Merhaba,
Dönem dönem bu tür konular açılıyor, özellikle
yaz aylarında bu durum daha belirgin hale geliyor.
Son yıllara bakıldığında malesef alım gücü düşmüş durumda genel olarak..
Bazen şaşırıyorum, zamanında yazar kasa fırlatılan dönem bile bu dönemlerden daha iyi gibiydi sanki.. İnsanlar artık ya zaruri ihtiyaçları doğrultusunda alımda bulunabiliyor, bulunamıyor veya yastık altında herhangi bir fırsatı değerlendirebilmek için tutuyorlar. (Diğer yatırım araçlarına bağlamak haricinde.)
İşveren olmak da zor, işçi olmak da, ev sahibi olmak da zor, kiracı olmak da ve tam tersleri..
İnişli çıkışlı bir hayatın ekolojij dengesi, herkesin yaşamı bir olamayabiliyor.
Buradaki şükür kavramı da (
Bu konu aslında ayrı bir konu açılarak da tartışılabilir) bana göre yanlış lanse edilmiş biraz sanki ve tepki toplamış.
Şükretmek İslam'a özel bir durum değil arkadaşlar, farklı inanca mensup veya herhangi bir inancı bulunmayan bir birey bile "neyse ki sağlığım yerinde" dediği anda bile şükretmiş oluyor aslında.
Ki, bazı açılardan bakıldığında bu şükür kavramının temelinde ne anlatmak istediğini görebiliyorsunuz;
Şöyle diyebilirsiniz, "Evet, bu sıralar eskisi kadar kazancım yok ama şükürler olsun sağlığım yerinde, diğeri de toparlanır umarım."
"En azından işçilerime maaşlarını ödeyebiliyorum, aç değilim ve açıkta değilim, neyse ki bunları yapabiliyorum."
Bunların her ikisi de olumsuz ise zaten sabır durumu oluşuyor, isyanda bulunmadan olabilldiğince.
Elbette hiçbir şey yapmadan salt şükretmek de doğru değildir, farklı alternatifleri değerlendirme imkanının oluşturulmasını ümit etmek ve ona göre eylemlerde bulunmak gerekiyor.
Yurt dışı odaklı mikro çalışmalar bu yönde katkı sağlayabilir ama her sektörde bulunan bireylerin de sanmıyorum ki altından kalkabileceği bir konu olsun. Siyasi kısımda da hem borçlar için faiz silme hem de işveren ve işçiler açısından ekonomik yönde biraz destek paketleri oluşturulmalı ki, halk biraz rahat nefes alabilsin.
Saygılarımla.
https://www.youtube.com/shorts/tlVSMIzLOFo