• 29-01-2024, 18:01:29
    #19
    Ülkemizde işçi ve memur bile temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra eğer mümkünse ve kenara bir miktar atabiliyorsa atabildiği tutarı dövize çeviriyor. Yani demek istediğim kendi halkimiz bile TL para birimine güvenmiyorken yabancı neden tl alımı yapıp alış tarafını beslesin? Kiriptocu arkadaşlar bilir alış varsa yükselir satış varsa düşer. TL için TC vatandaşı bile satış yapıyor.
  • 29-01-2024, 18:01:49
    #20
    masterthone adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam çok değil 3 sene önce 2020 yılında dolar 7 liraymış. Şimdi 4 5 katına geldi 3 yılda. 3 yıl önce bu dedikleriniz çok farklı mıydı 3 yılda bu kadar değişti mi herkes veya 3 yılda bu kadar etki edecek kadar yanlış politikalar mı yapıldı gerçekten bence bazı şeylerin izahı yok bu durumda onlardan biri. Önceden de üretemiyorduk biz, önceden de dış borcumuz vardı vs vs ama dolar tüm bunlarla orantılı olarak yükselmedi
    Dolar az bile yükseldi. Cumhurbaşkanımıza kalsa hala dolar 20 Liraydı.

    Siyasete girmeden bu mesaja cevap vermek zor. Kısaca şunu yazayım isterseler ülkeyi yönetenler bir ülkeyi belli bir süre güllük gülüstanlık gösterebilir..

    Misal 10 tane ülkeden 1-2 sene sonra ödemeli 50 milyar dolar toplarlar. Toprak satılabilir yada ilerde verilmek üzere vaad edilebilir yada şirketler içinde olabilir. ülkede her şey yolunda gözükür ama insanlar başına geleceklerden habersizdir.

    Önündeki 3-4 sene bu parayı faizi ile ödersin , Bu basit bir örnek tabi.

    Vatandaşların her şeyden haberi olmaz arka planda ne iş çevirdiklerini bilme şansımız yok.
    Şuanda ekonomi kötü gözüküyorsa anlayın ki seçim öncesi ellerinde çok fazla şey kalmamış kıyıda köşede iyi bir kaynak olsa mutlaka kullanırlardı : )
  • 29-01-2024, 18:08:38
    #21
    masterthone adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hocam demek istediğim 5 sene öncede üretmiyorduk 10 sene öncede üretmiyorduk. Hatta şu ankinden daha az üretiyorduk.

    5 sene önce de aynı kişi iktidardaydı 10 sene öncede aynı kişi iktidardaydı. o zaman dolar kaçtı şimdi kaç. Ne değişti?

    ABD, enflasyon nedeniyle faizleri yükseltti. Bununla birlikte, risk primimiz de arttı, bu da yüksek faizle dolar borçlanmamıza olanak tanıyor. Bu durumda doların piyasada sınırlı olması nedeniyle düşmüyor.
  • 29-01-2024, 18:10:36
    #22
    jagger adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ABD, enflasyon nedeniyle faizleri yükseltti. Bununla birlikte, risk primimiz de arttı, bu da yüksek faizle dolar borçlanmamıza olanak tanıyor. Bu durumda doların piyasada sınırlı olması nedeniyle düşmüyor.
    Evet mantıklı hocam ama şu konudan anladım ki hiç kimsenin ülkeye dair umudu kalmamış bu doların yükselmesinden daha kötü bir durum önce bu havanın da değişmesi gerek bence biz bile inanmıyorsak nasıl olacak bu işler
  • 29-01-2024, 18:14:40
    #23
    halkımızın tercihlerinden dolayı
  • 29-01-2024, 18:15:49
    #24
    sunucuoptimizasyon.com
    masterthone adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evet mantıklı hocam ama şu konudan anladım ki hiç kimsenin ülkeye dair umudu kalmamış bu doların yükselmesinden daha kötü bir durum önce bu havanın da değişmesi gerek bence biz bile inanmıyorsak nasıl olacak bu işler
    Böyle gelmiş böyle gider bu saatten sonra bir şey değişmez. Ülke adına endişelenme aşamasını artık geçtik herkes başının çaresine bakacak.
  • 29-01-2024, 18:42:34
    #25
    masterthone adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba arkadaşlar sizce bu dolar neden düşmüyor bir türlü?

    O kadar politika değişiyor faiz artırımı vs vs neler neler yapıldı alım gücü düştü insanların dolar hala aynı seyirde artıyor bir türlü düşmüyor gerçekten can sıkıcı. Doların 7 8 olduğu zamanları özledim ve o zamandan şuan neyi farklı yapıyoruz da bu dolar düşmüyor?
    yazdım yazdım sildim.
  • 29-01-2024, 19:20:55
    #26
    ben bu ülkede bişeyin düştügünü görmedimki dolar düşsün.
  • 29-01-2024, 19:22:56
    #27
    Ben bu güne dek hiç görmedim, ülkede artan bir şeyin ne olursa olsun azaldığını. Direnç denen noktaya dayanıp akabinde ise aşarak yükseldiğine hep şahit oldum. Covid-19 denen suni salgının gerekçesi aşikâr. İlk sokağa çıkma yasağı uygulandığında, arkadaşım arayıp 2 gün yasak konuldu şu saate kadar ihtiyaçları almak için dışarı çıkıyorum dedi. Bende sigara almak için onunla gittim. Petrollerdeki akaryakıt kuyruğu komedi sahnesiydi. Yüksek sesle herkese duyurdum ve dedim ki; “sokağa çıkma yasağı uygulanan süreçte nereye gitme çabasıyla pompaları kitlediniz ey akıl küpü hemşerilerim” Tabi jetonu düşen usulca yol aldı. Yani en nihayetinde akıl yürütüp mantık aramak ve bunu bireysel sahip olabilip her bireyin toplum olduğu zihniyetiyle doğru kullanabilirsek bir çok şeyide kontrol edebilme yada adaletli olana hep beraber işaret edebilirsek demek istiyorum hep ama maalesef durum ortada…

    * Ülkede zahmetine katlanılamayan yada uğraşılmak istenmeyen veyahut zarar gören bir çok kurum özelleştirme adı altında yabancılara satıldı.

    * Globale zarar vermeyecek şekilde sektörler rutininde kontrollü şekilde yönetiliyor.

    * İnsanların bilinçsizce dijital borsada zengin ettikleri kişiler liradan (₺), dövize ($/€/£) zıplayıp balina oldular.

    * Tüketim çılgınlığı, gereksiz şekilde ihtiyaç adı altında lüks alışverişler trend oldu.

    * İnsanların bugün buldum bugün yiyeyim zihniyeti stabil hale geldi.

    * İnsan sıfatıyla nitelendirilen mahlûkat, çekirge sürüsüne bürünüp çalma çırpma dolandırma eğilimine çokça katıldı.

    * Gelir yokken gidene bolbol göndermek adet oldu.

    Kısacası; “insan” vasfını kaybetti, tembelleştirildi, kandırıldı, aldattı, aldandı, ziyan etti, ziyan edildi…

    Bunca karmaşanın tek kazananı “kontrol” !

    Ve bu kontrolün kumandası neyi zaplarsa onu izlemekle mükellefiz artık. Ekonomi, siyasi, maddi, manevi çok kaybettirildi ülkemize…

    Değerlerimizi yozlaştırdık. Konu komşu bilinmez oldu. Ziyadesiyle paradan kolay harcanan hale gelen “insan” kendinin katili ve tembelliğinin şampiyonu oldu.

    Çalışkan, aklı başında, sesini duyurmayı bilen bir topluluk olabilseydik ve korkuyla değil cesaretle yönetip yönetilebilseydik imrenilenler olmasakta imrenilen ülkelere yakın olabilirdik.

    Her ne iş olursa olsun malzemesi, araç-gereci, somut cisimler değil hammaddesi insandır.

    Dilerim korkuyla endişeyle kaygıyla yaşamaya alışmışlığımız güzel günlerin güzel bir yaşamın başlamasıyla son bulur.

    En nihayetinde bunca ekonomi verimsizlik düzen karmaşasının merkezinde iyi yada kötü “insan” var