2025 yılında 388.095.539 MİLYON randevu alınmış. Diğer girişleri dahil ettiğimizde ülkemizde bir hastanın yıllık müracaat sayısı ortalama 7-10, ben 2025'te 7'yi bırakın 3 kere hastaneye gitmedim. Şimdi benim yerime kim gitti? Neden gitti? Niye bu kadar sık gitti? Türkiye'de sağlığın bu şekilde ulaşılabilir olması, tabiri caizse hastalık hastası insanların/yaşlıların hastanelere akın etmesine neden oluyor. Gerçek hasta randevu bulamıyor, BT/MR çektiremiyor.
Aciller, yoğun bakımlar ve randevular çok dolu. Bugün İstanbul Anadolu Yakası'nda 24 saatlik bir nöbette sadece acile ortalama 1.000'in üzerinde hasta müracaat ediyor. Acilde bazen 1-2 doktor nöbetçi oluyor, hastaneye göre bu yazdığım tüm veriler değişkenlik gösteriyor ama pratisyen hekimlerin yaşadığı yoğunluğu, bu yoğunluktan sorumlu tutulmaları ve hastaların şiddetli şikayetleri ile beklemek istememeleri gibi nedenler, maalesef doktorlarımızın mentalini etkilerken akabinde verimlerini düşürüyor. Buna benzer durumlar sadece pratisyen hekimler için değil, asistanlar için de geçerli. Halk tarafında yaşanan bu problemlerin yanında doktorların uzmanlarından gördükleri mobingler ve gün aşırı nöbetler, bu işi çekilmez hale getiriyor. Bu paradoksu bir özet olarak sizlere iletiyorum, umarım daha anlayışlı oluruz. Doktor dövüyoruz dediler, doktorlar kendilerini vazgeçilmez mi sanıyor dediler ve geldiğimiz nokta bu.
Sağlık tamamen ücretsiz olmamalı, acilen yönetmelik değişikliği yapılmalı ve çalışma şartlarına iyileştirme getirilmeli. Bu şekilde devam ettikçe gereksiz randevu kirliliği azalmayacak, doktorlar hastalarla yine yeteri kadar ilgilenemeyecek, gerçek hastaların sağlıklarına ulaşması zaman alacak.