Anket Küpe takıyor musunuz?
Toplam Katılımcı Sayısı: 99
Küpe takıyor musunuz?
Evet
%14,14 (14 Oy)
Hayır
%79,80 (79 Oy)
Bazen
%6,06 (6 Oy)
  • 02-08-2010, 01:17:19
    #91
    Üyeliği durduruldu
    Ben takmıyorum, takmamda.. Takanları görünce yakışmadığını düşünüyorum ama eleştirmem, veya ona karışmam niye takıyorsun diye.. Kendi tercihleri elbette.
  • 02-08-2010, 01:20:40
    #92
    3 tane var sol kulağımda
  • 02-08-2010, 01:22:32
    #93
    Yavuz Sultan Selim en kudretli padişahlardan biriydi.Çok güzel ata biniyor, devrin en meşhur silahşörlerini alt edecek kadar iyi kılıç kullanıyordu. Güreşmekte, ok ve yay yapmada üstüne yoktu. Harpten hoşlanmakla beraber çok ince bir ruha da sahipti. Mütevazi bir kişiliğe sahip olan Yavuz Sultan Selim, her öğün yemekte tek çeşit yemek yerdi ve ağaçtan tabaklar kullanırdı.

    Gösterişten hoşlanmaz, devlet malını israf etmezdi. Babasından devraldığı tatminkar hazineyi ağzına kadar doldurdu. Hazinenin kapısını mühürledikten sonra, söyle vasiyet etti:

    "Benim altınla doldurduğum hazineyi, torunlarımdan her kim doldurabilirse kendi mührü ile mühürlesin, aksi halde Hazine-i Humayun benim mührümle mühürlensin."

    Yavuz Sultan Selim, ataları hep sakal uzattıkları halde sakalını keserdi. Bunun sebebini soranlara "Sakalımı ele vermemek için kesiyorum" dediği rivayet edilir. Bir kulağına da küpe takardı. 22 Eylül 1520'de "Aslan Pençesi" denilen bir çıban yüzünden henüz 50 yaşında iken vefat etti.

    Tarihçiler, Yavuz Sultan Selim'i sekiz yıla seksen yıllık iş sığdırmış büyük bir padişah olarak değerlendirdiler.Yavuz Sultan Selim, tahtı devraldığında 2.375.000 km.kare olan Osmanlı topraklarını sekiz yıl gibi kısa bir sürede 6.557.000 km.kareye çıkarmayı başardı.

    En güzel ve ilginç olanı ise en büyük seferine çıktığındaki irandan girip mısıra kadar fethetti diye biliyorum çölü geçerken Yavuz Sultan Selim birden attan inmiştir.Bir süre bu şekilde ilerledikten sonra ona en yakın olanlardan biri dayanamayıp yanına yaklaşır ve sorar cihanu hazretlerim neden indiniz asker bitkin düşmüş durumda (Padişah attan inince hepsi iniyor ).Yavuz Sultan Selim sert bir tavırla bakarak.Önde peygamber efendimiz giderken benim ata binmek ne haddime düşmüş şeklinde cevap vermiştir.Bugünkü teknoloji ile kara araçlarının geçemiyeceği sürede çölü geçmiştir.


    Yavuz Sultan Selimin küpe takmasının nedeni şu şekilde açıklamış.Taktığı küpe normal küpe değil ucunda metal top olan ağır bir küpe ve ağırlığını kulağında hissettikce Allah'ı hatırladığını söylemiştir

    http://www.forumpaylas.net/tarih/118...in-nedeni.html

    heryerde farklı bilgiler var
  • 02-08-2010, 01:27:44
    #94
    GodLessTurtLe adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yavuz Sultan Selim en kudretli padişahlardan biriydi.Çok güzel ata biniyor, devrin en meşhur silahşörlerini alt edecek kadar iyi kılıç kullanıyordu. Güreşmekte, ok ve yay yapmada üstüne yoktu. Harpten hoşlanmakla beraber çok ince bir ruha da sahipti. Mütevazi bir kişiliğe sahip olan Yavuz Sultan Selim, her öğün yemekte tek çeşit yemek yerdi ve ağaçtan tabaklar kullanırdı.

    Gösterişten hoşlanmaz, devlet malını israf etmezdi. Babasından devraldığı tatminkar hazineyi ağzına kadar doldurdu. Hazinenin kapısını mühürledikten sonra, söyle vasiyet etti:

    "Benim altınla doldurduğum hazineyi, torunlarımdan her kim doldurabilirse kendi mührü ile mühürlesin, aksi halde Hazine-i Humayun benim mührümle mühürlensin."

    Yavuz Sultan Selim, ataları hep sakal uzattıkları halde sakalını keserdi. Bunun sebebini soranlara "Sakalımı ele vermemek için kesiyorum" dediği rivayet edilir. Bir kulağına da küpe takardı. 22 Eylül 1520'de "Aslan Pençesi" denilen bir çıban yüzünden henüz 50 yaşında iken vefat etti.

    Tarihçiler, Yavuz Sultan Selim'i sekiz yıla seksen yıllık iş sığdırmış büyük bir padişah olarak değerlendirdiler.Yavuz Sultan Selim, tahtı devraldığında 2.375.000 km.kare olan Osmanlı topraklarını sekiz yıl gibi kısa bir sürede 6.557.000 km.kareye çıkarmayı başardı.

    En güzel ve ilginç olanı ise en büyük seferine çıktığındaki irandan girip mısıra kadar fethetti diye biliyorum çölü geçerken Yavuz Sultan Selim birden attan inmiştir.Bir süre bu şekilde ilerledikten sonra ona en yakın olanlardan biri dayanamayıp yanına yaklaşır ve sorar cihanu hazretlerim neden indiniz asker bitkin düşmüş durumda (Padişah attan inince hepsi iniyor ).Yavuz Sultan Selim sert bir tavırla bakarak.Önde peygamber efendimiz giderken benim ata binmek ne haddime düşmüş şeklinde cevap vermiştir.Bugünkü teknoloji ile kara araçlarının geçemiyeceği sürede çölü geçmiştir.


    Yavuz Sultan Selimin küpe takmasının nedeni şu şekilde açıklamış.Taktığı küpe normal küpe değil ucunda metal top olan ağır bir küpe ve ağırlığını kulağında hissettikce Allah'ı hatırladığını söylemiştir

    http://www.forumpaylas.net/tarih/118...in-nedeni.html

    heryerde farklı bilgiler var
    maviyalniz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aslında mengüş de küpe demek benim bildiğim kadarıyla. Fakat şöyle bir durum var günümüzde yine meydana çıkmaya başlayan bazı taşların sıhhat vb. olumlu etkileri üzerine bazı padişahlarımızda bu taşlardan taşımıştır, genelde yüzük olarak bu değerli taşları taşırken, Sultan Selim küpe olarak tercih etmiş.
    Yani bugünkü çocukların küpe takarken referans olarak Yavuz Sultan Selim'i göstermeleri pek doğru değil.
    Sultan Selim de ne mengüş ne küpe takmamış ki. O çok bilinen tablo da ta 19. yüzyıla ait, Yavuz'u bizzat gören birine değil yani. (O dönem ressamları eselerine heyecan katmayı sever. II. Mahmud'un sancak-ı şerif altında toplanma çağrısını resmeden ressamlar da olaya çok farklı şeyler katmıştır misal) Ayrıca Yavuz Selim dönemi tarihçileri böyle bir olayı hiç yazmamışken başka kayıtlara itibar ediyor insanlar. Yavuz Sultan Selim'in en itibar ettiği dostlarından birinin günlüğünü okumuştum ben ayrıca, onlarca olaydan bahsediyor ama böyle birşeyden hiç bahsetmiyor.

    Mengüşle küpe de bir değil. Birisi, "cinsellik,dünyevi diğer zevkler,nefis vb." engellemenin/kurtulmuşluğun sembolüdür, diğeri kişisel tercih meselesi neden takıldığını bilmiyorum.

    Ayrıca da sakin olsak daha iyi, gerek yok gerginliğe.
  • 02-08-2010, 01:29:02
    #95
    küpe de takmam küpte de takmam hiçbir yerde takmam
  • 02-08-2010, 01:30:42
    #96
    Valla ben Padişahlar takmış yada takmamıl diye birşey demedim sadece yazanlar okusun diye koydum beni hiç ilgilendirmez (:
  • 02-08-2010, 01:30:46
    #97
    KMLGRLR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sultan Selim de ne mengüş ne küpe takmamış ki. O çok bilinen tablo da ta 19. yüzyıla ait, Yavuz'u bizzat gören birine değil yani. (O dönem ressamları eselerine heyecan katmayı sever. II. Mahmud'un sancak-ı şerif altında toplanma çağrısını resmeden ressamlar da olaya çok farklı şeyler katmıştır misal) Ayrıca Yavuz Selim dönemi tarihçileri böyle bir olayı hiç yazmamışken başka kayıtlara itibar ediyor insanlar. Yavuz Sultan Selim'in en itibar ettiği dostlarından birinin günlüğünü okumuştum ben ayrıca, onlarca olaydan bahsediyor ama böyle birşeyden hiç bahsetmiyor.

    Mengüşle küpe de bir değil. Birisi, "cinsellik,dünyevi diğer zevkler,nefis vb." engellemenin/kurtulmuşluğun sembolüdür, diğeri kişisel tercih meselesi neden takıldığını bilmiyorum.

    Ayrıca da sakin olsak daha iyi, gerek yok gerginliğe.
    Teşekkürler,aradaki farkı bilmiyordum, bu arada Yavuz Sultan Selim'in dostlarından birinin günlüğü dediğin kitabın adını hatırlıyor musun? Okumak isterim.
  • 02-08-2010, 01:32:23
    #98
    Eposta Aktivasyonu Gerekmekte
    Nerede o eski aşklar, Mecnun küpeli Leyla kaşar.
    Şaka bir yana, herkes yakışacağını söyler ama takmam, kulağım değerlidir deldirmem. Erkekler küpe taksın, kızlar top sakal bıraksın, umrumda olmaz, benim kulağımı ilgilendiren bir durum olmadığı sürece banane.
  • 02-08-2010, 01:34:57
    #99
    maviyalniz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Teşekkürler,aradaki farkı bilmiyordum, bu arada Yavuz Sultan Selim'in dostlarından birinin günlüğü dediğin kitabın adını hatırlıyor musun? Okumak isterim.
    Tabi. Okay Tiryakioğlu- Yavuz/Timaş Yayınları. Bahsettiğim bölümler Hasan Can'ın ruznamesinden. Nihayetinde tarihi roman olsa da, yazar kitaplarının geniş bir tarihi araştırma sonucu çıktığını belirtiyor. O nedenle itibar ediyorum.