• 03-08-2010, 21:20:35
    #1
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Beğendiğiniz iletiler ve kitaplar diye konularımız var bende şiir seven biri olarak böyle bir konu açmak istedim. daha önce açılmamış sanırım böyle bir konu. Siz de beğendiğiniz şair ve şiirini konu altına yazarsanız güzel bir konu olur düşüncesindeyim. konuda mesajım bulunsun yerine hoşunuza giden içinize dokunan şiirler paylaşırsanız sevinirim.

    AŞK

    Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
    Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
    Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır bir güldürür;
    Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin


    Özdemir Asaf
  • 03-08-2010, 21:28:15
    #2
    Vatan istediler.Olur, veririz dedik,
    Vatanı vereceğiz sandılar..
    Biz size vatan de...ğil,
    Vatan uğruna canımızı veririz demek istedik....!

    Vatan istediler.
    Bizim değil ki dedik.
    Vatanı sahipsiz sandılar,
    Biz, bu vatan sahipsiz demedik,
    Biz, bu vatanın emanetcisiyiz demek istedik....!

    Vatan istediler.Şimdimi dedik...
    Pazarlık yapıyoruz sandılar,
    Biz, pazarlık yapalım demedik,
    Ecelinize bu kadar erkenmi susadınız demek istedik...!

    Vatan istediler..Alın dedik..
    Bizi kendileri gibi dönek sandılar..
    Biz alında sizin olsun demedik,
    Alabiliyorsanız alında görelim demek istedik.....!

    Vatan istediler.
    Vatan verilirmi dedik,
    Bizi vatansız sandılar,
    Biz size bu vatan yalnızca bizim demedik,
    Bu vatan Türküm diyen herkezin vatanıdır demek istedik...!
    Ama siz anlamadınız.

    Tek geçerim artık
  • 03-08-2010, 22:24:40
    #3


    Can Dündar
    .
    Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti.
    Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı.
    Hayatın matema...tiği farklı; iki yarımı toplayınca bir etmiyor.
    İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de mutlu olamıyor.
  • 05-08-2010, 16:09:03
    #4
    Aşk

    Hayatın hızıyla yaşadık o aşkı
    Her şey bir anda başladı
    Yaşandı
    Ve bitti...

    Yan yana gidip de bir süre
    Ayrı yönlerde uzaklaşan
    İki tren gibi...

    Ataol Behramoğlu
  • 05-08-2010, 16:28:35
    #5
    Gözlerin gözlerime degince
    Felaketim olurdu,ağlardım
    Beni sevmiyordum, bilirdim
    Bir sevdigin vardı,duyardım
    Çöp gibi bir oğlan,ipince
    Hayırsızın biriydi fikrimce
    Ne vakit karşımda görsem
    Öldüreceğimden korkardım
    Felaketim olurdu aglardım
    Ne vakit maçka'dan geçsem
    Limanda hep gemiler olurdu
    Ağaçlarkuş gibi gülerdi
    Sesizce bir cigara yakardım
    Parmaklarım ucunu yakardım
    Kirpiklerini eğerdin,bakardın
    Üşürüm,içim ürperirdi
    Felaketim olurdu, ağlardım
    Akşamlar bir roman gibi biterdi
    İzabel kan içinde yatardı
    Limandan bir gemi giderdi
    Sen kalkıp ona giderdin
    Benzin mum gibi giderdin
    Sabaha kadar kalırdın
    Hayırsızın biriydi fikrimce
    Güldü mü cenazeye benzerdi
    Hele seni kollarına aldı mı
    Felaketim olurdu,ağlardım
  • 05-08-2010, 16:56:32
    #6
    Erol adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hayran kaldığım şiirlerden biri...

    Aşk Başlamadan Güzel

    Aşk başlamadan güzel,
    Kalplerde heyecan
    Bakışlarda korku olduğu zaman güzel...
    Birbirimize sezdirmemek için çırpınış,
    Başkaları görmesin diye çabalayış,
    Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman...
    Aşk başlamadan güzel....

    Ümit Yaşar Oğuzcan
  • 05-08-2010, 17:32:02
    #7
    Davay davay 🌹
    arkadaşlar lütfen insanları tartışmaya teşvik edecek şiirler eklemeyelim.
  • 05-08-2010, 17:33:19
    #8
    EĞER

    O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
    arkalarında doldurulması
    mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

    Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
    en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

    Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
    yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

    Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
    çalınan birinin kalbiyse eğer.

    Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
    insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

    O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
    hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

    Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
    kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

    Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
    öylesine delice bakmasalardı eğer.

    Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
    kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

    Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
    son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

    Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
    meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

    Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
    beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

    Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
    tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

    O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
    yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

    O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
    son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

    Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
    her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

    Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
    dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

    Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
    namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

    Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
    dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

    Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
    sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

    Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
    kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

    İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
    kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

    Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
    ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

    Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
    Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

    Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
    Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
    ya canım ellerini tutmak isterse...

    Evet Sevgili,
    Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
    kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
    mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!

    CAN YÜCEL
  • 05-08-2010, 18:03:04
    #9
    Cihân ârâ cihân içindedir ârâyı bilmezler,
    O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler.
    Harâbât ehline dûzah azâbın sorma ey zâhid,
    Ki bunlar ibn-i vakt oldu gam-ı ferdâyı bilmezler.

    Hayali

    ~

    Kanıyor takvimden gamsız ağaçsız
    evlatlarını döver gibi seven bir sonbahar
    güvertesinde adresini şaşırmış
    kayıp bir nisan yağmuru

    ömrümün sol anahtarısın
    hazan makamının kapısını açan
    ne nisanlar gördüm ben
    ilkbahardan kaçarken
    bir mızrapa tutunan

    ne bileyim ben
    böyle bir şeydir herhalde
    bir mevsimin şarkısı
    ya da mevsimlik bir vivaldi sancısı...

    ekim kasım işlerini öğrenirken bir keman
    ağlamayı bir de,
    şarkıya söz yürür,
    yeşile aldanır suyun kudreti
    ve sen hiçbir zaman
    sol anahtarı yaptıracak bir çilingir
    bulamazsın
    bana kalırsa sen,
    ömrümün sonuna kadar,
    o şarkının kapısında kalacaksın!

    Yılmaz Erdoğan

    ~

    Yerle yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü,
    Kavim göçlerinden bu yana ağlayan
    Ve durmadan
    Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler
    Çalan, çaldıran, yakalatan
    Adı bende gizli bir kadındı İstanbul

    Şehre bir yağmur yağdı
    Ben ağladım

    Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizanstan
    Yalan dolan yoktu gözlerde sadece ses
    Verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır
    Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü
    yerlerinden
    Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk
    sipariş edildi yeniden

    Bir şehre yağmur yağdı
    Ben ağladım

    Kim daha çok yalan söndürdü çay
    bardaklarında
    Hangisi talandı demli öpücüklerin
    Ve buğularda yitirilen kimin adıydı
    Bir aşktan diğerine kaç saate gidiliyordu
    Soyulur muydu kabuğu hayatın
    Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı?

    Yağmur şehre bir yağdı
    Ben ağladım

    Ben ençok seni götürdüm giderken
    Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları
    Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı
    Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi
    Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı

    Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı
    Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı
    Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı

    Ben...
    Yağmur...
    Ağladım...

    Yılmaz Erdoğan