• 26-02-2022, 11:52:22
    #1
    Bu satırları sadece içimden geldiği için yazıyorum savaş güzellemesi yapanlar ne olacak kaçmayız gider ölürüz diyerek hiç düşünmeden konuşan
    insanlar için yazıyorum. hatalı yanlış yazmış olabilirim illa böyle olacak de değil abartmış da olabilirim ama denedim bu yönden bakın sonuç olarak yazar değilim.
    biraz da kısa tutmak adına çok daha detaylı yazmadım çok okumayı sevmiyoruz malesef.

    Akşam uyudunuz, sabah 5 civarlarında Ruslar daha önce ( doğuda destekledileri teröristlerin bölgelerinin ) saldırmaya başladı.
    bir anda siren sesleri ezan sesleri yükseliyor ülkenin her yerinden. o an hayatınızın bir daha aynı olmayacağını anladınız. ailenize yada yanınızda kim varsa ona baktınız
    belki yeni doğmuş çocuğunuz var belki anneniz babanız hasta belki karınız var sadece belkide hiç bir şeyiniz yok sadece satın almak için aylarca çalıştığınız bilgisayarınız
    var tek yaşıyorsunuz. her saniye sosyal medyaya bakıyorsunuz düşman hızlıca ilerliyor bu hıza kendiniz bile anlam veremiyorsunuz. ittifaklara lanet okuyorsunuz.
    Düşman 4 bir yandan stratejik olarak saldırıyor. Hükümet ve muhalefet den dayanışma mesajları geliyor. zaman geçiyor endişe artıyor.
    bir yerden sonra daha fazla asker ihtiyacı doğuyor ve eli silah tutan herkes cepheye deniyor, sokaklarda askerlerimizi kapı kapı dolaşıyor.
    aileniz aklınızı çeliyor gitme diyor beraber kaçalım diyor. biz sensiz ne yaparız diyor. sosyal medyada insanların Edirne sınırında kuyruk olduğunu görüyorsunuz.
    kaçamıyorsunuz ama gidemiyorsunuz da çünkü ailenizden bir kere ayrıldığınızda bir daha göremeyebilirsiniz. siz doğru olanı yapıyorsunuz askerlerle gidiyorsunuz.
    telefonunuzu vs. alıyorlar. yola koyuluyorsunuz bombalar düşüyor sağa sola bir anda askeri elbise silah vs veriyorlar bir görev veriyorlar belki nöbet belki
    çatışma. ülkeye ne olduğunu artık öğrenemiyorsunuz düşman nereye geldi ? İstanbul düştü mü ? ya başkent ? peki ya aileniz yaşıyor mu ? yaşadığınızı nasıl
    bildireceksiniz acaba evdeler mi yoksa daha güvenlikli bir yere mi geçtiler. ? soğuk çok pis bastırıyor. yanınızdaki gencecik çocuklar var yada yetişkin
    ama ruhu çocuk insanlar var. ağlıyorlar cinnet geçiriyorlar siz daha dirayetlisiniz dik durmaya çalışıyorsunuz özleminizi içinize gömüyorsunuz o anda yanınıza
    bir asker geliyor sohbet ediyorsunuz size yeni doğan bebeğinin resmini gösteriyor. biraz sonra komutanlar sizi ayırıyor başka bir cepheye aradan zaman geçiyor öğreniyorsunuz ki
    yanınıza gelip bebeğinin resmini gösteren adam bombalamada şehit düşmüş. göz yaşınız sizden istemsiz düşüyor. aileniz aklınıza geliyor, kahroluyorsunuz.

    savaş bittiğin de ya şehit olacaksınız yada yaşıyor ama yaşarsanız asla aynı siz olmayacaksınız..
  • 26-02-2022, 11:53:38
    #2
    Hala daha mizah yapan karaktersizler gelsin de okusun şu konuyu.
  • 26-02-2022, 11:56:58
    #3
    Bu çocuklar ömürleri boyunca bu travma ile yaşayacak. Yıllar geçse de içlerindeki korku geçmeyecek.
  • 26-02-2022, 11:59:37
    #4
    Hayatımın en zor gecesi 15 Temmuz gecesiydi. Din dil ırk ne olursa olsun savaş dünyanın en acımasız olayıdır.
  • 26-02-2022, 12:02:53
    #5
    3 yaşındaki Suriyeli Aylan Kurdi, Bodrum kıyılarında yüzükoyun yatan cesediyle tüm dünyayı sarstı... Abisi Galip ve annesi de aynı faciada yaşamını yitirdi... Türkiye'ye sığınan, oradan da Avrupa üzerinden Kanada'ya gitmeye çalışan aileden geriye bir tek babaları kaldı.
    SAVAŞIN DİNİ DİLİ IRKI OLMAZ

    Allah kimseye yaşatmasın
  • 26-02-2022, 12:04:47
    #6
    savaşı oyun sanan kişiler sosyal medyada savaş, kahramanlık tweetleri atanlar ilk kaçan kişiler olur

    gerçekten deli yürek, cesaretli kişiler kalır savaşır sonuna kadar (bkz. 15 temmuz gecesi tankın önüne yatanlar)

    15 temmuz tiyatroymuş, gerçekmiş vs. bunun tartışmasını yapmayın o Leopard 2a4`ün önüne yatan adam gerçekten cesurdur hayatında tank görmemiş adam gelip ne var bunda diyor

    savaş, çözüm değildir iki tarafta kaybeder
  • 26-02-2022, 12:08:07
    #7
    Üyeliği durduruldu
    Palria adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu satırları sadece içimden geldiği için yazıyorum savaş güzellemesi yapanlar ne olacak kaçmayız gider ölürüz diyerek hiç düşünmeden konuşan
    insanlar için yazıyorum. hatalı yanlış yazmış olabilirim illa böyle olacak de değil abartmış da olabilirim ama denedim bu yönden bakın sonuç olarak yazar değilim.
    biraz da kısa tutmak adına çok daha detaylı yazmadım çok okumayı sevmiyoruz malesef.

    Akşam uyudunuz, sabah 5 civarlarında Ruslar daha önce ( doğuda destekledileri teröristlerin bölgelerinin ) saldırmaya başladı.
    bir anda siren sesleri ezan sesleri yükseliyor ülkenin her yerinden. o an hayatınızın bir daha aynı olmayacağını anladınız. ailenize yada yanınızda kim varsa ona baktınız
    belki yeni doğmuş çocuğunuz var belki anneniz babanız hasta belki karınız var sadece belkide hiç bir şeyiniz yok sadece satın almak için aylarca çalıştığınız bilgisayarınız
    var tek yaşıyorsunuz. her saniye sosyal medyaya bakıyorsunuz düşman hızlıca ilerliyor bu hıza kendiniz bile anlam veremiyorsunuz. ittifaklara lanet okuyorsunuz.
    Düşman 4 bir yandan stratejik olarak saldırıyor. Hükümet ve muhalefet den dayanışma mesajları geliyor. zaman geçiyor endişe artıyor.
    bir yerden sonra daha fazla asker ihtiyacı doğuyor ve eli silah tutan herkes cepheye deniyor, sokaklarda askerlerimizi kapı kapı dolaşıyor.
    aileniz aklınızı çeliyor gitme diyor beraber kaçalım diyor. biz sensiz ne yaparız diyor. sosyal medyada insanların Edirne sınırında kuyruk olduğunu görüyorsunuz.
    kaçamıyorsunuz ama gidemiyorsunuz da çünkü ailenizden bir kere ayrıldığınızda bir daha göremeyebilirsiniz. siz doğru olanı yapıyorsunuz askerlerle gidiyorsunuz.
    telefonunuzu vs. alıyorlar. yola koyuluyorsunuz bombalar düşüyor sağa sola bir anda askeri elbise silah vs veriyorlar bir görev veriyorlar belki nöbet belki
    çatışma. ülkeye ne olduğunu artık öğrenemiyorsunuz düşman nereye geldi ? İstanbul düştü mü ? ya başkent ? peki ya aileniz yaşıyor mu ? yaşadığınızı nasıl
    bildireceksiniz acaba evdeler mi yoksa daha güvenlikli bir yere mi geçtiler. ? soğuk çok pis bastırıyor. yanınızdaki gencecik çocuklar var yada yetişkin
    ama ruhu çocuk insanlar var. ağlıyorlar cinnet geçiriyorlar siz daha dirayetlisiniz dik durmaya çalışıyorsunuz özleminizi içinize gömüyorsunuz o anda yanınıza
    bir asker geliyor sohbet ediyorsunuz size yeni doğan bebeğinin resmini gösteriyor. biraz sonra komutanlar sizi ayırıyor başka bir cepheye aradan zaman geçiyor öğreniyorsunuz ki
    yanınıza gelip bebeğinin resmini gösteren adam bombalamada şehit düşmüş. göz yaşınız sizden istemsiz düşüyor. aileniz aklınıza geliyor, kahroluyorsunuz.

    savaş bittiğin de ya şehit olacaksınız yada yaşıyor ama yaşarsanız asla aynı siz olmayacaksınız..
    Bu durumla alakalı sınandım ve onandım ; belgesi de mevcuttur .

    Zorunlu askerlik hizmetinde eğitildiğimize göre ( DİREKT OLARAK EĞİTİM VERMEZLER ; SEN NE YAPACAĞINI BİLİYORSUN ) ; önce sivillerin güvenli bölgeye tahliyesi için çalışırsın .

    Bu tahliye nasıl olmalıdır , Nelere dikkat edilmesi gerekir , Nasıl tahliye yapılır , bunları biliyorsunuz .

    Havadan havaya karadan karaya karadan havaya füzelerden nasıl korunuruz , Şarapnel parça tesirli bombalardan nasıl korunuruz , EN BASİTİ EL BOMBASINDAN SAÇILMASINDAN nasıl korunuruz bunları biliyorsunuz .

    Temin edemiyorsanız silahsız ; Temin edebiliyorsanız Silahlı olarak . Hücüm tüfeği tabanca standart envanter şeklinde veya bulabildiğiniz kalibresine göre ihtiyacınızı görecek silahlarla ve mermilerle tahliyeyi savunmaya başlarsınız .

    Tahliye sağlandığında en yakın askeri birliğe giderek ; aktif savunmaya katılırsınız ve örgütlü şekilde mücadele edersiniz .

    Bu süreçte ALINAN EĞİTİM GEREĞİ ; SİZ BİR ASKERSİNİZ / ASKERLER HEDEFTİR VE BUNU KABUL EDERLER YANİ BİR ASKER VURULURSA ASKER OLARAK VURULMUŞ OLUR .
    ESİR DÜŞERSE ASKER OLARAK MUAMELE EDİLİR . EĞER SİVİL OLSAYDI VE VURULSAYDI O ZAMAN TERÖRİZM OLURDU TERÖR OLURDU .

    Haliyle vuran vurur döven döver ; Savaş suçu olmadığı sürece . Bu yüzden askerdeyken ben kendimi zaten hedef olarak görürdüm .
    Edebiyat yapamam ; Gelecek beni vuracak adam . Bende onu vuracağım .

    Tabi Sivilse onun ayrı kuralları vardı örneğin : Dur çektiğimde kaçmayacak , Elini görebileceğim şekilde yukarı kaldıracak ve parola işaret bilecek bilmezse ben onu etkisiz hale getirmek durumundayım yanlış anlaşılmasın onu yere yatırırım ve ellerini bağlarım .

    Eğer kaçmaya çalışırsa önce ayaklarından vurmaya çalışırım ; beceremezsem ve hala devam ederse mecbur ölür mü yaşar mı gözetmeksizin durdurmak için ateş açarım . / kesin emirdir .

    Üstüme saldırırsa yine aynısı geçerli .

    Elinde silah varsa zaten ona uyarı yaparım DUR TESLİM OL DİYE , BUNU YAPMAK ZORUNDAYIM YAPMAZSAM OLMAZ DUR TESLİM OL DERİM TESLİM OLMAZSA HEDEF GÖZETMEKSİZİN ATEŞ AÇARIM ÇÜNKÜ ELİNDE HÜCÜM TÜFEĞİ TABANCA VARSA TEHLİKELİDİR .

    O yüzden bu tip durumlarda ; Beni neye vuruyorsun diyemem adama ; çünkü adamın beni vurması için ben oradayım .

    Askerlik bu işte .
  • 26-02-2022, 12:15:02
    #8
    Şimdi ne söylesem boş çok cesaretli biri olmayabilirim ama vatan söz konusu olunca beynimin kendi kontrolümden çıktığını gördüm acayip bir duygu.
    15 temmuzda TV den çağrı yapılınca valiliğe yürüdük silah yok ve karşı taraftan silah sesleri geliyor abim bana diyor dur gitme (kendi ilerliyor) ben ona diyorum dur gitme (ben ilerliyorum)
    velhasıl o gün gittik valiliği koruduk askerleri uzaklaştırdık (oğlum tam 43 günlük)

    Yani ben ülkemin işkâl edilip ailemin mülteci durumuna düşmesinden se Allah hayırlı bir şekilde hepimizin ölümünü nasip etsin.
  • 26-02-2022, 12:21:46
    #9
    Üyeliği durduruldu
    Tahliye zamanı ; sivilleri ne yapmaları gerektiği hususunda ayrıntılı bilgilendiririm . Örneğin el bombasından tutunda el yapımı patlayıcılara kadar , mayınlardan füzelere kadar , obüslerden toplardan tümüyle nasıl korunuruz , dağılan şarapnel parçaları nasıl dağılırlar ve yere nasıl ne konumda pozisyon alırız . Nasıl yoğun ateş altında ilerleriz nasıl ZİKZAK YAPARIZ , Yüksek ve Alçakta görüş üstünlüğü nasıl elde edilir .
    Tahliye sürecinde her şeyi bilgilerimizle harmanlayarak ; sivilleri güvenli bölgelere götürerek tahliye ederiz . Sonra da aktif mücadeleye katılırız .

    Aktif mücadele de ise ASKER olduğumuzun bilincinde hareket ederek ; ASKERLİĞİN KAİDELERİNE VE KENDİ TÜZÜK YÖNETMELİK VE İÇ HİZMET GİBİ KANUNLARIMIZIN HARİCİNDE / İNSAN HAKLARI SAVAŞ DURUMUNDA İZLENMESİ GEREKEN PROTOKOLLER TAKİP EDİLMESİ GEREKEN KURALLAR .

    ÖRNEĞİN BİR SAVAŞ ESİRİ ALDIĞINIZ DA SAVAŞ ESİRİNE NASIL MUAMELE ETMELİYİZ ? İHTİYAÇLARINI NASIL VE NE ŞEKİLDE KARŞILAMALIYIZ , HAKLARI NELERDİR VESAİRE

    Siviller bunu bilmediği için : SAVAŞ SUÇLARI İŞLERLER , KÖTÜ MUAMELE EDERLER , İNSANLIK SUÇU İŞLERLER , KÖTÜLÜK YAPARLAR .

    ÇÜNKÜ ASKER HER ZAMAN BİR HEDEFTİR VURULMASI VE ETKİSİZ HALE GETİRİLMESİ GEREKEN VE BUNUN BİLİNCİNDEDİR . ASKER KİN GÜTMEZ VE ASKER ASKER OLARAK DAVRANMAK ZORUNDADIR YOKSA ASKER ASKER OLARAK SUÇ İŞLEMİŞ OLUR .

    Asker asker olarak suç işlediyse ; bu hangi ülkenin silahlı kuvvetiyse yani hangi ülkenin ordusundaysa o ülkenin ordusunun bu suçu işlediği ifade edilir .
    Yani asker asker olarak işlediği suçta tüm askerleri tömet altında bırakır .

    O yüzden savaşı bırakın asker olma bilincine ve asker olma vasfına sahip olanlar yapsın ki ; bu sayede savaş suçları kötü muamele insanlık suçu yapmasınlar ; BİR SİVİLİN ELİNE SİLAH VEREREK ONU AZILI BİR İNSANLIK SUÇLUSU HALİNE GETİRİRSİNİZ YOKSA .


    CodeKod adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şimdi ne söylesem boş çok cesaretli biri olmayabilirim ama vatan söz konusu olunca beynimin kendi kontrolümden çıktığını gördüm acayip bir duygu.
    15 temmuzda TV den çağrı yapılınca valiliğe yürüdük silah yok ve karşı taraftan silah sesleri geliyor abim bana diyor dur gitme (kendi ilerliyor) ben ona diyorum dur gitme (ben ilerliyorum)
    velhasıl o gün gittik valiliği koruduk askerleri uzaklaştırdık (oğlum tam 43 günlük)

    Yani ben ülkemin işkâl edilip ailemin mülteci durumuna düşmesinden se Allah hayırlı bir şekilde hepimizin ölümünü nasip etsin.
    TSK yani Türk Silahlı Kuvvetleri ; Türkiye Cumhuriyetinin silahlı kuvvetidir . Türk Silahlı kuvvetlerinin azımsanmayacak çoğunluğunu Zorunlu askerlik hizmetini yerine getiren VATANDAŞLAR oluşturmaktadır .

    TSK yani Türk silahlı kuvvetleri ; TÜRKİYE CUMHURİYETİ İÇİNDE ve TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLARINA BU YÜZDEN İNANILMAZ BOYUTLARDA VE ÖLÇEKLERDE TOLERANS GÖSTERİR .

    Eğer TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ HARİCİNDE YABANCI BİR KUVVET OLAN FARZI MİSAL AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNİN SİLAHLI KUVVETLERİNE sakın böyle bir şey yapmayın .

    Sizleri direk HEDEF OLARAK SINIFLANDIRACAKLARDIR VE SİZLERİ KESİNLİKLE öldürecektir , yoğun ateş altına alacaktır .

    Bu tip durumlarda yabancı bir kuvvet olduğunda tahliyeye katılırsınız yada tahliyeyi korumaya alırsınız sonrada gidersiniz silahlı kuvvetlerin en yakın birliğine ve asker olarak yazılırsınız ve aktif mücadeleye katılırsınız .

    Çünkü savaş eğitimli ve donanımlı şekilde icra edilen bir OLGUDUR .