Sigma adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Bence konu bundan biraz daha derine iniyor. “Yarı feodal” gibi kavramlar metni çarpıcı hale getiriyor ama ortaya konan temel hipotez aslında oldukça basit: Kadınların sosyal alandaki görünürlüğünün görece düşük olması, oluşan arz-talep dengesizliği nedeniyle daha az sayıdaki kadının algılanan değerini yükseltiyor.
Bunun belli ölçüde etkisi olabilir ama meseleyi yalnızca nüfus ya da erişilebilirlik üzerinden açıklamak yeterli değil. Çünkü kadın-erkek oranı veya kadınların sosyal hayata katılımı bakımından Türkiye’den daha dengesiz toplumlarda bile aynı sosyal dinamikleri aynı ölçüde görmüyoruz.
Bence Türkiye’deki asıl mesele, modern özgürlük ve kadın hakları anlayışının toplumun kültürel dönüşümüyle aynı hızda ilerlememesi. Bir taraftan Doğu’ya ait geleneksel ilişki kalıplarını koruyoruz, diğer taraftan Avrupa’daki yaşam biçimini çoğu zaman doğrudan deneyimlemek yerine televizyon, sosyal medya ve popüler kültür üzerinden, üstelik oldukça nesneleştirilmiş bir biçimde tanıyoruz. Sonuçta iki sistemin de sağlıklı taraflarını almak yerine ikisinin çelişkilerini aynı anda taşıyan garip bir ilişki kültürü ortaya çıkıyor.
Bunun belli ölçüde etkisi olabilir ama meseleyi yalnızca nüfus ya da erişilebilirlik üzerinden açıklamak yeterli değil. Çünkü kadın-erkek oranı veya kadınların sosyal hayata katılımı bakımından Türkiye’den daha dengesiz toplumlarda bile aynı sosyal dinamikleri aynı ölçüde görmüyoruz.
Bence Türkiye’deki asıl mesele, modern özgürlük ve kadın hakları anlayışının toplumun kültürel dönüşümüyle aynı hızda ilerlememesi. Bir taraftan Doğu’ya ait geleneksel ilişki kalıplarını koruyoruz, diğer taraftan Avrupa’daki yaşam biçimini çoğu zaman doğrudan deneyimlemek yerine televizyon, sosyal medya ve popüler kültür üzerinden, üstelik oldukça nesneleştirilmiş bir biçimde tanıyoruz. Sonuçta iki sistemin de sağlıklı taraflarını almak yerine ikisinin çelişkilerini aynı anda taşıyan garip bir ilişki kültürü ortaya çıkıyor.
) çok tartıştım senin gibi insanlarla ben, sanalda değil ama. :d Her yerde. Ezberinin gittiği yere kadar konuşurlar genelde, bazen ezberleri karıştırırlar. Böyle pozcu çok Youtuber da var tabii, iyi bir yazım dili ve iyi bir diksiyon ile ezber kasıp kendini entellektüel diye yutturup kitle kasan. Şu çağda felsefenin saçmalığı ve mantıksızlığını kavrayamayıp, aa çok bilgili falan diye iki dakika sonra unutacağı şeyleri dinlemek için izliyorlar, dinliyorlar, okuyorlar. Akıllarında gram bir şey kalmıyor. Sosyal medyada çok takılıyorsun dostum, biraz azalt. Ondan bundan aldığın bilgilerden oluşan 3. şahısların dizayn ettiği bir varlıksın. Bilgiyi kendin direkt öğren. Youtuberlar, ya da önüne gelen postlardan değil. Bildiğin en baba Youtuber bile bunu para için yapan pozcunun teki. Çoğu ezbere dayalı ve göstermelik. Hiçbir pragmatizmi kalmadı artık bu deyimlerin. Sen anlam çıkardığını, aradığını ve bulduğunu sanarken asıl yönlendirilerek kendi hayatını anlamsızlaştırıyorsun. Bana kitap okuyormuş gibi numara çekme - yazılara bak :d - hiçbir şey bildiğin yok, posersın. Çok belli bir kalıpsın, insan sarrafı değilim ama iki kilometreden belli oluyor nasıl birisi olduğun. :d Senin üslubunla da çok çok rahat konuşurum ama samimiyetsiz ve pozculuktan ibaret.