• 30-12-2009, 22:53:21
    #10
    Üyeliği durduruldu
    Sansüre Hayırı desteklerim.
  • 30-12-2009, 23:01:10
    #11
    Bir zamanlar nasıl zeki insanlarımızı Avrupa'ya gönderip eğitim,sanat,bilim vb. alanlarda oradan birşeyler öğrenmelerini sağlayıp burada tecrübelerinden faydalanıyorsak, yine aynısını yapardım.

    Sonra bu insanlardan, eğitim,sanat,bilim,kültür alanlarında yararlanmaya çalışırdım. Küçük yaştan itibaren çalışma ve ülkeyi sevme bilinci aşılamaya çalışırdım öğrencilere. Bilgili, kültürlü, belirli birer dünya görüşüne sahip medeni yeni bir nesille birlikte, ülkeyi yeniden yapılandırmaya, kendi malımı kendim üretmeye çalışırdım.

    Bunları başarınca bu ülkede çoğu şey düzelir zaten. Herkes; çatışmanın, çalışmamanın, vb. bu ülkeye bir faydası olmadığını anlardı.
  • 30-12-2009, 23:03:17
    #12
    Üyeliği durduruldu
    Bugüne kadar o kadar seçim gördüm, o kadar siyasetçi, o kadar belediye başkanı geldi geçti... Her gelen g*t kadar mahalleyi, kazdı, 2 ay vatandaş mayın tarlasında gibi kıvırta kıvırta yürümek zorunda kaldı, bu şekilde belediyeler ve yandaşları ceplerini doldurdukça doldurdu. Ben başbakan olsam ki olmayı istemem ama istediğim başbakanı tarif edebilirim;

    Bizim dışa bağımlılık gibi hayati önem taşıyan bir sorunumuz var, öncelikle dışarıdan aldığımız gazın depolanması ve doğal gazı kendimiz üretmeli hatta ürettiğimiz doğal gazın bir bölümünü de dış pazara satmalıyız.

    Kesinlikle ve kesinlikle, özelleştirme yapılmamalı. Bugün ne yazık ki ülkemizin özelleştirilmeyen şirketi kalmadı gibi(!)

    Eğitim sistemi bir ulusun en önemli koludur, eğitimsiz bir ulus da cehalet ve yoksulluktan geçilmez, ne yazık ki ülkemizin eğitim sistemi çok kötü, bugün 3 üniversite mezunu bile pazarda limon satarak geçimini sürdürürken yurtdışında, çocuklar 3. sınıfta branşlara yönlendirilip üniversite okumasa bile kalifiye eleman olarak yetiştirilebiliyor.

    Ülkemizin iş olanaklarının arttırılması ve tabi ki memurların da aldıkları maaşların belirli bir iyileştirilmeye tabi tutulması gerekiyor, bugün yoksulluk sınırının 700 küsür lira olduğu bir ülkede asgari ücret net 600 lira bile değil iken, kirada oturan, 2 çocuklu asgari ücret alan bir aile nasıl geçinsin? Ya ek iş bulacak, ya hırsızlık yapacak ya kredi kartına yüklenecek haciz gelecek ya da yetti artık deyip cinnet geçirerek ailesine kıyacak. Bu ve bunun gibi durumlar bizlerin uzak olduğu durumlar değil, bugün gazetelerin 3. sayfa haberlerinde buna benzer onlarca durum söz konusu.

    Avrupa birliği denilen gereksiz bir şey için, biz yıllardır canımız, kardeşimiz dediğimiz Azerbaycan halkını küstürdük! Bir ülkenin yönetimi kesinlikle o ülkenin merkezinden yönetilmeli, eğer ülke başka bir ülkeden (ABD gibi) yönetiliyor ise bu ülkenin bağımsızlığından söz etmek zordur. Bizim ülkemizin başbakanının kesinlikle kırmızı bir çizgi belirlemesi ve dış politikalarda bu çizgiyi asla aşmaması lazım ancak ne yazık ki, Obamanın bir iki görüşmesiyle gidip ermenistan ile o protokolü imzalıyoruz!

    Avrupa da ve Amerika da onlarca sözde ermeni soykırımınının kabul edilmesi için teklif verildi, bunu kabul eden bazı ülkeler var hali hazırda. Ne zaman bir şey olsa hemen gündeme ermeni soykırımı geliyor, bizi bu şekilde tehtit ediyorlar, e hadi amerika ermeni soykırımı olmuştur dese ne olacak? Adamlar olmayan bir olayın anıtını dikip ülkesine gelen her devlet adamını o anıta götürüyor. Bizim ülkemize ahmedinejat geliyor tüm dünyanın, bir daha eşi benzeri gelmez dediği, herkesin saygı duyduğu ATATÜRK'ün kabri ANITKABİR'i ziyaret etmiyor! Fakat ülkemize bilmemnerenin bilmemne kralı geliyor, TÜRKİYE CUMHURİYETİ, CUMHURBAŞKANI, devlet protokolünde yer almadığı halde gidip havaalanında o kralı karşılıyor!.

    Neyse yapılacak şey basit, ama bunu yapacak adam gibi adam var mı? Cebini doldurmaktan, zırt pırt gündem değiştirmekten, yok o bana şunu dedi, yok o bana bunu dedi diye milleti uyutmaktan başka görevleri mi var ki bu siyasilerin? Biz ne zaman ki ekonomik olarak dışa bağımlı bir devlet olmayız işte o zaman TÜRKİYE CUMHURİYETİ, yaşanılacak adam gibi yer olur
  • 30-12-2009, 23:18:32
    #13
    Üyeliği durduruldu
    ne fikirler ne beyinler yetişiyor yada yetişti o kadar güzel bir milletizki işte biz buyuz arkadaşlar
  • 30-12-2009, 23:23:40
    #14
    Üyeliği durduruldu
    Turkiyede basbakan olsaniz, bile tam olarak basbakan olamazsiniz. Yapacaklariniz sinirlidir. Birilerinin sahasina girerseniz, fisinizi cekerler. O yuzden sunu yaparim, bunu yaparim vs demeyin.

    En fazla ekonomiyi 1 puan fazla buyutursunuz. Onun disindaki kararlari zaten basbakan adina birileri verir, basbakan uygular. Basbakan kendisine verilen talimatlari uygulamazsa, kurumlar arasi surtusme cikar, basbakanin ayagi kaydirilir, basarilamzazsa darbeye kadar gider. Millet basbakan sectim sanar, basbakan zaten her zaman onceden secilmistir. Basbakanin adi A olsun, B olsun, C olsun farketmez, memleketin basbakani her zaman ayni kisi, kurum ve kuruluslar.

    O yuzden sunu yaparim, bunu yaparim vs demeyin. Gercek basbakan ne isterse, secilen basbakan onu yapar.
  • 30-12-2009, 23:25:36
    #15
    Eğitim sistemini geliştirirdim,Polis'e vur emri verirdim,Pkk için polis,subaylardan oluşan özel tim hazırlatırdım ve basın-medya'ya sınırlama getirirdim her haberi göstertmezdim.
  • 30-12-2009, 23:27:49
    #16
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    protos78 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Turkiyede basbakan olsaniz, bile tam olarak basbakan olamazsiniz. Yapacaklariniz sinirlidir. Birilerinin sahasina girerseniz, fisinizi cekerler. O yuzden sunu yaparim, bunu yaparim vs demeyin.

    O yuzden sunu yaparim, bunu yaparim vs demeyin. Gercek basbakan ne isterse, secilen basbakan onu yapar.
    katılıyorum. olsaydıma yapsaydıma kalırsa işimiz var.Tarih hocamın bir sözü vardı.
    " Türkiye'de 3 kişi toplandı mı ülkeyi kurtarırlar" derdi.haklı da. 2-3 kişi çıkıp söyle yaptım mı şöyle yaparım ülkeyi kurtarırım destanları yazıyor herkes.
  • 30-12-2009, 23:34:17
    #17
    Üyeliği durduruldu
    KMLGRLR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir zamanlar nasıl zeki insanlarımızı Avrupa'ya gönderip eğitim,sanat,bilim vb. alanlarda oradan birşeyler öğrenmelerini sağlayıp burada tecrübelerinden faydalanıyorsak, yine aynısını yapardım.

    Sonra bu insanlardan, eğitim,sanat,bilim,kültür alanlarında yararlanmaya çalışırdım. Küçük yaştan itibaren çalışma ve ülkeyi sevme bilinci aşılamaya çalışırdım öğrencilere. Bilgili, kültürlü, belirli birer dünya görüşüne sahip medeni yeni bir nesille birlikte, ülkeyi yeniden yapılandırmaya, kendi malımı kendim üretmeye çalışırdım.

    Bunları başarınca bu ülkede çoğu şey düzelir zaten. Herkes; çatışmanın, çalışmamanın, vb. bu ülkeye bir faydası olmadığını anlardı.
    Düşüncelerin çok güzel ama uzun yıllar alacak bir proje olduğu kesin. Buna göre mevcut eğitim sistemimiz bana göre 10 yıl içerisinde çökme gösterebilir. Ancak çökmemesi için çok kısa bir sürede proje yenilenmesi gerekir.

    Bunları hangi yollarla yapabilirsiniz.

    1. Mevcut iktidarımız ve öncesi hatta şöyle izah edeyim 1998-2010 yılları arasında aşırı derece de memur alımları yaşandı. Bu alımlar ile Belediyeler ve Devletin resmi kurumlar borçlandırıldı. Şüphesiz yeterki memurluk olsun razıyım diyen binler belkide milyonlarca genç var.

    Öncelikle bu gençlere istediklerini vereceksiniz ancak nasıl ?

    Burada sistem ilk okul eğitiminden başlar. Eğer bir kişiye iyi bir temel verirseniz o gelecekte sizi temsil eden nesil olur. Bunun nasıl yapılacağı ise çok basittir.

    Memur maaşları 1,300 liradan başlamaktadır. Bu maaş ile açıktaki bütün Öğretmen kardeşlerimizi az demeyin kanaat edin ve işin başına geçin diyerek ilköğretim ve liselere yollayacağız. Öyleki 10 öğrenciye neredeyse bir danışman düşecek.

    İlköğretim 4. sınıfa kadar öğrencilere verilecek eğitim sadece ve sadece okuma, yazma ve dört işlemden ibaret olacaktır. Buna göre o öğrenci sokağa çıktı zaman hesabını kitabını yapabilecek.

    5-6-7 Sınıflarda sürekli kontrol altında tutulacak bu öğrenciler, ancak bunu öğrenci hissetmeyecek, bu sınıflarda verilecek eğitim aşırıya kaçmadan kuru bir şekilde değil, sevki ve şefkat ve espirili bir şekilde öğrenciler bu dönemde yetenekleri, becerilerine göre sınıflandırılacak ancak zorlanmaya olmayacaktır.

    Mesela bir öğrenci matematikten anlıyorsa o kişi o tarafa kaydırılmaya çalışacak. Fizik, Kimya bu şekilde devam edecem, ancak bu sınıflandırmada bir kişiyi yanlış yönlendirmek eğitim sisteminin kötü gidişatı gösterecektir. Bunun için akıllı ve uslu olunacaktır. Bunun yanı sıra mesela adam bunların hiçbirinden anlamıyor ama zehir gibi bir kafaya sahip ve ticarette başarılı olacağına inanılıyorsa o zaman bu kişiyi işletme, kamu yönetim gibi siyasal bilimlere yönlendirirsiniz.

    Bu örnekleri uzunca çoğaltabilir, hatta üzerinde iyi çalışmalar sağlanabilir.

    Yöntem 2. Birincinin devamı aslında ama lise dönemi yada ayağı olarak düşünebilirsiniz.

    Öncelikle yapılması gereken herkesi mesleği eğitim tarzında yetiştirmek. Bunu yanlış algılamayın ancak, liseler arası ayrımı bu şekilde yok edersiniz. Mesela İmam Hatip Liseleri, buralara seçeceğiniz kişiler akıllı ve zeki olmalı, tüm dinlerin kitaplarını okumalı bilmeli, karşısına biri çıktığında kulaktan dolma değil gönülden gelerek dini anlatmalı, bunun için yapılacak şey çok basit, Türkiye Cumhuriyetinde kaç tane Camii var ? Diyanet işleri için kaç memur lazım ? Yurtdışına kaç ilahiyatçı lazım ? bunların sayısal listesini çıkarır ve o şekilde öğrenci alıp yetiştirirsiniz.

    Gene meslek liseleride bu şekilde. Mesela Tesviye bölümü (Tornacılık, Kalıpçılık, Makina resim gibi gibi), kuru kuruya yıllarca öğrencilere eğe yaptırılarak eğitim verilmeyecek. Üstün teknolojida makinalar üzerinde ülkenin ihtiyacı olduğu kadar seçilecek.

    Ancak bunlar mesleki alanlar, peki doktorluk bir meslek değilmidir ? yada öğretmenlik, işte dananın kuyruğu burada kopuyor, mesela meslek lisesine giden bir öğrenciye 4 yıl eğitim verip git ünv. kazan ne yaparsan yap demek yerine, ünv. direk geçiş yaptırılacak, okumak isteyen gidip okuyacak, ancak öğretmen, doktor meslekleri mensupları için olay çok farklı, bunlar direk o sınava girecekler. İşte burada düz lise devreye giriyor. Ülkenin mesleki yönden açığını kapattınız sırada bu meslek dalları var, bunun içinde 5-6-7-8-9-10-11-12 sınıflardaki eğilimlerine göre işlem gerçekleştirilecek, gerekirse bir öğrenciyle bir öğretmen ilgilenecek.

    Bu liste daha çok uzar ancak, burada bu yazıyı okuyacak toplam kişi sayısı 15 felandır heralde onun için karşılıklı yazışmak daha iyi olacaktır.
  • 30-12-2009, 23:35:51
    #18
    By_ReFLeX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    borçları kapatıp eğitim sisteminin başındaki herkesin işine son verir adam gibi bi sistem getirirdim.

    teroristi bitirmek için dikdatör bir yönetim sergilerdim.
    tüm pislikleri temizlerdim

    accayip doluyum kardeş ya.
    Güzelde işte onları hemen yapmak okadar zor ki dışarıdan herşey kolay görünür ama devleti yöneten devlet var. Onun için davul sesi uzaktan hoş gelir. En iyisi vatandaş olarak kalmak. Kelle koltukta gezmektense bu halimiz daha iyi. Herkez iyi birşeyler düşünür ama başa gelsede hemen uygulayamaz. Kolay değil yani. Okadar karar almak. Tek başına veremiyosun kararları.