.


        Yani bu insanlar elinde somut bir şey olmadan sadece düşünce/teori ile somut bir şeyi elimize veriyorlar..

        Nasıl abi nasıl?
  • 14-12-2024, 05:56:03
    #2
    Sabah sabah bunu yazman gibi insanlar boş durmamış 🤣
  • 14-12-2024, 06:02:01
    #3
    Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.
    -Albert Einstein
  • 14-12-2024, 06:10:00
    #4
    Reveloper
    Webcim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Umarım düşüncemi doğru bir şekilde aktarabilirim.

    Şimdi değerli arkadaşlar şöyle bir örnek vereyim
    Bir şeyin icadı , keşfi..

    keşifle başlayalım. Dünyanın yuvarlak olduğunu bilenen kaynaklarda ilk ortaya atan kişi "Pythagoras " m.ö 7. yüzyılda yaşamış.
    Dünyanın yuvarlak olduğunu mevcut kaynaklarda öne süren kişiler bu aşağıda yazdığım kişilerdir. Elimize ulaşmayan daha eski dönemlerdede bence vardır..
    • Pythagoras (M.Ö. 6. yüzyıl): Dünyanın yuvarlak olduğunu ilk öneren düşünürlerden biridir. Evrenin düzeni ve simetrisi ile ilgilenmiş ve gezegenlerin şeklinin küresel olması gerektiğini savunmuştur.
    • Aristoteles (M.Ö. 384–322):Dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlamak için gözlemler yapmıştır:
      • Ay tutulmalarında, Dünya’nın Ay üzerinde oluşturduğu gölge her zaman yuvarlaktır.
      • Uzaklardaki gemiler ufuktan kaybolurken önce gövdesi, sonra yelkenleri gözden kaybolur.
    • Eratosthenes (M.Ö. 276–194): Dünyanın çevresini ölçen ilk bilim insanıdır. Gölge uzunluklarını ölçerek Dünya’nın yuvarlak olduğunu ve yaklaşık çevresini hesaplamıştır.
    Dünyanın güneşin etrafında döndüğünü yani bir yörüngesi olduğunu keşfeden kadına gelelim. O dönemin en zeki adamları bu kadının görüşüne karşı çıkıyorlar.

    Hypatia (M.S. 360–415)


    Astronomi Çalışmaları:
    • Hypatia, gezegenlerin hareketleri ve gökcisimlerinin yörüngeleri üzerine çalışmıştır.
    • Dünya merkezli (geosantrik) ve Güneş merkezli (heliosantrik) modelleri anlamaya çalıştı. Ancak, onun bu konuda kesin bir teorisi olup olmadığı belirsizdir.
    • Güneş ve gezegenlerin hareketleriyle ilgili cihazlar geliştirdiği düşünülmektedir.


      Şimdi bu insanlar ortada net bir şey yok iken.. Mevcut veriler ile sonuca ulaşabilmişler bir şekilde.. Yani görmeden görebilmişler hesaplamışlar..
      Dünyanın yuvarlak olduğunu.. birisi biz bir yörüngedeyiz güneşin etrafında demiş..



      Şimdi gelelim günümüze. yavaş yavaş

      E=mc² Denklemi..
    • Einstein'ın ünlü formülü E=mc², maddenin enerjiye dönüşümünü ifade eder. Bu denklem, atom çekirdeğinin parçalanmasında (fisyon) büyük miktarda enerjinin açığa çıkacağını gösterir.
    • Bu teori, nükleer enerjiye olan temel bilimsel anlayışı oluşturdu ve atom bombası geliştirme fikrini mümkün kıldı.

      Bu teori sayesinde nükleer enerji / atom bombası ortaya çıktı.. Yani E=mc² Denklemi ortaya çıkaran kişi gidip bir şey test etmedi.. sadece bir teori idi..

      Bitti mi bitmedi?
    • 1. James Clerk Maxwell (1831–1879):

      • İskoç fizikçi Maxwell, 1864 yılında elektromanyetik dalgalar teorisini geliştirdi.
      • Maxwell, ışığın bir tür elektromanyetik dalga olduğunu ve bu dalgaların elektrik ve manyetik alanların birleşik hareketiyle oluştuğunu matematiksel olarak ispatladı.
      • Elektromanyetik dalgaların uzayda hareket edebileceğini öne sürerek, radyo frekanslarının teorik temelini attı.



        Değerli dostlar teorileri üreten insanların elinde somut bir şey yok. Adam düşünüyor hayal ediyor ortaya atıyor.. ve gerçeğe dönüşüyor..
        Tabi her Teori kanıtlanmadığı için gerçek değildir.. Ama aksinide kanıtlayamıyoruz.


        Yani bu insanlar elinde somut bir şey olmadan sadece düşünce/teori ile somut bir şeyi elimize veriyorlar..

        Nasıl abi nasıl?
    O zaman bide benden olsun;

    O dönem 32MB ram ile ay ziyareti yapan ve orada yürüyen ve teleskopla yıldızları izlerken asla bayrakları göremeyen insanlık Günümüzde PTB Ram ve Ultra GHZ işlemcilerle aya gidemiyor ve buna ekonomik zaiyat diyor.
  • 14-12-2024, 06:12:17
    #5
    Şimdi öncelikle yazdığınız şeyler bir gecede olmuş şeyler değil, şuan günümüzde bile bir web sitesi açma fikri aklınıza gelse internetin icadından bu yana bu fikir aklına gelen ve bunu yapan binlerce kişi var.
    Dolayısıyla dünyanın şekli veya benzeri şeylerdeki teorileri keşfeden insanlar doğdukları günün ertesi günü keşifte bulunmuyorlar.
    Kendilerinden önce birikmiş olan binlerce yıllık bilgiyi kullanıp düşünüyorlar, bugün siz de oturup birkaç saat birşeyler düşünürseniz sizde teorilerde bulunabilirsiniz ve yeterince mantıklı düşünürseniz teoriniz doğru çıkabilir.
    Yada ampulün icadını düşünürseniz edison'un yüzlerce deneme yaptığını duymuşsunuzdur, ama diğer tarafta tesla da aynı şeylerle denemeler yapıyor ve bu gelişmeye katkıda bulunuyordu.

    Tüm bu herşey zamanla olmuş yaklaşımının yanı sıra bahsettiğiniz fikirlerin birden insanların zihninde oluşma durumu ise "collective mind" denilen durumdur, yani hayalde mi yaşıyoruzdan ziyade, toplu bir zihin havuzuna bağlıyız düşüncesi daha yaygındır.
    Hatta bu durumu ünlü isimlerden de kuvvetle bağlı olanlar var, muhtemelen yanılıyorumdur ben MJ diye hatırlıyorum ama ünlü bir sanatçı, bestecisinin gece yarısı aklına gelen müzik bestesine "hemen kaydetmeliyiz yoksa sabaha kadar başkasının aklına gelecek" demiştir.

    Bende bu ortak zihin havuzuna katılmakla beraber benim bu konuya dini bakış açım ise, Bakara suresi 2. ayette ((Bunun arkasından Allah CC) Adem’e isimlerin tümünü talim etti. (Varlıkların ne olduklarını, nasıl yaratıldıklarını, nasıl kullanılacaklarını, hepsinin yararlı ve şifalı yanlarını ona öğretti.) Sonra onları meleklere sorup: "(Haydi bakalım, şayet teklifinizde haklı olup yanılmıyorsanız ve) Eğer doğru söylüyorsanız şunların isimlerini (bütün varlıkların gayelerini ve görevlerini) Bana haber verin (de görelim)!" diye emretti.) Allah Hz. Adem'e yarattığı herşeyin bilgisini verdiğini söylüyor.
    Yani Adem herşeyi biliyordu, tüm varlıkları, isimleri, herşeyi.
    Ama sadece adem biliyordu, çocukları ise ondan öğrene öğrene, nuh tufanı ve diğer katastrofik olaylar sonucunda insanlığın nüfus ve bilgi kaybıyla bu günlere geldik. Yani ilk atamız aslında herşeyi biliyor ve bize aktarmıştı, biz ise günümüzde bazı şeyleri sadece hatırlıyoruz. DNA'mızda bu bilgiler aslında işli durumda. Sadece hatırlamamız gerekiyor.
    Gibi, tabi bu benim teorim
  • 14-12-2024, 06:13:41
    #6
    Burti adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    O zaman bide benden olsun;

    O dönem 32MB ram ile ay ziyareti yapan ve orada yürüyen ve teleskopla yıldızları izlerken asla bayrakları göremeyen insanlık Günümüzde PTB Ram ve Ultra GHZ işlemcilerle aya gidemiyor ve buna ekonomik zaiyat diyor.
    Ben bu uzay muzay işlerine çok şey yazarım da ağzını açınca hemen linçliyorlar
    Sizi kimin yönettiğini merak ediyorsanız, kime/neye karşı konuşamadığınıza bakın demişler.
    Bugün acaba şöyle mi ki desen hemen uzaya gidip gelen bilgisayar başındaki astronotlarımız linçlemeye başlıyor
  • 14-12-2024, 06:27:26
    #7
    Üyeliği durduruldu
    caylakgirisimci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şimdi öncelikle yazdığınız şeyler bir gecede olmuş şeyler değil, şuan günümüzde bile bir web sitesi açma fikri aklınıza gelse internetin icadından bu yana bu fikir aklına gelen ve bunu yapan binlerce kişi var.
    Dolayısıyla dünyanın şekli veya benzeri şeylerdeki teorileri keşfeden insanlar doğdukları günün ertesi günü keşifte bulunmuyorlar.
    Kendilerinden önce birikmiş olan binlerce yıllık bilgiyi kullanıp düşünüyorlar, bugün siz de oturup birkaç saat birşeyler düşünürseniz sizde teorilerde bulunabilirsiniz ve yeterince mantıklı düşünürseniz teoriniz doğru çıkabilir.
    Yada ampulün icadını düşünürseniz edison'un yüzlerce deneme yaptığını duymuşsunuzdur, ama diğer tarafta tesla da aynı şeylerle denemeler yapıyor ve bu gelişmeye katkıda bulunuyordu.

    Tüm bu herşey zamanla olmuş yaklaşımının yanı sıra bahsettiğiniz fikirlerin birden insanların zihninde oluşma durumu ise "collective mind" denilen durumdur, yani hayalde mi yaşıyoruzdan ziyade, toplu bir zihin havuzuna bağlıyız düşüncesi daha yaygındır.
    Hatta bu durumu ünlü isimlerden de kuvvetle bağlı olanlar var, muhtemelen yanılıyorumdur ben MJ diye hatırlıyorum ama ünlü bir sanatçı, bestecisinin gece yarısı aklına gelen müzik bestesine "hemen kaydetmeliyiz yoksa sabaha kadar başkasının aklına gelecek" demiştir.

    Bende bu ortak zihin havuzuna katılmakla beraber benim bu konuya dini bakış açım ise, Bakara suresi 2. ayette ((Bunun arkasından Allah CC) Adem’e isimlerin tümünü talim etti. (Varlıkların ne olduklarını, nasıl yaratıldıklarını, nasıl kullanılacaklarını, hepsinin yararlı ve şifalı yanlarını ona öğretti.) Sonra onları meleklere sorup: "(Haydi bakalım, şayet teklifinizde haklı olup yanılmıyorsanız ve) Eğer doğru söylüyorsanız şunların isimlerini (bütün varlıkların gayelerini ve görevlerini) Bana haber verin (de görelim)!" diye emretti.) Allah Hz. Adem'e yarattığı herşeyin bilgisini verdiğini söylüyor.
    Yani Adem herşeyi biliyordu, tüm varlıkları, isimleri, herşeyi.
    Ama sadece adem biliyordu, çocukları ise ondan öğrene öğrene, nuh tufanı ve diğer katastrofik olaylar sonucunda insanlığın nüfus ve bilgi kaybıyla bu günlere geldik. Yani ilk atamız aslında herşeyi biliyor ve bize aktarmıştı, biz ise günümüzde bazı şeyleri sadece hatırlıyoruz. DNA'mızda bu bilgiler aslında işli durumda. Sadece hatırlamamız gerekiyor.
    Gibi, tabi bu benim teorim
    Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Böyle bir tartışma başlatıp benim gibi geniş düşünenlerle bu konuda fikirlerimizi konuşturmak istiyordum açıkcası.
    Yani ben nükleeri/atom babasını oluşturan teorinin ortaya atılması ile aa bak bu yapılıyormuş lan diyen insanların.. Bunu görene kadar neden denemediğini merak ediyorum.

    Örnek verecek olursak
    edison dedinizya tam olarak o icat etmedi Ampulu..


    • Humphry Davy (1800'ler başı): Elektrikli ışığın temelini attı. Elektrik akımıyla karbon çubuklarını aydınlatmayı başardı ve "ark lambası" adı verilen bir ışık kaynağı geliştirdi.
    • Warren de la Rue (1840): Platin bir tel kullanan bir ampul tasarladı, ancak platin pahalı olduğu için ticari olarak uygulanabilir değildi.
    • Joseph Swan (1878): Edison'dan bağımsız olarak karbon filamentli bir ampul geliştirdi ve patent aldı. Edison ve Swan daha sonra iş birliği yaparak "Ediswan" adlı bir şirket kurdular.

      Neticeye geleyim:
      Ampulun kökeni teori ve deneme yanılmaya dayalıdır.


      Ve evet doğru söylüyorsunuz elbette bir anda icat edilmesi bu şeyler.. En başta Teori ile başlıyor.. Daha sonra deneme yanılma yaparak günümüzdeki şekillerini almış.

      Yine edisondan gideceğim.. ondan 40 yıl öncede bu konuda çalışmalar yapılmış teoriler ortaya atılmış.
      Edison bu kaynakları elbette değerlendirmiştir Joseph Swan gibi.. en sonundada ampul kullanılabilir olarak ortaya çıkmış.

      Fikir konusunada katılıyorum.. Bazen internet sitemde veya oyun geliştirirken aklıma bir şey geliyor ve başkası yapmadan hemen yapmalıyım diyorum
  • 14-12-2024, 06:30:15
    #8
    Üyeliği durduruldu
    Burti adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    O zaman bide benden olsun;

    O dönem 32MB ram ile ay ziyareti yapan ve orada yürüyen ve teleskopla yıldızları izlerken asla bayrakları göremeyen insanlık Günümüzde PTB Ram ve Ultra GHZ işlemcilerle aya gidemiyor ve buna ekonomik zaiyat diyor.
    hocam ben Aya gittiklerini düşünüyorum. Fakat okuduğum araştırdığım kaynaklarda şöyle bir şey atılmıştı ortaya.. İnsan dünyanın manyetik alanından çıkarsa yaşayamaz ölür gibi bir şey okumuştum.. Bir de o zamanki görüntüler , kaynaklar falan günümüze göre kalitesiz olduğu için ben net bir şey söyleyemiyorum. Ama Uzay yarışında Ruslar olmasaydı abd bu konuda asla bu kadar gelişemez idi.

    Umarım günümüzde artık giderlerde bizde ölmeden görebiliriz. Kendi cagımda gitmelerini bende görmek isterim acıkcası.
  • 14-12-2024, 07:49:39
    #9
    byd firmasını eklemeden olmaz