• 06-03-2014, 18:14:07
    #55
    Üyeliği durduruldu
    Frantic adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Devrecilik hakikaten işliyor mu üstad?
    Yani senden yetkili mi oluyorlar bazı durumlarda?
    devrecilik yok artık merak etme sadece sıracılık var. bazı yerlerde o bile yok. 12 1 ayda izin 11 ay yapıyonuz. artık hala sıracılık devrecilik soruyonuz
  • 06-03-2014, 18:21:19
    #56
    Mobil olarak gönderildi.
  • 06-03-2014, 19:17:51
    #57
    askerdeyken son düşüneceğin şey heralde şekerli şekersiz çaylar
  • 06-03-2014, 20:59:27
    #58
    Erman hocam katılıyorum size askerde en zevk alarak yaptığın şey uyumaktır. Belkide uykuya hasret kaldığın başka bir yer yoktur. Şimdi 20 yaşında gidenler için söylüyorum tabiki.

    Manisa kırkağaçtayız. Sene 2000 çamlığa her sabah tam tesisat koşuyoruz. Tüfek g3 (keleş onun yanında sosyete çocuğu gibi kalıyor) sırt çantası ama demirden iskeleti var. Botlar postallar şansımız aylardan ilk bahar manisanın bir ayazı var sabah dişler takır takır tutana aşkolsun. Kesiliyorsun sivilde tatlı bir hayat askeriyede adı konulmamış bir disiplin. Her sabah eğitim sonra mıntıka öğlen iştima akşam gece eğitimi intikaller. Yat kalk sürün.Yat kalk sürün. Sürünmenin yere kapaklanmanın değerini usta birliğinde gerçek alanlarda birebir yaşadığın zaman anlıyorsun. Keşke yeri yarsamda içine girsem. Ot yolma seansları. Ben ot yolma sürelerini hep askeri bir terapi olarak görmüşümdür. O zamanlar dostluklar pekişiyor asker arkadaşları tanışılıyor. Şimdi burda askerlimi şöyle yaptım böyle yaptım diye atıp tutmanın mantığı yok. Üç ay ilk ayı çok stresli olur. Hayatını tüfeğin,botların ve iç çamaşırlarını korumaya adarsın sonraları alışırsın. Disiplinde eğitimde barfixte vız gelir adama. Ördek yürüyüşü aslında bir ceza değil yine eğitim oldunu usta birliğine gidince anlarsın. Jandarma cumartesi ve pazar sabah izin yazdırır. Sen onları yine sabah çamlığa tam tesisat koşarken sadece izlersin ama görevine vermiş olduğun ehemmiyet o sabah sporunun yapılmasını doğru kılıyordur. Sayılı gün çabuk geçer acemilikte biter ustada.

    Dağıtıma gitmeye son bir hafta kalmıştır. Endeğerli varlığın tüfeğindir ama şarjörün ve mekanizmadır. O dönemler şarjör ve mekanizmayı çaldırmamak için onlarla gece uyursun. Benim en ilgimi çeken tuvaletlerde kapı olmaması idi belkide vardıda bilmiyorum benim bölüğümde yoktu zaten kapısı olan tuvaletlere gidiyorduk çok ilginç bişidi benim için askerlik anısı bu gerçi elbise dolabındada kapı yoktu. Galiba o bölüğün komutanı kapı fobısı vardı belkide intahar etmesinler diyemi bilmiyorum.

    Tüfekleri teslim ettik akşam oldu o gece sivillerle yatacağız. Sabahı sülüsü alıp doğru eve 10 gün dağıtım izni. Sivilleri giydik. Bir arkadaşım dediki eve gidince bir tabak dolu patates kızartacağım yicem. Biride eve gidince bir demlik çay demlicem içecem dedi. Erzurumluydu galiba.

    Eğer ömrün varsa askerlik acı tatlı iyi kötü geçer. Ülkenin bir köşesinde elektirik şebekesi olmayan bir yerde geceleri karanlıkta volkmansiz ve tek başına 15 ay tamamlarsın mapus değildir vatan borcudur ve şu an tek zerresini bile çekemeyeceğin onlarca şeye katlanırsın bayram gelir ana baba yar kardeş uzaktadır. Gariplenirsin ağlarsın. Ama erkeksin ya ağlayamazsın ama yanağın ıslanır.

    Bizim zamanımızda dayak küfürün her türlüsü vardı. Biz hep bize değil kıyafete küfrederler derlerdi. Öyle avuturlardı şimdi bakıyorumda dayak yasaklanmış hakarette olması gerekenlerde bu zaten. Ama o günlerde güzel günlerdi
  • 06-03-2014, 21:03:44
    #59
    Üyeliği durduruldu
    Şeker hastası olan var olmayan var... Askerlikte hicbir şey normal degil sanırım
  • 06-03-2014, 21:14:34
    #60
    Doğru demişler karavanadan ve şekerli oluyor.

    Cam bardak bir rüya gibi oluyor demir bardakta içiyorsun.

    Arada meyve suyu veriyorlar ondada yeni gittiysen istikak çıkmadı diye herkese verip sana(yeni gidenlere) vermiyorlar.

    İlk etapta anlayamıyorsun ne olduğunu sonradan çözüyorsun.
  • 06-03-2014, 21:35:21
    #61
    Valla en korktuğum mevzu askerlik. Vatan görevidir mecburen yerine getireceğiz.
    Hastalığımdan dolayı alınmama ihtimalimde var ama hayırlısı olur inş.
    Umarım ki tek derdim çayın şekeri olur zaten çaya şeker değil şekere çay döken adamım bana az bile gelir
  • 06-03-2014, 22:31:58
    #62
    YavuzTR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Valla en korktuğum mevzu askerlik. Vatan görevidir mecburen yerine getireceğiz.
    Hastalığımdan dolayı alınmama ihtimalimde var ama hayırlısı olur inş.
    Umarım ki tek derdim çayın şekeri olur zaten çaya şeker değil şekere çay döken adamım bana az bile gelir
    Askerde bir devrem vardı. Saf temiz bir arkadaşımız. Saflık ayıpmıdır. Oda allahın bir kulu. O askere ilk başlarda almak istememişler. Konuşma sorunu vardı. Genel kurmaya mektup yazmışlar askere alınması için hepimizden daha çok özverili ve çalışkandı onu hep nizamiye nöbetinde kulede bixiye veriyorlardı. Bence korkma olay tamamiyle maneviyatla alakalı yapıp yapmamak tabiki kişinin taktiri yargılayamayız.

    Bir başka örnek vereyim antepli bir arkadaşımız vardı böyle kısa boylu çelimsiz kamuflajının içinde elleri kayboluyor pantolunu yere düşecekmiş gibi adam mg3 kullanıyordu mg3 çift mayon vardır bir mayon 1000 mermi alır 2000 mermiyi sırtında sırt çantası kanpet (yatak) mg3 makineli tüfeği omzuna takıyordu dipçiği yere sürtüyordu dedim ya 20 yaşındasın bingölün ayazında iki metre karda altta pantolon üstünde yeşil atlet eğitim yapıyorduk belkide özveri ile alakalı bir durum gidip görmen lazım yaşamak lazım
  • 07-03-2014, 00:44:58
    #63
    Yorumlardan sonra Şeker Felan Umrumda Değil Gidip Paşalar Gibi Vatani Görevimi Yapacam.