• 30-12-2021, 18:52:04
    #46
    Her zaman herkes Okul ile devam ederek bir aktivite ile devam edemez. Çalışan insanlara ihtiyaç var. Asgari Ücret ile çalışan insanlara ihtiyaç var, her türlü kaybeden veya kazanan olacak o pek fark etmiyor. Bir şahıs kendisini geliştirmek istiyorsa zaten koskoca bir okyanus karşısında o pek fark etmiyor. Ancak ben diyorum ki iyi ki eşitsizlik var, diğer türlü çok sıkıntı olurdu ki birileri de bunun farkında bu denli düzen her daim devam edecek ve etmeli....

    Bütün bu etkinlikler dışında tahsil hayat aslında bir nevi Aşk gibidir. Tahsil hayat belirgin kişilerce (Tatil Yapmak)'tır. Gelişim her açı da ve de düzen de var. Ancak Özgür İrade'nin aslında sahiden özgür olmadığını kişiler anladığında o da pek fark etmeyecek zaten. Kişiler hayatlarını nasıl arzu ederse öyle yaşar, yine aynı şekilde kişiler bir başka hayatı söndürme yetisine de sahiptir, özgürlük bu dur. Hiç bir şekilde kimse buna müdahale edemez, zihne odaklı bir etkileşim iptal edilemez (Bir başkası tarafından) yapılacak çok fazla aktivite var, kişilerin akılları karışıyor ve de odaklanma problemi yaşıyorlar, hayatı ağırdan almak her daim iş yapar.

    Sönmez bir durgunluk var şahıslar arasında maalesef toplu bir şekilde psikiyatri tedavisi uygulanamaz Türkiye'de veyahutta Dünya'da o kadar Psikiyatri yok.

    Tahsil hayatın nimetlerini anlayanlar ötesinde ki bu durumu devam ettirebiliyorlar, Okul ile arası iyi olanın gelecek ile arası da iyi oluyor. Şans durumu %'lik bir ihtimal ile genel kişisel hayat çapında sadece %5 odaklı bir hesaplamaya tabii tutuluyor herkes nasiplenemez. Doğuştan şanslılar var belki buna adaletsiz diyebilirsiniz ancak bu böyle olmak zorunda, adalet kavramı Dünya'da sadece hesap hatası olan insan kadar var Dünya'da.

    Genel doğum coğrafi haritanızı gözden geçiriniz.. O zaman dedikleri mi anlayabileceğinizi varsayabilirim. Coğrafi olarak stratejik bakımdan kendi odağınız mevki de doğumu bir şekilde gerçeklik çerçevesinde geliştirdiniz. Coğrafi ortam aslında bir nevi sizin kaderiniz. İsteğiniz doğrultu da Dünya'ya erişim sağladınız şimdi de eğlenme vakti.

    Tahsil Hayat öğrenmeden ziyade eğlenceye bir adımdır. Eğlenmek endorfin odaklıdır sizin ömrünüzü istemsizce geliştirir.
  • 30-12-2021, 18:56:55
    #47
    Lise diplomam var. 20 yaşına 1 hafta önce girdim aylık xxx.xxx gelirim var. Şuan kendi işimin patronuyum 4 çalışan, 1 ofisim var. Network’umda bulunan iş adamlarından sürekli işlerine bakmam için teklifte geliyor. Şuan x.xxx.xxx TL bütçeli bir turizm projesinin fizibilite raporunu hazırlıyorum. Evet bunu yapan bir lise mezunu. Evet okumak gerçekten çok güzel. Ama bu ülke de değil. Veya hadi okuyup memur oldunuz. En iyi 10 bin TL maaş aldınız. Ya Şuan bu ülke de 10 bin TL para mı? İyi düşünmek gerekiyor.
    • ReferXchange
    • pcbagimlisi
    • bakis
    ReferXchange, pcbagimlisi, bakis ve 1 kişi bunu beğendi.
    4 kişi bunu beğendi.
  • 30-12-2021, 19:37:52
    #48
    AFNaNTiK adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Her zaman herkes Okul ile devam ederek bir aktivite ile devam edemez. Çalışan insanlara ihtiyaç var. Asgari Ücret ile çalışan insanlara ihtiyaç var, her türlü kaybeden veya kazanan olacak o pek fark etmiyor. Bir şahıs kendisini geliştirmek istiyorsa zaten koskoca bir okyanus karşısında o pek fark etmiyor. Ancak ben diyorum ki iyi ki eşitsizlik var, diğer türlü çok sıkıntı olurdu ki birileri de bunun farkında bu denli düzen her daim devam edecek ve etmeli....

    Bütün bu etkinlikler dışında tahsil hayat aslında bir nevi Aşk gibidir. Tahsil hayat belirgin kişilerce (Tatil Yapmak)'tır. Gelişim her açı da ve de düzen de var. Ancak Özgür İrade'nin aslında sahiden özgür olmadığını kişiler anladığında o da pek fark etmeyecek zaten. Kişiler hayatlarını nasıl arzu ederse öyle yaşar, yine aynı şekilde kişiler bir başka hayatı söndürme yetisine de sahiptir, özgürlük bu dur. Hiç bir şekilde kimse buna müdahale edemez, zihne odaklı bir etkileşim iptal edilemez (Bir başkası tarafından) yapılacak çok fazla aktivite var, kişilerin akılları karışıyor ve de odaklanma problemi yaşıyorlar, hayatı ağırdan almak her daim iş yapar.

    Sönmez bir durgunluk var şahıslar arasında maalesef toplu bir şekilde psikiyatri tedavisi uygulanamaz Türkiye'de veyahutta Dünya'da o kadar Psikiyatri yok.

    Tahsil hayatın nimetlerini anlayanlar ötesinde ki bu durumu devam ettirebiliyorlar, Okul ile arası iyi olanın gelecek ile arası da iyi oluyor. Şans durumu %'lik bir ihtimal ile genel kişisel hayat çapında sadece %5 odaklı bir hesaplamaya tabii tutuluyor herkes nasiplenemez. Doğuştan şanslılar var belki buna adaletsiz diyebilirsiniz ancak bu böyle olmak zorunda, adalet kavramı Dünya'da sadece hesap hatası olan insan kadar var Dünya'da.

    Genel doğum coğrafi haritanızı gözden geçiriniz.. O zaman dedikleri mi anlayabileceğinizi varsayabilirim. Coğrafi olarak stratejik bakımdan kendi odağınız mevki de doğumu bir şekilde gerçeklik çerçevesinde geliştirdiniz. Coğrafi ortam aslında bir nevi sizin kaderiniz. İsteğiniz doğrultu da Dünya'ya erişim sağladınız şimdi de eğlenme vakti.

    Tahsil Hayat öğrenmeden ziyade eğlenceye bir adımdır. Eğlenmek endorfin odaklıdır sizin ömrünüzü istemsizce geliştirir.
    ben ülke planlaması yapmıyorum, hayat planlaması yapıyorum. açıkçası kimin asgari ücretle çalışıp kimin asgari ücretle çalışmayacağı umrumda değil. ülkenin milli gelirini arttıralım, asgari ücretli de emeğinin karşılığını alsın. ancak insanlar asgari ücretle çalışacak diye bu aptalca eğitim sistemini dayatmak bana göre değil. amacımız insanları bilgilendirmek, buradan tek bir veli aydınlansa yeter. bunu insanların düşünmesi gerek ama düşünmüyorlar.
  • 30-12-2021, 20:27:36
    #49
    ReferXchange adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İşi bırakmak için ne bekliyorsun?
    Bazen ben de kendime bu soruyu soruyorum fakat mesleki yeterlilik seviyesine ulaşmak ve çevre edinmek gibi iki önemli unsur var.
  • 30-12-2021, 20:34:40
    #50
    Ben de düşüncelerimi yazayım... Senelerce yurtdışında kalmış birisi olarak. Yurtdışında çalışmış, kendi şirketini açmış, Türkiye'ye de gelip kendi işini kurmuş ve eleman olarak çalışmış birisi olarak...

    Öncelikle yabancıların dedikleri sözleri alıntılamayın derim ben. evet doğru olabilir ama onlar farklı bir boyutta yaşıyorlar. En basitinden bizde fatura kesildiği anda vergilendirilir, tahsilata bile bakılmaz. onlarda "ben işimi büyütücem, bu sene para lazım" diyince vergi dairesi ile pazarlığa oturup "ne kadar verirsin, ne kadar lazım" pazarlığı yapılıyor. Bir başka çok önemli gerçek "para lazım, ortak bulayım" dediğinizde çok kolay bir şekilde firmanıza, fikrinize hatta kendinize yatırım yapacak finansörler bulabiliyorsunuz. Ve bunlar sizi sömürmeye çalışmıyor, sizi büyütmeye çalışıyor. Bir diğer nokta bizde "çocuğu önceden dövelim de oyuncağını kaybetmesin" mantığı yok. kuralların dışına çıkmadığınız süreci kimse size kışt demiyor.

    Ah bir de, belki de en önemlisi..... fikirlere ve projelere kredi verilerek finans desteği sağlanıyor. bunu neredeyse tüm bankalar -ki bu iş için ayrı yan kuruluşları var- yapıyor. Bize kredi sadece malı mülkü olana verilir. Fikirlere verilmez.

    O sebeple o alıntı yaptığınız arkadaşlar garajlarında uzay mekiği yapıyor, helikopter yapıyor. biz burada garajımızda (garajlı ev kavramı bizde yok zaten ama) araba yapsak trafiğe çıkaramayız. muayeneden geçmez. bir yolunu bulmaya çalışsan lisanlar, vergiler falan filan derken elde avuçta ne var kaybederiz.

    Ben 53 yaşındayım. okumak önemliydi. okudum, mühendis oldum, işletme master'ı yaptım. kimse diplomamı sormadı ama çok işime yaradı. okutulanlar değil ama. dersler tırt. konular gerçek hayattan kopuktu. ama üniversite bilgiyi öğrenmekle ilgili değil. bilgiye nasıl ulaşacağınızı öğrenmekle alakalı. düşünme şeklinizi yoğurup analitik düşünce şekli kazandırmakla ilgili. hiçkimse gerçek hayatta integral limit falan hesaplamaz. zaten bunu yapan programlar var artık telefonlarda. ama önemli olan bu değil. matematik temelli düşünmeyi yerleştiriyor insan beynine... üniversite herşeyi sorgulamakla ilgili birşey. birisi birşey söylediğinde "şşşttt hopppp" o öyle değil diyebilmekle, bilmediğiniz konuyu hızlıca (üniversite okuayanlardan hızlı) araltırıp öğrenip cevap vermekle ilgili. üniversite sayfalar dolusu kitabın sayfalarına göz gezdirip sekiz on yerde geçen size lazım olan bilgiyi alıp gerisini sonraya bırakmakla ilgili.

    Benim için üniversite yararlı oldu. çalıştım, masam oldu, camlı plazalarda odam oldu.... yurtdışı kapılarını açtı.... sonunda kendi şirketimi açtım. her konuyu öğrenebileceğime olan inancımı üniversite vermişti. korkacak birşey yoktu. her konuda o işi senelerce yapan insanlar kadar başarılı olabileceğimi biliyordum. oldum da... çoğu zaman "kırk senedir bu işi yapıyoruz sen daha mı iyi bileceksin" diyenlerin yüzlerine tokat gibi hesap, kitap, rakamları çarpıp "bak demek ki bilmiyormuşsun" deme mertebesine eriştim. bu iyi birşey aslında, biraz düşünürseniz farkedersiniz...

    yirmi sene kadar önce işler kötü gitmeye başladı. akıl yerini başka şekllerde iş yapmaya başladı. müşterim olan bankalar, vakıflar, kurumlar birer birer elden gitti. çalışmayan sistemler, bakım antlaşması adı altında sömüren firmalar, bilgisayarlara önce virüs bulaştırıp sonra temizleme parası alanlar.... hey.... benim şirkette şöförlük yapan arkadaş kendine firma açıp milleti tokatlamaya başladığında bana telefon edenler bile oldu...

    Bugün mü.... bu kadar üniversite olmaz... bu kadar üniversitede öğrenci okutacak eğitim kadrosu olmaz.... olamaz... zaten yurtdışında yerleşik paralı üniversiteler var. online gidip master yapıyorsun. biraz kurcalarsan ders çalışmana falan da gerek olmadığını, bu diplomaların satılık olduğunu görürsünüz.... biraz kasarsanız size bunu teklif ederler zaten....

    bugün gençlerin ilgisinin olduğu bir konu bulmalarının ve o konuda krustu şutdu buydu gibi şekillerde kendilerini geliştirmelerinin daha verimli olacağını düşünüyorum. bir kağıt parçasıdır diploma. olsa iyi olur. ama güzel sanatlar diploması alıp yazılımcı, finans uzmanı da olunabilir. kimse böyle şeylere bakmıyor. ukala insan kaynakları çalışanları vardır, onlar hariç. kurtuluş yolunun biryerde çalışmaktan geçtiğine inanmıyorum artık. hayatını didinerek geçirip başkasına para kazandırıp ömrünü tüketeceksin. hele bu devirde bir araba bile alamayacaksın. bak "bile" diyorum, çünkü araba bir lüks değildir. bir ulaşım aracıdır. olması gerekir, nokta.... insanlık standardı bunu gerektirir..

    yaşı genç arkadaşların işi çok zor... araştırma yapsan herşey ateş pahası. elektronik devre tasarlasan çinde 5 dolar şey burada 200 lira... şirketleşmek bir baş belası.... şirketi kapatmak daha bir ızdırap... her köşe başı tutulmuş, önünden geçeni soymaya çalışan insanlar bekliyor.

    tek tavsiyem parayı takip edin. para neredeyse oraya gidin. kariyer, kartvizitler, takım elbiseler, anlatılacak havalı hikayeler... hiç önemli değil. cebinizdeki para size özgürlük ve mutluluk getirir. evet para mutluluk getirir. ben de bir söz alıntılayayım.... para mutluluk getirir çünkü istediğinizi yapabilmenize ve bunu yapacak zamanı yaratabilmenize olanak sağlar...

    yukarıda bahsigeçen üniversite bir işe yaramaz diye düşünen arkadaş hem hoşlandığı hem de ilerleyebileceği bir konu bulur ve o konuda çalışmaya başlarsa herkesi geçer gider... hiçbirimiz de ona "bak okumadı ve hiçbirşey yapamadı" diyemeyiz.

    Etrafınıza bakın... televizyona bakın.... "birşeyler yapmış insanların hepsi ya aileden zengin yada uyduruk eğitimleri var".

    coğrafya kaderindir...
  • 30-12-2021, 22:56:31
    #51
    Üyeliği durduruldu
    Lise ve üni okudum. kripto para ile uğraşıyorum. gelirimi söylemem. Adamlar kaçıp gitmeyeceğinin bir garantisi yok o durumda işsiz kalmaktan iyidir. En azından bir garantin olur.

    Dünyada gördüğüm en sçama konu. Kimse okuyup mcdonalds da çalışmaya veya maaşlı çalışmaya muhtaç değil. Dünyanın en kötü bölümünü okursan iş bulamazsın tabi. gidip doktor olursan iş var. pilot olursan iş var vs. diye uzar gider.
  • 30-12-2021, 22:56:34
    #52
    Hukuk Fakultesi bitirdim, Avukat oldum. Iyi ki okumusum, bir daha dunyaya gelsem yine okurum. Sebebi ise universitenin ve cevrenin sana kattiklari, ufkunu acmasi. Bilgi ise her zaman ozguven verir. Ne konuda olursa olsun bir sekilde egitiminiz ve vizyonunuz varsa her kosulda bunu paraya cevirebilirsiniz.
  • 30-12-2021, 22:59:26
    #53
    Üyeliği durduruldu
    Single adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hukuk Fakultesi bitirdim, Avukat oldum. Iyi ki okumusum, bir daha dunyaya gelsem yine okurum. Sebebi ise universitenin ve cevrenin sana kattiklari, ufkunu acmasi. Bilgi ise her zaman ozguven verir. Ne konuda olursa olsun bir sekilde egitiminiz ve vizyonunuz varsa her kosulda bunu paraya cevirebilirsiniz.
    Katılıyorum.
  • 30-12-2021, 23:04:29
    #54
    SEOBuyuk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Lise ve üni okudum. kripto para ile uğraşıyorum. gelirimi söylemem. Adamlar kaçıp gitmeyeceğinin bir garantisi yok o durumda işsiz kalmaktan iyidir. En azından bir garantin olur.

    Dünyada gördüğüm en sçama konu. Kimse okuyup mcdonalds da çalışmaya veya maaşlı çalışmaya muhtaç değil. Dünyanın en kötü bölümünü okursan iş bulamazsın tabi. gidip doktor olursan iş var. pilot olursan iş var vs. diye uzar gider.
    Alıntı
    gelirimi söylemem.
    tamam