Ancak lisedeyken de okula bomba koyma gibi bir fantezimzi vardı. Yok örgüt işi falan değil.
Öğütüm sistemi çok berbat olduğu için bezdiriyordu. Üstelik bunu çok farklı kişilerden de duyunca yalnız olmadığımı farkettim.Geçen zamanla birlikte, çok da övündüğümüz şehirlerimizin aslında çok kötü özelliklerinin de olduğunu kavramaya başladım. Eh, işlerimşz de kötü gitmeye başlayınca geçmişten bugüne geniş bir değerlendirme yapınca daha farklı düşünüyorum artık.
Eğer ekonomik sorununuz yoksa, hayatınız vasatın üstündeyse körü körüne şehrinize aşırı sevgi duyabilirsiniz. Ve olumsuz şeyleri de görmezden gelebilirsiniz.
***
Yaşadığım köy ilçe ve şehri eleştirirken çoğu kişi benim abarttığımı düşünür. Oysa o kadar çok kötülük ve çirkinlik var ki... Belki çok iyi durumda olsaydım ben de görmezden gelirdim. Bilemiyorum.
***
Ancak yaşadığım duyguları ilginç bir şekilde Ahlat ağacı filminde birebir gördüm. Burada oyuncunun Çan için söyledikleri aynen benim durumumu yansıtıyor. Filmi izlemediyseniz ayıp etmişsiniz.
Çan belediye başkanı ise, filmde geçen iki diyalog nedeniyle duyar kasıp sitem etmiş. Haber şurada.
Ben de bulunduğum çevreyle ilgili eleştiri yapınca tıpkı bu belediye başkanı gibi düşünen tipler aynı şekilde tepki gösteriyor.
Burada kesiyorum. Konuya ilgi olursa uzatacağım...