Anket Siz?
Toplam Katılımcı Sayısı: 67
Siz?
Aynı fikirdeyim
%38,81 (26 Oy)
Aynı fikirde değilim!
%61,19 (41 Oy)
  • 19-06-2019, 22:47:56
    #19
    Her şeyin çok net şekilde bir anlamı var. Hiçbir şey anlamsız değil. Ancak bu durum sürecin acımasız olmayacağı anlamına gelmiyor. Her şey bir varoluş ve yok oluş temeline dayanıyor ve insan bu süreçte bilinç sahibi olmak gibi kozmik bir şakaya maruz kalmış, olan biten bundan ibaret.
  • 19-06-2019, 22:56:14
    #20
    Okuyup biraz araştırırsan, her sorunun açıklamasını bulabilir, dogmatik, coğrafi ve kültürel olarak sana dayatılanlar dışına çıkabilirsin. Yani zincirlerine bağlı biri olarak devam etmemeyi seçersen her şey ilk başta daha anlamlı, sonrasında ise daha anlamsız gelebilir.

    Bu anlamsızlığı kırmak için ana fikir ise şu: Bir amacın olsun

    Bu amaç uğruna çalışmaktan zevk duyarsan işte hayat budur
  • 19-06-2019, 22:56:33
    #21
    Bu dünyaya ne için geldik sorusunun kendisi dini bir soru. Dünyaya geldiğini kabul ediyorsun ve bunun bir amacı olması gerektiğinden hareket ediyorsun. Noel babanın neden geyikleri var? sorusu gibi aslında. Bir sonraki aşamada başka sorular sormaya başlayacağını düşünüyorum.
  • 19-06-2019, 22:57:29
    #22
    Abbozdag adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba arkadaşlar, sizlere aklımdaki soruları ve düşünceleri anlatacağım.
    Ben çok değişik veya farklı düşünürüm(b*ktan). Neden derseniz? Hep muhalifimdir. Ama her şeye muhalifim. Siz a derseniz ben b derim. Fakat b nin doğru noktalarını a nın olumsuz noktalarını bularak. Siz b derseniz aynı şekilde a nın olumlu b nin olumsuz noktalarını bulurum. Veya buldum sanarım ne derseniz. İstediğim şey anında olsun isterim. Olursa iyi olur olmaz ise her gün onu düşünürüm. Hayaller kurarım. Sırf istediğime ulaşmak için çok erken yatarım hayal ederim. Çok salakça gelebilir. Fakat hiç sıkılmam. Daha salakça bir şey daha söyleyim sırf düşünmek ve hayal kurmak için otobüsle başka şehirlere gidip geliyorum. Sadece uzun yolda daha verimli düşünebildiğim hayal kurabildiğim için bunu yapıyorum. Aynen tam salaklık. Fakat hayal ederek istediğim her şeye ulaşabiliyorum. Mutlu oluyorum.
    Bu hayata ne için geldiğimi bulmak istiyorum? Bir türlü cevabını bulamadım. Ama inanıyorum birgün bu sorumun cevabına ulaşacağım. İnsanlar din vs. diyorlar. Cevabın orda diyorlar. Fakat kendilerine sorduğumda Allah’a ibadet etmek için geldik diyorlar. Allah en büyük yaratıcı değil mi? Biz kendisine sadece ibadet edelim diye koskoca kainatı yaratmış. Her şey mükemmel. Fakat biz sadece ona ibadet edeceğiz öyle mi? Bir örnek vereyim. Bir iş yerinin sahibisiniz. Personel alımı için mülakata gireceksiniz. Kimi alacağınızı önceden belirlediniz ve değişmesi imkansız. Mülakata 100 kişi çağırdınız. Neden çağırdınız bir sorun kendinize? Ego tatmin etmek için mi? İnsanları neden yoruyorsunuz? Zaten o iş yerinin sahibi sizsiniz. İstediğinizi alıp çıkartabilirsiniz.
    Bende aynı şekilde düşünüyorum. O yüzden insanların bu dünyaya sadece ibadet edeceğiz demesine inanmıyorum.
    Bir araba ne için yapılıyor? Dünyaya geliş amacı nedir?
    Arabalar, insanların kolay ulaşım, nakliye yük taşımacılığı vs. alanlarda uzun-kısa mesafelerde beden gücünü yormamak için yapılmış yardımcı bir araçtır.
    Peki evler ne için yapılıyor? Dünyaya geliş amacı nedir?
    Evler insanların yaşamlarını diğer insanlardan ayrı olarak yaşamasını, halka açık güvensiz ortamlardan kurtarması için yapılmış beton(vs.) yığınıdır.
    Okullar? Havuzlar? Oyunlar? vs. ???
    Yukarıdaki örnekleri aklımdan geçtiği gibi yazdım. Sizlerde kafanızdan örnekler oluşturabilirsiniz.
    Yani aklımdan geçenler yukarda vermiş olduğum örnekler için “.. ne için yapılıyor? .. geliş amacı nedir?” sorularına nasıl cevap verebiliyorsak bu dünyaya neden geldik? ne için geldik? sorularınada cevap verebilmeliyiz diye düşünüyorum.
    Sadece dini olarak bakmıyorum. Ufak bir örnekti.
    Doğum, bebeklik, çocukluk, okul, gençlik,üniversite,iş hayatı,emeklilik ve ölüm!!
    Eee ??
    Bu kadar cereme çekmeye ne gerek var? Bu kadar dert tasa?
    Direkt ölelim o zaman.
    Çok saçma değil mi? Önceden çok saçma gelmesede şimdi çook saçma olduğuna kanaat getirdim.

    Ne için geldik ne için??
    Tahmin ediyorum ki kimse bana bunun cevabını veremeyecek.
    Bu cevapları kendim bulmam gerekecek.


    Yinede düşüncelerinizi öğrenmek isterim.
    Teşekkürler

    https://www.youtube.com/watch?v=rFnCh3Cy4gc


    Robinhood34 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şimdi birşey yazarımda durduk yere kimseyle tartışmayayım ozaman biri bollul berekette yaşarken sınanıyor kiminin çocugu doğuştan hasta neyse ya cevabını kimse veremez doğum yaşam ölüm bitti gitti


    https://www.youtube.com/watch?v=6aZ1m9-uGDw



    https://www.youtube.com/watch?v=WH7TfNnXoKY



    https://www.youtube.com/channel/UCwN...I-gScuPM5brJ8w
  • 19-06-2019, 22:57:29
    #23
    Bosver sen bunu Kardesim, kimisi zenginligin icinde bogulurken huzura kavusamiyor. Sen diyorsunda, kimininin cocugu hasta, Rabbimde demek onlari öyle siniyor.
    Biz burada bir sinavdayiz, Nefsimizle savasiyoruz. Bunun sonucundada Allahin Izniyle Huzura, Gercek mutluluga kavusucagiz InsAllah.
  • 19-06-2019, 22:58:00
    #24
    Üyeliği durduruldu
    Rahman ve Rahim Allah'ın adı ile

    Hani rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Biz seni eksiksiz bilirken ve durmadan övgü ile tenzih ederken orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. Allah “Şüphe yok ki, ben sizin bilmediklerinizi bilirim” buyurdu.Bakara (30)

    Bu ayette anlatılan; Allah tarafından ona verilen özellikler, sorumluluklar, yetki ve nimetlerdir. Bunlardan biri ve belki de en önemlisi hilâfet özelliğidir. Sözlükte hilâfet, “bir kimsenin diğerinin yerini alması, onu temsil etmesi, onun salâhiyetlerini kullanması” mânasına gelir. Allah’ın yeryüzünde yaratacağı halife ya Allah’ın halifesidir ya da daha önce yeryüzünde yaşamış şuurlu varlıkların halifesidir; onların yerine gelmiş, onların yerini almıştır. Meleklerin, ileride insan soyunun neler yapacağına dair bildiklerini ortaya koyarak buna rağmen Âdem’in halife olarak yaratılmasının hikmetini sormaları, Allah Teâlâ’nın da Âdem’in buna lâyık olduğunu onlara anlatmak üzere yaptığı imtihan, Âdem’e verdiği bilgi ve kabiliyet buradaki hilâfetin Allah ile ilgili olduğunu, Âdem’in ve insanoğlunun yeryüzünde Allah’ın halifesi olacaklarını göstermektedir.Bir ümmeti yeryüzünde halife kılmak, onlara “hilâfet yetkisi vermek” mânasındaki “istihlâf” vaadinin iman ve amel-i sâlih (Allah rızâsına uygun hareket, amel, davranış) şartına bağlanmış bulunması da bu yorumu desteklemektedir (Nûr 24/55). Ancak insanoğlunun bu mânadaki halifeliği, kendi mahiyeti ve sıfatlarına uygun olarak kısıtlı ve sınırlıdır.İnsan dahil hiçbir varlığın Allah Teâlâ’yı temsil etmesi, O’nun yerini alarak tasarrufta bulunması mümkün değildir. Âdem’in ve neslinin halifeliği, Allah’ın mülkü bulunan yeryüzünde O’nun iradesine uygun yaşamak ve tâlimatı doğrultusunda tasarrufta bulunmaktan ibarettir. İnsanların Allah’a kul olsunlar diye yaratıldıklarını ifade eden âyetle (Zâriyât 51/56) halifeler olarak yaratıldıklarını ifade eden âyetler aynı gerçeği anlatmaktadır: İnsanoğlu Allah’a kul olsun diye yaratılmış, yeryüzündeki çeşitli nimetler de bu maksadı gerçekleştirsin diye ona tahsis edilmiştir. İnsanoğlu kendisine verilen imkân ve nimetlerin Allah’ın mülkü olduğunu, bir amaca ve şarta bağlı olarak kendisine emanet edildiğini, bunlar üzerinde sahibinin irade ve rızâsına uygun bir şekilde tasarruf etmekle (hilâfet) yükümlü bulunduğunu bilecek ve bu şuur içinde davranacaktır. Meleklerden farklı olarak insanoğlu bu hilâfeti gerçekleştirecek fıtratta ve kabiliyette yaratılmış olup fıtratını bozmadığı takdirde bu vazifesini başarabilecektir. Allah Teâlâ meleklerin şahsında bunu insanoğluna da bildirip şuuruna yerleştirmiştir. Yukarıda işaret edildiği üzere buradaki hilâfet (genel hilâfet), yalnızca Âdem’e mahsus değildir; birçok âyet (A‘râf 7/69; Yûnus 10 /14; Neml 27/62) bu kabiliyet ve salâhiyetin bütün insanlar için söz konusu olduğunu açıkça ifade etmektedir.

    Meleklerin, yaratılan bu yeni varlığı yani Âdem’i nereden tanıdıkları, onun yeryüzünde fesat çıkarıp kan dökeceğini nasıl bildikleri konusunda çeşitli yorumlar yapılmış; bunu, olacakların yazıldığı levh-i mahfûzdan öğrendikleri; daha önce yaratılıp yeryüzüne gönderilmiş benzer varlıklar olabileceği ve bunlara bakarak bilgi sahibi oldukları; cinlere veya yırtıcı hayvanlara kıyas ettikleri vb. görüşler ileri sürülmüştür. Biz şu iki ihtimali ve yorumu akla ve vâkıaya daha yakın ve hadisenin anlatılış üslûbuna daha yatkın buluyoruz: 1. Allah Teâlâ’nın yaratacağı insanı onlara önce tanıtması, sonra da onu yeryüzüne halife yapacağını bildirmesi üzerine –bu bilgiye dayanarak– kanaatlerini açıklamışlardır. 2. Âdem’in yaratılışını müşahede etmişler, onun maddî ve mânevî özelliklerini görüp bilmişler ve bu özellikleri taşıyan bir varlığın hem iyi hem kötü işler yapabileceğini, onun yapısından ve tabiatından çıkarmışlar, buna dayanarak sorularını sormuşlardır (İbn Âşûr, I, 402-403; Tabatabâî, I, 116).
    Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 100-104
    Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız? Enam (32)

    Dünya kelimesini meal de araştırabilirsiniz.

    http://www.kurandaara.com/?act=ara&k...3%BCnya&meal=1

    Selamlar
  • 19-06-2019, 22:59:34
    #25
    Üyeliği durduruldu
    Bir öğretmen düşünün. Kimin ne not alacağını bilsin. Sınıfa girince öğrencilere ben sizin ne alacağınızı biliyordum. Ona göre notlarınızı yazdım. İmtihana gerek yoktur. Elbette öğrencilerin hocalarına itimadı tam bile olsa nefisleri itiraz etmeye yeltenecektir. İşte Rabbimiz nefsin bu itirazını önlemek için bu imtihanı yapmaktadır.
    Ayrıca bir makine veya bina için bir plan yapılsa,"madem ki plan var öyleyse binaya ve makinaya ne gerek var"denilebilir mi?..
    Yarın bir yere gideceğimizi ve şunları yiyeceğimizi planlıyalım. Buna göre madem ne yapacağımız belli öyleyse ne gerek var gitmeye ve yemek yemeye diyor muyuz?
    Biz bile gündelik basit şeyler için bunu diyemezsek, Allah'ın sayısız hikmetlerle yarattığı insanı, "Madem ne yapacağını biliyordu öyleyse neden imtihan ediyor?" denilemez.
  • 19-06-2019, 23:02:46
    #26
    volkankey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Okuyup biraz araştırırsan, her sorunun açıklamasını bulabilir, dogmatik, coğrafi ve kültürel olarak sana dayatılanlar dışına çıkabilirsin. Yani zincirlerine bağlı biri olarak devam etmemeyi seçersen her şey ilk başta daha anlamlı, sonrasında ise daha anlamsız gelebilir.

    Bu anlamsızlığı kırmak için ana fikir ise şu: Bir amacın olsun

    Bu amaç uğruna çalışmaktan zevk duyarsan işte hayat budur

    Söylediklerinizi denemeye çalışacağım.
  • 19-06-2019, 23:06:14
    #27
    Misafir
    Asıl sorun bir amacın ve belki de gücün olmadığı yerde hayata amaç yüklemeye çalışmaktır.

    İlk insanların yaşantısında din diye bir kavram yoktur ama Tanrı inancı vardır o insanlarda mağaralarında yağmurlu havadan dışarı bakarken ağaca yıldırım çarptığında ağaç yanar ve derler ki Yıldırım Tanrısı var insanlar böylelikle binlerce Tanrı üretmiştir. Sonuç olarak insanoğlu çok tehlikeli bir varlıktır.

    Biz tesadüfen olma ihtimalini veya bir simülasyon da başka bir uygarlık tarafından test edildiğimizi de düşünmeliyiz.

    Evrenin büyüklüğü ve Tanrı kavramı inanın bu kadar basit değil arkadaşlar.

    Basit diyorum anlayan anladı...

    Din konusunu konuşmayacağım r10'da bu tür konular tartışılmıyor hakarete kadar gidiyor.

    Bu tür soruları düşünen arkadaşlara tavsiyem temiz bir kafayla çok okuyun ve gerçekleri görün.
    • mos
    • dexterminate
    • Abbozdag
    mos, dexterminate ve Abbozdag bunu beğendi.
    3 kişi bunu beğendi.