• 04-07-2023, 22:27:02
    #10
    Danışman
    AUA1905 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Üstad burada "yardım eden" sıfatı mı daha doğru olur "müşterek fail" sıfatı mı? Kanaatinden istifade etmek isterim, şeref duyarım.
    Maalesef uygulamada bu tip sıfatlar sorgulanmıyor. Özellikle asliye cezada.
    Asıl fail bulunamadığı için sen suçlusun bu 3. kişiyi sen uydurdun oluyor.
    (Teknik olarak haklı da sayılırlar. Ama genelde doğru olmaz. Dolandırıcılar tüm adli
    sistemden daha zeki.)

    Kimse gerçeği merak etmiyor. Özellikle cinayet vs. yoksa
    İşin ucunda tatmin edilmesi gereken mağdurlar var. "Gerekli adımlar"
    atılması gerek. Mütalaaların ve gerekçeli kararların yarısı kopyala yapıştır zaten.

    Kavramsal tartışmalar anca doktrinde olur. Onu da kimse umursamaz zaten.
    Bazen paydaşları bile...

    "Ben saçmalarsam doktrin, Yargıtay saçmalarsa içtihat, sen saçmalarsan saçmalık olur."
    (Bir akademisyenin öğrenciye söylediği söz)
  • 04-07-2023, 22:30:08
    #11
    Eğer dolandırılanlar sizin reklamınızdan görüp dolandırıldığını söyleyerek suç duyurusunda bulunurlarsa ve bunu ekran görüntüsü vs şeklinde kanıtlarlarsa, davanın tarafı olursunuz.
    Hakkınızda yeterli şüphe oluşmuşsa ve deliller yeterliyse yapılan kovuşturma sonucu ceza alabilirsiniz.
  • 04-07-2023, 22:31:00
    #12
    Üyeliği durduruldu
    Fahrettin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Maalesef uygulamada bu tip sıfatlar sorgulanmıyor. Özellikle asliye cezada.
    Asıl fail bulunamadığı için sen suçlusun bu 3. kişiyi sen uydurdun oluyor.
    (Teknik olarak haklı da sayılırlar. Ama genelde doğru olmaz. Dolandırıcılar tüm adli
    sistemden daha zeki.)

    Kimse gerçeği merak etmiyor. Özellikle cinayet vs. yoksa
    İşin ucunda tatmin edilmesi gereken mağdurlar var. "Gerekli adımlar"
    atılması gerek. Mütalaaların ve gerekçeli kararların yarısı kopyala yapıştır zaten.

    Kavramsal tartışmalar anca doktrinde olur. Onu da kimse umursamaz zaten.
    Bazen paydaşları bile...

    "Ben saçmalarsam doktrin, Yargıtay saçmalarsa içtihat, sen saçmalarsan saçmalık olur."
    (Bir akademisyenin öğrenciye söylediği söz)
    Onu biliyorum üstadım, ben de zaten doktrinsel yaklaşım olarak hangisi daha doğru olur diye fikrinizi merak etmiştim açıkçası.
  • 05-07-2023, 00:05:12
    #13
    Danışman
    AUA1905 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Onu biliyorum üstadım, ben de zaten doktrinsel yaklaşım olarak hangisi daha doğru olur diye fikrinizi merak etmiştim açıkçası.
    Ortada kesin deliller yok. Sadece konu sahibinin ifadelerine sahibiz.
    Konu sahibinden ayrıca öğrendiğim detayları da eklersek ve bunların
    hepsinin doğru olduğunu kabul edersek "doktrin açısından" ortada
    bir suç yok. Olay en basit tabirle bıçak sattığınız kişinin ekmek yerine
    insan kesmesine benziyor.

    Fakat ispatlana bilirlik açısından çok zayıf bir vaka. Bu nedenle doktrinsel
    tartışma yapmamız mümkün değil. Normal şartlarda yardım eden de olamaz
    müşterek failde. Otobüs kartına para yükleyemeyen yaşlı amcaya yardım
    etmek gibi.

    Konu sahibinin reklam ile ne yapılacağına dair yüzeysel bilgisi var. Kendi
    bilgisi dahilinde kontrol etmiş. Reklam yapıldığında da herhangi bir suç
    unsuru görmediğini beyan ediyor. Olaylar reklamdan sonra terse dönüyor.
    Söylenene itimat etmek zorundayız. Şahsın bir suçu yok. Doktrin açısından
    bu yeterli.

    Fakat uygulamada acelecilik, ispat şartı, bilgisizlik ve yukarıda anlattığım diğer
    şeyler nedeniyle net bir şey söylemek mümkün değil. Aynı vakaya bakan 5 farklı
    hakim birbirinden farklı 5 kararlara imza atabilir.

    Birde olayın diğer paydaşlarının ifadeleri dinlenmeli. Adli birimler tarafından
    ulaşılabilecek suçlu olup olmadığı belirsiz kişilerin ifadeleri ile yeni deliller de
    çıkabilir. Tüm verileri bütün olarak incelemek gerek
  • 05-07-2023, 09:37:03
    #14
    Üyeliği durduruldu
    Fahrettin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ortada kesin deliller yok. Sadece konu sahibinin ifadelerine sahibiz.
    Konu sahibinden ayrıca öğrendiğim detayları da eklersek ve bunların
    hepsinin doğru olduğunu kabul edersek "doktrin açısından" ortada
    bir suç yok. Olay en basit tabirle bıçak sattığınız kişinin ekmek yerine
    insan kesmesine benziyor.

    Fakat ispatlana bilirlik açısından çok zayıf bir vaka. Bu nedenle doktrinsel
    tartışma yapmamız mümkün değil. Normal şartlarda yardım eden de olamaz
    müşterek failde. Otobüs kartına para yükleyemeyen yaşlı amcaya yardım
    etmek gibi.

    Konu sahibinin reklam ile ne yapılacağına dair yüzeysel bilgisi var. Kendi
    bilgisi dahilinde kontrol etmiş. Reklam yapıldığında da herhangi bir suç
    unsuru görmediğini beyan ediyor. Olaylar reklamdan sonra terse dönüyor.
    Söylenene itimat etmek zorundayız. Şahsın bir suçu yok. Doktrin açısından
    bu yeterli.

    Fakat uygulamada acelecilik, ispat şartı, bilgisizlik ve yukarıda anlattığım diğer
    şeyler nedeniyle net bir şey söylemek mümkün değil. Aynı vakaya bakan 5 farklı
    hakim birbirinden farklı 5 kararlara imza atabilir.

    Birde olayın diğer paydaşlarının ifadeleri dinlenmeli. Adli birimler tarafından
    ulaşılabilecek suçlu olup olmadığı belirsiz kişilerin ifadeleri ile yeni deliller de
    çıkabilir. Tüm verileri bütün olarak incelemek gerek
    Doktrinsel açıdan aynı fikirde olmamakla birlikte bence yazdıklarınızın her biri altın değerinde, çok teşekkür ederim üstad.