• 27-01-2021, 23:33:29
    #1
    Ben öncedende aynı konuyu açmıştım ama tekrar açmak istedim çünkü biraz daha düşündüm ve sizinde cevaplarınızı almak istedim sizce gerçekten kuranda anlatılan cümle o mu? HERKESİN İNANCINA DİLİNE DİNİNE GİYİMİNE vs. KARIŞMIYORUM ÜSTÜNÜZE ALINMAYIN SADECE DÜŞENCELERİMİ PAYLAŞIYORUM VE SİZİNDE PAYLAŞMANIZI İSTİYORUM ANCAK PAYLAŞMADAN ÖNCE YAZIMI OKUMANIZI İSTİYORUM!



    mümin kadınlara da söyle: bakışları ölçülü olsun ve cinsel organlarını korusunlar. süslerini, kendiliğinden görünenler hariç açmasınlar. örtülerini yaka açıklarına koysunlar. süslerini şu kişilerden başkasına göstermesinler: kocaları, yahut babaları, yahut kocalarının babaları, yahut oğulları, yahut kocalarının oğulları, yahut kardeşleri, yahut kardeşlerinin oğulları, yahut kendi kadınları, yahut ellerinin altında bulunanlar, yahut kadına ihtiyaç duymaz olmuş erkeklerden kendilerinin hizmetinde bulunanlar, yahut kadınların mahrem yerlerini henüz anlayacak yaşa gelmemiş çocuklar. gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. ey müminler, hepiniz topluca allah’a tövbe edin ki kurtuluşa erebilesiniz.


    24- nur suresi 31


    kadını, kendi zihniyetine göre yaşatmak isteyen zihniyetin çarpıttığı ayetlerin başında bu ayet gelir. bu ayetteki “hımar” kelimesi geniş manalı bir kelime olup “örtü” manasına gelir. eski arap yazılarına bakılırsa “hımar”ın yere konulan, masaya örtülen veya herhangi bir örtüyü tarif edebileceğini görürüz. “hımar”, başı örterse başörtüsü olur, masaya konursa masa örtüsü olur. eğer “hımar” kelimesi ile başın örtülmesi istenseydi “hımar ürres” gibi bir vurgulama ile başörtüsü denebilirdi. böylece “res” kelimesi ile baş bölgesi vurgulanır ve “hımar” ile beraber başörtüsü net bir şekilde anlaşılırdı. nitekim abdest alınmasıyla ilgili ayette başın sıvazlanması söylenirken, baş kelimesi arapça karşılığı “res” ile vurgulanır.


    üstelik ayette kapatılacak yerin “yaka açığı” olduğu geçer. yani “hımar”ın başı kapatması değil, “yaka dekoltesi”ni örtmesi istenir. (“yaka açığı” manasına gelen “cuub” kelimesi hem bu ayette kapanılacak bölgeyi belirtmek için, hem de hz. musa’nın yaka açığına elini soktuğunu belirten ayetlerde geçer.) “hımar” kelimesi sırf başörtüsü manasına gelseydi bile bu ayetten başı örtmek değil, yine “yaka dekoltesi”ni kapatmak anlaşılacaktı. üstelik başörtüsünü kuran’a maletmek isteyen zihniyet, açık bir saptırma yaparak; “felyedribne” fiilini “salsınlar” diye tercüme etmektedir. böylece ayet, “başörtüsünü yaka açıklarına salsınlar” şeklinde okunacaktır. oysa hiçbir şekilde “darabe” kökünden türeyen “felyedribne” fiili “salsınlar” manasına gelmez. bu fiille, örtünün “yaka açığına konulması” yani “yaka açığının kapatılması” anlatılır. kuran’da “salsınlar, indirsinler” manasında “felyüdnine” kelimesi kullanılır. allah böyle bir ifade kullanmak isteseydi “felyedribne” fiili yerine “felyüdnine” fiilini kullanmaz mıydı? bu örnek bize, gelenekçi zihniyetin, kendi fikirlerini doğru çıkartmak uğruna gereğinde kuran’daki kelimelerin manasını kaydırmaktan çekinmediğini göstermektedir.


    ayette diğer dikkat etmemiz gereken nokta “süsler” kelimesi ile neyin kastedildiğidir. bizim kanaatimize göre “süsler” kelimesi ile özellikle “göğüsler” kastedilmektedir. çünkü ayetteki tüm noktalarla, mantıklı bir şekilde, göğüs bölgesinin uyum sağladığı kanaatindeyiz. birincisi, ayette “yaka açıklarının kapatılması” geçiyor, yaka açıklarından ise göğüsler gözükür. ikincisi, ayette gizlenen süslerin belli edilmesi için “ayakların yere vurulmaması” geçiyor. ayaklar yere vurulduğunda vücutta belli olacak yer özellikle göğüslerdir (sütyenin o dönemde icat edilmediğini düşünürsek, bu daha da iyi anlaşılır). üçüncüsü, ayetten kendiliğinden görünenler hariç süslerin kapanması söylenmektedir. ne kadar kapatılmaya çalışılırsa çalışılsın özellikle iri göğüsler, çeşitli fiziksel hareketlerde, hatta rüzgarın esmesiyle elbise yapışınca bile kendini belli edebilir. ayetten bunun doğal olduğu anlaşılır. dördüncüsü, ayette süslerin kimlerin yanında açılabileceği söylenir. kuran’daki diğer ayetlerden kadınların bir kısmının iki yıl gibi uzun bir süre çocuklarını emzirdiğini görüyoruz. kadının, babası gibi yakınlarının yanında, çocuğu acıktığında ve ağladığında onu emzirmesi gerekebilir. ayetteki bu açıklamanın özellikle bu konuda kadınlara büyük kolaylık sağlayacağı kanaatindeyiz. ayetteki bahsedilen ifadelere, göğüs gibi uyan başka bir bölge bulunmadığı için süslerle özellikle göğüslerin kastedildiği sonucuna varabiliriz.


    “süsler” kelimesinden takı gibi maddelerin anlaşılamayacağı ayetin bütünsel olarak ele alınmasıyla açığa çıkar. çünkü ayette, kadınların süslerini kendi kadınları yanında açabileceği geçiyor. takı gibi maddeler tahrik unsurundan daha çok hava atma unsuru olabilir. eğer bu hava atma olayı engellenilmeye çalışılsaydı, buna ilk olarak, karşı cins erkekler yerine, aynı cinsten olan kadınlar dahil edilirdi. ayrıca ayakları yere vurunca hangi takı eşyası belli olur? kendiliğinden gözüken takı ne olabilir? araf suresi 31’de ziynet eşyalarının mescid yanında giyilebileceğinin söylenmesi; takıların, cami yanı gibi en kalabalık yerlerde de teşhir edilebildiğini, yani saklanmasına gerek olmadığını gösterir. görüldüğü gibi mantıksal bir elemeyle gidildiğinde; ayetin, özellikle göğüs bölgesinin kapanmasını vurguladığı anlaşılır.
  • 27-01-2021, 23:34:44
    #2
    Bir insan aynı hatayı neden ikinci kez yapar?
  • 27-01-2021, 23:35:14
    #3
    Birazdan karışacak burası ; ) Yerimizi alalım.
  • 27-01-2021, 23:35:23
    #4
    İnsanın en güzel dini aklıdır, Allah düşün diyor mantıklı olanı dogru geleni en güzel kendi aklımızla bulmamızdır diye düşünüyorum.
  • 27-01-2021, 23:35:44
    #5
    Bip adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir insan aynı hatayı neden ikinci kez yapar?
    İkinci kez aynı şey yapılıyorsa hata değil art niyettir hocam bence.
  • 27-01-2021, 23:36:56
    #6
    Bana kalırsa önemli olan okuduğundan ne anladığındır
  • 27-01-2021, 23:37:06
    #7
    Bip adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir insan aynı hatayı neden ikinci kez yapar?
    İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata
    , üçüncüsüne ise tercih denir.” Fyodor
    Dostoyevski
    .
    • CyberYT
    • Abdullah07
    • M_Emin
    CyberYT, Abdullah07 ve bunu beğendi.
    4 kişi bunu beğendi.
  • 27-01-2021, 23:37:38
    #8
    Bip adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir insan aynı hatayı neden ikinci kez yapar?
    Hata mı? Ben konuyu açıkladım uzun yazıda
  • 27-01-2021, 23:39:18
    #9
    Hocam kimin ne yaptığı beni ilgilendirmez ama bunun yeri Burasi mi sence bide Allah insana akıl vermiş kendin atiyorsun işte ayeti