• 15-11-2018, 09:33:23
    #64
    Arshavin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Türkiye'de yaşamaktan memnunum fakat şartlardan tabi ki değilim. Memleket sevdamız var ama şartlar bizi çok zorluyor. İmkanın varsa daha iyi şartlarda yaşayacaksan 1 dk. düşünme derim.
    Araştırmasını yapıyorum hocam denk getirirsem uçucam bi süreliğine
    bu arada Arshavin nick olarak merak ettim nasıl seçtiniz bu nicki

    iyi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yahu ne var bu Avrupa'da anlamıyorum. Amerika, Kanada, Avustralya vs deseniz anlayacağım ama Avrupa eski Avrupa değil.

    1.si Arkadaşının annesi 350 EURO'ya değil daire ancak ODA tutabilir.
    2.si Göçmenlik ofisine oturum iznini yeniletmeye gitsen bile işkence çektiriyorlar. Ben sana verdiğim evrakların listesini göstersem, bırak gelmeyi kaçmaya çalışırsın ki ben artık durmayıp geri dönüyorum.
    3.sü Sağlık vs buralarda ÇÖP. Düzgün bir özel sağlık sigortan olmadıktan sonra buralarda sana köpek muamelesi çekerler. Ateşim çıktı doktora gideyim de istersen bi. Sana 250-300 EURO fatura çıkartırlar.
    4.sü ve en önemlisi, burası senin memleketin değil. Burada 1.sınıf yabacnı dil konuşsan bile her zaman 2.sınıf hatta 3.sınıf vatandaşsın. Türkiye'de ne kadar hakkın varsa(her ne kadar hak görünürde hak gibi görünmese de) orada 10'da biri bile yok. Burada mahkemelik olduğunda o kadar net anlıyorsun ki aklın şaşar. Kuralların eşitlikle vs alakası yok. Eşitliği kendi işlerine geldiğinde kullanan bir birlik burası.
    5.si buradaki bürokrasi Dünya'nın hiçbir yerinde yok. Gelince anlarsın.
    Hocam ben 2009-2013 yılları arasında Fas'ta yaşamıştım orası bile türkiyeden daha refah herşey ucuz kazanç iyi o zamanlar orda öğrenciydim Arap baharı isimli tiyatro oynanmamış olsaydı hala ordaydım. Türkiyeye geldim gördüm ki ülke askeri anlamda ilerliyor, sanai anlamında ilerliyor ama vatandaş anlamında ilerlemiyor. Tarım ülkesiydik tarım bitti ithalata başladık, hayvancılık ülkesiydik o da bitti ithalata başladık. Herşeyi geçin hocam çay üreticisiyiz biz yerli malımız çay ın kilosu 40 ı geçti. Dünyadaki fındığın yüzde 80 inini üretmemize rağmen nadir fındık görenlerden olduk. 2500 lira da maaş alsam 1000 lirası kiraya gittikten sonra gerisi boş birikim yapılamıyor.
  • 15-11-2018, 11:00:55
    #65
    Memnun değilim, fırsatım olsa durmam Allahıma çok şükür çalışıp kazanıyoruz ama herşeyimiz kısıtlandıkça kısıtlanıyor ucu bucağı yok.
  • 15-11-2018, 12:12:43
    #66
    hani denirya yurtdışına gidip yiyip içip sı.mayacaksın para biriktireceksin, € olmus 6.5 tl iken 3-4 yıl sonra buradan rahat ev alınabilir.diğer taraftan biz burda venezuella olma yolunda ilerliyoruz.biz burda hem yiyemiyoruz hem içemiyoruz hemde sı..mıyoruzda e ozaman burayı düşünmenin hiç bir mantığı kalmadı ne artısı varki ömür çürütmekten başka
  • 15-11-2018, 13:48:23
    #67
    SametAkkaya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba arkadaşlar...
    2010 yılında
    bir asgari ücret(600 ile 11 çeyrek altın(53 Tl) geliyordu.
    Etin kilosu 17 TL 600/17=35.294 KG
    benzin litre: 3,87 600/3,87=11,038

    şimdi asgari ücret ile çeyrek(337 TL) 1600/337=4.74 adet
    etin kilosu 42 TL 1600/45=35.5 KG

    Şu kısacık kıyastan pek bişey belli olmasada özellikle son zamanlarda çok çok fazla yıprandık. Kiralar çok fazla arttı, enerji faturaları çok çok yüksek gelmeye başladı, devlet ve özel sektör çok fazla zam yapmaya başladı.

    Özellikle de son zamanlarda devletimizin vatandaşından intikam alır gibi kestiği cezalar (trafik, kabahatler kanunu vs).

    Bu konuyu açmamın sebebi kimse yanlış anlamasın siyasi bir çıkış veya kışkırtma amaçlı değil sadece geçim sıkıntısı yaşıyorum gerek mutfak olsun gerek giyim gerekse eneri tüketimlerim olsun ben geçinemiyorum. Aldığım maaş 1750 ve çok efor isteyen bir iş.

    Bulduğum çözüm : Yurtdışında (avrupa veya amerika)'da çalışmak ve hayatımı ve geleceğimi orda kurmak. Fransızcam ileri seviye ingilizdem orta ama geliştirebilirim. Bursada ikamet etmekteyim ve şartlar gerçekten çok sıkıntılı. Bundan sonra yurtdışına çıkıp para kazanma ve refah istiyorum.

    Arkadaşımın annesi geçenlerde avrupaya gitti. 2500 avro maaş alıyor ve 350 avro konaklama ücreti veriyor konaklama ücretinin içinde her türlü enerji ve internet dahil. İş yerinde 1 öğün yemek veriliyor ve etin kilosu 10 avro..

    Bende bu şekilde bir iş bulup çalışıp gerçek anlamda para kazanmak istiyorum. Bana katılırmısınız veya karşı çıkarmısınız bilemem ama türkiyede boğuluyorum artık.

    Not: 15 Temmuz gazisiyim gazi maaşım yok..

    Hocam yurtdışında yaşamış biri olarak şöyle diyeyim okadar göründüğü gibi kolay değil. Herkeste şu mantık var. Gideyim 2000 dolar kazansam 300 400 dolar ev kirası yeme makarya yerim her ay 1000 dolar kenara atarım vb hayallerle gidip 1 sene içinde geri dönüyo gidenlerin %90ı. Meslek yoksa elinde sağda solda çalışmak inan zor ve garantisi yok. Çalışma ve oturma izni almak çok çok zor, eskisi gibi değil.

    Türkiyede asgari ücret 1600 TL fransaya uçak bileti 1000 TL
    Fransada asgari ücret 1.498,47 EUR Türkiye uçak bileti 168 euro yani 168 tl gibi düşünün.

    Elde olsa bu ülkede yaşamam bende yaşamam, taşı toprağı altın deselerde kafalar mermer olduğu için ileri gidemiyoruz. Çok iyi plan yapman gerek, 300 euro konaklama demişsinde kalacağın yer önemli, tarlabaşı, gazi mahallesi gibi bir mahalleye düşersen görürsün. Birde ırkçılık çok fazla yaşanıyor Türk olduğun için hep 1-0 yeniksin.

    Yanlış anlama 15 temmuzda sen ülke için feda ettin kendini ama ülke seni kaale bile almadı. Sence değdi mi?

    Fırsatın varsa elbette git hocam en kötü denersin aklında kalmasın, ama avrupa ülkelerine gitme avrupa eski avrupa değil. avustralya, yeni zelanda, kanada buralara sıçra.
  • 15-11-2018, 14:28:28
    #68
    Memnun değilim
  • 15-11-2018, 15:44:55
    #69
    Ülkemiz dünyanın en güzel ülkesi. İstediğiniz kadar yüksek standartlı ülkelere gidin, bu tadı bulamazsınız bence.
  • 15-11-2018, 16:17:10
    #70
    Bakan açıkladı dün, genç beyinler Türkiye'ye göç ediyor diye. Siz diyorsunuz yurtdışına çıkacam. Ülkemizin neyini sevmiyorsunuz anlamıyorum, çok nankör insanlarsınız.

  • 15-11-2018, 16:19:53
    #71
    Ülkemi çok seviyorum. Başka ülkede yaşayamam - çok zorlanırım gibime geliyor. Ancak ülkemde en çok dert yandığım durum; hükümetin vergi konusunda aşırıya gitmesi, asıl alması gereken zenginlerden vergileri almayıp - sıfırlayıp faturasını bizlere çıkarması (ek vergiler) canımı sıkıyor..
  • 15-11-2018, 16:26:33
    #72
    En büyük sorun burada kazanılan para ya da orada kazanılan para değil ki ?
    Şu an devlet boşuna mı ülkeden giden beyin göçünü tersine çevirmek için teşvik açıklıyor ? Giden adamların en büyük problemi para olsaydı zaten geri dönerlerdi.
    Senin doğrularının olması birşey ifade etmiyor. Elbette imkanı olan kaçar gider. Kim çocuklarını ileriyi göremediği bir yerde büyütmek ister.

    Bu arada kimse Türklüğünden utanmıyor, Türkiye`de yaşamak çok zorlaştı sadece aradaki fark bu.

    Evet ülke çok güzel. Doğal güzelliklerimiz gerçekten eşsiz. Ama maalesef yaşam kalitesi çok çok düşük.
    Ülke zaten kafa yapısı olarak ikiye bölünmüş durumda.
    Bir kesim maalesef altına borç harç ortalama bir araba çekince çok lüks yaşadığını sanıyor. Tvde izlediği Tarafsız! haberler üzerine bizi dünyanın süper gücü falan sanıyor. Biz çok iyi gittiğimiz için dünyanın bizimle uğraştığını, ekonomik krizin var olmadığını aslında bunun dış güçlerin bir oyunu olduğunu falan düşünüyor. Ama zaten bunun böyle olmadığının farkında olan adam moral olarak çöküyor. Geleceğe dair umutları azalıyor.

    İyi işlemeyen demokrasilerin temel sebebi budur. Demokrasi sadece halkın sandığa gidip oy vermesi değil, bilinçli oy vermesidir. A partisi, B partisi değil konu. Kim olursa olsun yönetemeyen adamların ilk seçimde defolup gidebilmesidir demokrasi. 3 seçim 3 farklı partiyi ilk seçimde gönderirsen. 4. seçimde gelen adam kendine çeki düzen vermek zorunda kalır başta kalabilmek için.

    Yani bu konuyla ilgili çok yazacak şey var ama çok vakit gerekli.

    Özetle memnun olmayan arkadaşların genel olarak gelecek kaygısı ile bunu düşündüğünü biliyorum. Saçma sapan bir yere doğru gidiyoruz maalesef. Bundan 25-30 yıl sonra bu yaşadığımız dönemi Tvler farklı anlatacka, farklı isimler verecek. Çocuklarımız bize bu yaşananlar gerçekten oldu mu diyecekler. Buna adım kadar eminim