Değerli forumdaşlarım ve büyüklerim,
Yazım biraz uzun olacak ama her şeyin net olması adına böyle yazacağım, lütfen kusuruma bakmayın. Annem, 49 yaşında ve 10 yıla yakındır adı bilinen iyi bir plastik fabrikasında çalışıyor ve mutfakçı ünvanı ile iş yapıyordu. Son 1 senedir kolları tutmamaya, uyuşmaya başladı. Bu ağrılar gittikçe şiddetlendi ve hayatını, yaşamını etkilemeye başladı. Biz de bu işi araştırabilmek adına evlatları olarak koşturmaya başladık.
Gittiğimiz doktorlar birçok tetkik yaptı ve birden fazla bölüm ile iletişimde kaldık. Bu muayenelerin sonucunda omurunda kitle, birkaç noktasında fıtıklar, birkaç damarının tıkalı olduğunu ve karpal tünel sendromunun olduğunu söylediler. Bunlar sadece aklımda olanlar, çünkü hastalıkları bulabilmek için bayağı baktırdık.
Bu durumları iş verene ilettiğimizde ise hiçbir tepki vermedi ve yardımcı olmadı. Biz de süreci ilerletebilmek adına Maltepe'de bulunan Süreyyapaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gittik. Gittiğimiz doktor iş ile alakalı tüm verileri topladı ve ilgili doktorlara bizi sevk etti. İlgili raporlar kurula sevk edildi ve sonuç raporunu aldığımızda ise "x hareketleri yapmayacak bir pozisyona sevk edilmeli, bu şekilde de çalışabilir. Bu hastalıkları işten dolayı oluşmuştur. Fizik tedavi alındıktan sonra tekrar muayeneye gelmeli ve rapor tekrar değerlendirilmeli." denildi. Biz de bu raporu süreç gereği SGK'ya bildirdik ve iş veren (sözde) ona uygun işe annemi yönlendirdi.
Çalışmış olduğu fabrikada kollarını çalıştırmayacak hiçbir iş dalı bulunmuyor ve buna rağmen kovmuyorlar. Ben de iki senedir anneme özel sağlık sigortası yaptırıyordum ve bu hakları kullanarak annemi 30 gün fizik tedaviye götürdük. Bu süreçte vücut dinlendiği için ve fizik tedavi gördüğü için biraz kendine gelmişti. Fakat işe başladığı an daha kötü oldu...
Fizik tedavi sonrası tekrar Meslek Hastalıkları Hastanesi'ne gitmek istedik fakat sistemin saçmalığı gereği yeniden Dahiliye veya Göğüs Hastalıkları bölümüne giderek sevk almamız gerekiyordu. Aslında her şey burada başlıyor. İstanbul içerisinde bu iki bölümde randevu bulmak biraz zor. Ya 15 güne kadar randevuyu beklemeniz gerekiyor ya da sürekli randevu düşecek mi buna bakmalısınız. Ben de 21 Temmuz Cuma günü için Başakşehir'de açılan Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne randevu buldum.
İlk gittiğimiz doktor böyle bir işlem yapamayacağını ve yetkisinin olmadığını, bu yüzden Göğüs Hastalıkları bölümüne sevk atacağını söyledi. İlgili bölüme gittiğimizde ise 3-4 saat kadar beklememiz gerektiğini, saat 13.00 sonrası aynı vezneye gelerek doktor kaydı açabileceğimizi söyledi. Biz de vakit kaybetmemek adına 2-3 dakikalık işlem için farklı bir yol bulabilir miyiz bunu düşündüm. Hastanenin çağrı merkezini aradığımda ise Hasta Hakları'na inebileceğimi ve destek alabileceğimi söylediler.
Bu hastanede her blokta farklı farklı Hasta Hakları birimi bulunuyor. Ben de ilgili (B Blok) blokta bu yere gittim ve durumu izah ettim. Yetkili hanımefendi de sağ olsun uygun bir doktor bularak tekrar bize randevu verdi. Yönlendirdiği S.H adlı doktora gittik ve durumu anlattık. Beni hiçbir şekilde dinlemeden annemi sadece muayene etti ve sürekli ben konuşmak istediğimde lafı ağzıma tıkadı.
İlgili doktoru tanımam etmem, talebim de bellidir ki bunu kendisine söylemeye çalıştım. Annem de durumu anlattığında doktor bana "Sen kim oluyorsun da işimi bana öğretmeye kalkıyorsun? 60 yaşındayım ve 38 yıllık doktorluk geçmişim var. Sana sevk falan da vermiyorum, yardımcı da olmuyorum. Nereye gidersen git, nereye şikayet edersen et." dedi ve sustum. Kendisine sadece bu dediklerini unutmamasını rica ettim ve çıktım. Hasta Hakları'na indiğimde anlık bir işlem olmadığı için destek olamadılar.
Başhekimliğe gittim, sadece not alıp geçtiler ve dilekçe yazmamı istediler. Ben de dilekçe yazdım ve aynı gün dönüş alacağım söylendi fakat dönüş alamadım. Sağlık Bakanlığı'nın ihbar hattını arayıp durumu iletecektim ancak oradaki bir çalışan suratıma kapattı. Pes etmedim yine aradım, kaydımı açtırdım. Öğleden sonra saat 13.00 gibi Göğüs Hastalıkları bölümüne geldik ve son bir çare doktorun kapısında bekledik. Bu doktor da hastaneye yeni tayin olduğu için doktorluk yetkisi vermemişler ve bize sevk veremedi. Biri uzaktan bağlanıp "İş tamam." dedi ama biz yine randevu alamıyoruz. 6.5 saat sadece 2-3 dakikalık sevk için koşturdum ve bilgilerinin olmamasından/süreçlere hakim olmamalarından/yetkileri bulunmamasından kaynaklı ben anneme gidip sevk alamadım.
6.5 saat sonra pes ettim ve eve geldim, Sağlık Bakanlığı tarafıma dönüş yaptı. Telefonu açtığımda ise söyledikleri şey şuydu;
"Doktorlarımız tam yetkilidir ve proseslere hakimdir. İsterlerse size sevk verebirler ama iniyasitiflerine bağlıdır. Sizinle kurdukları iletişim özelinde empati derslerini rutin aralıklarla alırlar. Tüm personellerimize eğitim veriyoruz." dediler ve yardımcı olmadılar. Ben de Cimer'e az önce şikayet ettim. Hiçbir şey olmayacağını bildiğim halde yine yaptım. Gidip Google yorumlarına da yazacağım, Şikayetvar'a da yazacağım. Böyle bir doktorun olduğunu ve kimsenin tercih etmemesi gerektiğini her yere söyleyeceğim.
Ben ne yapayım? Nereye gideyim? Bu ülkenin vatandaşı olarak her şeye uymaya özen gösteriyor ve bu ülkede çalışıyorum/yaşıyorum. Sürecin saçmalağına mı yanayım? Hakkımı savunduğum halde hiçbir şey yapamadığıma mı yanayım? Ben ne yapayım?
Annem bu kadar rahatsız olduğu için gittim iki kez müdürleri ile görüştüm. Bu müdürler ise çalışanın iş akdine kadar karar verebilecek yetkiye sahip olduğu halde ölüye yatarak patron ile görüşeceklerini ve döneceklerini söylediler, dönmediler. Patronun belki jant parası etmeyecek, 100 bin lira tazminat vermemek için inat ediyorlar ve annemi kovmuyorlar. Annem de bu kadar oraya emek verdiği için pes etmiyor, tazminat hakkının yanmasını istemiyor.
Bu işveren, zamanında bir çalışanın epilepsi hastası olduğunu bildikleri halde sırf 3 senelik tazminatı vermemek için kovmadılar ve bu çalışan işten eve dönerken yolda öldü. İşveren de çalışan öldükten sonra ailesine gidip bu tazminatı teslim etti.
Bir tazminat için illa bir kişinin ölmesi mi gerekiyor? Süreçte yardımcı olmak, adım adım ilerlemek için mücadele ettiğimde de alacağım tavırlar bunlar mı olmalı? Gerçekten bu kadar kötü durumda mıyız?
Okuyanlarınız olursa vaktinizi aldığım için özür dilerim. En azından duygularımı herkese açmak yerine, bir kez de buraya yazmak istedim.
Saygılarımla.
Ben ne yapayım?
5
●336
- 23-07-2023, 14:02:32Türkiye similasyonuna hoşgeldin.
Yaklaşık 15 doktorun net olarak bakmadığı yerim kalmadı.
Heyet raporunu aldım hopp Uzman Çavuş oldum.
Suriyeye gittim , Tunceliye gittim. Ali boğazında operasyonlara katıldım. Suriyede yanımdaki arkadaşlarım şehit oldu vs..
5 yıl sonunda sözleşme yenilemeye gittim.
Aaaaa senin tiroitlerin yavaş çalışıyor sen uzman çavuş olamazsınkii diyerek beni Tskdan ihraç ettiler. E dostum tamamda 5 yıl öncede yavaş çalışıyordu. Olsun o zaman Suriye vardı ölecek adam lazımdı. Ölmediğim için suçluyum şuan ve mahkemeye verdim. Yasal süreç devam ediyor. Benim beklentim hiç birşey çıkmayacak. 😂 - 23-07-2023, 14:04:20Geçmiş olsun hocam öncelikle umarım anneniz sağlığına kavuşur. Benimde pandemi zamanı başıma bir olay gelmişti annem hastane koridorunda tam 24 saat bekletilmişti, başta doktor ters cevap veriyor diye bir şey demek istememiştim ancak annemi yarı baygın durumda görünce en son doktorla konuşmuştum o bana bağırdı ben ona bağırdım beni dışarı attılar direk Twitter'a yazmıştım 10 dakika geçmeden Sağlık bakanlığı numaramı istemiş akabinde aramışlardı. Yarım saat geçmeden doktor kusura bakmayın bi yanlışlık olmuş diyerek işimizi halletmişti. Twitterda sağlık bakanlığının gönderilerinin altına yazarsan belki faydası olur.
- 23-07-2023, 14:09:53Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.Hocam annenizin sağlığı mı daha önemli yoksa annenizin tazminatı mı? Eğer isveren sağlık raporunda yazanın aksine yönde bir iş vermişse annenize bunu calisma bakanlığına bildirmeniz gerekli ve haklı nedenle feshinizi yapıp hukuki yollara başvurmanız gerekli.
Tazminat için ne annenizin çektiği eziyete değer ne de harcadığınız vakite. - 23-07-2023, 14:19:40Çok teşekkür ederim değerli hocam, umarım Cimer işe yarar.Sazlon adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam bu simülasyonda 25 senedir yaşıyorum ama artık takatim kalmadı. Umarım herkes her şeyi gönlünce istediği şekilde kazanır ve yaşar. Size de çok geçmiş olsun.OznKya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam çok teşekkür ederim görüşünüz için, Twitter'a da ayrıca yazacağım ilettiğiniz duruma istinaden. Size de çok geçmiş olsun.AykutSaglam adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam değerli yorumunuz için teşekkür ederim, tabii ki annemin canı/sağlığı daha önemli. Fakat annemin de inadı inat, bu kadar emeğe karşılık bu denli bir tavır alınmasına karşı çok öfkeli. Sonuçta bu iş içerisinde olan şeyler ve hakkının üzerine yatılmasını istemiyor. Çalışma Bakanlığı'na bu durumu söyledik zamanında fakat iş verenin inisiyatifine bağlı olduğunu, sorun devam ediyor ise süreci devam ettirmemiz gerektiğini aktarmışlardı. Umarım her şey gönlümüzce olur.serhat1972 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle