Palria adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu satırları sadece içimden geldiği için yazıyorum savaş güzellemesi yapanlar ne olacak kaçmayız gider ölürüz diyerek hiç düşünmeden konuşan
insanlar için yazıyorum. hatalı yanlış yazmış olabilirim illa böyle olacak de değil abartmış da olabilirim ama denedim bu yönden bakın sonuç olarak yazar değilim.
biraz da kısa tutmak adına çok daha detaylı yazmadım çok okumayı sevmiyoruz malesef.

Akşam uyudunuz, sabah 5 civarlarında Ruslar daha önce ( doğuda destekledileri teröristlerin bölgelerinin ) saldırmaya başladı.
bir anda siren sesleri ezan sesleri yükseliyor ülkenin her yerinden. o an hayatınızın bir daha aynı olmayacağını anladınız. ailenize yada yanınızda kim varsa ona baktınız
belki yeni doğmuş çocuğunuz var belki anneniz babanız hasta belki karınız var sadece belkide hiç bir şeyiniz yok sadece satın almak için aylarca çalıştığınız bilgisayarınız
var tek yaşıyorsunuz. her saniye sosyal medyaya bakıyorsunuz düşman hızlıca ilerliyor bu hıza kendiniz bile anlam veremiyorsunuz. ittifaklara lanet okuyorsunuz.
Düşman 4 bir yandan stratejik olarak saldırıyor. Hükümet ve muhalefet den dayanışma mesajları geliyor. zaman geçiyor endişe artıyor.
bir yerden sonra daha fazla asker ihtiyacı doğuyor ve eli silah tutan herkes cepheye deniyor, sokaklarda askerlerimizi kapı kapı dolaşıyor.
aileniz aklınızı çeliyor gitme diyor beraber kaçalım diyor. biz sensiz ne yaparız diyor. sosyal medyada insanların Edirne sınırında kuyruk olduğunu görüyorsunuz.
kaçamıyorsunuz ama gidemiyorsunuz da çünkü ailenizden bir kere ayrıldığınızda bir daha göremeyebilirsiniz. siz doğru olanı yapıyorsunuz askerlerle gidiyorsunuz.
telefonunuzu vs. alıyorlar. yola koyuluyorsunuz bombalar düşüyor sağa sola bir anda askeri elbise silah vs veriyorlar bir görev veriyorlar belki nöbet belki
çatışma. ülkeye ne olduğunu artık öğrenemiyorsunuz düşman nereye geldi ? İstanbul düştü mü ? ya başkent ? peki ya aileniz yaşıyor mu ? yaşadığınızı nasıl
bildireceksiniz acaba evdeler mi yoksa daha güvenlikli bir yere mi geçtiler. ? soğuk çok pis bastırıyor. yanınızdaki gencecik çocuklar var yada yetişkin
ama ruhu çocuk insanlar var. ağlıyorlar cinnet geçiriyorlar siz daha dirayetlisiniz dik durmaya çalışıyorsunuz özleminizi içinize gömüyorsunuz o anda yanınıza
bir asker geliyor sohbet ediyorsunuz size yeni doğan bebeğinin resmini gösteriyor. biraz sonra komutanlar sizi ayırıyor başka bir cepheye aradan zaman geçiyor öğreniyorsunuz ki
yanınıza gelip bebeğinin resmini gösteren adam bombalamada şehit düşmüş. göz yaşınız sizden istemsiz düşüyor. aileniz aklınıza geliyor, kahroluyorsunuz.

savaş bittiğin de ya şehit olacaksınız yada yaşıyor ama yaşarsanız asla aynı siz olmayacaksınız..
Bu durumla alakalı sınandım ve onandım ; belgesi de mevcuttur .

Zorunlu askerlik hizmetinde eğitildiğimize göre ( DİREKT OLARAK EĞİTİM VERMEZLER ; SEN NE YAPACAĞINI BİLİYORSUN ) ; önce sivillerin güvenli bölgeye tahliyesi için çalışırsın .

Bu tahliye nasıl olmalıdır , Nelere dikkat edilmesi gerekir , Nasıl tahliye yapılır , bunları biliyorsunuz .

Havadan havaya karadan karaya karadan havaya füzelerden nasıl korunuruz , Şarapnel parça tesirli bombalardan nasıl korunuruz , EN BASİTİ EL BOMBASINDAN SAÇILMASINDAN nasıl korunuruz bunları biliyorsunuz .

Temin edemiyorsanız silahsız ; Temin edebiliyorsanız Silahlı olarak . Hücüm tüfeği tabanca standart envanter şeklinde veya bulabildiğiniz kalibresine göre ihtiyacınızı görecek silahlarla ve mermilerle tahliyeyi savunmaya başlarsınız .

Tahliye sağlandığında en yakın askeri birliğe giderek ; aktif savunmaya katılırsınız ve örgütlü şekilde mücadele edersiniz .

Bu süreçte ALINAN EĞİTİM GEREĞİ ; SİZ BİR ASKERSİNİZ / ASKERLER HEDEFTİR VE BUNU KABUL EDERLER YANİ BİR ASKER VURULURSA ASKER OLARAK VURULMUŞ OLUR .
ESİR DÜŞERSE ASKER OLARAK MUAMELE EDİLİR . EĞER SİVİL OLSAYDI VE VURULSAYDI O ZAMAN TERÖRİZM OLURDU TERÖR OLURDU .

Haliyle vuran vurur döven döver ; Savaş suçu olmadığı sürece . Bu yüzden askerdeyken ben kendimi zaten hedef olarak görürdüm .
Edebiyat yapamam ; Gelecek beni vuracak adam . Bende onu vuracağım .

Tabi Sivilse onun ayrı kuralları vardı örneğin : Dur çektiğimde kaçmayacak , Elini görebileceğim şekilde yukarı kaldıracak ve parola işaret bilecek bilmezse ben onu etkisiz hale getirmek durumundayım yanlış anlaşılmasın onu yere yatırırım ve ellerini bağlarım .

Eğer kaçmaya çalışırsa önce ayaklarından vurmaya çalışırım ; beceremezsem ve hala devam ederse mecbur ölür mü yaşar mı gözetmeksizin durdurmak için ateş açarım . / kesin emirdir .

Üstüme saldırırsa yine aynısı geçerli .

Elinde silah varsa zaten ona uyarı yaparım DUR TESLİM OL DİYE , BUNU YAPMAK ZORUNDAYIM YAPMAZSAM OLMAZ DUR TESLİM OL DERİM TESLİM OLMAZSA HEDEF GÖZETMEKSİZİN ATEŞ AÇARIM ÇÜNKÜ ELİNDE HÜCÜM TÜFEĞİ TABANCA VARSA TEHLİKELİDİR .

O yüzden bu tip durumlarda ; Beni neye vuruyorsun diyemem adama ; çünkü adamın beni vurması için ben oradayım .

Askerlik bu işte .