• 05-08-2010, 18:25:12
    #10
    Üyeliği durduruldu


    Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
    Akdenize bir kısrak başı gibi
    uzanan bu memleket bizim.

    Bilekler kan içinde,
    dişler kenetli, ayaklar çıplak
    ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
    bu cehennem, bu cennet bizim.

    Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
    yok edin insanın insana kulluğunu,
    bu davet bizim...

    Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
    ve bir orman gibi kardeşcesine,
    bu hasret bizim...
  • 05-08-2010, 20:06:03
    #11
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Bazen

    Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
    Güneş kucağındadır, bilemezsin.
    Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
    Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
    Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
    Uçar gider, koşsan da tutamazsın...

    William Shakespeare
  • 06-08-2010, 17:21:44
    #12
    DOST BİLDİKLERİM


    Sanırdım gündüzdü onlarla gecem
    İçimde ümitti dost bildiklerim
    Ne zaman yıkılıp yere düştüysem
    Bırakıp da gitti dost bildiklerim

    Hepsi varken baharımda, yazımda
    Kışın bir burukluk kaldı ağzımda
    Seneler senesi oysa gözümde
    Cihana eşitti dost bildiklerim

    Nerde o sözlere kandığım günler
    Her gülen yüzü dost sandığım günler
    Acıdan kahrolup yandığım günler
    Ta canıma yetti dost bildiklerim

    Meydana çıkalı asıl çehreler
    Aydınlanmaz oldu artık geceler
    Yalanlar tükendi, indi maskeler
    Birer birer bitti dost bildiklerim

    Korkar oldum bana dostum diyenden
    Yoksa yok olandan, varsa yiyenden
    Ne onlardan eser kaldı ne benden
    Beni benden etti dost bildiklerim

    Ümit Yaşar Oğuzcan
  • 17-08-2010, 12:45:35
    #13
    Ayrılık Günü

    Ben nice ayrılıklar gördüm ömrümce
    Kuşlar gördüm; kırılmış kolu, kanadı
    Ayrı düşmüş sevdiğinden kuşlar gördüm
    Hiç bir ayrılık bana bu kadar komadı

    Ayrılığın bir ağrıdır vurur şakaklarımda
    Ve büyür gözlerimde bir okyanus kadar
    Derinden ses verir içimde bir tel
    Sonra, birdenbire kırılır, kopar

    Yeryüzü çekilir altından ayaklarımın
    Geçer başıma çöken bir tavan gibi gökyüzü
    Durmadan çalınır kulaklarımda
    Şarkıların en hüzünlüsü

    Seni alıp uzaklara giden otobüs
    Benim üzerimden geçer hışımla
    Devrilir, bakakalırım ardından
    Bir sel gibi akan gözyaşımda...

    Artık ne yapsam boş, teselliler faydasız
    Karanlık gitgide en derinlere çeker beni
    Çaresiz, bütün sokaklarında bu şehrin
    Böyle perişan beklerim dönmeni

    Dolaşır birbirine yorgun ayaklarım
    Ellerimi koyacak bir yer bulamam
    Nereye gitsem, en koyusu acıların
    Ne yana baksam, çıldırtan bir akşam

    İstemem ben bu ömrü, bu talihi istemem
    Böyle durup durup senden ayrılmak varsa
    Orada bir mezar kazılır benim için
    Ayrılığın nerede başlarsa.


    Ümit Yaşar Oğuzcan
  • 17-08-2010, 12:48:03
    #14
    Erhan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    arkadaşlar lütfen insanları tartışmaya teşvik edecek şiirler eklemeyelim.
    Ne alakası var hocam, Bu forumda Atatürk hakkında şiir paylaşmak yasak mı ? Şiir inde öyle kötü bir tarafı yok, Alt tarafı neyzen tevfik in Atatürk hakkında bir şiir i.
  • 17-08-2010, 13:06:32
    #15
    Sana bir gün bu mektubum ulaşır
    Açarsın ah eline kan bulaşır
    Çürür bir yerlerde çırılçıplak cesedim
    Sedyeyle taşınır kan çiçekleri
    Adımların birbirine dolaşır.

    Nazlı ırmak boylarından, ılık rüzgarlarla geldim
    Çiçek istediler verdim, şarkı dediler söyledim
    Ömrümün yarısı kavgayla geçti
    Ben böyle yalnızlık görmedim.

    Beni bir gün bu şarkıyla anarsın
    İçinden kopar bir tel ağlarsın
    Gecikmiş bir vefa kalıntısıyla
    Polis kaydından sildirip adımı
    Pencerenin buğusuna yazarsın

    Darmadağın bir evden sabah ezanıyla çıktım
    Denizler üstüme gelmeyin
    Kuşlar ne olur didişmeyin
    Şarkımı esmer bir hasrete sundum
    Bu yalnızlık benim ilişmeyin


    Yusuf HAYALOĞLU
  • 24-08-2010, 21:09:08
    #16
    Yağmuru seviyorum diyorsun, yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun.
    Güneşi seviyorum diyorsun, güneş açınca gölgeye kaçıyorsun.
    Rüzgarı seviyorum diyorsun, rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun.
    "İşte bunun için korkuyorum; Beni de sevdiğini söylüyorsun"
    Shakespeare
  • 30-08-2010, 21:01:14
    #17
    Üyeliği durduruldu
    Solano adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yağmuru seviyorum diyorsun, yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun.
    Güneşi seviyorum diyorsun, güneş açınca gölgeye kaçıyorsun.
    Rüzgarı seviyorum diyorsun, rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun.
    "İşte bunun için korkuyorum; Beni de sevdiğini söylüyorsun"
    Shakespeare
    Mükemmelmiş.

    Arkadaşlar Şiir Topiği Vardı Göremedim, Raslayan Varsa Lütfen Yazabilir mi ?
  • 30-08-2010, 22:32:41
    #18
    Güzel, en güzel denince aklıma gelen ilk şiir Mevlan'nın "Etme" şiiri. Tamamını hatırlayamıyorum ama aklıma gelen birkaç beyitini yazayım.

    Alıntı
    Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme !
    Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun, etme !

    Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
    Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme !

    Ey makamı var ile yokun üstünde olan kişi
    Sen varlık sahasını öyle terkediyorsun, etme !

    Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan
    Ayında evini yıkmaya kastediyorsun, etme!

    Ey ay felek harap olmuş alt üst olmuş senin için
    Bizi öyle harap öyle alt üst ediyorsuni etme !

    Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
    Sen o zehri o şekerle bir ediyorsun, etme !

    Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
    Ey hırsızlığada değen, hırsızlık ediyorsun etme !

    Aşıklara inancın yok ise eğer
    Öyleyse aşka ne diye hayret ediyorsun, etme !

    İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
    Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme !
    Abdurrahim Karakoç'a ait bir şiirdir ve yokluğu çok iyi anlattığını düşünüyorum Allah düşürmesin...

    Alıntı
    Bayramlar Bayram Ola
    Güneş yükselmeden kuşluk yerine
    Bir adam camiden döndü evine
    Oturdu sessizce yer minderine
    Kızı "bayram" dedi yalın ayaklı,
    Adam "bayram" dedi tam ağlamaklı

    Eli öpüldükçe içi burkuldu
    Konuşmak istedi dili tutuldu
    Güç bela ağzından bir "ooff" kurtuldu
    Oğlu "bayram" dedi sırtı yamalı
    Adam "he ya" dedi gözü kapalı

    Düşündü kış yakın evde odun yok
    Tenekede yağ yok, çuvalda un yok
    Yok yoka karışmış tuz yok, sabun yok
    Avrat "bayram" dedi eğdi başını
    Adam "evet" dedi... sıktı dişini

    Çalışsa ne iş var ne cepte para
    Dağ oldu içinde büyüyen yara
    Dikti gözlerini karşı duvara
    Takvim "bayram" dedi silindi yazı
    Adam "öyle" dedi bağrında sızı

    Döndürse yönünü herhangi dosta
    Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta
    Yıllar aylar günler erirken yasta
    Yer gök bayram dedi ağzını açtı
    Adam bayram dedi evinden kaçtı
    Adam bayram dedi evinden kaçtı ...