• 09-06-2019, 03:38:24
    #46
    belki size mantıklı olabilir, ama nedense bana eminevim, birevim gibi firmalar bana hiç inandırıcı gelmiyor. Canlı şahitleri görsem de inanmıyorum.
  • 09-06-2019, 10:32:53
    #47
    okedoke adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Arkadaşlar birevim ile ev araba vb alan var mı ?
    Yada sizce mantıklı mı ? Nakitim yok
    30000 tl araba almak istiyorum kredi çeksem bugun 50000 tl geri ödeme istiyor

    Bir evimde sadece 2600 tl fark alınıyor

    Geri kalanı 40 ayda 750 tl ödeme ile
    Ne yapsam ?

    Engeç 12 ayda teslim ediliyor
    Dün akşam uzun zamandır görmediğim cocukluk arkadaşımı gördüm köftecide, sohbet ederken elinde birevim kagıdı vardı sordum ne iş diye onun dediğine göre "abi gittim yazıldım 6 bin tl peşinat verdim dedi 12000 tl ev için kura çekildi dedi ilk bana cıktı şimdi kendime ev bakıcam ilk bir kaç ay 300 cıvarı bir ödeme yapıcam sonra 800 olcak dedi her yıl ödediğim miktar yüzde 10 artıcak ama toplam ödemem gereken miktar değişmiyor dedi. birde miktarı hatırlamadıgım bir hizmet bedeli tarzı bir ödemesi daha varmış."
  • 10-06-2019, 09:11:39
    #48
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Dini hassasiyet gereği faiz ile iş yapmayanların bu gibi firmalara yönelmesine çok şaşırıyorum. Banka faiz alıyor bu firmalar da katılım payı ve kira desteği alıyor. Arada hiç fark yok. Sadece kavramlara farklı adlar vermişler. Sonuçta 30 bin lira aldığınızda geri 30 bin lira ödemiyorsanız faiz ile %100 aynı sistem. İslami bankaların faiz yerine kar payı vermeleri gibi. Ayrıca için içinde bir de şans veya kumar kavramı da var. Bir torbaya 30 top atıyorlar, her ay 1 top çekiyorlar, kim çıkarsa parayı o alıyor. Bunu lotoda yapınca kumar oluyor, bu firmalar yapınca sıra oluyor.

    Maddi açıdan ise toplama bakınca kurada çıkan ilk 3-5 kişiden biri değilseniz zaten karlı bir sistem değil. Olma ihtimali de yok. Türkiye gibi enflasyonun % 20-30 larda gezdiği faizin %20 olduğu bir ülkede bugün almak istediğiniz ürün yarın asla aynı fiyatta olmuyor. 6 ay önce 30 bin olan arabayı bugün de 30 bine alan var mı ? Veya bugün 45 bine araba beğendiniz, kuraya girdiniz size 15 ay sonra çıktı. O arabanın 15 ay sonraki fiyatı zaten 60 bin oluyor. Siz ya cepten para ödeyip arabayı alacaksınız yada daha düşük model araba alacaksınız ki bu da zarardır. Yarım altın almak için kuraya girip sıra size geldiğinde paranızın ancak çeyrek altına yetmesi gibi düşünün.

    Kredi faizlerinin yüksek olması nedeniyle 2. el araba alacakların ve bankadan kredi alamayanlara cazip gibi geliyor ama toplamda her türlü zarar. İşin kötüsü ilk sözleşmede kurada çıkıp parayı aldıktan sonra ödeyeceğiniz para belli değil. Kuranın ne zaman size çıkacağı da belli değil. Belirsizlikler üzerinden borçlanıp evi-arabayı hak mahrumiyetli yani satılamaz kayıtlı olarak alıyorsunuz.Bankalar da riskli deyip bu kadar belirsiz sözleşmelerle borçlanmak da garip doğrusu.
  • 10-06-2019, 23:14:57
    #49
    tuzzluk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dini hassasiyet gereği faiz ile iş yapmayanların bu gibi firmalara yönelmesine çok şaşırıyorum. Banka faiz alıyor bu firmalar da katılım payı ve kira desteği alıyor. Arada hiç fark yok. Sadece kavramlara farklı adlar vermişler. Sonuçta 30 bin lira aldığınızda geri 30 bin lira ödemiyorsanız faiz ile %100 aynı sistem. İslami bankaların faiz yerine kar payı vermeleri gibi. Ayrıca için içinde bir de şans veya kumar kavramı da var. Bir torbaya 30 top atıyorlar, her ay 1 top çekiyorlar, kim çıkarsa parayı o alıyor. Bunu lotoda yapınca kumar oluyor, bu firmalar yapınca sıra oluyor.

    Maddi açıdan ise toplama bakınca kurada çıkan ilk 3-5 kişiden biri değilseniz zaten karlı bir sistem değil. Olma ihtimali de yok. Türkiye gibi enflasyonun % 20-30 larda gezdiği faizin %20 olduğu bir ülkede bugün almak istediğiniz ürün yarın asla aynı fiyatta olmuyor. 6 ay önce 30 bin olan arabayı bugün de 30 bine alan var mı ? Veya bugün 45 bine araba beğendiniz, kuraya girdiniz size 15 ay sonra çıktı. O arabanın 15 ay sonraki fiyatı zaten 60 bin oluyor. Siz ya cepten para ödeyip arabayı alacaksınız yada daha düşük model araba alacaksınız ki bu da zarardır. Yarım altın almak için kuraya girip sıra size geldiğinde paranızın ancak çeyrek altına yetmesi gibi düşünün.

    Kredi faizlerinin yüksek olması nedeniyle 2. el araba alacakların ve bankadan kredi alamayanlara cazip gibi geliyor ama toplamda her türlü zarar. İşin kötüsü ilk sözleşmede kurada çıkıp parayı aldıktan sonra ödeyeceğiniz para belli değil. Kuranın ne zaman size çıkacağı da belli değil. Belirsizlikler üzerinden borçlanıp evi-arabayı hak mahrumiyetli yani satılamaz kayıtlı olarak alıyorsunuz.Bankalar da riskli deyip bu kadar belirsiz sözleşmelerle borçlanmak da garip doğrusu.
    Birevim vs isim konuşmak istemiyrum, çünkü beni firmalar bağlamaz, bugün doğru iş yapar yarın yanlış iş; bilemem. Aama bunların sisteminin sizin dediğiniz ile alakası yok. Sadece sabit bir organizasyon bedeli alıyorlar, %8-12 arası bir şeydi, incelemiştim, çok da arkadaşlarım ev aldı. Mesela 300.000 liraya 30.000 lira gibi. Bunu da isterseniz taksitle ödüyorsunuz. Girdiğiniz gruba göre 100-150 ay vade yapıyorsunuz, ödediğiniz ekstra para sadece bu %8-12 arası olan organizasyon ücreti.

    Sizin dediğiniz kıyas katılım bankaları ile konvansiyonel bankalar arasında yapılabilir. Faiz oranları ile katılım payı oranları birbirine yakın, hatta kimi zaman katılım payı oranları daha yüksek. Bu tartışılabilir. Ama neticede konun dine göre olması üzerinden konuşuluyorsa, dine uygun şekilde yapılan iş uygundur, uygun şekilde yapılmayan iş uygun değildir. Mali tablonun genel toplam kısmı bunu belirlemez.

    Din diyor ki, sen bir malı 1 liradan alıp vadeli olarak 1,5 liraya satabilirsin ama 1 lira borç verip 1,5 lira alamazsın. Şimdi, bu katılım bankası size para veriyosa faiz işlemi yapıyor demektir (yapanları oldu zamanında, bizzat bana teklif eden oldu), yok para vermiyor da o evin arabanın parasını satıcının hesabına yatırıyorsa, size vadeli satıyorsa, bu dinde caizdir. Kurallar basit.

    Yine bu satın alma organizasyolarına dönersek, bugün 300.000 liralık ev almak için sisteme girdiniz ve kura size çıktığında artık baktığınız 300.000 liralık evler 400.000 lira olmuş... Olabilir, 300.000 liranız birikti, siz 100.000 daha bulacaksınız. Oysa o 300.000 yoktu ve her an kura çıkma ihtimaline karşılık aksatmadan ödediğiniz için başka şekilde biriktirmezdiniz de.

    Bu sistemler, satın almaya kadar gidenleri hep memnun etti. Yarı yolda vazgeçenlerin ise -ki olabilir, hür iradedir, imkan meselesidir- bazıları bu sistemlerden çıkış şartları hakkaniyetli kurulmayan firmalardan şikayet etti, mağdur oldu, pişam oldu. Her vazgeçen için ya da her firma için de geçerli değil. Bu şekilde 10 civarında organizasyon biliyorum ben ulusal çapta çalışan, belki daha fazla vardır. Yeni bir iş değil, bugün çıkmış yarını meçhul bir sistem gibi düşünmek anlamsız olur.

    Herkes hesabını kitabını iyi yapmalı. Dediğiniz gibi kura en son bana çıksan o zaman bu niyet ettiğim şeyi alabilecek miyim diye düşünmeli tabii. Bu da çok uzun vadelerde düşünülecek bir şey. Yoksa istisnai durumlar dışında hiçbir araba 15 ayda %30 prim yapamaz, 45binlik araba 1,5 sene bile olmadan 60bine çıkamaz. Türkiye'de kalıcı olarak öyle bir piyasa yok, o zaman 45binlik araba 30 ayda 80 bine, 48 ayda 105bine çıkması gerekirdi... 30.000 liralık araba 4 senede 100.000 lirayı geçecek ha? O hesaplar öyle değil yani. 6 ayda döviz vesair enflasyon fırladı diye hayattan soğutmayalım insanları olur mu? Ondan evvel de bu ülkede yaşıyorduk biz.

    Ha bir not daha, konunun kumarla da uzaktan yakından alakası yok. Kumarda kaybeden taraf olur, kurada ise sadece teslim önceliği belirleniyor, ona göre de aylık ödemeler değişiyor.

    Karşılıklı tartışma olması için değil ama mesajınızda çok fazla yanlış tesbitler olması sebebiyle, başta siz olmak üzere bilmeyenleri bilgilendirme amacıyla yazıdm. Bilince fikir yürütmesi daha isabetli olur.
  • 11-06-2019, 01:21:32
    #50
    Bu sistemi duydum ama hiç bugüne dek açıp bakmamıştım, bu başlık sayesinde az biraz göz gezdirdim. İkinci bir çiftlikbank olayı olmamasını diliyorum.

    Bunun dışında ise eğer güvenilirse (ki bu kesin değil, şirketin 29 yıllık olduğu söyleniyor ama hangimiz biliyoruz bunu) mantıklı bir uygulama.

    Neden diye soracak olursanız anladıgım kadarıyla ödeme planını siz belirliyosunuz, 30-40 bin tl değerinde bir araba almak için buraya basvursanız ve aylık 250 tl ödeeniz bu site pek koymaz ve anladığım kadarıyla 36 ay size cıkmazsa paranız iade ediliyor (öyle anladım).

    Yani şöyle söleyim, olur da bir an önce kura size çıkarsa ve arabayı alırsanız cok sanslısınız, bundan sonrası size kalmış, 250 TL değilde 2500 TL Şeklinde ödeyıp arabanızı garantılersınız hemde 0 faizle cidden cok hoş.
  • 11-06-2019, 07:57:29
    #51
    Akar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Birevim vs isim konuşmak istemiyrum, çünkü beni firmalar bağlamaz, bugün doğru iş yapar yarın yanlış iş; bilemem. Aama bunların sisteminin sizin dediğiniz ile alakası yok. Sadece sabit bir organizasyon bedeli alıyorlar, %8-12 arası bir şeydi, incelemiştim, çok da arkadaşlarım ev aldı. Mesela 300.000 liraya 30.000 lira gibi. Bunu da isterseniz taksitle ödüyorsunuz. Girdiğiniz gruba göre 100-150 ay vade yapıyorsunuz, ödediğiniz ekstra para sadece bu %8-12 arası olan organizasyon ücreti.

    Sizin dediğiniz kıyas katılım bankaları ile konvansiyonel bankalar arasında yapılabilir. Faiz oranları ile katılım payı oranları birbirine yakın, hatta kimi zaman katılım payı oranları daha yüksek. Bu tartışılabilir. Ama neticede konun dine göre olması üzerinden konuşuluyorsa, dine uygun şekilde yapılan iş uygundur, uygun şekilde yapılmayan iş uygun değildir. Mali tablonun genel toplam kısmı bunu belirlemez.

    Din diyor ki, sen bir malı 1 liradan alıp vadeli olarak 1,5 liraya satabilirsin ama 1 lira borç verip 1,5 lira alamazsın. Şimdi, bu katılım bankası size para veriyosa faiz işlemi yapıyor demektir (yapanları oldu zamanında, bizzat bana teklif eden oldu), yok para vermiyor da o evin arabanın parasını satıcının hesabına yatırıyorsa, size vadeli satıyorsa, bu dinde caizdir. Kurallar basit.

    Yine bu satın alma organizasyolarına dönersek, bugün 300.000 liralık ev almak için sisteme girdiniz ve kura size çıktığında artık baktığınız 300.000 liralık evler 400.000 lira olmuş... Olabilir, 300.000 liranız birikti, siz 100.000 daha bulacaksınız. Oysa o 300.000 yoktu ve her an kura çıkma ihtimaline karşılık aksatmadan ödediğiniz için başka şekilde biriktirmezdiniz de.

    Bu sistemler, satın almaya kadar gidenleri hep memnun etti. Yarı yolda vazgeçenlerin ise -ki olabilir, hür iradedir, imkan meselesidir- bazıları bu sistemlerden çıkış şartları hakkaniyetli kurulmayan firmalardan şikayet etti, mağdur oldu, pişam oldu. Her vazgeçen için ya da her firma için de geçerli değil. Bu şekilde 10 civarında organizasyon biliyorum ben ulusal çapta çalışan, belki daha fazla vardır. Yeni bir iş değil, bugün çıkmış yarını meçhul bir sistem gibi düşünmek anlamsız olur.

    Herkes hesabını kitabını iyi yapmalı. Dediğiniz gibi kura en son bana çıksan o zaman bu niyet ettiğim şeyi alabilecek miyim diye düşünmeli tabii. Bu da çok uzun vadelerde düşünülecek bir şey. Yoksa istisnai durumlar dışında hiçbir araba 15 ayda %30 prim yapamaz, 45binlik araba 1,5 sene bile olmadan 60bine çıkamaz. Türkiye'de kalıcı olarak öyle bir piyasa yok, o zaman 45binlik araba 30 ayda 80 bine, 48 ayda 105bine çıkması gerekirdi... 30.000 liralık araba 4 senede 100.000 lirayı geçecek ha? O hesaplar öyle değil yani. 6 ayda döviz vesair enflasyon fırladı diye hayattan soğutmayalım insanları olur mu? Ondan evvel de bu ülkede yaşıyorduk biz.

    Ha bir not daha, konunun kumarla da uzaktan yakından alakası yok. Kumarda kaybeden taraf olur, kurada ise sadece teslim önceliği belirleniyor, ona göre de aylık ödemeler değişiyor.

    Karşılıklı tartışma olması için değil ama mesajınızda çok fazla yanlış tesbitler olması sebebiyle, başta siz olmak üzere bilmeyenleri bilgilendirme amacıyla yazıdm. Bilince fikir yürütmesi daha isabetli olur.
    %8-12 arası organizasyon ücreti ile banka faizinin arasındaki fark nedir ? Banka yıllık %8 organizasyon ücreti ile 300 bin lira verse aynı kapıya mı çıkar sizin için ? Çünkü temelde bu tür firmalar da kendi içlerinde kredilendirme yaparak size finansman sağlıyorlar.

    Türkiye'deki otomobil piyasasını herkes biliyor. Konuyu çok uzatmaya gerek yok, 2015 model 0 km Renault Clio 1,2 Joy fiyatı 44 bin TL iken aynı aracın 2019 modeli 80 bin TL olmuş. 4 yılda dediğim şekilde neredeyse %100 zamlanmış. Yani öyle 6 aylık döviz değişimine göre konuşmuyorum. Kaynaklarını da ekledim dileyen açsın baksın. Bu diğer markalarda da benzer şekilde. 2016 yılında 41 bin liraya 2. el aldığım Megane model aracı geçen ay 75 bin liraya sattım. Yan otomobil piyasası öyle sizin hayal ettiğiniz gibi değil.

    https://otopark.com/2015/09/05/renau...fiyat-listesi/
    https://www.renault.com.tr/fiyat-lis...t-listesi.html

    Kumarda kaybeden olur ama kurada olmaz diyorsunuz. Doğrudur, kurada doğrudan kayıp yok ancak verdiğim örnekteki gibi yarım altın parası ile kuraya girip para size çıktığında ancak çeyrek altına yetiyor olması net olarak maddi kayıptır ve bunun olup olmayacağını bilmeden kuraya giriyorsunuz. Bunun kumardan çok farkı yok.

    Ayrıca 1 lira borç verip 1,5 lira almak yerine 1 lirayı mal olarak vermek niyet ve eylem açısından tamamen aynı. Siz farklı olarak görmek istiyorsunuz ancak firmanın sizden 1,5 lira alıp 1 lirayı size vermek yerine araba aldığınız kişiye vermesi basit dediğiniz kuralların etrafından dolanmak oluyor.

    Uzun açıklamanıza saygı duyuyorum, bana göre de sizin cevaplarınızda hatalı birçok konu var. Benim amacım firmaları ve sistemi kötülemek değil. Bu sistemin ilk çıktığı dönem 90'lı yıllarda istanbul gaziosmanpaşa'da emin otomotiv vardı. Oradan kura ile bir Tofaş kartal otomobil almıştık. Şimdiki eminevim firması muhtemelen. O yıllarda taşıt kredisi olmadığından ve kura çıksa da çıkmasa da ödemenin sabit olmasından dolayı çok uygun bir seçenekti ve kendi istediğiniz aracı değil firmanın sattığı 0 km aracı alıyordunuz. Yani bu sistemler yeni değil. Memnun olan olmayan çok fazla vardır. Ancak objektif bir karşılaştırma yapınca ekonomik olarak karlı olmadığını ifade etmek istedim. Bu dezavantajı da "faiz" kavramını ortadan kaldırarak kapatmaya çalışıyorlar ancak yapılan işin bana göre faizden farklı yanı sadece kavramların farklı olması. Yine de herkes kendi inancı ve vicdanına göre karar verir. Ben kendi görüşümü ortaya attım. Saygılar.
  • 11-06-2019, 12:49:34
    #52
    tuzzluk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    %8-12 arası organizasyon ücreti ile banka faizinin arasındaki fark nedir ? Banka yıllık %8 organizasyon ücreti ile 300 bin lira verse aynı kapıya mı çıkar sizin için ? Çünkü temelde bu tür firmalar da kendi içlerinde kredilendirme yaparak size finansman sağlıyorlar.

    Türkiye'deki otomobil piyasasını herkes biliyor. Konuyu çok uzatmaya gerek yok, 2015 model 0 km Renault Clio 1,2 Joy fiyatı 44 bin TL iken aynı aracın 2019 modeli 80 bin TL olmuş. 4 yılda dediğim şekilde neredeyse %100 zamlanmış. Yani öyle 6 aylık döviz değişimine göre konuşmuyorum. Kaynaklarını da ekledim dileyen açsın baksın. Bu diğer markalarda da benzer şekilde. 2016 yılında 41 bin liraya 2. el aldığım Megane model aracı geçen ay 75 bin liraya sattım. Yan otomobil piyasası öyle sizin hayal ettiğiniz gibi değil.

    https://otopark.com/2015/09/05/renau...fiyat-listesi/
    https://www.renault.com.tr/fiyat-lis...t-listesi.html

    Kumarda kaybeden olur ama kurada olmaz diyorsunuz. Doğrudur, kurada doğrudan kayıp yok ancak verdiğim örnekteki gibi yarım altın parası ile kuraya girip para size çıktığında ancak çeyrek altına yetiyor olması net olarak maddi kayıptır ve bunun olup olmayacağını bilmeden kuraya giriyorsunuz. Bunun kumardan çok farkı yok.

    Ayrıca 1 lira borç verip 1,5 lira almak yerine 1 lirayı mal olarak vermek niyet ve eylem açısından tamamen aynı. Siz farklı olarak görmek istiyorsunuz ancak firmanın sizden 1,5 lira alıp 1 lirayı size vermek yerine araba aldığınız kişiye vermesi basit dediğiniz kuralların etrafından dolanmak oluyor.

    Uzun açıklamanıza saygı duyuyorum, bana göre de sizin cevaplarınızda hatalı birçok konu var. Benim amacım firmaları ve sistemi kötülemek değil. Bu sistemin ilk çıktığı dönem 90'lı yıllarda istanbul gaziosmanpaşa'da emin otomotiv vardı. Oradan kura ile bir Tofaş kartal otomobil almıştık. Şimdiki eminevim firması muhtemelen. O yıllarda taşıt kredisi olmadığından ve kura çıksa da çıkmasa da ödemenin sabit olmasından dolayı çok uygun bir seçenekti ve kendi istediğiniz aracı değil firmanın sattığı 0 km aracı alıyordunuz. Yani bu sistemler yeni değil. Memnun olan olmayan çok fazla vardır. Ancak objektif bir karşılaştırma yapınca ekonomik olarak karlı olmadığını ifade etmek istedim. Bu dezavantajı da "faiz" kavramını ortadan kaldırarak kapatmaya çalışıyorlar ancak yapılan işin bana göre faizden farklı yanı sadece kavramların farklı olması. Yine de herkes kendi inancı ve vicdanına göre karar verir. Ben kendi görüşümü ortaya attım. Saygılar.
    Bakın sevgili kardeşim, onunla bunun arasında ne fark var diyorsunuz. Ben dini açıdan konuşuyorum, fark dini açıdandır, size göre bana göre değil. Konunun içine din giriyorsa bana göresi olmaz. Ya konuya din perspektifinden bakmazsınız ya da baktığınızda "bana göre aslında şöyledir" diyemezsiniz. Enerjinin formulü mc2 ise bana göre mc3 diyemezsiniz, bilmem antabiliyor muyum. Sürtünmenin formülü k.N ise JB diyemezsiniz. Faizin 70 çeşidi vardır, hiçbiri bir malın satışında baştan belirlenmiş sabit bir hizmet bedeli almak değildir. Yani fark ne denmesi için birbirine banzemesi lazım. Benzerlik bile yok arada. Hizmet bedelini ancak faizli sistemlerdeki dosya vs masraflarıyla kıyaslayabilirsiniz. Faiz ile nasıl alaka kurabilirsiniz ki? Faiz ile benzerliği ancak kâr payı sistemi ile kurabilirsiniz, o da uygulayanların oranlardaki seviye benzerliğinden dolayı. Bir sistemde mal alımı bahane edilerek para alıp karşılığında daha fazla bir para ödeniyor, bir sistemde ise mal alınıp size satılıyor.

    Ayrıca not düşmek istiyorum, otomobil piyasası ya da genel olarak piyasayla ilgili hayallerim yok, ama Türkiye'nin genel durumu sizin dediğiniz gibi değildir diye özellikle üğstüne basarak yazmıştım, bu geçici bir durumdur. Aksi durumda o 41bin liralık arabanın 9 sene evvel 1.000 lira falan olması gerekirdi. Sizi ivme takibine davet ediyorum, ekonomi ya da piyasa hakkında ders verecek değilim, haddim de değil ama sizi tavsiyeleriniz hakkında önce gözlem yapmanıza davet edebilirim. Piyasa öyle bir piyasa değil. Siz bundan sonra piyasanın hep böyle olacağını, her sene doların %50 yükseleceğini (kura çıktığında dolar 1 milyon falan our o durumda), her sene sıfır ve ikinci el oto fiyatlarının böyle artacağını söylüyorsanız bu bir gerçeklik değil iddia olur. Umarım ne demek istediğimi doğru ifade edebiliyorumdur. Şu anda 10 senelik 20 senelik borçlanmalar olabilmesi zaten bunun karşılanabiliyor olmasından kaynaklanıyor, yoksa ne kadar isteseniz de sizi kimse 10 sene borçlandırmaz.

    Konuyu çok dağıtmak istemiyorum, bu detaylar hakkında başka mesaj yazmayacağım. Konunun anlaşılması için buralara dağılmak zorunda kaldık ama aslına dönersek;
    Hizmet bedeli başta alınan sabit, belirlenmiş, tek seferde ödenip biten ya da kolaylık olarak taksitlendirilebilen bir tutar. Faiz ile ne farkı var dediğinizde bunun cevabı verilemez, çünkü hiçbir benzerliği yok ki farklarından bahsedilsin. Bu tamamen konudan uzak bir soru. Uygulamada bakarsak sorunuza, %8-12 hizmet bedeli vermekle yıllık %8 organizasyon ücreti adı altında faiz alınmış olsa demişsiniz... Yani sizin konuyla uzaktan yakından alakanız yok sevgili kardeşim. Bankaların aldığı faiz aylık 1,5-2,5 arası, yıllık 8 olsun önemli değil (Türkiye Cumhuriyet tarhinde bu oran görülmedi), bu ilan edilen basit faizdir bir defa, gerçekleşen rakam o değildir. Gerçekleşen rakamları yıllık maliyet oranlarını inceleyerek görebilirsiniz. Aylık 1,5 faizle siz 300.000 lirayı 10 senede 700-750bin lira olarak falan ödersiniz, belki daha fazla (hesabı herhangi bir bankanın kredi hesap aracından yaparsınız)... Bu organizasyonlarda ise ödeyeceğiniz yaklaşık 30.000 lira organizasyon ücreti dışında bir şey yok, o bedel hariç ödediğini para toplam 300.000 lira yani, 300.001 lira değil.

    Kur'a sistemiyle kredi sistemini kumar açısından karşılaştırmak da tamamen konuya uzak olmanızdan kaynaklanıyor. Çünkü kur'a sisteminde malı alana kadar sistemde paranız vardır, para sizindir, dilediğinizde çıkabilirsiniz, kredi sisteminde size satılan zaten para olduğu için ilk günden borçlusunuzdur ve amortize şekilde faiz ve ana parayı geri ödemektesinizdir, çıkarken borcunuzu her durumda ödemek zorundasınız, her durumda kullanım sebebiyle kaybınız var. Kayıp konusunda ihtimal yok, kesinlik var. Şöyle olursa, böyle olursa derseniz hiçbir meselenin içinden çıkamazsınız, bir olayın içinde olasılıklar (riskler) tecrübe edilen ya da varsayılan kurallara göre hesaplanır. Burada olay kumarla yakınlığı değil, sizin o riski alıp almayacağınızdır. Ölümden korktuğu için evden çıkmayan hastalar var, onlar içinde kapıdan çıkmak bir risk. Normal hayatta ise ölüm riski sosyal yaşama mani değil. Yani bu referansları zayıf kişisel yorumlarla gerçeklikleri birbirne çok fazla karıştırmamak lazım. Mesele bir konuda sadece haklı çııkmak olmamalı, gayret bunun üzerine olmamalı. Görüşlerin tutarlı referansları olmalı, tutarlılık "bana göre" ile olmaz, o zaman o görüşler tartışılabilir olmuyor.

    Tekrar ediyorum, ben ne firmaları onaylar takdir ederim, ne şu firma doğru bir iş yapıyor derim. Bunlar hayır kurumu değil, ticaret yapan firmalardır. Genel olarak bu sistem üzerine yazdım ve sistemi dini açıdan uygulanabilir yönü üzerinden ele aldım. Orada firma bir adımda olmayacak bir şey yapar, mesela vazgeçersen paranı geri vermem der, o iş din dairesinin dışına çıkar, ben bunları bilemem. Kâr payı ile işlem yapan bankalar için de aynı şey söz konsu. İşin bir dini boyutu vardır, ona uygun yapan işini dine uygun yapmış olur, ona uygun yapmayan, adı İslam Finans, Müslüman Bank da olsa fayda etmez.
  • 11-06-2019, 13:09:26
    #53
    İşi dinen bakıyorlarsa şans etkeni geçiyorsa ve şans etkenine göre sıra belirleniyorsa dinen uygun değildir. Size o ay çıkmayıp moralinizin bozulması bu şans etkeninin dinen uygun olmaması için yeterlidir. Şans faktörü ve şans kelimesi dinen uygun değildir zaten. Dolayısıyla kura sırası şans faktörüyle çekilişle belirlenmesi uygun olmaz.
    Diyanet ve dini sitelerden daha detaylı açıklamaları araştırabilirsiniz.
    Bunu yazmamdaki amaç eğer dinen uygunluğunu düşünüp bu sistemlere girmek isteyen kişiler varsa daha detaylı araştırmasını önermektir.

    Not: kendi şahsi düşüncemdir. Umarım herkes gönlündekine kavuşur. Amacım doğrusunu bilmiyorsam öğrenmek bu yüzdende bilgi alışverişi yapmak yanlış anlaşılmasın.
  • 11-06-2019, 17:42:55
    #54
    Webkurum adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İşi dinen bakıyorlarsa şans etkeni geçiyorsa ve şans etkenine göre sıra belirleniyorsa dinen uygun değildir. Size o ay çıkmayıp moralinizin bozulması bu şans etkeninin dinen uygun olmaması için yeterlidir. Şans faktörü ve şans kelimesi dinen uygun değildir zaten. Dolayısıyla kura sırası şans faktörüyle çekilişle belirlenmesi uygun olmaz.
    Diyanet ve dini sitelerden daha detaylı açıklamaları araştırabilirsiniz.
    Bunu yazmamdaki amaç eğer dinen uygunluğunu düşünüp bu sistemlere girmek isteyen kişiler varsa daha detaylı araştırmasını önermektir.

    Not: kendi şahsi düşüncemdir. Umarım herkes gönlündekine kavuşur. Amacım doğrusunu bilmiyorsam öğrenmek bu yüzdende bilgi alışverişi yapmak yanlış anlaşılmasın.
    hocam dinen şans etkeni doğru değil diyorsunuz ama diyanete bağlı olarak Hac kurası çekiliyor. Bu da bi şans sonuçta sizin mantığınıza göre o da dinen uygun olmuyor değil mi?