Ben bu güne dek hiç görmedim, ülkede artan bir şeyin ne olursa olsun azaldığını. Direnç denen noktaya dayanıp akabinde ise aşarak yükseldiğine hep şahit oldum. Covid-19 denen suni salgının gerekçesi aşikâr. İlk sokağa çıkma yasağı uygulandığında, arkadaşım arayıp 2 gün yasak konuldu şu saate kadar ihtiyaçları almak için dışarı çıkıyorum dedi. Bende sigara almak için onunla gittim. Petrollerdeki akaryakıt kuyruğu komedi sahnesiydi. Yüksek sesle herkese duyurdum ve dedim ki; “sokağa çıkma yasağı uygulanan süreçte nereye gitme çabasıyla pompaları kitlediniz ey akıl küpü hemşerilerim” Tabi jetonu düşen usulca yol aldı. Yani en nihayetinde akıl yürütüp mantık aramak ve bunu bireysel sahip olabilip her bireyin toplum olduğu zihniyetiyle doğru kullanabilirsek bir çok şeyide kontrol edebilme yada adaletli olana hep beraber işaret edebilirsek demek istiyorum hep ama maalesef durum ortada…

* Ülkede zahmetine katlanılamayan yada uğraşılmak istenmeyen veyahut zarar gören bir çok kurum özelleştirme adı altında yabancılara satıldı.

* Globale zarar vermeyecek şekilde sektörler rutininde kontrollü şekilde yönetiliyor.

* İnsanların bilinçsizce dijital borsada zengin ettikleri kişiler liradan (₺), dövize ($/€/£) zıplayıp balina oldular.

* Tüketim çılgınlığı, gereksiz şekilde ihtiyaç adı altında lüks alışverişler trend oldu.

* İnsanların bugün buldum bugün yiyeyim zihniyeti stabil hale geldi.

* İnsan sıfatıyla nitelendirilen mahlûkat, çekirge sürüsüne bürünüp çalma çırpma dolandırma eğilimine çokça katıldı.

* Gelir yokken gidene bolbol göndermek adet oldu.

Kısacası; “insan” vasfını kaybetti, tembelleştirildi, kandırıldı, aldattı, aldandı, ziyan etti, ziyan edildi…

Bunca karmaşanın tek kazananı “kontrol” !

Ve bu kontrolün kumandası neyi zaplarsa onu izlemekle mükellefiz artık. Ekonomi, siyasi, maddi, manevi çok kaybettirildi ülkemize…

Değerlerimizi yozlaştırdık. Konu komşu bilinmez oldu. Ziyadesiyle paradan kolay harcanan hale gelen “insan” kendinin katili ve tembelliğinin şampiyonu oldu.

Çalışkan, aklı başında, sesini duyurmayı bilen bir topluluk olabilseydik ve korkuyla değil cesaretle yönetip yönetilebilseydik imrenilenler olmasakta imrenilen ülkelere yakın olabilirdik.

Her ne iş olursa olsun malzemesi, araç-gereci, somut cisimler değil hammaddesi insandır.

Dilerim korkuyla endişeyle kaygıyla yaşamaya alışmışlığımız güzel günlerin güzel bir yaşamın başlamasıyla son bulur.

En nihayetinde bunca ekonomi verimsizlik düzen karmaşasının merkezinde iyi yada kötü “insan” var