• 23-07-2022, 00:22:06
    #1
    Selamlar

    Konu başlığında da belirttiğim gibi ''Geleneksel Tarım'' bir kenara konulup Tarımı - topraksız tarım vb. gibi farklı yollar ile yaparak ve bunu teknoloji ile buluşturarak hem toprağın kirlenmesini hem de su israfının önüne geçilmesini sağlasak.. Sizce bu topraklarda üretim adına barınabilir miyiz?

    Mor ışık (led) ile bir farm kurmak
    topraksız tarım yapmak ve bunları çok iyi düzeyde büyütmek ardından gerçek kullanıcılara kişilere normalin biraz üstü fiyattan satmak (burada ürünün çok ama çok iyi olduğunu düşün. marulun kocaman yeşil ve gerçekten en sağlıklı olanını. zirai ürün kullanılmadan üretildiğini vsvs)

    olur mu?
  • 23-07-2022, 00:24:13
    #2
    Mantıklı gelmiyor (Şahsi görüşüm)
  • 23-07-2022, 00:28:27
    #3
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Geleneksel tarım, tarımın bel kemiği.
    Topraksız tarımı desteklerim ama herkesin yapabileceği bir şey değil.
  • 23-07-2022, 00:33:43
    #4
    Ziraat mühendisliği öğrencisi olarak üzülerek söylüyorum ki: Devletin tarım sektörüne ciddi teşvikler verip yenilikçi planlar yapmadığı sürece kendi halinde tarımın kalkınması mümkün değil. 2012'de köylü nüfusu 17 milyondu bugün 5 milyona düştü. Son dönemde topraksız tarım yapan 70 bin üretici sayısı 50 bine düştü.

    Yenilikçi insanlar olması sektör adına umut verici ancak devletin köklü yenilikler ve değişimler, planlar yapmadığı sürece ziraatin, ziraatçinin kalkınması mümkün değil.

    Bugün insanlara topraksız tarımın ilkel tarımdan çok daha verimli ve faydalı olduğunu bile anlatamıyoruz. Her alanda yeniliğe açığız ancak konu tarıma gelince 2 bin yıl önceki teknolojiyi kullanıyoruz.

    Bu tabutların aşılması ve sorunların çözülmesi ancak devlet eliyle olur.
  • 23-07-2022, 01:00:48
    #5
    serakule.com plazafarm.com vb incelemenizi öneririm. Bursa firması.
  • 23-07-2022, 01:14:49
    #6
    Karşılıklı bir kaç söyleşi esnasında bir çok Türk Ziraat Mühendisine benzer sorular sordum. Çoğunun teknolojiden, ve hatta büyük bir çoğunluğunun da ingilizce kaynak taramaktan haberi bile yok.
    İnsan; okuyamıyorsa, bari biraz video falan izler, bir çaba harcar, ne bileyim kendisini geliştirmek için mücadele eder.

    Kuru fasulye Romanya'dan
    Karpuz Suudi Arabistan'dan
    Portakal suyu Avusturya'dan
    Patates Ukrayna'dan
    Çilek Yunanistan'dan
    Mısır Macaristan'dan
    Üzüm Şili'den,
    Pirinç hindistandan,
    Tahıl Amerikadan,
    Domates, Patlıcan, Biber İsrail'den

    Ancak, bir bilene sorarsanız topraksız tarım olmaz.

    Vizyonu olmayan insanlara sakın bir şey sormayın. Yanlış da olsa kendiniz deneyimleyin.
    Benim boş zamanlarımda günde 5 dakika ilgilenerek yaptığım çalışmalardan örnekler paylaşıyorum.











    Hayalim ise bu çiftlik.




    Bu resimlerde gördüğünüz hiç bir aşamada, 1 gram toprak yok.

    Böyle bir deneyimi yaşamayan, okulda öğrendiği teorilerle yaşayıp her şeye itiraz eden kişi HENDESE olamaz,
    Batılı ve gelişmiş ülkelerde onun adı "studied", "graduated" olur. Arapçadaki karşılığı ise, Müderris ve hatta MÜFENGİZ'dir.

    "İstemezük" diyen her bir kişi zaman içerisinde doğal seleksiyona uğrayacak ve maalesef üzülerek söylüyorum ki Teknolojiye yenilecektir.

    Bu sistemde 3 sorun var.
    1) Mantarlarla Mücadele (Tüm hastalıkların temel sebebi bu.) (Aynı sorun topraklı tarımda çok daha büyük baş ağrısı)
    2) Islah (Aynı sorun topraklı tarımda da mevcut)
    3) Arılar. (Aynı sorun topraklı tarımda da mevcut)

    Bunları ek olarak temin ederseniz, topraklı tarımdan 3 kat daha fazla REKOLTE aldığınız gibi, işçilik, enerji, toprak işleme, mazot, gübre, üre, toprak, işçi daha ve bin farklı masraftan kurtulursunuz.
    Ayrıca bu tür sistemler kapalı devre gerektirdiğinden, tamamen zararlı gazlardan uzak kalır ve organiğe en yakın mahsülü üretebilirsiniz.

    Ciddi bir iş disiplini, detaylı araştırma ve kaynak tarama, iyi bir bitki besin reçetesi el kitabı, bitki hastalıklarını iyi tanıma ve onlarla mücadele eğitimi, kök budama, dal budama, aşılama ve yüksek dikkat ile bu iş başarılabilir. Ben deneyimledim.

    Bu sistemin iki büyük artısı var.
    1) Mevsimsellikten arınıp, kademeli ekim yapabilir ve sürekli mahsül alabilirsiniz.
    2) Büyüme sürecini hızlandırırsınız. 1 yılda, en az 1 mevsim dönemi kadar zaman kazanırsınız. (Ortalama 3 Ay o da eşittir 1 Fazla Hasat)

    İsrail, Avustralya, Kanada ve Hollanda bu tekniği aktif olarak kullanıyor.

    Daha da fazla bilgi arıyorsanız, BABİL'in Asma Bahçeleri hakkında bilgi araştırın.

    https://www.cbc.ca/player/play/2675990905


    https://www.youtube.com/watch?v=3Ww2TP_tU7o&t=33s



    https://www.youtube.com/watch?v=6a0J6Zd-R_c



    https://www.youtube.com/watch?v=6nLDms9BVuk
  • 06-08-2022, 23:45:14
    #7
    mkozdogan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Karşılıklı bir kaç söyleşi esnasında bir çok Türk Ziraat Mühendisine benzer sorular sordum. Çoğunun teknolojiden, ve hatta büyük bir çoğunluğunun da ingilizce kaynak taramaktan haberi bile yok.
    İnsan; okuyamıyorsa, bari biraz video falan izler, bir çaba harcar, ne bileyim kendisini geliştirmek için mücadele eder.

    Kuru fasulye Romanya'dan
    Karpuz Suudi Arabistan'dan
    Portakal suyu Avusturya'dan
    Patates Ukrayna'dan
    Çilek Yunanistan'dan
    Mısır Macaristan'dan
    Üzüm Şili'den,
    Pirinç hindistandan,
    Tahıl Amerikadan,
    Domates, Patlıcan, Biber İsrail'den

    Ancak, bir bilene sorarsanız topraksız tarım olmaz.

    Vizyonu olmayan insanlara sakın bir şey sormayın. Yanlış da olsa kendiniz deneyimleyin.
    Benim boş zamanlarımda günde 5 dakika ilgilenerek yaptığım çalışmalardan örnekler paylaşıyorum.











    Hayalim ise bu çiftlik.




    Bu resimlerde gördüğünüz hiç bir aşamada, 1 gram toprak yok.

    Böyle bir deneyimi yaşamayan, okulda öğrendiği teorilerle yaşayıp her şeye itiraz eden kişi HENDESE olamaz,
    Batılı ve gelişmiş ülkelerde onun adı "studied", "graduated" olur. Arapçadaki karşılığı ise, Müderris ve hatta MÜFENGİZ'dir.

    "İstemezük" diyen her bir kişi zaman içerisinde doğal seleksiyona uğrayacak ve maalesef üzülerek söylüyorum ki Teknolojiye yenilecektir.

    Bu sistemde 3 sorun var.
    1) Mantarlarla Mücadele (Tüm hastalıkların temel sebebi bu.) (Aynı sorun topraklı tarımda çok daha büyük baş ağrısı)
    2) Islah (Aynı sorun topraklı tarımda da mevcut)
    3) Arılar. (Aynı sorun topraklı tarımda da mevcut)

    Bunları ek olarak temin ederseniz, topraklı tarımdan 3 kat daha fazla REKOLTE aldığınız gibi, işçilik, enerji, toprak işleme, mazot, gübre, üre, toprak, işçi daha ve bin farklı masraftan kurtulursunuz.
    Ayrıca bu tür sistemler kapalı devre gerektirdiğinden, tamamen zararlı gazlardan uzak kalır ve organiğe en yakın mahsülü üretebilirsiniz.

    Ciddi bir iş disiplini, detaylı araştırma ve kaynak tarama, iyi bir bitki besin reçetesi el kitabı, bitki hastalıklarını iyi tanıma ve onlarla mücadele eğitimi, kök budama, dal budama, aşılama ve yüksek dikkat ile bu iş başarılabilir. Ben deneyimledim.

    Bu sistemin iki büyük artısı var.
    1) Mevsimsellikten arınıp, kademeli ekim yapabilir ve sürekli mahsül alabilirsiniz.
    2) Büyüme sürecini hızlandırırsınız. 1 yılda, en az 1 mevsim dönemi kadar zaman kazanırsınız. (Ortalama 3 Ay o da eşittir 1 Fazla Hasat)

    İsrail, Avustralya, Kanada ve Hollanda bu tekniği aktif olarak kullanıyor.

    Daha da fazla bilgi arıyorsanız, BABİL'in Asma Bahçeleri hakkında bilgi araştırın.

    https://www.cbc.ca/player/play/2675990905


    https://www.youtube.com/watch?v=3Ww2TP_tU7o&t=33s



    https://www.youtube.com/watch?v=6a0J6Zd-R_c



    https://www.youtube.com/watch?v=6nLDms9BVuk
    şuan yurtdışında bu alanda danışmanlık yürüten bir ziraat yüksek mühendisi olarak cevap vermek isterim. Ziraat mühendisliği doktorluk gibi pek çok alt alana ayrılan bir bölüm. Ve hepimizin farklı uzmanlık alanları oluyor. Oyüzdendir ki kendine ait bir fakültesi vardır. Fakat çiftçi ve halkta öyle bir durum vardırki herkesin herşeyi bilmesi beklenir ve biz türklerde de şunu söylemek zordur ki ben bu konuda uzman değilim. Oyüzden o arkadaşları küçük görmeden farklı alanlarda uzmanlaşmış olabileceklerini önce iyi bir düşünelim. Not: ana dili ingilizce olan ekipleri yönetiyorum.

    saygılarımla.
  • 07-08-2022, 03:29:34
    #8
    Sigma adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    şuan yurtdışında bu alanda danışmanlık yürüten bir ziraat yüksek mühendisi olarak cevap vermek isterim. Ziraat mühendisliği doktorluk gibi pek çok alt alana ayrılan bir bölüm. Ve hepimizin farklı uzmanlık alanları oluyor. Oyüzdendir ki kendine ait bir fakültesi vardır. Fakat çiftçi ve halkta öyle bir durum vardırki herkesin herşeyi bilmesi beklenir ve biz türklerde de şunu söylemek zordur ki ben bu konuda uzman değilim. Oyüzden o arkadaşları küçük görmeden farklı alanlarda uzmanlaşmış olabileceklerini önce iyi bir düşünelim. Not: ana dili ingilizce olan ekipleri yönetiyorum.

    saygılarımla.
    Teşekkürler.

    Ben, söylemlerimde bilenleri bir kenara ayırdım ve onlar hakkında söz etmedim. Öyle algıladıysanız üzgünüm. Benim çevremde de bilen bir sürü mühendis var. Ben onları da başka bir kenara ayırdım.
    Ancak, uzmanlığı yoksa ve hüküm veriyorsa benim itirazım başlıyor. Zira bizim ondan beklentimiz geniş perspektifini kullanabilmesi ve bu konularda bilimsel anlamda bilgi aktarabilmesidir. Çünkü doğru bilgiyi refere etmek te bir tür mühendisliktir.

    Sahada bir gözleme veya deneye dayanmayan, nesnellik ve deneycilikten uzak birisinin teorileri ile ahkam kesmesi almış olduğu konudaki eğitimi ile de çelişir, sorgulanmaya başlar.

    Eğer bu işin alt dalları varsa, kendisi de ana konudan bağımsız başka konularda bilgi sahibi ise, o halde yalnızca "benim uzmanlık konum bu değil" veya "BİLMİYORUM" diyebilmek o kişi için daha tercih edilebilir olmalı.

    Selamlar.
  • 08-08-2022, 02:08:47
    #9
    Sonradan gelip, konuyu okuyabilecek insanlar olacağını düşünerek burada paylaştıklarıma ek, bir kaç bilgi daha aktarmak istiyorum.

    Marul yetiştirip, geliri giderini kotarmıyormuş o zaman bu bir teknik değil çöptür örneklerine takılmadan:

    Topraksız tarım ile neler yapılabilir?

    - Tohum Yetiştiriciliği
    - Fide Yetiştiriciliği
    - Meyve - Sebze Yetiştiriciliği
    - Islah (En az 8 yıl sürecek bir deneyim pratik bir hesapla belki 4 yıla veya daha azına indirgenebilir. En büyük kazanım bu olabilir)
    - Hastalıklarla Savaşma, Kök budama - Dip Budama Fayda ve Zararlarını Öğrenme
    - Bitki Analojisi Felsefesi (Sembolik Analoji ve Metafor Analoji Arasındaki Farklar) Öğrenme

    Sembolik analoji nedir?
    - Benzer ya da birbirinin zıddı olan, ya da açık bir biçimde ilişkili görülmeyen fikirler, teoriler, davranışlar, tutumlar, imgeler ya da nesneler arasında basit ya da karmaşık ama somut bağlantılar kurmaktır.

    Örnek:
    - Bu felsefe, Mendel'i bezelye deneyi yapmaya itmiş ve Kalıtım Fikrinin Babası yapmıştır. Mendel, bu deneyi yaparak yalnızca Kalıtım Fikrinin babası olmamıştır. Aynı zamanda türler/sınıflar arasında evrim olabileceği olasılığını da beraberinde çürütmüştür. Az bilinen, kabul edilmeyen, anlatılmasından hoşlanılmayan bir bilgidir.
    ------ Örnek: Domates tohumundan, fasulye fidesi yetişmez.

    Metaforik analoji nedir?
    - Bilinen bir olayı, bilinen başka bir olaya benzeterek öğrenme.

    Örnek:
    - Kök Budaması sonucu, rekolte artışı elde ediliyorsa, dip budaması da bitkinin gövde ve üst kısımlarında verimlilik/dayanıklılık artışı sağlayabilir.

    Bu yukarıda anlattıklarım, tarımı ticari perspektiften inceleyen, vizyon sahibi insanlara ciddi bir kazanç kapısı olabilir.