Bu ülke insanı zorla suça itiyor. Adam dükkan açar vergisini verir, bağkurunu, çalışanının sigortasını yatırır. belediye haftada bir maliye ayda 2 kere denetlemeye gelir. Öbür taraftan otelin içine kuyum mağazası açarlar resmiyette tuvalet görülür. Ruhsat yok birşey yok. Milyon dolarlık kuyum mağazasını 2 yılda bir denetleyip sakalı alır giderler. Suriyeli dükkan açar ruhsat yok birşey yok. Kimse denetlemez. Herif lahmacuncunun karşısına seyyar lahmacuncu açar 15 sene zabıta oradan geçmez. Ne zamanki (Adanadaki lahmacuncu gibi) bir kadını azarlar, sosyal medyada binlerce şikayet olur belediye zabıtası zahmet edip tezgahını kaldırır. Adam ruhsatlı kazı yapacak olur aylarca izin bekler. Sonrasında kültür bakanlığından bir yetkil, müzeden bir yetkili, polis veya jandarma bir de maliyeden biri günlük harcırahları, masrafları herşeyi öder. 200 yılı aşan bir bulgu çıkarsa çıkardığı herşeye el konur. Devlet zorla kaçak kazıya iter. Diğer yandan konuşmayı beceremeyen, adresini söylemeyi bilmeyen geri zekalının biri maden ocağı veya kuyumcu ortağı ise ruhsatlı silah alır öbür taraftan profesör silah almak istese vermez. Zorla yasa dışına iter. Dolandırıcıdan davacı olursun ya kovuşturmaya yer yoktur ya da tutuksuz yargılanır. Ceza alsa da denetimli serbestlik. Bir gün yatmadan çıkar. Adam gibi kanunun çıkaramayıp çıkardığı kanunu da adam gibi uygulamayıp milleti zorla kendi adaletini sağlamaya, anarşizme teşvik eder.