Devlet hastanesindeki bu doktor, ne zaman gitsem (yanımda müdür de var), bir şeyin yok, çok zorlamışsın kendini, dinlen geçer deyip durdu ama ben acıdan ölüyorum. İş yerinde müdür, vs. diyor ki doktor sağlamsın diyor, sen belini tutuyorsun, ikide bir rapor istiyorsun. emar çekildi, emara bakıyor ve diyor ki sapasalamsın. doktor bey rapor ver bari, yeminle kendimi iyi hissetmiyorum diyorum bana en fazla 2 gün rapor veriyor ve ilgilendiği de yok açıkçası. o dönem bu bölgedeki tek hastane burası, başka beyin ve sinir cerrahına gidim dedim, danışmadan bana "bir doktor sizinle ilgilenirken, diğerine geçemezsin" dedi.
Yemin ediyorum (hani tabiri caizse) evlat acısı gibi bir acı oturdu belime, ne doğrulabiliyorum ne de kalkabiliyorum. 1 ay böyle çalıştım, patronlar sürekli söyleniyor ya çalış ya istifa et diye ve ben en sonunda işi bıraktım çünkü geberiyorum acıdan. aradan 15 gün geçti, yine bir gece ağrım tuttu, ertesi gün doktora gittim ama yeniden acilden kayıt açıp, hemen yan odadaki doktora girdim bu sefer. adam beni acil ameliyata aldı, belim kaymış ve tam 4 tane çivi çakıldı belime, platin taktılar. inanılmaz zor günler geçirdim ama o doktor yüzünden işimi kaybettim. yüzüme bakıp, alaycı bir şekilde "abartma ya hiçbir şeyin yok" diyordu, odasına girdiğim zaman doktor yeni emar çektirmeden önce aynı, diğer o ilgisiz doktorun çektirdiği emara baktı, hemen yenisini çektir, ameliyat olman lazım ciddi bu dedi.
Anlamıyorum, ne yapabilirim? Kendimi resmen salak yerine konmuş gibi hissediyorum. istifa ettim için sigortadan para alamadım, işimi kaybettim vs, vs. ne yapmam lazım, Allah belasını versin deyip, geçeyim mi yoksa hakkımı yasal olarak arayabilir miyim?
sırf o doktor yüzünden her anlamda zorlandım, hâlâ belimde çelik korsa var, bu halde iş de bulamıyorum, çalışamıyorum şu an için. Bir işe girmem, çalışmaya başlamam nereden baksan en az 2, 3 ay. ne yapacağımı bilmiyorum, ilgisiz bir doktor yüzünden işimi kaybettim, şu an inanılmaz zor durumdayım madden, resmen bittim diyebilirim ve biliyorum, kesin o evinde çayını kahvesini tütrürüp, mesleğinde ne kadar ulu, ulvi olduğunu düşünüyordur.

