2002... fıstık gibi bir kızla nianlanmıştım. iş için isviçreye gidip 5 ay kalmıştım. üstü açık bir porche kiralayıp dağlarda james bond gibi gezmiştim. otele döndüğğümde trafik cezası beni bekliyordu... evet benden önce ulaşmıştı resepsiyona... dağlarda dolanırken bir bakşa üstü açık arabayı kullanan bir hatunla nazik bir yarış yapmıştım. pizza servisi yapmıştım, almanca bilmediğim halde. bözek kapan bir bir bitki almıştım. vize süresine takmıştım. yemek yemeye italyaya gitmiştim.köyde kalmıştım, milka inekleri vardı etrafta. milletin garajında pırıl pırıl arabaların yanında traktörler falan dururdu. photoshop'la yapılmış gibi parlak yeşildi heryer. yapmur yğardı ama arabayı yıkattığımı temizlediğimi hiç hatırlamıyorum. bir küçük kafede kahve içtiğimi hatırlıyorum. köy burası ha.... bir daha söylüyorum. arka masada ben yaşlarda bir grup arkadaş kıkırdayıp duruyordu. dönüp "ne konuşuyorsunuz, sıkıldım, beni de alın aranıza" demiştim. sonrasında az gece klübü gezmedik... Liechtenstein'da tükiye-Liechtenstein maçını canlı yayınladık. ben döner kestim motorlu bıçakla. döner bitmedi. parça parça koparıp kalan döneri yiyip bitirmeye çalıştık. maç mı... bilmiyorum, futbol sevmiyorum.
sonra..... öküz gibi hayvan gibi, geri zekalı manda gibi geri dönmüştüm.... bu bölüm güzel değil tabiii
şimdi.... şimdiyi boşver... çizdiğim tabloyu bozmayayım... hepinize böyle güzel anılar dilerim. artık çok zor... biliyorum.. ama olsun.... mucize denen birşey var...