• 15-11-2012, 03:29:56
    #1
    Mekke'nin nasipsizleri bilemediler, Alemlere Rahmet Olanın Kıymetini, reva gördüler her türlü eza ve cefayı ona ve ona inananlara,

    Ama sözü vardı herşeyin sahibinin, dinini her zaman ve kıyamete kadar koruyacağına, müşrikler istemesede...
    Dini, İslam'ı yaşamak ve hakkı ile Allah'a kul olabilmek üzere terketti yüce Resül ve ashabı, malını ve bir ömür geçirdiği ana vatanını; düştü yollara, başladı kutsal yolculuk; "HİCRET"

    Ancak Medine'de onu dört gözle bekleyen ensar vardı, "bir de biz görsek o yüce Resülü dünya gözü ile" diyorlardı.. Adeta zaman durmuş vakit geçmiyor gibiydi ve geldi beklenen haber; "yaklaştı", artık girmez oldular evlerine Medineliler, gençler onun için bir de şiir bestelemişlerdi, kimileri ilk gören ben olayım diye çıkmışdı hurma ağaçlarına, derin bir sessizlik gözler ufukta veda tepelerinde, birde ne görsünler! Kusva'nın üzerinde adeta bir ay parçası..! Sevinçten başladılar hıçkırarak hep bir ağızdan okumaya;

    Taleal- bedru aleynâ
    Min seniyyâti-il vedâ...

    1434 yıl önce gerçekleşen öyle bir göçtü ki, devri alemi değiştirdi. İnsanlığa ışık oldu. Şüphesiz; o gün Medine semalarından yükselen "Ay doğdu üzerimize" sesleri; bugün tüm İslam coğrafyasında işitilmekte ve bir gün tüm alemi beşerde yankılanacak..

    Yeni yılımız kutlu ve mübarek ola; Yüce Allah fitneden uzak, İslam zaferleriyle dolu bir yıl nasip etsin bizlere.
  • 15-11-2012, 10:20:52
    #2
    Şimdi bu söylediklerim yanlış anlaşılacak biliyorum ama yine de söyleyeceğim lütfen ön yargılarınızı kenarda bırakarak okuyunuz.

    Kendini "çağdaş" olarak gören toplum miladi yılbaşını kutlar. "Dini" olarak gören insan da hicri yılbaşını kutlar. Hele bir de bazı "dinci" kesim miladi yılbaşında hediyeleşir. Sorana da bugün Mekkenin Fethi. Biz onu kutluyoruz der. Kimse kusura bakmasın ama bunların hepsi saçmalıktan öte gidemez. Miladi yılbaşını kutlamak nasıl ise hicri yılbaşı da aynıdır. Ben düşüncem gereği yılbaşılarını saçma buluyorum ve hiçbir türlüsünde farklı bir gün yaşamıyorum. Bugün birçok yerde gördüm. Hicri yılbaşınız kutlu olsun vs. Bu bana göre kendini dini görüp miladi yılbaşını kutlayamamasının intikamıdır. "İntikam" sözcüğü pek olmadı buraya ama anlatmak istediğimi siz anladınız. Bana göre din yılbaşıydı mekkenin fethiydi. Böyle boş işlere katılmaz. Şimdi birisi gelip mekkenin fethi boş iş mi demesin. Tabiki boş iş değil ama kutlamak boş iş. Din insanın hayatını inançları yönünde kısıtlamasıdır. 'Kısıtlama' sözcüğü cımbızlanıp yanlış anlaşılmasın. Eğer ben dinsizken içki içebiliyorsam ve müslüman olunca ben içki içemiyosam hayatımda bir kısıtlama var demektir. Ama ben bunu zaten kendi iyiliğim için kabul ediyorum. Biz inancımızı yaşamalıyız. Böyle boş işlere takılmamalıyız. Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişsimdir. Ve umarım kimse yanlış anlamaz.
  • 15-11-2012, 13:58:54
    #3
    Elumre adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şimdi bu söylediklerim yanlış anlaşılacak biliyorum ama yine de söyleyeceğim lütfen ön yargılarınızı kenarda bırakarak okuyunuz.

    Kendini "çağdaş" olarak gören toplum miladi yılbaşını kutlar. "Dini" olarak gören insan da hicri yılbaşını kutlar. Hele bir de bazı "dinci" kesim miladi yılbaşında hediyeleşir. Sorana da bugün Mekkenin Fethi. Biz onu kutluyoruz der. Kimse kusura bakmasın ama bunların hepsi saçmalıktan öte gidemez. Miladi yılbaşını kutlamak nasıl ise hicri yılbaşı da aynıdır. Ben düşüncem gereği yılbaşılarını saçma buluyorum ve hiçbir türlüsünde farklı bir gün yaşamıyorum. Bugün birçok yerde gördüm. Hicri yılbaşınız kutlu olsun vs. Bu bana göre kendini dini görüp miladi yılbaşını kutlayamamasının intikamıdır. "İntikam" sözcüğü pek olmadı buraya ama anlatmak istediğimi siz anladınız. Bana göre din yılbaşıydı mekkenin fethiydi. Böyle boş işlere katılmaz. Şimdi birisi gelip mekkenin fethi boş iş mi demesin. Tabiki boş iş değil ama kutlamak boş iş. Din insanın hayatını inançları yönünde kısıtlamasıdır. 'Kısıtlama' sözcüğü cımbızlanıp yanlış anlaşılmasın. Eğer ben dinsizken içki içebiliyorsam ve müslüman olunca ben içki içemiyosam hayatımda bir kısıtlama var demektir. Ama ben bunu zaten kendi iyiliğim için kabul ediyorum. Biz inancımızı yaşamalıyız. Böyle boş işlere takılmamalıyız. Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişsimdir. Ve umarım kimse yanlış anlamaz.

    1. si sen tarih bilgisinden de yoksunsun be arkadaş, Hicri yılbaşı Mekke'nin Fethi değil, Efendimizin Medine'ye göçüdür.

    2. si müslümanlar bugünü kutlarken salavat-ı şerife getirir, noel ağaçları kesip, şarap eşliğinde dans etmez. Yani senin anladığın türden bir kutlama yok ortada.

    3. sü kimse sana yada bir başka kimseye miladi yılbaşını kutlama demez/diyemez. Tıpkı senin hicri yılbaşını kutlama diyemeyeceğin gibi.

    4. sü Mekke'nin Fethi mevzuu, sen hicri yılbaşının Mekke'nin Fetih günü olduğunu düşünerek yazmışsın yazdıklarını ya, o halde sana göre Zafer Bayramı'nı kutlamak da saçma gelmeli, zira o gün de Başkomutanlık Meydan Muharebesi kazanılmıştır. O gün kazanılan savaşı kutlamak her ne ise, Mekke'nin Fethi'ni kutlamak da aynıdır. Yani müminler Mekke'nin Fethi olduğu günü de kutlar, yine senin düşündüğün şekilde değil, salavatlarla, ibadetlerle.

    Yani senin söylediğin cümlelerin hepsi safsata, hiç yanlış da anlamadım üstelik, dilediğini düşünmekte serbestsin, ama düşüncelerime söylenme hakkın yok, Hicri yılbaşını kutlayanlara söylenme hakkın yok. Tpkı kimsenin Miladi yılbaşını kutlayanlara söylenme hakkı olmadığı gibi.