tuzzluk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Dini hassasiyet gereği faiz ile iş yapmayanların bu gibi firmalara yönelmesine çok şaşırıyorum. Banka faiz alıyor bu firmalar da katılım payı ve kira desteği alıyor. Arada hiç fark yok. Sadece kavramlara farklı adlar vermişler. Sonuçta 30 bin lira aldığınızda geri 30 bin lira ödemiyorsanız faiz ile %100 aynı sistem. İslami bankaların faiz yerine kar payı vermeleri gibi. Ayrıca için içinde bir de şans veya kumar kavramı da var. Bir torbaya 30 top atıyorlar, her ay 1 top çekiyorlar, kim çıkarsa parayı o alıyor. Bunu lotoda yapınca kumar oluyor, bu firmalar yapınca sıra oluyor.

Maddi açıdan ise toplama bakınca kurada çıkan ilk 3-5 kişiden biri değilseniz zaten karlı bir sistem değil. Olma ihtimali de yok. Türkiye gibi enflasyonun % 20-30 larda gezdiği faizin %20 olduğu bir ülkede bugün almak istediğiniz ürün yarın asla aynı fiyatta olmuyor. 6 ay önce 30 bin olan arabayı bugün de 30 bine alan var mı ? Veya bugün 45 bine araba beğendiniz, kuraya girdiniz size 15 ay sonra çıktı. O arabanın 15 ay sonraki fiyatı zaten 60 bin oluyor. Siz ya cepten para ödeyip arabayı alacaksınız yada daha düşük model araba alacaksınız ki bu da zarardır. Yarım altın almak için kuraya girip sıra size geldiğinde paranızın ancak çeyrek altına yetmesi gibi düşünün.

Kredi faizlerinin yüksek olması nedeniyle 2. el araba alacakların ve bankadan kredi alamayanlara cazip gibi geliyor ama toplamda her türlü zarar. İşin kötüsü ilk sözleşmede kurada çıkıp parayı aldıktan sonra ödeyeceğiniz para belli değil. Kuranın ne zaman size çıkacağı da belli değil. Belirsizlikler üzerinden borçlanıp evi-arabayı hak mahrumiyetli yani satılamaz kayıtlı olarak alıyorsunuz.Bankalar da riskli deyip bu kadar belirsiz sözleşmelerle borçlanmak da garip doğrusu.
Birevim vs isim konuşmak istemiyrum, çünkü beni firmalar bağlamaz, bugün doğru iş yapar yarın yanlış iş; bilemem. Aama bunların sisteminin sizin dediğiniz ile alakası yok. Sadece sabit bir organizasyon bedeli alıyorlar, %8-12 arası bir şeydi, incelemiştim, çok da arkadaşlarım ev aldı. Mesela 300.000 liraya 30.000 lira gibi. Bunu da isterseniz taksitle ödüyorsunuz. Girdiğiniz gruba göre 100-150 ay vade yapıyorsunuz, ödediğiniz ekstra para sadece bu %8-12 arası olan organizasyon ücreti.

Sizin dediğiniz kıyas katılım bankaları ile konvansiyonel bankalar arasında yapılabilir. Faiz oranları ile katılım payı oranları birbirine yakın, hatta kimi zaman katılım payı oranları daha yüksek. Bu tartışılabilir. Ama neticede konun dine göre olması üzerinden konuşuluyorsa, dine uygun şekilde yapılan iş uygundur, uygun şekilde yapılmayan iş uygun değildir. Mali tablonun genel toplam kısmı bunu belirlemez.

Din diyor ki, sen bir malı 1 liradan alıp vadeli olarak 1,5 liraya satabilirsin ama 1 lira borç verip 1,5 lira alamazsın. Şimdi, bu katılım bankası size para veriyosa faiz işlemi yapıyor demektir (yapanları oldu zamanında, bizzat bana teklif eden oldu), yok para vermiyor da o evin arabanın parasını satıcının hesabına yatırıyorsa, size vadeli satıyorsa, bu dinde caizdir. Kurallar basit.

Yine bu satın alma organizasyolarına dönersek, bugün 300.000 liralık ev almak için sisteme girdiniz ve kura size çıktığında artık baktığınız 300.000 liralık evler 400.000 lira olmuş... Olabilir, 300.000 liranız birikti, siz 100.000 daha bulacaksınız. Oysa o 300.000 yoktu ve her an kura çıkma ihtimaline karşılık aksatmadan ödediğiniz için başka şekilde biriktirmezdiniz de.

Bu sistemler, satın almaya kadar gidenleri hep memnun etti. Yarı yolda vazgeçenlerin ise -ki olabilir, hür iradedir, imkan meselesidir- bazıları bu sistemlerden çıkış şartları hakkaniyetli kurulmayan firmalardan şikayet etti, mağdur oldu, pişam oldu. Her vazgeçen için ya da her firma için de geçerli değil. Bu şekilde 10 civarında organizasyon biliyorum ben ulusal çapta çalışan, belki daha fazla vardır. Yeni bir iş değil, bugün çıkmış yarını meçhul bir sistem gibi düşünmek anlamsız olur.

Herkes hesabını kitabını iyi yapmalı. Dediğiniz gibi kura en son bana çıksan o zaman bu niyet ettiğim şeyi alabilecek miyim diye düşünmeli tabii. Bu da çok uzun vadelerde düşünülecek bir şey. Yoksa istisnai durumlar dışında hiçbir araba 15 ayda %30 prim yapamaz, 45binlik araba 1,5 sene bile olmadan 60bine çıkamaz. Türkiye'de kalıcı olarak öyle bir piyasa yok, o zaman 45binlik araba 30 ayda 80 bine, 48 ayda 105bine çıkması gerekirdi... 30.000 liralık araba 4 senede 100.000 lirayı geçecek ha? O hesaplar öyle değil yani. 6 ayda döviz vesair enflasyon fırladı diye hayattan soğutmayalım insanları olur mu? Ondan evvel de bu ülkede yaşıyorduk biz.

Ha bir not daha, konunun kumarla da uzaktan yakından alakası yok. Kumarda kaybeden taraf olur, kurada ise sadece teslim önceliği belirleniyor, ona göre de aylık ödemeler değişiyor.

Karşılıklı tartışma olması için değil ama mesajınızda çok fazla yanlış tesbitler olması sebebiyle, başta siz olmak üzere bilmeyenleri bilgilendirme amacıyla yazıdm. Bilince fikir yürütmesi daha isabetli olur.