• 16-12-2020, 22:17:39
    #64
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Eğer bahane satılabilen bir şey olsaydı. Bizim ülkemiz ihracatta dünya birincisi olurdu kesin. Gençlerin hevesleri kaçıyormuş, alım güçleri düşükmüş, diğer ülkelerdeki yaşıtlarını gördükçe depresyona giriyorlarmış. )))

    Depresyona girmek için acele etmeyin. Ebediyyen genç kalmayacaksınız. Ben bu foruma üye olduğumda 26 yaşındaydım askerden yeni gelmiştim. Bugün 41 yaşındayım. Hayata hazırlanırken okul hayatında zmaan yavaş geçer. Sonra Okul bitip iş hayatına girdiğinizde zaman çok hızlı geçer. Pazartesi cumartesi döngüsüne girersiniz koca yıl sizin için 52 pazar haline döner. Bir bakarsınız yıllar akıp geçiyor. Bugün depresyon yaşadığını sıkıntı çektiğini zannedenler bir gün gerçek depresyonla karşılaştıklarında bugünlerine dönmek için her gün ağlarlar. Bugününüze sahip çıkın.

    O yüzden yolun başındayken bırakın saçma sapan bahaneleri. Benim babam memurdu. Hem de 80'lerde ve 90'larda Türkiye memurun en düşük ücretli kesim olduğu zamanlarda. Ben 11 yaşında anadolu lisesinde hazırlık okudum ingilizce öğrendim. 12 yaşında evimden 600km uzakta bir bir otelde resepsiyonda çalışmaya başladım. 12 yaşında adam olmak zorunda kaldım çünkü babamın maaşı yetmiyordu. Ondan sonra tüm okul hayatım boyunca hep yaz kış iş buldukça çalıştım. Daha iyi iş bulmak için üzerine biraz Almanca öğrendim. 35 yaşından sonra yurt dışında iş kurmak için üzerine Rusça öğrendim. Pandemi bitince de ispanyolca öğrenmek istiyorum. 41 yaşındayım her ay udemy'den 2 kurs bitiriyorum.

    Elindeki akıllı telefonda günde 2-3 saatini instagramda boş beleş geçirip, nargilecilerde kafelerde para ezip, 4 kişi birleşip aldıkları netflixte bir günde bir sezon dizi bitirip sonra depresyondayım diyen genç arkadaşların depresyonlarını yiyeyim )))
    Zeka özürü olmayan adam günde 4 saatlik çalışma ile 3-4 seneye kalmadan çok iyi derecede 2 yabancı dil ve 2 yazılım dili öğrenebilir. Ondan sonra da ülke içindeki ekonomik çalkantılardan etkilenmez. Bilişim çağında yaşıyorsunuz beyler. Babanızın Türkiye'de oturup emeğini Almanya'ya İngiltere'ye satma şansı yoktu. Sizin var. Sızlanmayın. Kendinizi geliştirin.

    Size bana rehberlik eden 2 Tolstoy sözünü aktarayım.

    İnsan kendi eğitimini, onu devlete, eğitim sistemine veya başkalarına bırakmayacak kadar önemsemelidir.
    Yani kendi eğitiminizin sorumluluğunu elinize alın, o zaman devletin size verdiği bedava eğitimden maksimum faydalanırsınız. Ama bizde kimse kendi eğitiminin sorumluluğunu almıyor, herkes kendi kaytarırken devletin bir şekilde kendisini daha iyi eğitmiş olması gerektiğine inanıyor. Okullarda ingilizce dersi bedava, ama bu derslerde kaytaran adamlar okuldan mezun olunca kuruna 500 lira veriyorlar ingilizce öğrenmek için.

    Bir de Tolstoy der ki;
    Herkes dünyayı değiştirmenin peşinde ama kimse kendini değiştirmeyi düşünmüyor.
    Yani oturup siyasetçilerin ülkeyi zenginleştirmesini, devletin size sahip çıkmasını, zenginleşen memleketten size daha çok pay düşmesini falan beklemeyin. Siz bu ülkeyi değiştiremezsiniz. Siz kendinizi değiştirin, kendinizi geliştirin. Sizin gibi kendini geliştiren adamlar arttıkça ülke de zaten zenginleşir ve gelişir.

    Hepinize sevgiler.
    Hocam haklısınız. Ben de dahil benim yaşımdaki çoğu insan tembel. Bahaneler denizinde de yüzüyoruz bu da doğru. Ama şu gerçekleri neden göz ardı ediyoruz?
    Ben az çok çalışıp, iyi ya da kötü yollarla para kazanıyorum. Daha iyi bir gelecek için. Peki daha iyi bir gelecek planlarımda Türkiye'de yaşamak ve ülkeme hizmet etmek yok. Sizce bunu düşünmemin sebebi benim tembel olmam mı yoksa gerçekten bir şeylerin yanlış olması mı? Sanırım 3-4 senedir r10'dayım. Aklınıza gelebilecek her türlü iyi-kötü işi yaptım. Az çok yazılım öğrenmeye çalıştım. Sürekli bir şeyler için çabaladım. Bilmiyorum Eskişehir hayatını belki bilirsiniz. Ne kadar canlı olduğunu. Fakat ben daha fazla kazanıp eğitimime katkıda bulunmak ya da aileme katkıda bulunmak için çabaladım. Elimde ne var biliyor musunuz? 5-6 senelik internet işleriyle toparladığım, aslında para bile denilemeyecek ama Tr'de bana yeterbilecek kadar bir para. Ama bu para ile ya da yaptığım şeyler ile bir geleceğim kesinlikle yok. Kapkaranlık. Ben staj bulmak için bile zorlanıyorum. Neden peki biliyor musunuz? Tanıdığım kimse yok ve torpil ile bir yerlere gelmek istemiyorum. Arkadaşlarım ziraat bankasında yazılım mühendisi olarak başlarken (burası çok önemli çünkü elektrik-elektronik mühendisliği okuyorum) ben stajımı herhangi bir hocamın yanında yapabilmek için çabalıyorum. Dediğim gibi dedikleriniz doğru. Bizde de büyük sorunlar var. Ama biz acaba sorunun büyük kısmı mıyız? Yoksa geleceğe dair hiçbir umudu olmayan insanlar haline mi getirildik? Açın interneti bakın Türkiye'deki gençlerin ( boş gezen yaşam formlarından bahsetmiyorum,eğitimli ve geleceği olabilecek insanlardan bahsediyorum) yüzde kaçı yurtdışına gitmek istiyor. Ben bir mühendis adayı olarak eğer elimden gelirse yurtdışına gitmeyi planlyorum. Çünkü malesef statü karın doyurmuyor ve sana iyi bir gelecek hazırlamıyor Türkiye'de. Gidip yabancı bir memlekette garson olmak tr de bir mühendis olmaktan daha iyi bir gelecek sunuyor.

    Bunlar böyle uzar gider. Ama demek istediklerimi anlamışsınızdır sanırım
  • 16-12-2020, 22:31:44
    #65
    çağ değişti 2005 doğumlular 15 yaşına geldi internet çağında doğdular ve yetişiyorlar bizim onlar gibi düşünmemiz imkansız onlarında bizler gibi kuşak farkı var arada ALFA kuşağındayız bizden bir önceki kuşakta bizlere (90lar kuşağına) bu gençlik nereye gidiyor diyordu özetle bu her kuşak değişikliğinde ortaya çıkan bir demogolojik yaklaşım gençler gayet akıllı hızlı iletişimin teknolojinin nimetlerinden yararlanıyorlar elbet zamanla kişilikleri oturunca daha sağlam ilerleyecekler bu TR ye özel bir şey değil de zaten şu an dünyada bu iş böyle ilerlemekte.
  • 16-12-2020, 22:34:46
    #66
    dadaskral adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam haklısınız. Ben de dahil benim yaşımdaki çoğu insan tembel. Bahaneler denizinde de yüzüyoruz bu da doğru. Ama şu gerçekleri neden göz ardı ediyoruz?
    Ben az çok çalışıp, iyi ya da kötü yollarla para kazanıyorum. Daha iyi bir gelecek için. Peki daha iyi bir gelecek planlarımda Türkiye'de yaşamak ve ülkeme hizmet etmek yok. Sizce bunu düşünmemin sebebi benim tembel olmam mı yoksa gerçekten bir şeylerin yanlış olması mı? Sanırım 3-4 senedir r10'dayım. Aklınıza gelebilecek her türlü iyi-kötü işi yaptım. Az çok yazılım öğrenmeye çalıştım. Sürekli bir şeyler için çabaladım. Bilmiyorum Eskişehir hayatını belki bilirsiniz. Ne kadar canlı olduğunu. Fakat ben daha fazla kazanıp eğitimime katkıda bulunmak ya da aileme katkıda bulunmak için çabaladım. Elimde ne var biliyor musunuz? 5-6 senelik internet işleriyle toparladığım, aslında para bile denilemeyecek ama Tr'de bana yeterbilecek kadar bir para. Ama bu para ile ya da yaptığım şeyler ile bir geleceğim kesinlikle yok. Kapkaranlık. Ben staj bulmak için bile zorlanıyorum. Neden peki biliyor musunuz? Tanıdığım kimse yok ve torpil ile bir yerlere gelmek istemiyorum. Arkadaşlarım ziraat bankasında yazılım mühendisi olarak başlarken (burası çok önemli çünkü elektrik-elektronik mühendisliği okuyorum) ben stajımı herhangi bir hocamın yanında yapabilmek için çabalıyorum. Dediğim gibi dedikleriniz doğru. Bizde de büyük sorunlar var. Ama biz acaba sorunun büyük kısmı mıyız? Yoksa geleceğe dair hiçbir umudu olmayan insanlar haline mi getirildik? Açın interneti bakın Türkiye'deki gençlerin ( boş gezen yaşam formlarından bahsetmiyorum,eğitimli ve geleceği olabilecek insanlardan bahsediyorum) yüzde kaçı yurtdışına gitmek istiyor. Ben bir mühendis adayı olarak eğer elimden gelirse yurtdışına gitmeyi planlyorum. Çünkü malesef statü karın doyurmuyor ve sana iyi bir gelecek hazırlamıyor Türkiye'de. Gidip yabancı bir memlekette garson olmak tr de bir mühendis olmaktan daha iyi bir gelecek sunuyor.

    Bunlar böyle uzar gider. Ama demek istediklerimi anlamışsınızdır sanırım
    Değerli kardeşim yurtdışına gidebilecek vasıflara sahip olduğunda seni tutamayız.
    Bağcılardaki Berber 20 liraya saç sakal keser.
    Akmerkez'deki berber 300-500 liraya sadece saç keser.
    Çünkü zengin pazarda iş yaptığında emeğinin karşılığı daha yüksek olur.
    Emek bir maldır. Ve herkes malını daha yüksek ücretle satıp daha çok kar etmek ister.
    Sen de emeğini daha zengin bir muhitte, yani daha zengin bir ülkede satıp daha çok para kazanmak istiyorsun.
    Bunda herhangi bir sorun yok.
    Gidebilirsen de alnından öperim, helal olsun derim.
    Çünkü yurtdışına vasıflı işçi olarak çıkabilmek için de kendini geliştirmen lazım.
    Sen zaten yurtdışına çıkabilecek, yurt dışı pazarlara açılabilecek kadar kendini geliştirebiliyorsan Türkiye'de de sorun yaşamazsın.
    Tembel bir milletiz, ve birilerinin ülkeyi zenginleştirmesini bekliyoruz.
    Çünkü birileri ülkeyi zenginleştirirse o zenginlikten bize düşen pay artar.
    Yani biz kendimizi geliştirmeden, çok çaba sarfetmeden başkalarının yarattığı zenginlikten faydalanmak istiyoruz.
    Biz neden Avrupa Birliğine girmeye çalışıyoruz? Yunanistan gibi, Doğu Avrupa ülkeleri gibi Avrupa Birliğinin kaynaklarını kalkınmada kullanmak istiyoruz.
    Oysa Güney Kore Belarus'a komşu olsa tüm Avrupa kırmızı halı serip Kore'yi birliğe davet eder.
    Senin gitmeyi hedeflediğin ülkeler bizim atalarımız çiftçilik yaparken 300 sene boyunca sanayileşip başka ülkeleri sömürmüşler.
    Başka ülkelerin insanlarını köleleştirmiş, topraklarını, madenlerini kullanıp bu zenginlikleri kendi ülkelerine transfer etmişler.

    Türkler göçebe bir millettir.
    Biz bulunduğumuz yeri güzelleştirmek için çaba sarfetmek yerine daha güzeline göç etmeyi ilke edinmiş bir kültüre sahibiz.
    Kimse köyünü geliştirmeye, köyünde daha verimli hayvancılık yöntemleri, daha verimli tarım yöntemleri denemeye kalkmamış.
    Sıkışan köylüler şehirlere göç etmiş.
    Şehirlerde iş bulamayanlar da Almanya'ya göç etmiş, Fransa'ya göç etmiş vs...
    Bugün de vasıflı nüfusumuz yurt dışına çıkmayı hayal ediyor.
    Yani köyünü bırakıp şehre göçen adamla, yurt dışına göçme hayali kuran senin aranızda fark yok.
    Daha iyi koşullar olan yere göçme hedefiniz var.
    Bunu kınamak için değil durum tespiti yapmak için söylüyorum.

    Bugünkü gençlerin hepsinin yurt dışında yaşama hayali var.
    Senin için söylemiyorum sözüm meclisten dışarı.
    Ama bu yurt dışında yaşama hayali kuran adamların ezici çoğunluğu yurt dışına çıkabilecek vasıfları olmayan gençler.
    Dil bilmeyen, uzmanlığı olmayan gençler yurt dışı hayali kuruyorlar.
    Gelişmiş ülkeler de ekonomik darboğazda, kimse kendi ekonomisine katkı sağlamayacak göçmeni istemiyor.
    O yüzden yurt dışına çıkana Allaha emanet deriz.
    Ama burada kalanlar anlamalılar ki hayatta değiştirebileceğiniz tek insan kendinizsiniz.
    Kendini geliştirmeyen, değiştirmeyen adamın ülkenin gelişmesini, zenginleşmesini, değişmesini beklemesi hayalperestlik maalesef.
  • 16-12-2020, 23:52:02
    #67
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dil bilmeyen, uzmanlığı olmayan gençler yurt dışı hayali kuruyorlar.
    Neden kurmasınlarki? pek çok Türk, vasıfsız işçi olarak yurt dışında yaşıyor. Gençlikte onlara özeniyor. Türk gençliği bir ev bir arabaya tamah ediliyor. O vasıfsız elemanları BMW ile görünce bende yurt dışına gideceğim diyor veya içinden öyle bir düşünce geçiyor. Düşüncesi o olmasa bile toplumdaki olaylar sana bu düşünceyi empoze ediyor. Ben ülkemin geleceğini sorguladığımda bana senmi kurtaracaksın ülkeyi diyorlar. "Gemisini yürüten kaptandır" diyorlar. Ama ben onların bir sözüyle vaz geçecek değilim. Umuyuorumki bu ülke için güzel şeyler yapmış olarak hayatımı tamamlarım.
  • 17-12-2020, 00:04:19
    #68
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Z kuşağı için ne yaptınız da ne bekliyorsunuz? Leş gibi bir dünya bıraktınız. Hala aynı aklıdar. Neyse.

    Yeterince yaşayıp 2-3 seneye ölcek insanlar aynı yönetimi devam ettiriyorlar. Diğer ülkelere bak , 15 yaşında altına range çekiyor. 500 sterline araba alıyor , mutlu olunca çalışası geliyor. Bizim gencimiz 500 TL 'ye ne b*k yapıyor? Söyle bana.

    Ne telefon , ne bilgisayar , ne bilmem ne..

    Bu Z kuşağı bile anlamış mevzuyu , alım gücü berbatken neden gidip amelelik yapsın. Facebookta tiktokta diğerlerini görüp özeniyorlar o yüzden çalışmak istemiyorlar.



    Ve yüksek yaştakiler size şunu sorayım. Siz ne yaptınız ? Ülkeyi ne hale getirdiniz. Ne bıraktınız ?
    Adam hala 40 sene önceki tüp kuyruğunda kalmış. Aheyyyy.

    Almanya neydi ne oldu? Ülkeyi 2 ye böldüler şimdi 10*Turkey = Deutchland

    Hala dedelerimiz oyunu *kp* partisine ver yoksa helal etmem diyorlar. Ya dede bi git yeteerince yaşadın şuan ülke b*ka sarsa ne olcak? sana ne dokunur. Bırak değişiklik görelim belki daha iyi olcak.


    23 den umutluyum , umarım değişir.
  • 17-12-2020, 02:21:48
    #69
    Ben katolik muhalif denilen tiplerdenim Belki benim şuan desteklediğim parti ülkeyi yönetiyor olsa ona bile muhalif olurum Yukarılarda bir yerlerde "emekli albaylar gibiyim, bir haltı beğenmiyorum" demiştim

    Yaşım 36. Ben 23 yaşında iken de çok matah bir yer değildi bu ülke. Şimdi daha da berbat bir ortamı var maalesef. Ama inanın en azından biz muhalif tayfa böyle olmasın diye elimizden geleni yaptık. Hala etmediğim hakaretin davası ile yargılanıyorum Anladınız siz

    Fakat genç kardeşlerimin anlamadığı bir nokta var ki çok görmüyorum, o yaşlarda ben de anlamazdım. Yukarıda @digiklan; güzelce özetlemiş aslında. Kendinizi değiştirmezseniz, hiçbir şeyi değiştiremezsiniz.

    Haklısınız. Asgari ücret bizim ülkemizde ortalama ücret oldu. Haklısınız. Dünyanın en pahalı araçlarına binip, en pahalı yakıtını tüketiyoruz. Haklısınız. Emin değilim ama sanırım dünyanın en pahalı internetini kullanıyoruz. Ama benim anaannemin bir lafı vardı: Dolapta domatesle yumurta var ise önce menemen yapmayı düşüneceksin, karnın tok olacak, tok kafa ile tas kebabı malzemesini almayı düşüneceksin. Peki ne demek bu? Şuan ülkenin gençleri yabancı dil öğrenmeli, yazılım öğrenmeli ve yurtdışına bunları satabilir hale gelmeli. Şuan tek çıkar yol teknoloji ihraç etmek. Zira başka umar yol kalmadı. Tarım marım, el birliği ile bittirdik elhamdülillah.

    Ha şunu diyebilirsiniz: Elin İngilizi 2. bir yabancı dil bilmeden sadece pizza dağıtarak, benim mühendis maaşı ile yaşamamın imkansız olduğu hayatı yaşıyor. Vallahi haklısınız. Ama şuan durum bu... O sebeple her birey kendini kurtarmalı. Kendini kurtarmanın bir yolunu bulmalı. Kendini kurtaran her birey katma değer olarak ülkeye katkı sağlayacak çünkü...

    İnanın Avrupa yaşamı bizim dönemimizde de çok refahtı. Biz burada 14 saat vasıflı çalışarak, oradaki 8 saat vasıfsız çalışan insanın gelirini elde edemiyorduk. Zaten öyle olmasa idi yurtdışında milyonlarca gurbetçi olur muydu? Sizin tek dezavantıjınız (bence avantajınız) sosyal medya sayesinde bu hayatları görebilmeniz.

    Ben SEO işi yapıyorum beyler. 2000 USD MİNİMUM fiyat biçmişim. Müşterimi de yurtdışı forumdan buluyorum. 2009'da mesleğe başladığımda yurtdışına bu hizmeti satmam inanın hayaldi. Instagram servisi sağlıyorum. Yine tüm müşterim yurtdışından. 2009 yılında bu mümkün değildi. Bunların hepsi teknolojiyi takip etmem, kendimi geliştirmem, global sınırların kalkması sayesinde oldu. Demem o ki ben çok zeki ya da ultra yetenekleri olan bir adam değilim. Ama bir şekilde önce kendimi kurtarmaya çalışıyorum, sonra da bu ülkeye girdi yapmaya çalışıyorum. Neticede kazandığım parayı bu ülkede harcıyorum.

    Hepiniz pırıl pırıl insanlarsınız. Web dünyasında ne katma değer üretebilirsiniz konusuna yoğunlaşın. İnternetin dolllandırıcıları ruslar ve hintliler. Nerede spam var onlarda. İkisinden de pek bir halt olmuyor. Legal projelerde (özellikle mobil yazılım) kendinizi geliştirin. Spam işlerden kimseye fayda yok. Anlatmaya çalıştığımız özünde bu aslında. Türkiye'yi değiştirmek, kendini değiştirmekle başlar.
  • 17-12-2020, 02:27:04
    #70
    Yaptıkda ne oldu. Yırtdışından ülkemize milyar paralar soktuk. Şimdi vergi ile eziliyoruz. Ödül vereceklerine vergi kitliyolar 😂😂
  • 17-12-2020, 02:26:18
    #71
    ykbweb adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben katolik muhalif denilen tiplerdenim Belki benim şuan desteklediğim parti ülkeyi yönetiyor olsa ona bile muhalif olurum Yukarılarda bir yerlerde "emekli albaylar gibiyim, bir haltı beğenmiyorum" demiştim

    Yaşım 36. Ben 23 yaşında iken de çok matah bir yer değildi bu ülke. Şimdi daha da berbat bir ortamı var maalesef. Ama inanın en azından biz muhalif tayfa böyle olmasın diye elimizden geleni yaptık. Hala etmediğim hakaretin davası ile yargılanıyorum Anladınız siz

    Fakat genç kardeşlerimin anlamadığı bir nokta var ki çok görmüyorum, o yaşlarda ben de anlamazdım. Yukarıda @digiklan; güzelce özetlemiş aslında. Kendinizi değiştirmezseniz, hiçbir şeyi değiştiremezsiniz.

    Haklısınız. Asgari ücret bizim ülkemizde ortalama ücret oldu. Haklısınız. Dünyanın en pahalı araçlarına binip, en pahalı yakıtını tüketiyoruz. Haklısınız. Emin değilim ama sanırım dünyanın en pahalı internetini kullanıyoruz. Ama benim anaannemin bir lafı vardı: Dolapta domatesle yumurta var ise önce menemen yapmayı düşüneceksin, karnın tok olacak, tok kafa ile tas kebabı malzemesini almayı düşüneceksin. Peki ne demek bu? Şuan ülkenin gençleri yabancı dil öğrenmeli, yazılım öğrenmeli ve yurtdışına bunları satabilir hale gelmeli. Şuan tek çıkar yol teknoloji ihraç etmek. Zira başka umar yol kalmadı. Tarım marım, el birliği ile bittirdik elhamdülillah.

    Ha şunu diyebilirsiniz: Elin İngilizi 2. bir yabancı dil bilmeden sadece pizza dağıtarak, benim mühendis maaşı ile yaşamamın imkansız olduğu hayatı yaşıyor. Vallahi haklısınız. Ama şuan durum bu... O sebeple her birey kendini kurtarmalı. Kendini kurtarmanın bir yolunu bulmalı. Kendini kurtaran her birey katma değer olarak ülkeye katkı sağlayacak çünkü...

    İnanın Avrupa yaşamı bizim dönemimizde de çok refahtı. Biz burada 14 saat vasıflı çalışarak, oradaki 8 saat vasıfsız çalışan insanın gelirini elde edemiyorduk. Zaten öyle olmasa idi yurtdışında milyonlarca gurbetçi olur muydu? Sizin tek dezavantıjınız (bence avantajınız) sosyal medya sayesinde bu hayatları görebilmeniz.

    Ben SEO işi yapıyorum beyler. 2000 USD MİNİMUM fiyat biçmişim. Müşterimi de yurtdışı forumdan buluyorum. 2009'da mesleğe başladığımda yurtdışına bu hizmeti satmam inanın hayaldi. Instagram servisi sağlıyorum. Yine tüm müşterim yurtdışından. 2009 yılında bu mümkün değildi. Bunların hepsi teknolojiyi takip etmem, kendimi geliştirmem, global sınırların kalkması sayesinde oldu. Demem o ki ben çok zeki ya da ultra yetenekleri olan bir adam değilim. Ama bir şekilde önce kendimi kurtarmaya çalışıyorum, sonra da bu ülkeye girdi yapmaya çalışıyorum. Neticede kazandığım parayı bu ülkede harcıyorum.

    Hepiniz pırıl pırıl insanlarsınız. Web dünyasında ne katma değer üretebilirsiniz konusuna yoğunlaşın. İnternetin dolllandırıcıları ruslar ve hintliler. Nerede spam var onlarda. İkisinden de pek bir halt olmuyor. Legal projelerde (özellikle mobil yazılım) kendinizi geliştirin. Spam işlerden kimseye fayda yok. Anlatmaya çalıştığımız özünde bu aslında. Türkiye'yi değiştirmek, kendini değiştirmekle başlar.
    Tercüme olduğunuz için teşekkür ederim.
    Rahatladım😂
  • 17-12-2020, 02:33:08
    #72
    oguzhanyalcin11 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tercüme olduğunuz için teşekkür ederim.
    Rahatladım😂
    Ihlamur iç ıhlamur Ihlamur iyidir