• 31-01-2013, 04:33:06
    #11
    "Tanrı öldü" - Tanrının varlığını kabul etmiş birisi lakin öldü kelimesini mecaz olarak kullanıyor.

    Geçmişten günümüze bakıldığında artık insanlar yaratıcıyı değil kendilerini daha çok seçtikleri ortaya çıkıyor. Hangi din olursa olsun, efsaneler-öykülerle yaratıcı geçmişte daha çok baskındı ve inanç daha çok öne çıkıyordu.

    Hristiyanlar zamanında kilise ile bilim arasında seçim yapmak zorunda kaldı. Kilise şeytan işi derken insanlar kiliseler yerine bilimi seçti. Yani inancın yerini özgürlük almaya başladı. Toplumların etkileşimi özellikle son yıllarda daha çok artmasıyla birçok insan inançlarından kopmaya başlayıp kendilerini özgürlüğü daha çok benimsedir.

    Birçok anlam barındıran bir konuşma yapıyor, doğru anlamı bulmak içinse empati gerekiyor.
  • 31-01-2013, 04:45:39
    #12
    Kız Kardeşiyle Ensest ilişki Yaşamış Psikolojik Sorunları olan bir Adam işte.
  • 31-01-2013, 04:55:13
    #13
    Üyeliği durduruldu
    Effe adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben şu videodan şöyle birşey çıkarttım kendimce;

    Niche , Tanrı'nın öldüğünü şu sebepten savunuyor. Gitgide yozlaşan bir dünya çizgisi var. Peygamberlerin gelişiyle kendini toparlayan ve sonra herdefasında Tanrı'yı ve peygamberlerini, emirlerini ve buyruklarını inkar ederek yozlaşmaya olanca hızıyla devam eden bir topluluğa baktığında, artık Tanrı'nın insan içerisinde öldüğünü ve yüzyıllardan beri gelen Dini kurallarında artık insanlar arasında, bir korku ve kaygıdan doğan mecburiyetle insanlara etkisi olduğunu söylemeye çalışıyor. Yani özünde, iyi ahlak ve temiz bir kişilik yok, fakat; kurallara bağlı kalmak zorunluluğu taşıyan insanın çıkar ilişkisi var din ile.

    İşte bu
    özetler nitelikte.
  • 02-02-2013, 03:53:06
    #14
    Dogukan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    "Tanrı öldü" - Tanrının varlığını kabul etmiş birisi lakin öldü kelimesini mecaz olarak kullanıyor.

    Geçmişten günümüze bakıldığında artık insanlar yaratıcıyı değil kendilerini daha çok seçtikleri ortaya çıkıyor. Hangi din olursa olsun, efsaneler-öykülerle yaratıcı geçmişte daha çok baskındı ve inanç daha çok öne çıkıyordu.

    Hristiyanlar zamanında kilise ile bilim arasında seçim yapmak zorunda kaldı. Kilise şeytan işi derken insanlar kiliseler yerine bilimi seçti. Yani inancın yerini özgürlük almaya başladı. Toplumların etkileşimi özellikle son yıllarda daha çok artmasıyla birçok insan inançlarından kopmaya başlayıp kendilerini özgürlüğü daha çok benimsedir.

    Birçok anlam barındıran bir konuşma yapıyor, doğru anlamı bulmak içinse empati gerekiyor.
    Hristiyanlar zamanında kilise ile bilim arasında seçim yapmak zorunda kaldı. Kilise şeytan işi derken insanlar kiliseler yerine bilimi seçti. Yani inancın yerini özgürlük almaya başladı Derken Hangi Özgürlükten Bahsediliyor..

    İnanç Genelin Özgürlüğünü Koruyan Bir kavramdır..
    İnanç Senin Can Güvenliğini ve Hüriyetini temin eder (Haksız Yere Öldürmeyeceksin keyfi manada ve en küçük sebeplerle)
    İnanç senin mal güvenliğini temin eder (Hırsızlık Haramdır)
    İnanç Senin Irzını Namusunun Güvenliğini temin eder (Zina Yapmayacaksın,kimsenin namusuna halel getirmeyeceksin)
    İnanç Sosyal açıdan sana Güven ve saygınlık Temin eder (Yalan söyleme , Kimsenin arkasaından Konuşma Gıybet Yapma)
    İnanç Yoksulun Yardıma Muhtaç Olanların Özgürlüğünü temin eder (Sadaka Veriniz,Zekat Veriniz,Yardıma muhtaç olanlara yardım ediniz)


    Ben Yıllardır Kitap Okuyorum Bilim adamlarından İnsanları gereksiz,haksız yere öldürülemez,Öldürülmemeli diye bir buluş bir teorem ürettiğini görmedim

    Bilimin Hırsızlığın diğer insanların Hak ve mal Özgürlüğünü sınırladığını kanıtlayan bir tezini sunduklarınıda görmedim..

    Bilim Araçları geliştirir Amaçları Değil...

    Benim Can,Mal,Sosyal Kişilik ve Özgürlüğümü temin etmeyen Bilim bana ne özgürlüğü sunuyor ??

    Peki Bu Hangi Sözde Esaretten Hangi özgür bilimin Özgürlüğünedir ?

    Ayrıca Sandığınızın aksine İnanç ve bilim birbirine Zıt veya tezat kavranlar değildir..Bilim Yaratıcı Bulmak için bir araçtır,

    Kişise inanç demek değildir İnsanlar Kusurludur hata yapan yanılan Tahrif eden Menfaatleri için Hareket eden Yaratıklardır sen Kusurlu Olan Kiliseye Değil,Kusurlu Olan bilgisi az olan Bana Değil Kusursuz Olan Yaratıcıya İman edeceksin..

    O Zaman Bilimi şeytan işi gören Kiliseyle Bu Gün Haşa Allah Öldü veya Haşa Allah Yok Diyenler Aynı Kaybolmuşluğun ve eksikliğin ürünleridir..

    İnanç Sorgulamaktır..
    Sorgulamazsanız zaten inanmış olmazsınız,itaat etmiş olursunuz ama tam inanmış olmazsınız..

    Yaratılışınınızı sorgulayın,Makro Alemden Mikro Aleme , varolanları sorgulayın Gözleriniz ve Kalbinizin bunu Sorgularken Tüm içtenliğiyle Gerçeği Arıyorsa Sonunda Mutlaka Yaratıcıya Ulaşacaksınız...
    Tabi Yaratıcıyı bulduğunuzdaki Sorumluluklarınızdan,yerine getirmeniz gereken vazifelerden Üşenmiyor veya Korkmuyorsanız O Kadar Cesursanız Onu Bulacaksınız sadece Onu..

    Ve eğer ki bu yazdıklarımdada yeterlilik yoksa bu benim eksikliğimdir.
  • 02-02-2013, 05:20:17
    #15
    Üyeliği durduruldu
    Açıkçası ben göklerde elinde sopasıyla oturan bir "tanrı" olduğuna inanmıyorum! Yani o bir kral ya da adını ne koyarsanız; biz de O'ndan çekinen canlılar mıyız? Bilimsel çağda hala böyle bir düşünceyi aklım almıyor.
    Ancak Allah'a inanıyorum. (Allah ve Tanrı farklı bence). Tanrı; kalıplara sokulan, bedene sokulan bir şey. Yıllardır insanların milyon tane tanrısı olmuş! Görebildikleri, korktukları bir şey. Ama Allah, O'nun sıfatları her yerde. Kalbimizde, baktığımız her yerde var. Tanrı'lar ölebilir ama Allah bence işte sonsuz olan, O.