• 28-10-2026, 10:22:09
    #19
    herkesin fikir hürriyeti var. konuşsun. beni bu tipler rahatsız etmiyor. beni rahatsız eden kur'an'da olmayan şeyleri din diye savunan "müslümanlar". zaten ilahiyatı da bu yüzden terk ettim. hiç unutmam; islam tarihi dersinde peygamberimizin aişe ile, aişe 9 yaşındayken evlendiği tekrar edilince kan beynime sıçramıştı. uydurma hadislere dayanan bu yalan ve iftirayı ilahiyatta dile getirmeleri, dine saldıran tiplerden daha çok rahatsız etmişti beni. ondan sonra da bıraktım. neyse. son yıllarda artık halkımızın, özellikle islamı öğrenen gençlerin bilinçlendiğini görüyorum. mesela en basitinden 10 sene önce kandil diye mübarek gece veya gün yok dediğinde "sus, alimlerden daha mı iyi biliyorsun" diyorlardı. şimdi artık herkes tarihi gerçek olarak kandillerin mübarek gün ve gece olmadığını, gelenek olduğunu öğrenmeye ve bunu kabul etmeye başladı. bir de şu; "çalıyor ama çalışıyor", "ülkeyi dinsizler mi yönetsin", "alnı secdeli cumhurbaşkanı" zırvalarından da sıyrılırsak, toplumumuz çiçek gibi olma yolunda büyük adım atacak.
  • 28-10-2026, 10:59:10
    #20
    Rabbime binlerce kez şükürler olsun hem Müslümanım hemde Atatürk'ün izinden yürüyen bir Türk kadınıyım. 🖤🤍🦅🐈🐈🐈🐈
  • 28-10-2026, 11:20:14
    #21
    Din konularından gına geldi. Bi bitmediler m...
  • 28-10-2026, 11:35:26
    #22
    Bu tarz tartışmalar imanlı olanın imanını güçlendirebilir, imanı olmayan bir insanın da İslam'ı araştırmasına ve iman etmesine vesile olabilir. Bunun binlerce örneği var.
    İslam'da iman ve ibadet kul ile Allah arasındadır; ancak inanan insanın topluma karşı da sorumlulukları vardır. Kur'an'da emri bil maruf ve nehyi anil münker, yani iyiliği tavsiye etmek ve kötülükten sakındırmak, inananların sorumlulukları arasında sayılır.
    Dolayısıyla bir Müslümana, “Sen Müslümansan neden böyle bir konu açıyorsun?” demek yerine, insanlara dinimizi nasıl anlattığımızı sorgulamamız gerektiğini düşünüyorum.

    Çünkü Allah, dinde zorlama olmadığını bildirmiştir. Bizim görevimiz insanları zorlamak, aşağılamak veya yargılamak değil; dinimizi güzel bir dille anlatmak, güzelliklerini göstermek ve doğruya davet etmektir.
    Konuyu açan kardeşimizin de bu konuda hassas olması gerektiğini düşünüyorum. Emri bil maruf yaparken ölçüyü kaçırabilir, insanları dinden uzaklaştıracak bir üslup kullanabiliriz. Oysa Allah, insanları hikmetle ve güzel öğütle davet etmemizi emrediyor.
    Bizim dinimiz güzellikleriyle anlatılmalı; insanlara laf sokarak, kalplerini kırarak değil. Bazen bir insana söylediğimiz sözden çok, ona nasıl davrandığımız iz bırakır. Belki de güzel bir üslup, bir insanın İslam'a yönelmesine vesile olacaktır.
  • 28-10-2026, 11:59:08
    #23
    GEOKOZ 🕸️
  • 28-10-2026, 12:07:01
    #24
    Ateistler başkalarını ateist yapmak için uğraşmaz , sadece kendi düşüncelerini savunur.

    Ama dindarlar başkasını dine sokmak için uğraşır hatta tüm dinlerin ana politikası yayılmacılık üstüne kurulu. Başkasını dine sokmanını büyük sevap olup cennet bile vaad edilir.

    Hiç bir ortamda bir ateist yada deist veya her ne ise çıkıp ben oyum buyum demez , dindarlar ise dinin politikası olan dini hayatının her yerine koymak bir nevi zorunda.


    Ayrıca dinsizlerin çoğu geçmişinde bir dine inanan kişiler , dine reddetmelerinin sebebi bu konuda genelde araştırma yapmaları yada dinle mantık bağını kuramamaları. Yani üstünde kafa yormaları. Haliyle konusu geçince bilgilerini ortaya koyarlar. Bu herkes için geçerli değil tabi.
    Dindarlarda bu durum %99.99 aileden gelir , bir çoğu dinle alakalı temel şeyleri dahi bilmez.
  • 28-10-2026, 12:38:50
    #25
    " bir yandan da inanıyorlar ya biz yanacaksak herkes yansın düşüncesine giriyorlar" bu nasıl bir bakış açısı ... bir yandan inanıyor diyen adam zaten inanıyordur.

    arkadaşlar, inançsız olmak inançlı olmaktan çok daha zor ... hele Türkiye gibi bir ülkede ... bu ülkede herkes kendi inandığı İslama inanıyor. Komşunuzla inandığınız İslam bile aynı değil. İnanmıyorsanız sokağa çıkın muhabbet edin. Buna saygı duyarım çünkü bu bir inanç herkes kendince inanabilir ancak toplumun yaşam şekline dokunmaya geldiğinde orada sıkıntı var demek.

    inançlı olmak dünyanın en kârlı işi belli kurallar içerisinde yaşıyorsun(mezheplere göre kurallar değişiyor orası garip) 80 yıllık ömürde uslu duracan ve sonsuz mutluluk vaat ediliyor acayip kârlı bir şey ama inanıyorum diyenler bu şansı elinin tersiyle itmesi komik geliyor. Sonsuzluğun yanında 80 yıl ne ki ...

    Bu ülkede hapishaneler gırtlağına kadar dolu yatcak yatak yok ama içeri girsen sorsan herkes elhamdülillah müslamanım der ...
  • 28-10-2026, 12:50:01
    #26
    Önemli olan iyi bir insan olmak. müslüman olmuşsun. Kötü bir insan oldukdan sonra sabahakadar hatim indir.

    Ortam öyle bozukki. akşama kadar 10 kişi yazıyor 8 tanesi ückagıtcı. Bunun içind emüslümanım diye geçinende var. ataistim diye geçinende var.
  • 28-10-2026, 13:45:39
    #27
    Ben eskiden 5 vakit namaz kılan bir müslümandım. Dinin emri gereği de başkalarına da salça oluyordum. Son 10 yıldır müslüman değilim. Kimseye de salça olmuyorum. Çünkü yeni inancım bunu gerekiriyor. Ancak bu sefer de başkaları bana salça oluyor. Sorunun kaynağının ne olduğu açık değil mi? Dinler yayılmak ister. Bunun için emri bil maruf vb... gibi şeylerle inananlarını yayılmacılığa zorlarlar. Hristiyan, müslüman bilmem ne ... farketmez. Her din, her din, her ideoloji kendisine inananı halüsinasyona sokar. O birey artık tek doğrunun kendi düşündüğü olduğunu zanneder. Diğer herkes ona yanlış görünür. Bu müslüman arkadaşların bizi cehennemlik olarak görmeleri gibi..