• 11-10-2009, 22:02:08
    #1
    Arkadaşlar Atatürk çok partili rejime geçmek için Fethi beye açtırdığı Serbest Fırka niçin kapatıldı? bilen varsa yardımcı olun lütfen ödevi yarına yetiştirmem gerek.
    Şimdiden teşekkürler.
  • 11-10-2009, 22:03:48
    #2
    Üyeliği durduruldu
    Serbest Cumhuriyet Fırkası - Vikipedi
    Serbest Fırka'nın kurulmasının üzerinden çok geçmeden Limancı Hamdi (Ahmet Hamdi Başar) Ankara'ya giderek Atatürk'e gerici unsurların destek olduklarını, partiye akın ettiklerini, buna hâkim olamayacağını, bu hareketin Atatürk'ün kendisine de karşı olduğunu anlatarak partinin kapatılmasını talep etti. Ahmet Hamdi Başar'ın anılarında, Atatürk "Bu vefasızlık neyin nesi?" diye sorduğunda, Atatürk'e büyük bir nezaket içinde "Halk dışarıda kaldı." yanıtını verdiği yazılıdır[24].
    Bu görüş ve İzmir olayları Serbest Fırka’ya karşı CHF liderlerinin, özellikle M. Kemal’in kuşkuya düşmesinin başlangıcı sayılabilir. CHF’nin sindiremediği nokta, M. Kemal’in partinin kurucusu ve önderi olduğu halde, Serbest Fırka tarafından adeta tarafsız bir lider gibi kabul edilmesiydi.[19] Nitekim İzmir olaylarının sonrasına rastlayan 9 Eylül 1930 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Yunus Nadi’nin M. Kemal’e hitap eden açık mektubu yayınlandı.[19] Bu mektupta İzmir olayları sırasında CHF binalarına bazı yöneticilere yapılan hücumlara değinilerek, M. Kemal’in kesin tutumunun bilinmesindeki yarardan söz edilmekteydi.[19] M. Kemal’in bu mektuba yazdığı cevap ise aynı gazetenin 10 Eylül tarihli sayısında çıktı.[19] Mektupta şu sözler geçiyordu:
    “…Hakikati Fethi Beyefendi’ye yazdığım mektupta açıkça ifade ettiğimi zannediyorum. Kendilerince hakiki vaziyetin tamamen bilinmekte olduğuna şüphe yoktur. Ancak umumiyetle yanlış zan ve düşünceler ve görüşler olduğu anlaşılıyor.
    Hakikat-i hali bir daha ifade ve tasrih edeyim. Ben Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Umumî Reisiyim. Cumhuriyet Halk Fırkası Anadolu’ya ilk ayak bastığım andan itibaren teşekkül edip benimle çalışan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nden doğmuştur. Bu teşekküle tarihen bağlıyım. Bu bağı çözmem için hiçbir sebep ve lüzum yoktur ve olamaz.
    …İşaret olunan hadiseler (…) ve hükümet ricaline ve otoritesine karşı bazı anlayışsız kuvvetler tarafından yapılan çirkin tecavüzlerden çok müteessir olduğumu tahmin etmek güç değildir.(…) Bu gibi saldırıcılar ve teşvikçiler Cumhuriyet kanunlarının takiplerinden tabiî kurtulamazlar.”[25]
    Böylece M. Kemal, CHF yanında ağırlığını koyuyordu. Nitekim belediye seçimlerinden sonra Fethi Bey’e “Ben (partiler arası tarafsızlık konusunda) sözümde duruyorum. Fakat benin üzerimde bir de memleketi emniyet ve huzur içinde tutmak mesuliyeti var. Siz hemen birkaç ay içinde iktidara geçmek için uğraşıyorsunuz. Hiç beklemeğe tahammül göstermiyorsunuz. Bugün iktidarda olanları düşürüp yerine geçecek olursanız bu memleketi emniyet ve huzur içinde ayakta tutabilecek misiniz? Bana bir kere bu kanaati vermelisiniz.”[26] dediği söylenmektedir. Bundan sonra Serbest Fırka’nın yapacağı savaşımda karşısına alacağı, İsmet Paşa ve onun yönetimi değil; doğrudan doğruya Gazi Mustafa Kemal olacaktı.[19]
    Partinin kapanmasına yol açan son olay, TBMM’de Fethi bey’in seçimlerde yapılan yolsuzluklara ilişkin önergesinin tartışılmasında ortaya çıktı. Bu tartışmalar üzerine M. Kemal, partiler üstü konumu ile bir milli blok kurulmasına ilişkin önerisinin artık gerçekleşemeyeceğini Fethi Bey’e söyledi.[19] Bu, her şeyin sonu demekti. 16 Kasım 1930 akşamı bir kere daha M. Kemal ile görüşen Fethi Bey, kapatma kararında olduklarını bildirdi ve aynı akşam fırkanın Ankara’da bulunan milletvekilleriyle bir toplantı yaparak verilen kararın yerinde olduğunu saptamıştır.[19] Kararın kesinleşmesinden sonra, ertesi gün Dahiliye Vekaleti’ne verilmek üzere, bir “fesih beyannamesi” hazırlanmıştır:
    “Tebellür eden son vaziyete göre, Fırkamız, Büyük Gazi Hazretlerine karşı, siyasî sahnede mücadele edecek bir mevkie getirilmiştir. Fırkamız doğrudan doğruya Gazi Hazretlerinin teşvik ve tasvipleriyle vücuda gelmiş ve Büyük Reisimizin her iki fırkaya karşı müsavi muavenet ve muamelesine mazhar olacağı teminatı almış idi. Esasen başka türlü siyasi bir teşekküle vücut vermek mesuliyetini almağı hiçbir zaman hatırımıza getirmedik. Halbuki emri vaki şeklinde tahakkuk eden son vaziyet karşısında bizce başarılması muhal olan bu teşebbüse devam etmek beyhude olacağından Fırkamızın feshine ve keyfiyetin bilumum teşkilata ve Dahiliye Vekaletine bildirilmesine karar verilmiştir.
    16.11.1930”[27]
  • 11-10-2009, 22:08:39
    #3
    kral24 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Serbest Cumhuriyet Fırkası - Vikipedi
    Serbest Fırka'nın kurulmasının üzerinden çok geçmeden Limancı Hamdi (Ahmet Hamdi Başar) Ankara'ya giderek Atatürk'e gerici unsurların destek olduklarını, partiye akın ettiklerini, buna hâkim olamayacağını, bu hareketin Atatürk'ün kendisine de karşı olduğunu anlatarak partinin kapatılmasını talep etti. Ahmet Hamdi Başar'ın anılarında, Atatürk "Bu vefasızlık neyin nesi?" diye sorduğunda, Atatürk'e büyük bir nezaket içinde "Halk dışarıda kaldı." yanıtını verdiği yazılıdır[24].
    Bu görüş ve İzmir olayları Serbest Fırka�ya karşı CHF liderlerinin, özellikle M. Kemal�in kuşkuya düşmesinin başlangıcı sayılabilir. CHF�nin sindiremediği nokta, M. Kemal�in partinin kurucusu ve önderi olduğu halde, Serbest Fırka tarafından adeta tarafsız bir lider gibi kabul edilmesiydi.[19] Nitekim İzmir olaylarının sonrasına rastlayan 9 Eylül 1930 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Yunus Nadi�nin M. Kemal�e hitap eden açık mektubu yayınlandı.[19] Bu mektupta İzmir olayları sırasında CHF binalarına bazı yöneticilere yapılan hücumlara değinilerek, M. Kemal�in kesin tutumunun bilinmesindeki yarardan söz edilmekteydi.[19] M. Kemal�in bu mektuba yazdığı cevap ise aynı gazetenin 10 Eylül tarihli sayısında çıktı.[19] Mektupta şu sözler geçiyordu:
    ��Hakikati Fethi Beyefendi�ye yazdığım mektupta açıkça ifade ettiğimi zannediyorum. Kendilerince hakiki vaziyetin tamamen bilinmekte olduğuna şüphe yoktur. Ancak umumiyetle yanlış zan ve düşünceler ve görüşler olduğu anlaşılıyor.
    Hakikat-i hali bir daha ifade ve tasrih edeyim. Ben Cumhuriyet Halk Fırkası�nın Umumî Reisiyim. Cumhuriyet Halk Fırkası Anadolu�ya ilk ayak bastığım andan itibaren teşekkül edip benimle çalışan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti�nden doğmuştur. Bu teşekküle tarihen bağlıyım. Bu bağı çözmem için hiçbir sebep ve lüzum yoktur ve olamaz.
    �İşaret olunan hadiseler (�) ve hükümet ricaline ve otoritesine karşı bazı anlayışsız kuvvetler tarafından yapılan çirkin tecavüzlerden çok müteessir olduğumu tahmin etmek güç değildir.(�) Bu gibi saldırıcılar ve teşvikçiler Cumhuriyet kanunlarının takiplerinden tabiî kurtulamazlar.�[25]
    Böylece M. Kemal, CHF yanında ağırlığını koyuyordu. Nitekim belediye seçimlerinden sonra Fethi Bey�e �Ben (partiler arası tarafsızlık konusunda) sözümde duruyorum. Fakat benin üzerimde bir de memleketi emniyet ve huzur içinde tutmak mesuliyeti var. Siz hemen birkaç ay içinde iktidara geçmek için uğraşıyorsunuz. Hiç beklemeğe tahammül göstermiyorsunuz. Bugün iktidarda olanları düşürüp yerine geçecek olursanız bu memleketi emniyet ve huzur içinde ayakta tutabilecek misiniz? Bana bir kere bu kanaati vermelisiniz.�[26] dediği söylenmektedir. Bundan sonra Serbest Fırka�nın yapacağı savaşımda karşısına alacağı, İsmet Paşa ve onun yönetimi değil; doğrudan doğruya Gazi Mustafa Kemal olacaktı.[19]
    Partinin kapanmasına yol açan son olay, TBMM�de Fethi bey�in seçimlerde yapılan yolsuzluklara ilişkin önergesinin tartışılmasında ortaya çıktı. Bu tartışmalar üzerine M. Kemal, partiler üstü konumu ile bir milli blok kurulmasına ilişkin önerisinin artık gerçekleşemeyeceğini Fethi Bey�e söyledi.[19] Bu, her şeyin sonu demekti. 16 Kasım 1930 akşamı bir kere daha M. Kemal ile görüşen Fethi Bey, kapatma kararında olduklarını bildirdi ve aynı akşam fırkanın Ankara�da bulunan milletvekilleriyle bir toplantı yaparak verilen kararın yerinde olduğunu saptamıştır.[19] Kararın kesinleşmesinden sonra, ertesi gün Dahiliye Vekaleti�ne verilmek üzere, bir �fesih beyannamesi� hazırlanmıştır:
    �Tebellür eden son vaziyete göre, Fırkamız, Büyük Gazi Hazretlerine karşı, siyasî sahnede mücadele edecek bir mevkie getirilmiştir. Fırkamız doğrudan doğruya Gazi Hazretlerinin teşvik ve tasvipleriyle vücuda gelmiş ve Büyük Reisimizin her iki fırkaya karşı müsavi muavenet ve muamelesine mazhar olacağı teminatı almış idi. Esasen başka türlü siyasi bir teşekküle vücut vermek mesuliyetini almağı hiçbir zaman hatırımıza getirmedik. Halbuki emri vaki şeklinde tahakkuk eden son vaziyet karşısında bizce başarılması muhal olan bu teşebbüse devam etmek beyhude olacağından Fırkamızın feshine ve keyfiyetin bilumum teşkilata ve Dahiliye Vekaletine bildirilmesine karar verilmiştir.
    16.11.1930�[27]
    Teşekkürlerde bu soru işaretleri ne oluyor anlayamadım.
  • 12-10-2009, 20:03:21
    #4
    Üyeliği durduruldu
    profaks adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Teşekkürlerde bu soru işaretleri ne oluyor anlayamadım.
    copy paste yapınca geldi
  • 12-10-2009, 20:14:21
    #5
    Türkiye çok partili hayata alışık olmadığı için, ve Serbest Fırka'nın amacı dışında yaptıkları hareketler ve isyanlar dolayısıyla diye biliyorum.
  • 12-10-2009, 20:20:58
    #6
    Alıntı
    Serbest fırka, emirle kurulan bir partiydi. Üyeleri de emirle girmişlerdi. Kimse, güdümlü de olsa, Atatürk'ün kurduğu CHF'nin karşısına çıkacak bir partide yer almak istemiyordu.

    Serbest Fırka, o kadar ilgi görmüştü ki halktan, güdümlü kalamayacağı ortaya çıktı. Bu durum İnönü'yü endişelendiriyordu. Bunun üzerine İnönü, bu partinin gericilerin toplanma yeri olduğunu ima etmeye başlamıştı. İsmet Paşa 30 Ağustos'ta Sivas'ta, SCF aleyhinde sert bir nutuk verdi. Fethbey de buna cevap vermek için İzmir'e hareket etti. İzmir'de "Yaşasın Fethi Bey!" sesleri yükseliyordu.

    İzdihamda Fethi bey baygınlık geçirdi. İzdihamda açılan ateş sonucu bir çocuk öldü. Yavrusunu kucaklayan baba Fethi Bey'in önüne çıktı. "İşte size bir kurban. İcap ederse kendi canımı da veririm. Yalnız sen bu memleketi kurtar!" diye haykırdı.

    Hava gittikte sertleşiyordu. Belediye seçimlerinde aldığı oyla, SCF ciddi bir rakip olacağını göstermişti. Üstelik, sandığa SCF olarak atılan oylar CHF olarak çıkmıştı. Hile aşikardı.

    Gelişen olaylar karşısında Atatürk'ün tarafsızlığı uygun bulmaması ve CHF'den yana tavır almasıyla SCF'nin yola devam etmesi imkansız hale geldi. Ortada "mahkeme" lafları dolaşmaya başlamıştı.

    Fesih beyannamesindeki son düzenlemeleri Atatürk yaptı ve parti; kuruluşundan 99 gün sonra kendini feshetti.

    Prof. Dr Osman Okyar bu durumu şöyle açıklar;

    "Babamı esas üzen, kendi safına katılmış birçok tanınan ismin, partinin kapanmasıyla açıkta kalmaları, işlerinden güçlerinden olmasıydı."

    Parti kapatıldıktan sonra Atatürk'e suikast girişimi ortaya çıkarılmıştı. Ayrıca "Derviş Mehmet" olayı patladı. Olayda Kubilay şehid edildi. Olayların ardından yurdun çeşitli yerlerinden getirilen sanıkların 34'ü idam edildi.
    Zamanında okuduğum kitaplardan birinden tuttuğum notlar. İşine yarar umarım.
  • 12-10-2009, 22:31:25
    #7
    KMLGRLR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Zamanında okuduğum kitaplardan birinden tuttuğum notlar. İşine yarar umarım.
    Yardımcı olduğun için teşekkür ederim.