• 10-06-2021, 13:58:07
    #19
    Sckn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dünyadaki tüm aşıların en az 2 3 yıllık test süreçleri vardır ve aşı olmak için muvaffakatname imzalatmıyorlar. Ülkemizde covid 19 aşısı vurulmadan önce muvaffakatname imzalıyorsun. Yani diyorki aşıdan kaynaklı birşey olursa bana gelme diyor.
    Kimse kusura bakmasın...
    Hocam bademcik ameliyatına bile girerken kağıt imzalatıyorlar.

    Her neyse işkembe çorbası içmeye devam.
  • 10-06-2021, 13:58:41
    #20
    1 saatin sonrasını bir izleyin. Hani millete cahil diyorsunuz da bu adam bir çok ödülü olan bir profesör. İsteyen istediğini yapmakta özgürdür. Videonun 1. saatinde aşı hakkında açıklama yapıyor.
    https://youtu.be/M42zYX090w0?t=3667
  • 10-06-2021, 13:59:32
    #21
    Metehaan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam bademcik ameliyatına bile girerken kağıt imzalatıyorlar.

    Her neyse işkembe çorbası içmeye devam.
    Afiyet olsun sana. Ben almayım.
  • 10-06-2021, 14:54:17
    #22
    Aşı karşıtı değilim, sinovac aşısını ilk yaptıranlardan biri olabilirdim ancak reddettim. Ancak mRNA aşısı oldum. Aşı yaptırmak istemeyen insanı cahil yerine koymak, küçümsemek, hakaretler etmek oldukça yanlış bir tutum. Aynı şeyleri defalarca platformlarda yazmaktan sıkıldım ancak meraklısı modern tıp ve ilaç sektörünün hatalarını, utanç kaynaklarını araştırıp öğrenebilir. En basitinden senelerdir leblebi şekeri gibi kullanılan Ulcuran, içerisinde uzun vadede kansorejen etki gösteren bir madde içerdiğinden dolayı piyasadan toplatıldı ve üretimi durduruldu. Yanlış anlaşılmasın modern tıp veya ilaç sektörü karşıtı değilim. Ancak bazı komplikasyonları reddeden insanları da anlayışla karşılamak gerekiyor.
  • 10-06-2021, 14:54:38
    #23
    Bu cevap, konu sahibi tarafından kabul edilebilir bir cevap olarak işaretlendi.
    Bilmiyorum bi yorumdan dolayı ceza alır mıyım ama arkadaşlar, 12-13 yıllık bir spritüel-metapsişik bir araştırmacı olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki "koronavirüs" diye bir hastalık yoktur! Laboratuvar ortamında üretilmiş bir biyolojik silahtır. Pandemi değil "Plandemi" dir. Kendimde dahil bu virüse yakalanıp 1 saat gibi kısa bir sürede kurtuldum. Koronavirüs diye teşhis koyulup hayatını kaybeden insanlar malesef ki "aşırı doz ilaç" tedavisinden ölüyor. Öyle bahsettikleri gibi yaşlısı genci vs. değil olay. 100 yaşında astım hastası da var çevremde atlatan. 22 yaşında milli yüzücü de var hayatına kaybeden. Tamamen bir oyun. Korku psikolojisinden beslenen dünyanın elitlerinin planladığı bir oyundan başka bir şey değil. Koronavirüs teşhisi konulup hayatına kaybeden bir hasta için hastaneye gidip otopsi başvurusunda bulunun. Yüzünüze bile bakmazlar kapı dışarı ederler sizi. Çünkü verdikleri ilacın aşırı dozaj olduğu ilaç zehirlenmesinden öldüğü ortaya çıkmaması için. Neden son 1.5 yıldır bu pandemi zımbırtısı çıktığında beri ben girim demiyor ya da grip olmuyor? Ne oldu grip virüsü yeryüzünden silindi mi? Herkese korona teşhisi konuluyor. Bir kere PCR testini yapan bilim insanı kendi ağzıyla açıkladı: Bu test kiti bu virüsü ölçmek için yapılmadı diye. Haberlerde muhakkak görmüşsünüzdür: Adamlar kediye köpeğe karpuza suya portakala test yapıyor pozitif çıkıyor. Saçmalık değil mi sizce de ? Bir gün içinde dünya genelinde ortalama 50-60 bin arası insan açlıktan ölüyor. Korona neymiş ? Japonya'da ve Çin'de yaşayan akademisyen kuzenlerim var. Bu işin başladığı denilen Çin dahi aşı kullanmadan halletti bu işi. Kuzenimin söylediğine göre şu an korona virüs için aşı vurulmak yasakmış Çin'de. Böyle saçmalık olabilir mi ? Sizlere soruyorum: Günde 3er 4er adet mutasyona uğradığı söylenen bir virüs için nasıl bir aşı olabilir ki ? Mantıklı düşünmeye çağırıyorum arkadaşlar hepinizi: Pandem idiye bir şey yok, dünyayı yöneten bir takım kimselerin ceplerini doldurma kadına insanlığı harcamasından başak bir şey değil bu. 9 aydır işsizim, bulduğum gittiğim her iş başvurusunda aşıyı soruyorlar, gururla aşı olmadım olmam! diyorum. İşe almıyorlar. Açlıktan ölsem dahi, bu oyuna kanmam.
  • 10-06-2021, 15:22:19
    #24
    FatihKabaTR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilmiyorum bi yorumdan dolayı ceza alır mıyım ama arkadaşlar, 12-13 yıllık bir spritüel-metapsişik bir araştırmacı olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki "koronavirüs" diye bir hastalık yoktur! Laboratuvar ortamında üretilmiş bir biyolojik silahtır. Pandemi değil "Plandemi" dir. Kendimde dahil bu virüse yakalanıp 1 saat gibi kısa bir sürede kurtuldum. Koronavirüs diye teşhis koyulup hayatını kaybeden insanlar malesef ki "aşırı doz ilaç" tedavisinden ölüyor. Öyle bahsettikleri gibi yaşlısı genci vs. değil olay. 100 yaşında astım hastası da var çevremde atlatan. 22 yaşında milli yüzücü de var hayatına kaybeden. Tamamen bir oyun. Korku psikolojisinden beslenen dünyanın elitlerinin planladığı bir oyundan başka bir şey değil. Koronavirüs teşhisi konulup hayatına kaybeden bir hasta için hastaneye gidip otopsi başvurusunda bulunun. Yüzünüze bile bakmazlar kapı dışarı ederler sizi. Çünkü verdikleri ilacın aşırı dozaj olduğu ilaç zehirlenmesinden öldüğü ortaya çıkmaması için. Neden son 1.5 yıldır bu pandemi zımbırtısı çıktığında beri ben girim demiyor ya da grip olmuyor? Ne oldu grip virüsü yeryüzünden silindi mi? Herkese korona teşhisi konuluyor. Bir kere PCR testini yapan bilim insanı kendi ağzıyla açıkladı: Bu test kiti bu virüsü ölçmek için yapılmadı diye. Haberlerde muhakkak görmüşsünüzdür: Adamlar kediye köpeğe karpuza suya portakala test yapıyor pozitif çıkıyor. Saçmalık değil mi sizce de ? Bir gün içinde dünya genelinde ortalama 50-60 bin arası insan açlıktan ölüyor. Korona neymiş ? Japonya'da ve Çin'de yaşayan akademisyen kuzenlerim var. Bu işin başladığı denilen Çin dahi aşı kullanmadan halletti bu işi. Kuzenimin söylediğine göre şu an korona virüs için aşı vurulmak yasakmış Çin'de. Böyle saçmalık olabilir mi ? Sizlere soruyorum: Günde 3er 4er adet mutasyona uğradığı söylenen bir virüs için nasıl bir aşı olabilir ki ? Mantıklı düşünmeye çağırıyorum arkadaşlar hepinizi: Pandem idiye bir şey yok, dünyayı yöneten bir takım kimselerin ceplerini doldurma kadına insanlığı harcamasından başak bir şey değil bu. 9 aydır işsizim, bulduğum gittiğim her iş başvurusunda aşıyı soruyorlar, gururla aşı olmadım olmam! diyorum. İşe almıyorlar. Açlıktan ölsem dahi, bu oyuna kanmam.
    çok mantıklıı geldi bana walla bende şaşırıyorum walla . ben hiç maske takmıyorumm herkezlen sarmaş dolaşım hiç wirüs olmadım . adam korunuyor dezenfektan elinde düşmüyor dışarı çıkmıyor adam wirüs oluyor . düşündürücü
  • 10-06-2021, 17:00:41
    #25
    Tamamen aklımdakileri yazmışsınız hocam tebrikler, aşı olmamak istememin sebebi bu fakat aşı karşıtı olunca direkt yobaz cahil oluyorsun 😆
    FatihKabaTR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilmiyorum bi yorumdan dolayı ceza alır mıyım ama arkadaşlar, 12-13 yıllık bir spritüel-metapsişik bir araştırmacı olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki "koronavirüs" diye bir hastalık yoktur! Laboratuvar ortamında üretilmiş bir biyolojik silahtır. Pandemi değil "Plandemi" dir. Kendimde dahil bu virüse yakalanıp 1 saat gibi kısa bir sürede kurtuldum. Koronavirüs diye teşhis koyulup hayatını kaybeden insanlar malesef ki "aşırı doz ilaç" tedavisinden ölüyor. Öyle bahsettikleri gibi yaşlısı genci vs. değil olay. 100 yaşında astım hastası da var çevremde atlatan. 22 yaşında milli yüzücü de var hayatına kaybeden. Tamamen bir oyun. Korku psikolojisinden beslenen dünyanın elitlerinin planladığı bir oyundan başka bir şey değil. Koronavirüs teşhisi konulup hayatına kaybeden bir hasta için hastaneye gidip otopsi başvurusunda bulunun. Yüzünüze bile bakmazlar kapı dışarı ederler sizi. Çünkü verdikleri ilacın aşırı dozaj olduğu ilaç zehirlenmesinden öldüğü ortaya çıkmaması için. Neden son 1.5 yıldır bu pandemi zımbırtısı çıktığında beri ben girim demiyor ya da grip olmuyor? Ne oldu grip virüsü yeryüzünden silindi mi? Herkese korona teşhisi konuluyor. Bir kere PCR testini yapan bilim insanı kendi ağzıyla açıkladı: Bu test kiti bu virüsü ölçmek için yapılmadı diye. Haberlerde muhakkak görmüşsünüzdür: Adamlar kediye köpeğe karpuza suya portakala test yapıyor pozitif çıkıyor. Saçmalık değil mi sizce de ? Bir gün içinde dünya genelinde ortalama 50-60 bin arası insan açlıktan ölüyor. Korona neymiş ? Japonya'da ve Çin'de yaşayan akademisyen kuzenlerim var. Bu işin başladığı denilen Çin dahi aşı kullanmadan halletti bu işi. Kuzenimin söylediğine göre şu an korona virüs için aşı vurulmak yasakmış Çin'de. Böyle saçmalık olabilir mi ? Sizlere soruyorum: Günde 3er 4er adet mutasyona uğradığı söylenen bir virüs için nasıl bir aşı olabilir ki ? Mantıklı düşünmeye çağırıyorum arkadaşlar hepinizi: Pandem idiye bir şey yok, dünyayı yöneten bir takım kimselerin ceplerini doldurma kadına insanlığı harcamasından başak bir şey değil bu. 9 aydır işsizim, bulduğum gittiğim her iş başvurusunda aşıyı soruyorlar, gururla aşı olmadım olmam! diyorum. İşe almıyorlar. Açlıktan ölsem dahi, bu oyuna kanmam.
  • 10-06-2021, 17:04:13
    #26
    ogrgn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Başka insanların hayatını tehlikeye atabilecekseniz bence almamaları gayet iyi olur.
    Başka insanların hayatını mı tehlikeye atacağım 😂😂 hocam o başka insanlar dediğiniz zaten aşı olacak, aşı onları koruyor ya işte
  • 10-06-2021, 17:34:36
    #27
    Normalde bu tarz spekülatif taraflara çekilebilecek postlara yorum yapmıyorum ama bir doktor olarak R10 ailesini bilgilendirme gereği hissettim.Aşağıda linkini bırakcağım firma Türkiye'de aşı satıyor.Bunlar benim kendi yorumum değil Biontech/Pfizer şirket sitesinden alıntı.
    Kaynak :https://www.pfizer.com.tr/klinik-gel...irme-faz%C4%B1

    Alıntı
    Klinik Geliştirme Fazı:
    Klinik çalışmalar dört fazda yapılır. Tüm klinik çalışmalarda "Good Clinical Practice (GCP)" (İyi Klinik Uygulamaları) kurallarına uyulması zorunludur.

    Faz I: Amaç; ürünle ilgili güvenlilik verilerinin toplanması, doz aralığının saptanması, tolerans ve farmakokinetik özelliklerin incelenmesidir. Bir seri dereceli olarak artan tek doz uygulamaları yapılır. Çalışmalar genellikle sağlıklı gönüllülerde yapılır. Denek sayısı 20-80 arasındadır. Bu çalışmalar ortalama 1-1.5 yılda tamamlanır. Bu fazın ana amacı "güvenlilik" verisi elde etmektir.


    Faz II: Amaç; ilacın etkinliğinin hastalarda belirlenmesi, yan etki profilinin araştırılması ve doz-cevap verilerinin toplanmasıdır. Çalışmalar hedef hastalığı olan 100-300 hasta gönüllüde yapılır. Bu çalışmalar genellikle açık ve çok katı protokollerle uygulanır. Bu fazdaki çalışmaların tamamlanması ortalama 2 yılı alır. Bu fazın ana amacı "etkinlik ve güvenlilik"tir. En uygun ilaç uygulama yöntemi (tablet, kapsül, infüzyon, vb) de bu fazda araştırılır.


    Faz III: Amaç; ürünün klinik etkinliğinin ve yan etkilerinin daha geniş bir hasta popülasyonunda değerlendirilmesidir. Hedef hastalığı olan 1000-3000 hasta gönüllü bu çalışmalarda yer alır. Çalışmalar genellikle çok merkezli, çok uluslu, randomize ve çift kör olarak planlanır. Klinik çalışmaların bu fazının tamamlanması 3-4 yıl sürer. Bu fazın ana amacı "etkinliğin kanıtlanması ve yan etkilerin izlenmesidir.

    Faz III çalışmalarda yeterli veriler elde edildikten sonra ürünün ilaç olarak kullanılabilmesi için "onay" alınması gerekir. Bunun için Amerika Birleşik Devletleri'nde FDA'ya (Food and Drug Administration) "New Drug Application (NDA)" (Yeni İlaç Başvurusu) başvurusu yapılması gerekir. Benzer başvuru Avrupa Birliği için "European Medicines Agency (EMA)"e yapılır. Bunlar dışında ise her ülkenin yasal olarak sorumlu olan kuruluşuna gerekli başvuruyu yaparak onay alması gerekir. Onay alınma süresi FDA'ya yapılan başvurularda ortalama 1,5 yıldır. Ürünün onayı alındıktan sonra ilaç olarak kullanımına başlanabilir. Türkiye’de ilaç başvuruları T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’na yapılmaktadır.

    Faz IV: Ürün ilaç olarak kullanılmaya başlandıktan sonra yapılan klinik çalışmalar Faz IV çalışmalar olarak kabul edilir. Bunlara genel olarak "postmarketing surveillance" (pazarlama sonrası izleme) çalışmaları adı verilir. Bu çalışmalar genellikle binlerce gönüllü ile gerçekleştirilir ve uzun yıllar sürebilir. Bu çalışmaların ana amacı "uzun süreli güvenlilik" verilerinin toplanmasıdır. Klinik çalışmalar sırasında ortaya çıkmayan yan etkiler bu araştırmalar sırasında rapor edilebilir. Bunun yanı sıra; ilaçla veya kullanıldığı hastalık ve hasta grubu ile ilgili ekonomik çalışmalar ve yaşam kalitesi çalışmaları bu fazda uygulanabilir.

    İlaç geliştirme süreci ilacın patent ömrü boyunca sürer. İlaç kullanıma girdikten sonra yeni endikasyonlarda kullanılması için yapılan çalışmalar Faz III çalışmaları olarak kabul edilir ve aynı kurallara uyularak yapılır. Yeni doz ve formülasyon geliştirilmesi de onaydan sonra araştırılabilir.
    2024'ten önce Faz 3 onayı alamaz hiç bir aşı , aşının yapılabilmesi için Sağlık Bakanlığı (AKO) Acil kullanım onayı yani ruhsat vermesi lazım.Türkiye'de yapılan hiç bir aşının AKO onayı yoktur.Sinavoc bile kendi üretildiği ülkede AKO almamıştır.Şahsi yorumum da alttadır.

    Alıntı
    Hiç düşündün mü?
    Ruhsatsız silahın cezası var.
    Ruhsatsız araba kullanmanın cezası var
    Ruhsatsız iş yeri açma cezası var
    Peki ruhsatsız aşı'nın neden cezası yok?
    Madem aşılar bu kadar güvenli,
    Aşı şirketleri neden aşı'dan doğacak sorumluluktan muaf ?