• 22-03-2024, 20:35:24
    #37
    doğmadan öncesi gibi
  • 22-03-2024, 21:21:42
    #38
    Bi espiri geldi aklıma sen ölmeyi bayılma sanıyorsun sanırım diye. Ölüm Allah Cc emri her nefis ölümü tatacaktır fakat biz nefis olarak dünyanin farklı renklerine kanıp hayatımızı itame etmeye calısıyoruz biz diyorum ben yada sen demiyorum cünkü insan oglunda nefis var herşeye gönlü düsüyor......
  • 23-03-2024, 02:00:27
    #39
    ben de yazayım.... zaten yaşım ilerledi, yakındır ölüm benim için...

    Ben ölüme kurtuluş olarak bakıyorum. bir umut içerisindeyim öteki tarafta birşeyler veya birileri varsa "aaa yanlışlık oldu, seni hata sonucu oraya göndermişiz, dur bir daha yollayalım ama bu sefer düzgün bir memlekete" derler belki...

    demezlerse de farketmez, zaten şu anda da yaşamıyorum, sadece nefes alıp oksiyen tüketiyorum. kimseye bir faydam olmadı, kendime bile...

    yanlış anlamayın eh harika okullarda çifter çifter burs alarak okudum, ödüller, tübitak yarışmalarında birincilikler... o zamanlar tübitak tübitaktı tabiii... sonra ne oldu.... kötü bir aile, kötü bir kader, kötü bir memleket, berbat bir coğrafya.... farkında değildim tabii, bir şans eseri yurtdışına gidince anladım içerisinde yaşayıp debelendiğim çamuru... ama zaman geçmişti, gözüm açılmamıştı, bilemedim, karar veremedim, doğrusu budur sandım, herkes benim gibi yaşıyor sandım. insan olduğuma inandırmıştım kendimi ama değilmişim. iyi para kazanıp iyi bir yaşam sürdüğüme inandırmışım kendimi değilmiş... iyi bir kariyerim olduğuna inanmıştım ama yokmuş. yaşlanınca memleket arkamda durur sanmıştım durmazmış.

    bir söz var... ölüm sadece diğer insanlar için zordur. aynı şey aptal olduğunuzda da geçerlidir...

    benden geriye birşey kalmayacak. dünyaya hiçbir katkım olmadı.

    ölüm bana ne mi ifade ediyor... kurtuluşu ifade ediyor, özgürlüğü...
  • 23-03-2024, 02:08:35
    #40
    🔥 AdSense Uzmanı 🔥
    wyrus27 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    6 şubat depremlerinde eşimle enkaz altında kaldım. eşim kollarımda vefat etti. bir an ben de öleceğimi sandım hatta karımın ölümünden sonra kendimi öldürmek için de bir şeyler yapmaya çalıştım ama sıkışmıştım. ölmek istediğimde bile kendimi öldüremeyecek kadar sıkışmıştım. 8 saat eşimin cansız bedeniyle o belirsizlikte kaldım.
    Ölmek nasıl bir şey bilmiyorum ama öleceğini sanmak nasıl bir şey biliyorum artık. Hayat bana bunu öğretti. Zaman dahil hiç bir şeyin değeri kalmıyor. O gün neler yapacaktın, hangi işleri bitirecektin, ne giyecektin, ne yiyecektin bunların hiç bir önemi yok. Sadece geçirdiğin güzel günleri ve kötü günleri düşünüyorsun. Çaresizsin.
    Bunca yıllık kainatta, kainattan da büyük kibriyle kendini her şeyden üstün gören insanoğlunun aslında ne kadar aciz, ne kadar çaresiz olduğunu anlıyorsun. Kibrin ne kadar büyük olursa kafana taktığın dertlerin de o kadar büyük ve aşılması zor oluyor. İşte bunların hepsine dair bir fikrin oluyor, ölmek üzereyken. Sonra ne oluyor biliyor musun güzel kardeşim? Geçiyor sanıyorsun ama geçmiyor ve bu kadar şeyi bilmenin omuzlarına yüklediği yükle birlikte öleceğin günü bir köşeye geçip beklemeye başlıyorsun.
    gece gece ciğerimi söktün be kardeşim. Allah rahmet eylesin yengeye mekanı cennet olsun.Sana da sabır versin inşallah. satırlar okurken bile öyle bi daraldım ki, Sen bir de o anı yaşadın.Allah yaşatmasın bir daha.
  • 23-03-2024, 02:23:55
    #41
    Farklı inançlara göre farklı şekilde yorumlanabilir.
    Bana göre sonsuzluk
    Dert yok tasa yok, yediğim nanelerin hesabini soracaklar.
    Allah ıslah etsin ama sıkıntılı birsey.
    İnşallah fazla yormazlar diğer tarafta.
  • 23-03-2024, 02:29:15
    #42
    Hem biraz soyut hem biraz somut yaşadığımı anlatayım. Ölümcül kaza geçirmiştim. Çarpma anından sonra takla atıp kafamı vurdum sonra diğer şeride uçtum. Filmlerde illa görmüşsündür birini sandalyeye bağlayıp üstüne su atarlar uyanması için ve bu anı sandalyedeki kişinin gözünden çekerler, sandalyedeki kişi sesleri bulanık duyar ve gözleri kararık şekilde yavaşça açılır. Aynısı oluyor diyebilirim. Gözlerim yavaşça karararak tamamen gitti aynı anda sesler boğuklaştı konuşma sesleri çok karışık ve boğuk gelmeye başladı. Ve o gözünün karardığı an seslerin de gitmesiyle beraber öldüğünü zannediyorsun. Ölüm anı nasıl bir şey diye soruyorsan benim için böyle bir şey. Soyut olarakta şunu söyleyebilirim o an çok düşünme fırsatım olmadı ancak sadece şunu dediğimi hatırlıyorum, "şimdi mi böyle mi ölecektim, yapacak şeylerim vardı".
  • 24-03-2024, 00:51:05
    #44
    wyrus27 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    6 şubat depremlerinde eşimle enkaz altında kaldım. eşim kollarımda vefat etti. bir an ben de öleceğimi sandım hatta karımın ölümünden sonra kendimi öldürmek için de bir şeyler yapmaya çalıştım ama sıkışmıştım. ölmek istediğimde bile kendimi öldüremeyecek kadar sıkışmıştım. 8 saat eşimin cansız bedeniyle o belirsizlikte kaldım.
    Ölmek nasıl bir şey bilmiyorum ama öleceğini sanmak nasıl bir şey biliyorum artık. Hayat bana bunu öğretti. Zaman dahil hiç bir şeyin değeri kalmıyor. O gün neler yapacaktın, hangi işleri bitirecektin, ne giyecektin, ne yiyecektin bunların hiç bir önemi yok. Sadece geçirdiğin güzel günleri ve kötü günleri düşünüyorsun. Çaresizsin.
    Bunca yıllık kainatta, kainattan da büyük kibriyle kendini her şeyden üstün gören insanoğlunun aslında ne kadar aciz, ne kadar çaresiz olduğunu anlıyorsun. Kibrin ne kadar büyük olursa kafana taktığın dertlerin de o kadar büyük ve aşılması zor oluyor. İşte bunların hepsine dair bir fikrin oluyor, ölmek üzereyken. Sonra ne oluyor biliyor musun güzel kardeşim? Geçiyor sanıyorsun ama geçmiyor ve bu kadar şeyi bilmenin omuzlarına yüklediği yükle birlikte öleceğin günü bir köşeye geçip beklemeye başlıyorsun.
    Başınız sağolsun hocam, çok zor, allah sabır versin
  • 24-03-2024, 01:42:18
    #45
    Ölüm hepimiz için kesin olan bir emir, öyle güze ve kusursuz bir sistemki. Sadece onu tadanlar biliyor.
    Ve onu tadanlarda hiç bir şekilde bunu anlatamıyor. Ölüm gidenlerin dönemediği dönsede bilinmez bir başlangıç.
    Bu sorunun cevabını herkes kesinlikle öğrenecek ama anlatamayacak.