Benim ufaklığı resmen askere çağırır gibi okula çağırıyorlar. "Gelmezseniz eve polis göndeririz." deyince "Tamam, hadi gidiyoruz." dedik.
Malum, ülkemizde okul işi de ayrı bir macera. Bulunduğumuz bölgede devlet okuluna gitsen, masrafı hesaplayınca "Keşke özel okula gönderseydik, daha ucuza gelirdi." diyen veliler bile var.
29 Ağustos'ta üçüncü kez Sıla Yolu'na çıkıyorum. Yaklaşık 2.500 km... Yeni yollar, yeni maceralar beni bekliyor.
Almanya'ya gittikten sonra da Türkiye'deki yazılım işlerime uzaktan devam etmeyi planlıyorum. Bir şirkette çalışmayı düşünmüyorum. Bunun yerine hem kendimi geliştirmek hem de gerçekten faydalı olacağını düşündüğüm bir proje üzerinde çalışıyorum: Flutter ile Almanya Yaşam Koçu uygulaması.
İlk hedefim kendi işimi kolaylaştırmak. Ama ortaya güzel bir şey çıkarsa, benim gibi Almanya'ya yeni taşınan insanların da işine yarayacağını düşünüyorum.
Bir de bahçeli, çok güzel bir ev kiraladım. Üstelik sonunda hayalini kurduğum bir garajım da var. 😄 Artık projelerimin Unicorn olması için gereken son eksiklik de tamamlandı diyebiliriz.
Falımda da ilginç bir şey çıktı. "Cesur olur ve pes etmezsen, geleceğin çok parlak." diyordu.
43 yaşında bunun nasıl gerçekleşeceğini bilmiyorum ama şunu biliyorum: Denemeden öğrenemeyeceğim. 🚀

20.08.2026
1. Ağustos 'dan beri Almanyada sıcaklardan sonra bir anda yağan yağmurları ve okula başlayan oğlumun uyum süreç sorunları ile uraşmaktayım.
Gözlemci olarak A1 unuttuğum Almancam ile gözlemci olarak sınıfta derslerine katılıyorum. Bizimki ne öğretmeni dinleniyor nede yerinde duruyor işimiz var.