Bu tarz tartışmalar imanlı olanın imanını güçlendirebilir, imanı olmayan bir insanın da İslam'ı araştırmasına ve iman etmesine vesile olabilir. Bunun binlerce örneği var.
İslam'da iman ve ibadet kul ile Allah arasındadır; ancak inanan insanın topluma karşı da sorumlulukları vardır. Kur'an'da emri bil maruf ve nehyi anil münker, yani iyiliği tavsiye etmek ve kötülükten sakındırmak, inananların sorumlulukları arasında sayılır.
Dolayısıyla bir Müslümana, “Sen Müslümansan neden böyle bir konu açıyorsun?” demek yerine, insanlara dinimizi nasıl anlattığımızı sorgulamamız gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü Allah, dinde zorlama olmadığını bildirmiştir. Bizim görevimiz insanları zorlamak, aşağılamak veya yargılamak değil; dinimizi güzel bir dille anlatmak, güzelliklerini göstermek ve doğruya davet etmektir.
Konuyu açan kardeşimizin de bu konuda hassas olması gerektiğini düşünüyorum. Emri bil maruf yaparken ölçüyü kaçırabilir, insanları dinden uzaklaştıracak bir üslup kullanabiliriz. Oysa Allah, insanları hikmetle ve güzel öğütle davet etmemizi emrediyor.
Bizim dinimiz güzellikleriyle anlatılmalı; insanlara laf sokarak, kalplerini kırarak değil. Bazen bir insana söylediğimiz sözden çok, ona nasıl davrandığımız iz bırakır. Belki de güzel bir üslup, bir insanın İslam'a yönelmesine vesile olacaktır.