• 27-08-2026, 21:51:50
    #1
    https://vt.tiktok.com/ZSVpRrH4v/

    amacim herhangi bir kargasa vs yaratmak değildir sadece forum üyelerinin yorumunu merak ediyorum
    @serterefendi;hocam sizinde yorumunuzu merak etmeketeyim

    iyi forumlar
  • 27-08-2026, 22:06:40
    #2
    erdemir2 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    https://vt.tiktok.com/ZSVpRrH4v/

    amacim herhangi bir kargasa vs yaratmak değildir sadece forum üyelerinin yorumunu merak ediyorum
    @serterefendi;hocam sizinde yorumunuzu merak etmeketeyim

    iyi forumlar
    Dinimizin kaynağı konusunda net bir ölçütümüz var: Allah'ın kelamı. Kur'an kendini şöyle tanımlıyor:

    "Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık." (En'am 38)
    "Sana Kitab'ı, her şey için açıklayıcı, bir hidayet, rahmet ve müslümanlara müjde olarak indirdik." (Nahl 89)
    "Allah'tan başka bir hakem mi arayayım? Oysa O, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiştir." (En'am 114)

    Bu ayetler açık: Kur'an, kendisini eksiksiz ve açıklayıcı olarak tanımlıyor. Buna rağmen bugün dini hükümlerin büyük bir kısmı, Peygamberimizin vefatından 150-250 yıl sonra derlenen, sözlü rivayet zincirleriyle aktarılmış hadis kitaplarına ve daha sonra yazılan fıkıh/tefsir eserlerine dayandırılıyor.

    Sorulması gereken soru şu: Hz. Muhammed sağken vahyi bizzat Allah'tan alıyordu; ama biz bugün elimizdeki "sahih" denen rivayetlerin gerçekten onun sözü olduğunu nasıl %100 emin olabiliriz?

    İsnad zincirinde bir tek ravinin unutması, yanılması ya da art niyeti, aradan geçen iki asır boyunca metnin şekillenmesine yetebilir. Binlerce hadisin "mevzu" (uydurma) olarak reddedilmiş olması bile, bu kaynağın ne kadar hataya açık olduğunun kanıtı değil mi?

    Ahirette hesaba çekileceğimiz kitap Kur'an'dır — sonradan yazılmış, insan eliyle derlenmiş, aralarında birbiriyle çelişen binlerce eser değil. Din, bir kişinin ya da bir alimin yorumuna değil, doğrudan Allah'ın sözüne dayanmalı.
  • 27-08-2026, 22:51:06
    #3
    Selam olsun,

    Hristiyanlığın bozulmuş sayılması ve son peygamberin gönderilmesinin nedeni Tevhidin bozulmasıdır.
    Yani son peygamberin geliş amacı tevhit üzerinedir.

    Tevhit nedir? Birleme.
    Yani dinin kaynağı tektir demektir.
    Dinin kaynağına Tanrının oğlu İSA diye eklemek neyse her hangi birini ya da bir şeyi eklemek şirktir.

    Casiye 45:6: “Bunlar Allah’ın ayetleridir. Bundan sonra Allah’a ve O’nun ayetlerine değil de hangi söze inanacaklar?”

    Şimdi söz diye çevrildiğinde pek çok insan anlayamıyor.
    Söz = Hadis
    Peygamberin sözü = Peygamberin hadisi

    Bu ayeti şöyle okumak daha doğrudur: Casiye 45:6: “Bunlar Allah’ın ayetleridir. Bundan sonra Allah’a ve O’nun ayetlerine değil de hangi hadise inanacaklar?”

    Yani ben on yıllardır hayatımdan hadisleri çıkarttım.
    Hadis denince kutsiyet hissimi oluyor bilmiyorum ama Türkçesi söz demektir.
    Peygamberin sözü yani Türkçesi.

    Çok detaya girmeyeceğim sonra kızıyorlar.
  • 28-08-2026, 00:12:41
    #4
    PropJoe adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dinimizin kaynağı konusunda net bir ölçütümüz var: Allah'ın kelamı. Kur'an kendini şöyle tanımlıyor:

    "Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık." (En'am 38)
    "Sana Kitab'ı, her şey için açıklayıcı, bir hidayet, rahmet ve müslümanlara müjde olarak indirdik." (Nahl 89)
    "Allah'tan başka bir hakem mi arayayım? Oysa O, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiştir." (En'am 114)

    Bu ayetler açık: Kur'an, kendisini eksiksiz ve açıklayıcı olarak tanımlıyor. Buna rağmen bugün dini hükümlerin büyük bir kısmı, Peygamberimizin vefatından 150-250 yıl sonra derlenen, sözlü rivayet zincirleriyle aktarılmış hadis kitaplarına ve daha sonra yazılan fıkıh/tefsir eserlerine dayandırılıyor.

    Sorulması gereken soru şu: Hz. Muhammed sağken vahyi bizzat Allah'tan alıyordu; ama biz bugün elimizdeki "sahih" denen rivayetlerin gerçekten onun sözü olduğunu nasıl %100 emin olabiliriz?

    İsnad zincirinde bir tek ravinin unutması, yanılması ya da art niyeti, aradan geçen iki asır boyunca metnin şekillenmesine yetebilir. Binlerce hadisin "mevzu" (uydurma) olarak reddedilmiş olması bile, bu kaynağın ne kadar hataya açık olduğunun kanıtı değil mi?

    Ahirette hesaba çekileceğimiz kitap Kur'an'dır — sonradan yazılmış, insan eliyle derlenmiş, aralarında birbiriyle çelişen binlerce eser değil. Din, bir kişinin ya da bir alimin yorumuna değil, doğrudan Allah'ın sözüne dayanmalı.
    serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selam olsun,

    Hristiyanlığın bozulmuş sayılması ve son peygamberin gönderilmesinin nedeni Tevhidin bozulmasıdır.
    Yani son peygamberin geliş amacı tevhit üzerinedir.

    Tevhit nedir? Birleme.
    Yani dinin kaynağı tektir demektir.
    Dinin kaynağına Tanrının oğlu İSA diye eklemek neyse her hangi birini ya da bir şeyi eklemek şirktir.

    Casiye 45:6: “Bunlar Allah’ın ayetleridir. Bundan sonra Allah’a ve O’nun ayetlerine değil de hangi söze inanacaklar?”

    Şimdi söz diye çevrildiğinde pek çok insan anlayamıyor.
    Söz = Hadis
    Peygamberin sözü = Peygamberin hadisi

    Bu ayeti şöyle okumak daha doğrudur: Casiye 45:6: “Bunlar Allah’ın ayetleridir. Bundan sonra Allah’a ve O’nun ayetlerine değil de hangi hadise inanacaklar?”

    Yani ben on yıllardır hayatımdan hadisleri çıkarttım.
    Hadis denince kutsiyet hissimi oluyor bilmiyorum ama Türkçesi söz demektir.
    Peygamberin sözü yani Türkçesi.

    Çok detaya girmeyeceğim sonra kızıyorlar.
    değerli yorumlarınız için teşekkürler