Alıntı
Serbest fırka, emirle kurulan bir partiydi. Üyeleri de emirle girmişlerdi. Kimse, güdümlü de olsa, Atatürk'ün kurduğu CHF'nin karşısına çıkacak bir partide yer almak istemiyordu.

Serbest Fırka, o kadar ilgi görmüştü ki halktan, güdümlü kalamayacağı ortaya çıktı. Bu durum İnönü'yü endişelendiriyordu. Bunun üzerine İnönü, bu partinin gericilerin toplanma yeri olduğunu ima etmeye başlamıştı. İsmet Paşa 30 Ağustos'ta Sivas'ta, SCF aleyhinde sert bir nutuk verdi. Fethbey de buna cevap vermek için İzmir'e hareket etti. İzmir'de "Yaşasın Fethi Bey!" sesleri yükseliyordu.

İzdihamda Fethi bey baygınlık geçirdi. İzdihamda açılan ateş sonucu bir çocuk öldü. Yavrusunu kucaklayan baba Fethi Bey'in önüne çıktı. "İşte size bir kurban. İcap ederse kendi canımı da veririm. Yalnız sen bu memleketi kurtar!" diye haykırdı.

Hava gittikte sertleşiyordu. Belediye seçimlerinde aldığı oyla, SCF ciddi bir rakip olacağını göstermişti. Üstelik, sandığa SCF olarak atılan oylar CHF olarak çıkmıştı. Hile aşikardı.

Gelişen olaylar karşısında Atatürk'ün tarafsızlığı uygun bulmaması ve CHF'den yana tavır almasıyla SCF'nin yola devam etmesi imkansız hale geldi. Ortada "mahkeme" lafları dolaşmaya başlamıştı.

Fesih beyannamesindeki son düzenlemeleri Atatürk yaptı ve parti; kuruluşundan 99 gün sonra kendini feshetti.

Prof. Dr Osman Okyar bu durumu şöyle açıklar;

"Babamı esas üzen, kendi safına katılmış birçok tanınan ismin, partinin kapanmasıyla açıkta kalmaları, işlerinden güçlerinden olmasıydı."

Parti kapatıldıktan sonra Atatürk'e suikast girişimi ortaya çıkarılmıştı. Ayrıca "Derviş Mehmet" olayı patladı. Olayda Kubilay şehid edildi. Olayların ardından yurdun çeşitli yerlerinden getirilen sanıkların 34'ü idam edildi.
Zamanında okuduğum kitaplardan birinden tuttuğum notlar. İşine yarar umarım.